{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/817 Esas  - 2025/783 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/817 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/783<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2025<br>NUMARASI\t\t:2023/153 Esas 2025/139 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 18/10/2017<br>KARAR TARİHİ\t:08/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 08/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı  ... Ltd. Şti. ile banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan ticari krediye müvekkili tarafından kefalet sağlandığını, davacı ile asıl borçlu şirket ve davalının da arasında bulunduğu diğer kefiller arasında kefalet taahhütnamesi imzalandığını, asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankanın talep yazısı üzerine müvekkilinin kefaleti oranında ödeme yaptığını, ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kefalet taahhütnamesinde verilen teminatın kefillerin kefaletini kapsadığını, davacı lehine tesis edilen ipotek bulunduğundan öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılacağını, ipoteklerin kefaletin de teminatı olduğunu, asıl borçluya ait tüm def'ilerin müvekkili yönünden de geçerli bulunduğunu, davacı ile davalı arasındaki kefalet ilişkisinin müteselsil kefalet değil, adi kefalet niteliğinde olduğunu, asıl borçlu hakkında takip yapılmadan kefillere başvurulamayacağını, rücu halinde de ancak kefile kendi payı oranında rücu edilebileceğini, davacı ile dava dışı asıl borçlu ve diğer kefiller arasında yeni taahhütname imzalanarak borcun yenilendiğini, takip konusu alacak nedeniyle ödemeler yapıldığını, faiz miktarının kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacının ... olması, 655.555,55 TL’nin ... tarafından bankaya ödenmesi, ... ile banka arasında alacaklı/kefil ilişkisinin bulunması dolayısıyla bankacılık mevzuatından kaynaklanan, keza ... tarafından başlatılan icra takibinde de, bankacılığa ilişkin (kredi sözleşmesinden kaynaklanan) akdi ve temerrüt faizi ile, BSMV ve KKDF ile giderlerin talep edilmesi nedeniyle bozmadan önceki bilirkişi raporunda, bu hususların gözetilerek hesaplama yapıldığı, dolayısıyla, 23/10/2018 tarihli önceki raporla, son rapor arasındaki farklılığın çelişkiden değil, HMK. 125 maddesi uyarınca, davacının değişmesinden ve temliknamede belirlenen 600.000,00 TL’nin esas alınmasından kaynaklandığı, yine, önceki raporda, davanın bir itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde takip tarihi olan 11/09/2017 tarihi itibariyle alacak hesabı yapıldığı, bozmadan sonra alınan raporda alacak hesabı temlik tarihi olan 31/08/2020 tarihi esas alınarak yapıldığı,  nelirtilen nedenlerle; temlik alanın davasının kabulü ile, 600.000,00 TL asıl alacak, 10.208,22 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 610.208,22 TL alacağın (asıl alacağa temlik tarihi olan 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın temliki veya dava konusunun devrinin davanın niteliğini değiştirmeyeceği gözetilmediğini, somut olayda dava banka kredi kredi ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğunu, yargılama aşamasında davacı ... temlik sözleşmesi ile alacağını davacı ...'a temlik ettiğini, gerekçeli karar hakkı ve adil yargılanma hakkı ihlal edildiğini,   Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 588. maddesinde ise \"Alacaklıya, kefilin borcu için güvence veren kefile kefil, kefil ile birlikte, adi kefil gibi sorumludur.\" hükmü yer aldığını, somut olayda dava dışı borçlu ... ... A.Ş ile kredi sözleşmesi imzalanıp , davacı ... de bu sözleşmedeki borca kefil olduğunu, daha sonra ... ile davalının da aralarında bulunduğu 6 kişi arasında 17/12/20214 tarihli kefalet taahhütnamesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşmenin  TBK'nın 588. maddesi anlamında bir kefile kefil  sözleşmesi olup, her ne kadar sözleşme metninde müteselsil kefalet olarak belirtilmişse de kanunun emredici hükmü gereğince adi kefalet hükümlerine tabi bir sözleşme olduğunu, İİK'nın 45. maddesi uyarınca öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip  yapılması gerektiğini,    temlik eden davacı ... lehine, kefalet taahhüdü kapsamında ve kefalet miktarını aşan miktarda toplamda 1.500.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipotek senedinde de kefalet sözleşmesine doğrudan atıf yapıldığını, nitekim davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibinden önce açılan 2017/16891 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında 710.341,22 TL alacak için ipotek borçlusu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konu alacak ipotek limiti içinde kaldığından, ipotek akit tablosuna göre kefalet de borcun kapsamında olduğundan, dolayısıyla önce rehne başvurma zorunluluğu ihlal edildiğinden davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kefil olan Kredi Garanti Fonu tarafından ödenen borcun kredi kefalet taahhütnamesi uyarınca kefile rücu talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/04/2019 tarih ve 2017/718 E- 2019/320 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından 20/05/2019 tarihinde istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin  04/03/2021 tarih ve 2019/1362 E- 2021/343 K. Sayılı  kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,<br>Karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2022 tarih 2021/4044  Esas 2022/9263 Karar sayılı ilamı ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür. <br>\tAnılan bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak yukarıda belirtilen esasa kayıtlı  yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 27/02/2025 tarih,  2023/153 Esas 2025/139 Karar sayılı karar ile davacının davasının kabulü ile, 600.000,00 TL asıl alacak, 10.208,22 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 610.208,22 TL alacağın(asıl alacağa temlik tarihi olan 31/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği dosya içeriğiyle sabittir. \t<br>\tHMK'nun 373/4. maddesi \"Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.\" hükmünü içermektedir. <br>\tAnılan hüküm karşısında Yargıtay bozma ilamına uyularak verilen karara  karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a gönderilmek üzere  dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,<br>\tHMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/07/2025<br><br>Başkan- ...      Üye - ...                         Üye - ...                    Zabıt Katibi -...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"780a66a01ff65146","SID":"adfd159e12b51b8b"}}