{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan \"Alacak\" dava dosyası Mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda:<br>HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>  Davacı vekili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla  Mahkememize göndermiş olduğu 28.07.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;  Davacı tarafın davalı tarafa para verdiğini, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda güven telkin edildiğini, davalı tarafça yatırılan para karşılığında ortaklık durum belgesi verildiğini, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde paranın iade edilmediğinden bahisle; Davacı taraf ile davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile  dava tarihinde 118.940,71 TL (28.806,18 Euro) olan alacağın davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...vekili 25.08.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, iddia ettiği ödeme tarihini dilekçesinde çelişkili bir şekilde açıkladığını, davacı tarafın HMK.84.maddesi gereği teminat göstermek zorunda olduğunu, davacının işbu davadaki taleplerinin kesin hüküm, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının iddialarına dayanak gösterdiği \"belge\" davalıyı ilzam etmeyeceğini, davacının, müvekkiline 28.806,18 Euro ödemediğini, davacının iş bu davada Bankacılık Mevzuatı Hükümlerinin Uygulanmasının yasal olarak mümkün olmadığını, somut uyuşmazlıkta Bankalar Kanunu Hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının, davalıca SPK mevzuatı ihlal edildiği yönündeki iddiasının da gerçeğe aykırı olduğunu, davacının, davalının eski TTK ve Borçlar Kanunu Hükümlerini ihlal ettiği yönündeki iddiaları da gerçeğe uygun düşmediğini, davacının hile iddiasının yasal dayanağının da bulunmadığını, davacının, hile iddiasına hukuki üstünlük tanındığı takdirde taleplerinin hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, işbu uyuşmazlıkta haksız fiil hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, ihtilafın gerek haksız fiil, gerek sebepsiz zenginleşme ve gerekse BK.125.madde hükümlerine göre çözümlense bile davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından bahisle; Davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Davacının UYAP Mernis ve Takbis kayıtları çıkartılmış ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi suretleri Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasına ait kesinleşme şerhli gerekçeli kararı UYAP sistemi üzerinden  dosyamız arasına alınmıştır.<br>Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlara göre; ... A.Ş.'nin ünvanının ... olarak değiştirilmesine karar verildiği görülmüştür.<br> Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacının ...(Eski Ünvanı:... A.Ş.), davalısının ... olduğu, talebin Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı 31.03.2016 tarihli kararının tanınmasına ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 19.11.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Davanın açılmasından sonra, 07/12/2019 gün ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile \"25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a Geçici 4. maddenin eklendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih ve 2020/11 Es.2023/98 Kar. Sayılı iptal kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.<br>Dava; Taraflar arasında geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve verilen paranın istirdadını sağlamaya yönelik alacak davasıdır. <br>Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının; davalı tarafa para verdiğini, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda güven telkin edildiğini, davalı tarafça yatırılan para karşılığında ortaklık durum belgesi verildiğini, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde paranın iade edilmediğinden bahisle; Davacı taraf ile davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespiti ile  dava tarihinde 118.940,71 TL (28.806,18 Euro) olan alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın,   avacı taraftan para almadığını, bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi  bunun da mümkün olmadığını, aynı şekilde SPK, TTK ve BK hükümlerini ihlal etmediğini, iş bu davanın kesin hüküm nedini ile reddi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>Davanın açılmasından sonra, 07/12/2019 gün ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile \"25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a Geçici 4. maddenin eklendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı iptal kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden uygulanma imkanının kalmadığı anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafın; davacının teminat yatırması gerektiği, zamanaşımı def'i ve hak düşürücü sürenin geçtiğine yönelik itirazlarının; <br>7194 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (3332 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin) yürürlüğe girmesinden (07/12/2019 tarihinden) önce yapılan değerlendirmede; teminata ilişkin itirazının HMK'nun 85/1-b maddesi gereğince değerlendirildiği, zamanaşımı defi ve hakdüşürücü süre itirazının Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin  24/06/2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ve istikrar kazanan uygulaması ile; davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca  5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğunun kabul edildiği ancak davalının kesin hüküm itirazında bulunduğu kesin hüküm dava şartı olduğundan zamanaşımı def'inden önce değerlendirilmesi gerektiğinden bu konuda değerlendirme yapılmamıştır.<br>Davalı tarafın kesin hükme yönelik itirazının;<br>Bir kararın kesin hüküm olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle şekli ve maddi yönden kesinleşmiş olması, HMK 303. maddesi gereğince kesin hüküm itirazı olarak ileri sürülen karardaki taraflar ile eldeki davanın taraflarının, konusunun ve sebeplerinin ayın olmasının gerektiği, davalı tarafın kesin hüküm itirazına dayanak gösterdiği Konya .Asliye Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Davacının ...(Eski Ünvanı:... A.Ş.), davalısının ... olduğu, talebin Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı 31.03.2016 tarihli kararının tanınmasına ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 19.11.2024 tarihinde kesinleştiği, kesin hüküm itirazının; Bir davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın daha önce kesin bir hükümle çözümlenmiş olması nedeniyle mahkemece yeniden inceleme konusu yapılamayacağına ilişkin usulü bir işlem olduğu, dava şartlarına ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK'nun 114.maddesinde düzenlendiği, HMK'nun 114/1-i maddesinde; \"Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.\"nın dava şartlarından olduğunun düzenlendiği, HMK'nun 115/1.ve 2.maddesinde; \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. 2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder\" şeklinde düzenlendiği, kesin hüküm olarak ileri sürülen karardaki davacı ile davalıların aynı konumda taraf oldukları, her iki davanın;  Alacak istemine ilişkin olduğu, bu şekilde HMK 303. maddesinde kesin hüküm itirazına dayanak gösterilen  Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 4 O 101/14 sayılı 31.03.2016 tarihli kararının kesin hüküm vasıflarına sahip olduğu mahkememizce kabul edilmiş,  MÖHUK 59. maddesi gereğince yabancı ilamların kesin hüküm veya kesin hüküm etkisi yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceği, davacı tarafından mahkememize dava açılmadan önce aynı konuda aynı sebeplere dayanılarak davalıya karşı dava açıldığı ve yabancı mahkemece davanın reddine karar verildiği, her iki dava da da aynı miktarlarda talepte bulunulduğu anlaşıldığından açılan davanın HMK 114/1/i ve HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.031,21 TL'den mahsubu ile davacı tarafça fazladan yatırıldığı anlaşılan 1.415,81‬ TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,<br>5-Davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2.maddesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ye  VERİLMESİNE,<br>6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, <br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2025<br><br>Başkan ...\t\tÜye ...\t\t\tÜye ...\t\t\tKatip ...<br><br><br><br>* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.    <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b9f3298f5c2607b","SID":"5216fe14d46e0cea"}}