{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ              <br>            \t\t\t          \t\t\t          <br>\t            \t\t       <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                        <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...\t                    ...<br>ÜYE \t: Doç. Dr. ...    ...<br>KATİP \t: ...                             ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 23/12/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2017/564 E., 2019/1217 K.<br>DAVACI\t\t\t: ....<br>\tDavalı tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, davalı/borçlu ... aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24079 sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu tarafından kooperatiften istifa ettiği gerekçesi ile borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin halen alt yapı kooperatifi olarak hizmet verdiğini, davalının, kooperatifin üyesi olarak .... adada bulunan gayrımenkulün maliki ve kooperatifin üyesi olduğunu, davalının her ne kadar icra dosyasındaki dilekçesinde istifa ettiğini ve bu nedenle de borcu olmadığını ileri sürmekte ise de hukuken geçerli bir istifası mevcut olmadığından üyeliğinin halen devam ettiğini, bu nedenle borçlu tarafından yapılmış itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bir an için davalının üyelikten çıkmış olduğu kabul edilse bile, alt yapı kooperatifi olarak kurulan kooperatifin halen arazi üzerinde yol, su, elektrik gibi alt yapı hizmetlerini getirip üyelerin yapacakları inşaatlarda yararlanmasına uygun hale getirebilmek için faaliyetlerine devam ettiğini, borçlunun da hali hazırda kooperatifin sunduğu bu alt yapı hizmetlerinden yaralanmaya devam ettiğini ve bu hizmetlerin davalının maliki olduğu arsanın değerini de artırdığını, davalının ödeme yapmayarak sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, davalının, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24079 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı, istifasının tamamen hukuki olduğunu, Noter tarafından 02.04.2008 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğine dair noter kaydının mevcut olduğunu, davacı tarafın noter evrakını aldığını ve istifasına üzüldüklerini belirten cevap yazarak istifanın ellerine ulaştığını kabul ettiklerini, davacı tarafın kötüniyetli olarak daha önce elden verdiği istifa dilekçesini de bu yazıda dile getirdiklerini, bu istifa dilekçesini verdiğini ancak ya işleme koymadıklarını ya da zayi ettiklerini, bu zorluğu çıkardıklarından dolayı noter kanalı ile istifasını sunduğunu, bu nedenle bir alacak ve vereceği olmadığı gibi, kooperatif tarafından üyelik zamanlarına ait alacak iddiasının da olmadığını, davacının dava dilekçesinde kendisi ile çeliştiğini, dilekçenin birinci maddesinde üyeliğinin devam ettiğini iddia ederken, ikinci maddesinde üyelikten çıkmış olduğunu kabul ettiklerini, tapusunu aldığını ve kooperatifle bir ilgisinin kalmadığını, ..... adada 1/3 hissesinin olduğunu, eğer bu taşınmaza ait bir hizmet geldi ise hizmetin bedelinin hissesi oranında talep edilmesi halinde hizmetin bedeline katılacağını, ancak hiçbir gerekçe göstermeden üyeliğinin devam ettiği şeklinde kooperatif giderlerine ortak olması isteniyorsa bunun haksız bir talep olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Somut olayda,  davalı her nekadar davacı kooperatiften istifa ettiğini bu nedenle aidatlardan sorumlu olmadığını iddia etmiş ve 2008 yılı Ocak ayından itibaren hiçbir ödeme yapmamış ise de; davacı kooperatifin tasfiye sürecine girmediğinden ve kooperatiften istifa eden/ayrılan davalının edindiği hakları (arsa tapusunu) kooperatife iade etmediğinden, genel kurul kararları, Yargıtay kararları, Türk Borçlar Kanununun 120 nci maddesi hükümleri gereğince davalı ortağın aidat ödeme yükümlülüğünün devam etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>\tBuna göre, mahallinde de keşif yapılmak suretiyle Milas 2.Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile bilirkişilerden alınan 09.10.2018 tarihli rapor, kroki ve ekleri ile, Mahkememizce resen belirlenen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05.11.2019 tarihli bilirkişi raporu , ekleri ve tüm dosya kapsamına göre; davalı her ne kadar davacı kooperatiften istifa ettiğini, bu nedenle aidatlardan sorumlu olmadığını iddia etmiş ve 2008 yılı Ocak ayından itibaren hiçbir ödeme yapmamış ise de; davacı kooperatifin tasfiye sürecine girmediğinden ve kooperatiften istifa eden/ayrılan davalının edindiği hakları (arsa tapusunu) kooperatife iade etmediğinden davalı ortağın aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği, bilirkişi raporları ile de belirlendiği üzere, bahse konu dönem bakımından davalının muaccel olmuş 7.920,00 TL aidat, 11.320,40 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 19.240,40 TL borcunun hesaplandığı, bu haliyle davalının davaya konu Ankara 20. İcra Dairesinin 2016/24079 Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe yönelik olarak belirlenen kısım bakımından itirazının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile takibin toplam 19.240,40 TL üzerinden devamına, ayrıca alacağın yıllık %18 oranında işleyecek faizi ile birlikte tahsiline...