{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1149 <br>KARAR NO: 2025/1137<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06.05.2025 tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2025/305 Esas <br>DAVANIN KONUSU: Yöneticilerin Azli<br>Taraflar arasında görülen  yöneticinin azli  talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 06.05.2025 tarihli ara karara karşı,  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalıların  ve davacının dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde ortak olduğunu,  davalıların şirkette halen müdür olduğunu, şirketin ilk olarak  10.06.2020 tarihinde tüzel kişilik kazandığını, kurucularının; 900 adet pay ile müvekkil ..., 900 adet pay ile davalı ... ve 200 adet pay ile dava dışı ... olduğunu, müvekkilinin ve davalı ... münferiden temsile yetkili şirket müdürü olarak atandığını, ...'ün, toplam 500.000,00 USD karşılığında 600 adet payı devralarak şirkete ortak olduğunu, kendisinin de şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak atandığını, müvekkilinin davalılarca  şirketten bahanelerle uzaklaştırıldığını, dışlandığını, 05.02.2025 tarihli genel kurul toplantısı ile müvekkilinin zaten dışlanması sebebiyle fiilen sona eren müdürlük görevine genel kurul kararı ile son verildiğini, azli talep edilen davalıların sezon başı kampanyaları yaparak bünyesinde bulunan büyük bir kısım öğrenci bakımından sunulan hizmetin yıllık ücretini diğer öğrenciler bakımından da dönemlik ücretini tahsil ettiğinin öğrenildiğini, şirket gelirlerinin azli talep edilen müdürler arasında hukuka aykırı olarak paylaşıldığını,  bu paylaşım sonucunda müvekkilinin hiçbir ücret/bedel alamadığını, şirket müdürlerinin sezon başı kampanyaları yaparak bünyesinde bulunan büyük bir kısım öğrenci bakımından sunulan hizmetin yıllık ücretini diğer öğrenciler bakımından da dönemlik ücretini tahsil ettiğini öğrendiğini, müvekkilinin 03.02.2025 tarihinde davalılara ihtarname keşide ettiğini, 05.02.2025 ve 18/03/2025 tarihli genel kurul toplantıları ile müvekkilinin zaten dışlanması sebebiyle fiilen sona eren müdürlük görevine genel kurul kararı ile son verildiğini, ihtarnameye cevaben davalılardan ...'ün, kendisinin/şirket çalışanlarının paylaştığı hesap tablolarını/yoklamaları ikrar ettiğini, şirketin gelirini kendi aralarında paylaştıkları hususunda sessiz kaldığını,davacının dışlanmasının yanında  şirket malvarlığını ve gelirlerini kullanarak şirketi kendilerine borçlu olarak gösterdiklerini,   müdürlerin rekabet yasağını kaldıran bir karar bulunmamasına rağmen, rekabet yasağına tamamıyla aykırı olacak şekilde ... Sanayi ve Ticaret AŞ unvanlı başka bir şirket kurarak aynı zamanda müvekkilinin ortak olduğu ve kendilerinin de ortak ve müdür pozisyonunda bulundukları dava dışı şirket ile doğrudan rekabete giriştiklerini,  şirketin ana faaliyetlerini sürdürdükler ... Spor Salonu ihalesine bu yeni şirketle de katılıp teklif vererek müvekkilinin  ortak olduğu kendilerinin de müdür olduğu şirkete  doğrudan rakip olduklarını, şirketi köt yönettiklerini ileri sürerek, şirket ortaklarının hak kaybını önlemek amacıyla tedbir olarak karar kesinleşinceye kadar  şirketin alacaklarını tahsil etme ve  borçlarını ifa etme konusunda yetkili olacak, şirketin banka hesaplarını kontrol edecek şekilde karar kesinleşinceye kadar şirkete denetim kayyımı atanmasına, davalıların  müdürlük görevinden TTK'nın 630.maddesi uyarınca alınmasına, karar kesinleştikten sonra mevcut müdürler dışında müdür seçimi yapılıncaya kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına,  davalıların müdürlük görevinden alınmasına ilişkin talepleri yerinde görülmez ise müdürlerin yönetim ve denetim yetkilerinin TTK'nın 630.maddesi uyarınca sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince  06.05.2025 tarihli ara kararda özetle;  \"... Dava, davacı tarafça davalılar aleyhinde açılan yöneticilerin azline ilişkin olup, davacı tarafça dava konusu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de; davacı tarafça davalıların şirket müdürlüğünden azline yönelik açılan davada davacı tarafça HMK 390/3  gereği davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulu oluşmadığından ve dava konusu şirkette organ boşluğunun söz konusu olmaması ve şirkete kayyım atanmasını gerektirir haklı bir neden bulunmaması nedeniyle davacının dava konusu şirkete kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı,  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; denetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedbir şartlarının oluştuğıunu, müdürlerin rekabet yasağını kaldıran bir karar bulunmamasına rağmen, rekabet yasağına tamamıyla aykırı olacak şekilde ... Sanayi ve Ticaret AŞ unvanlı başka bir şirket kurarak aynı zamanda müvekkilinin ortak olduğu ve kendilerinin de ortak ve müdür pozisyonunda bulundukları dava dışı şirket ile doğrudan rekabete giriştiklerini,  şirketin ana faaliyetlerini sürdürdükler ... Spor Salonu ihalesine bu yeni şirketle de katılıp teklif vererek müvekkilinin  ortak olduğu kendilerinin de müdür olduğu şirkete  doğrudan rakip olduklarını, şirketi kötü yönettiklerini, ... şirketiyle, müvekkilinin ortak olduğu kendilerinin ise müdür olarak görev yaptığı Şirket'in ticari faaliyetlerinin çok büyük bir kısmının gerçekleştirildiği, başka bir deyişle Şirket'in ticari faaliyetlerinin en önemli unsurunu oluşturan ... Spor Salonu ihalesine de yeni kurdukları şirket ile katıldıklarını,  bunun ihalenin yürütüldüğü kurum olan Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabı ile ispatlandığını, yaklaşık ispatın sağlandığını, aksi halde telafisi güç zararlar doğacağını,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararının kaldırılmasına ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca yöneticinin azli ve kayyım atanması istemine; istinaf, dava dışı şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine dair ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 06.05.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, kendisinin de ortağı olduğu dava  dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde  davalıların müdür olduklarını, davalıların şirketi kötü yönettiklerini, davacıyı dışladıklarını, şirketi kendilerine borçlu gösterip aynı faaliyet alanında başka bir şirket kurarak şirketle rekabete giriştiklerini ve rekabet yasağına aykırı davrandıklarını  ileri sürerek, davalıların müdürlük görevinden azline karar verilmesini talep ve dava  etmiş, ayrıca dava dışı  şirkete  denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup; uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. TTK'nın 630/2 maddesi; ''Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.'' hükmünü,  maddenin 3.fıkrası ise, ''Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur'' hükmünü haizdir. TTK'nın 630.maddesi uyarınca açılan yöneticinin azli davası yönünden özel bir geçici hukuki koruma öngörülmediğinden, bu davada ihtiyati tedbir talep edilmesi halinde   bu konuda HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekir. Buna göre, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmış olup mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Ancak, ihtiyati tedbir verilebilmesi için HMK'nın 390/3.maddesi uyarınca, davacının yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmiş olması gerekir.İlk derece mahkemesi gerekçeli ara kararında, karar tarihindeki dosya kapsamına göre davacının iddialarını özetledikten sonra, dosya kapsamında bulunan delillerin HMK 389 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilmesi sonucu, HMK'nın 390/3. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir. Tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından yönetilmesidir. Somut olayda, herhangi bir organ boşluğu bulunmadığı gibi, tüzel kişinin mal varlığının azaltıldığına, yöneticinin şirkete zarar verici eylemlerde bulunduğunu ilişkin davacı iddialarının, mahkemece talebin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlandığından söz edilemez.  Bunedenle mahkemece  bu aşamada tedbirin reddine ilişkin verilen ara kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine dair  aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:  Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.26.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd4860c58815eb10","SID":"7ca5a150dcc4b644"}}