{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ   <br> <br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                      (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t           E S A S T A N    R E D D İ)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...                                  ...<br>ÜYE \t: ...                    ...<br>KATİP \t: ...                                   ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 25/09/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:...<br>\tDavalılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, .... kapsamında davalılar adına Antalya ili, ... ilçesinde yapılması planlanan ... projelerine davacı tarafça danışmanlık hizmeti verildiğini, davacının projeyi hazırlayarak kuruma teslim ettiğini, proje hibe almaya hak kazanmasına rağmen davalıların, hibe sözleşmesi imzalanması için yapılan davete icabet etmediklerini, işin gereklerini yerine getirmediklerini ve projeyi gerçekleştirmekten vazgeçtiklerini, taraflar arasındaki 25/10/2016 tarihli sözleşmenin 4. maddesi e fıkrası gereği davalı tarafından projede yer alan hibe bedelinin % 6'sının davacıya ödenmediğini, ödemenin yapılmasının işin sona ermesi ve tamamlanmasına değil, idarenin onayına bağlandığını ileri sürerek, şimdilik 40.950,00 TL ve 59.700,00 TL alacağın davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalılar vekili, davacının sağlaması gereken danışmanlık hizmetini sağlamadığını, davalıları yanılgıya düşürerek haksız menfaat sağlamaya çalıştığını, sözleşmeler gereği davalıların belirlenen projeler adına devlet destekli kredi almaya hak kazandığını ancak, proje onaylandıktan sonra davalılar hibe sözleşmesi yapmak için ilgili kuruma gittiğinde, projeye konu arazilerin şartları taşımadığının öğrenildiğini, sözleşmeye konu arazinin tarım arazisi olması nedeni ile bu arazilere kadastro yolu da olmayacağı sebebi ile bakanlık onayından geçmediğini, bu sebeple de İl ..... ile hibe sözleşmesinin de imzalanamadığını, bakanlık onayından geçmeyen, fiziki imkansızlık sebebi ile uygulanabilme ihtimali olmayan projelere ilişkin yapılan sözleşmeden kaynaklı davacının alacağının doğmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince.......taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler gereğince davacı firmanın sözleşmede genel olarak proje açısından evrak takibine yönelik danışmanlık vermeyi ve davalılara yardımcı bir başka ifade ile destek olmayı üstlendiği, davalıların tümü ile proje kapsamındaki gereklerden el çekmediği ve sorumluluğun esas olarak davalılar üzerinde kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalıların iddiaları yönünden sorumluluğun davacı üzerinde olması gerektiği ve davacının sözlşem ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğine yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği ve davacının kararlaştırılan edimlerini yerine getirdiği kanaatine varılmıştır. Nitekim  davalıların hibe almaya hak kazandıkları ancak idare ile sözleşme imzalamaya gitmediği hem... Kurumu hem de ... dosya kapsamına gelen yazı cevaplarından anlaşılmıştır. Düzenlenen sözleşme dikkate alındığında hibe bedelinin %6'sının başarı primi olarak davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sözleşmede ücret %6+KDV olarak belirlenmiş ise de, gerek davacı talebi ile bağlılık ilkesi uyarınca gerekse de davacı tarafından faturanın düzenlenmediği hususu nazara alınarak KDV yönünden hesaplama yapılmamıştır. Yine bilirkişi raporundaki... yönünden dava bulunmadığı, davalıların ... ... ... Ltd. Şti ve ... olarak gösterildiği şeklindeki ifadelerin hukuki değerlendirmeye yönelik olması ve..... ... ... adına yetkilisi sıfatı ile sözleşmeyi imzalaması ve diğer sözleşmenin de ... tarafından kendi adına imzalanması nedeniyle mahkememizce değerlendirilebilecek nitelikte olduğu kabul edilmiş ve rapordaki hesaplamaya itibar edilebileceği anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının davalı ... ... ....yönünden 40.950,00 TL, diğer davalı ... yönünden ise 59.700,00 TL talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Davacının faize yönelik talebi yönünden ise; davacının dava açmazdan evvel davalılara ayrı ayrı ihtarname gönderdiği, ihtarnamelerin tebliğinden itibaren ihtarnamede verilen 7 günlük süre sonunda - 09/11/2017 tarihinde- temerrüdün gerçekleştiği ve bu tarihten itibaren faiz talep edebileceği, ancak dava dilekçesinde faiz türü belirtilmediğinden yasal faiz talep edilebileceği ve ihtarnamede alacak miktarlarının davalılar yönünden ters talep edilmesi nedeni ile ... yönünden ihtarname ile davacının kendisini sınırlandırdığı 40.950,00 TL'nin fazlasına yönelik miktar açısından ise dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği...\" ne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle:  davalılar ile yapılan iki farklı sözleşme olduğunu, her bir sözleşmenin konusunun farklı parsellerde bulunun iki farklı  yatırıma ilişkin olduğunu, iki farklı dava açılması gerektiğini, davacı yanın sağlaması gereken danışmanlık hizmetini sağlamadığını, proje onaylandıktan sonra, arazilerin elverişli olmaması nedeniyle hibenin yapılmadığını, ileride uygulanması imkansız olan sözleşme gereği bedelin tahsilinin haksız olduğunu, projelerin uygulanacağı ... bölgesinde kuvvetli, ani sel baskınlarına neden olan yağış ve sel yaşandığını, sert fırtınaların, seracılık üzerindeki etkisinin yadırganamaz boyutta olduğu aşikar iken somut olayda hazırlanan iki projede de hiçbir danışmanlık hizmeti almadığını, taşınmazların rüzgar geçiş ve sel yolunda olup olmadığının dahi söylenmediğini, geçiş hakkı alınması için araştırma yapılmadığını, alacağın muacceliyetinin belirsiz olduğunu,  bilirkişi raporuna karşı itirazların karşılanmadığını savunarak, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, tacirler arası danışmanlık hizmet alım sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/784E., 2020/409K. sayılı dava dosyasında verdiği 25/09/2020 tarihli kararına yönelik davalılar vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.875,41 TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 3.438,00 TL'nin mahsubu ile kalan 3.437,41‬ TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t02/07/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 (04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası ) gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  02/07/2025<br><br>        \tBaşkan ...                    Üye ...              Üye ...                Katip ...<br>     e-imza\t\t\t                     e-imza\t\t\t                 e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5c501f6b3bfc383","SID":"2a3ccec2074f7921"}}