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tÖncelikle yerel mahkemenin davacıya, alacağın net olarak ne için istendiğinin sorulması ve buna göre dava açılması için davacı tarafın davasını netleştirmesi gerektiğini;<br>\tBu kooperatifin, taşınmazı kooperatif adına satın alan sonra üyelerine dağıtan bir kooperatif değil, taşınmazlara hizmet gelmesi için sınırlı kurulmuş bir kooperatif olduğunu, tapusunu hak sahibi olmayan kooperatife iade etmesinin söz konusu olamayacağını, mahkemenin bu hususu araştırmadan karar verdiğini;<br>\tKooperatif ortaklığı olmayan kooperatife karşı aidat ödeme yükümlülüğünün kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu;<br>\tAyrıca bu kooperatif her ne kadar tatil sitesi konut yapı kooperatifi olarak geçse de, kooperatifin böyle bir hizmeti ve görevi olmadığını, bu nedenle Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tabi olamayacaklarını;<br>\tDavacının, itirazın iptali hususundaki alacak devam ederken aynı hususta ne alacaklının ne de borçlunun ikamet etmediği ve adresi olmadığı Milas İcra Müdürlüğü'nün dosyası ile mükerrer alacak takibi başlatarak kötüniyetini gösterdiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\t1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; göre; davalının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan  diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. \t <br>2-Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br> 1163 Kooperatifler Kanunu'nun 8, 10, 11/son ve 17/son maddelerinde, açık kapı ilkesi kabul edilmiştir. Açık kapı ilkesi, iki yönlüdür. Üyelik şartları taşıyanların her zaman kooperatif üyesi olabilmeleri veya kooperatifin üyesi konumunda bulunanların ise üyelikten her zaman ayrılabilmeleri, açık kapı ilkesinin doğal bir sonucudur. İstifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur.<br>Somut olayda, davalı kooperatif üyesi Ankara 9. Noterliğinin 25.03.2008 tarihli, .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini bildirmiş, davalının istifası davacı koopetatife 02.04.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının bu tarih itibari ile kooperatif üyeliği sona ermiştir. İstifa tarihinden sonra davalının kooperatif genel kurul kararlarına göre belirlenen aidat borçlarından ve bunlara ilişkin gecikme cezalarından sorumluluğu söz konusu olmamakla beraber davacı kooperatifin davalının 1/3 hissedarı olduğu parselin içinde bulunduğu siteye yaptığı hizmetlerin davalının parseline değer kazandırması hayatın olağan akışına uygun olduğundan, davalının kendi hissesine isabet eden alt yapı hizmet bedeli ve parseldeki değer artışından sorumluluğu söz konusu olacaktır.<br>Bu durumda, 09.10.2018 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen ve davalıya isabet eden 2.829,82 TL'lik alt yapı hizmet bedeli ve parseldeki değer artışı karşılığı toplamı yönünden  davalının itirazının   haksız olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar vermek gereklidir.  <br>  Buna göre Dairemizce, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesinin kararının düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\tI-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine. <br>\tII-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/564 E., 2019/1217 K. sayılı dava dosyasında verdiği 23/12/2019 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"1-Davanın kısmen kabulü ile, Ankara 20. İcra Müdürlüğü'nün 2016/24079 E. Sayılı dosyasında davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 2.829,82 TL asıl alacak üzerinden devamına,<br>\tFazlaya ilişkin talebin reddine,<br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından peşin alınan 351,66 TL harcın mahsubu ile kalan 263,74 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t-Davacı taraftan peşin alınan 351,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 2.829,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yapılan 682,80 TL posta masrafı ve 1.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 2.082,80 TL yargılama giderinin  kabul red/oranına göre 286,23 TL'nin  davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine\"<br>\tIII-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine.<br>\tIV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t10/07/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (04.06.2025 tarih ve 32920 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değişik Ek 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava tarihindeki parasal sınırlara göre yeniden değerleme oranına göre belirlenen dava tarihindeki 41.530,- TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.\t<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  10/07/2025<br>\t\t\t\t<br>          \tBaşkan ...                      Üye ...                 Üye ...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5fc47b7bf5f6f53a","SID":"2cd3b20ceb12e453"}}