{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>.<br>                        T.C.<br>                  ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>.<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t:.....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2023<br>NUMARASI\t\t: .....<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 01.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.07.2025<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan  itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili; taraflar arasında ... İnşaatlarının tüm elektrik imalatlarının yapılması için taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin kendisine düşen edimleri ifa ettiğini, sözleşme konusu işlere yönelik bedeli 6.008.564,62 TL olan 17 adet faturanın davalıya gönderildiği, faturaların davalı tarafından defterlerine işlendiği, faturaların iade edilmeyerek kabul edildiği, sadece 5.323.428,00 TL ödeme yapıldığı,  bakiye fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine de davalı yüklenici şirketin haksız yere itiraz ettiğini beyanla davalının Ankara 16. İcra Müdürlüğü’nün 2017/19720 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vâki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafın taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi kapsamında üstlendiğini edimini yerine getirmediğini, buna rağmen tanzim edilen 17 adet faturanın davacı tarafa müvekkili tarafından iade edildiğini, Antalya 5. Noterliği’nin 22.08.2017 tarih ve .... nolu ihtarnamesi ile 21.08.2017 tarihli ... nolu 358.624,00 TL bedelli ve 21.08.2017 tarihli .... nolu 280.817,48 TL bedelli faturaların iade edildiği,  iade edilen faturaların müvekkili yönünden herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığını, müvekkili tarafından davacıya 5.323.428,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu hak ediş ve ödemelerin davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanarak kabul edildiğini, dava konusu takibe dayanak faturalardan 21/08/2017 tanzim tarihli ve 358.624,00 TL bedelli faturanın 12 no’lu hak edişe ait olduğu belirtilmesine rağmen taraflar arasında söz konusu hak edişin düzenlenmediğini, dava dışı idarenin cevap dilekçesi ekinde  sunduğu resmi yazısı ile davacının imalat eksiklik ve kusurlarının bulunduğunun sabit olduğunu, işin geçici kabulü yapılmasına rağmen idare ile henüz kesin hesap çalışmalarına başlanamadığı, idare ile yapılmayan bu kesin hak edişin en önemli nedeninin davacının sözleşme gereğince yapması gereken  elektrik tesisat eksik ve kusurlu işlerini tamamlamaması olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere  kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince; davanın, taşeron (alt yüklenici) sözleşmesinden kaynaklanan fatura konusu alacağa istinaden başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusu isteme dayanak işe ait hak ediş raporları, imalat metraj cetvelleri ve ödeme belgeleri ile geçici ve kesin kabul tutanaklarının celp edilerek incelendiği, sözleşme konusu işin geçici kabulünün dava dışı idare tarafından 28/02/2017 tarihinde yapıldıktan sonra geçici kabuldeki eksik ve kusurlu imalatların giderilmesi üzerine 13/04/2018 tarihinde kesin kabulünün gerçekleştirildiğinin görüldüğü, taraflar arasında imzalanan ve dosyaya sunulan 21/01/2014 tarihli Taşeron Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşme konusu davalı yüklenicinin taahhüdü altındaki .... ilave tesis inşaatı işine ait elektrik tesisatının yapımının  davacıya  davalı tarafından taşere edildiği, davacının işin ifasını sözleşmenin 3. maddesi gereğince 21/01/2014-20/08/2014 tarihleri arasında anahtar teslimi götürü bedel olarak KDV hariç 4.900.000,00 TL bedel karşılığında üstlendiği, davacı tarafın uyuşmazlık ile ilgili olarak ticari defterleri yönünden Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne istinabe yazısı yazılarak SMMM bilirkişisinden rapor temin edildiği, sunulan bilirkişi raporunda özetle; ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalı şirket adına borç kaydedilen dava konusu faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 794.883,39 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, taraf delilleri toplandıktan sonra davacının konusunda  uzman bilirkişi heyetinden davacının talebine konu bakiye hak ediş bedeli alacağı yönünden rapor temin edildiği, dosyaya sunulan ve bilirkişilerden sadece elektrik mühendisi ........ imzasını taşıyan 1. bilirkişi heyeti raporunda özetle; dosyaya sunulan kesin hak ediş belgesi göre davacı taşeron tarafından ifa edilmeyen eksik bir imalat bulunmadığının kabulü halinde davacının davalıdan  742.656,09 TL alacaklı olduğu, ancak davacının talebinin 685.100,00 TL olduğu, ... sigorta firması  tarafından davalıya ödendiğine dair dosyada belge bulunmamakla birlikte  857.010,00 TL kablo bedelinin iş azalış bedeli olarak değerlendirilmesi halinde davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının mütalaa edildiği, yine aynı bilirkişi heyetinde görevli SMMM bilirkişisi ... tarafından dosyaya sunulan 25/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise; davacının ticari defterlerinde davalı şirketten 794.883,39 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olmasına rağmen davacının 685.139,00 TL tutarında alacak talep ettiği, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre; davacı tarafından kesilmiş olan toplam tutarı 5.369.123,14 TL olan 15 adet faturanın borç olarak kaydedilmiş olduğu, karşılığında toplam 5.342.823,89 TL ödeme yapılması nedeni ile davacının davalıdan bakiye borcunun 26.299,25 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyetinde görevli inşaat mühendisi ve borçlar mevzuatında uzman akademisyen bilirkişinin de raporunu heyetten ayrı olarak sunduğu, dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunun görevlendirme ara kararı gereklerine aykırı olarak heyet halinde tanzim edilmediği ve sunulan raporların taraf vekillerinin gerekçeli itirazlarını da karşılamadığı dikkate alınarak dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor temin edildiği, fakat  söz konusu rapor ile 1. bilirkişi heyeti raporu arasında çelişkili tespit ve değerlendirmelerin mevcut olması nedeni ile 3. bilirkişi heyetinden çelişkileri giderici nitelikte asıl ve ek rapor temin edildiği, dosyaya sunulan ve 3. bilirkişi heyeti raporuna yönelik taraf itirazlarını karşılar nitelikteki Mahkemece de benimsenen ek raporda özetle; taraflar arasındaki sözleşme konusu iş nedeni ile ilave iş bedeli’nin 237.980,92 TL (KDV dahil 280.817,48-TL) olarak revize edilmesi ve takip tarihi itibariyle işin kesin kabulünün yapılmamış olması nedeni ile sözleşme gereği kesin kabul eksiklikleri için % 5 nispetinde alacağın tutulması gerekeceğinden, davacı alacağından % 5 tutarın indirilmesiyle (235.288,45-TL) davacının yaptığı iş tutarının 5.383.399,64 TL-235.288,45-TL = 5.148.111,20-TL olduğu,  yapılan ödeme tutarının da 5.342.823,89-TL olması nedeni ile davacının davalıya 5.148.111,20-TL -5.342.823,89-TL = -194.712,69-TL borçlu olduğu, dava dışı sigorta şirketi tarafından davalıya ödenen 270.691,00 TL tutarındaki ödemenin işbu davada talep edilemeyeceği, bu nedenle de davacının davalıdan talepte bulunabileceği alacağının bulunmadığının belirtildiği, 3. bilirkişi heyeti ek raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, dosya kapsamı ve usul ekonomisi ilkesi birlikte dikkate alınarak yeniden rapor alınmasına Mahkemece gerek görülmediği, bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taşeron sözleşmesinden kaynaklanan fatura konusu hak ediş alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemi olduğu, alt yüklenici konumundaki davacının takibe konu ettiği bakiye iş bedeli alacağı yönünden taşeron sözleşmesine konu edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini usulüne uygun deliller ille kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalı yüklenicinin ise taşeronun işi ifa ettiğini kanıtlaması sonrasında iş bedeli alacağını kanıtlamakla yükümlü olduğu, dosyaya sunulan ve Mahkemece de dosya kapsamındaki verilere ve delil durumuna uygun görülmekle benimsenen 3. bilirkişi heyeti ek raporunda da tespit edildiği üzere sözleşme konusu işin geçici kabulünün yapıldığı, davalı yüklenici şirket tarafından davacı taşeronun edimini ifa etmediğine yönelik bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu durumda davacı taşeronun edimini tam ve  gereği gibi ifa ettiğinin kabulü gerektiği, ancak dava konusu takip tarihi itibariyle  işin kesin kabulünün yapılmamış olması nedeni ile sözleşme gereğince kesin kabul eksiklikleri için  %5 oranında teminat kesinti alacağının davacı alacağının mahsubu ile davalı uhdesinde tutulmasında zorunluluk bulunduğu, diğer taraftan şantiye sahasında çalınan malzemeler nedeni ile davalıya dava dışı sigorta şirketi tarafından 05/08/2019 tarihinde yapılan 270.691,00 TL sigorta hasar tazminatı ödemesinin dava konusu icra takibi ve işbu dava tarihinden sonra doğması nedeni ile davacının alacağına hesaplamada dahil edilemeyeceği, 3. bilirkişi ek raporunda yapılan ve işin götürü bedelli tutarı ile davacı taşeron tarafından yapıldığı tespit edilen KDV dahil  toplam imalat miktarlarından (iş artışları dahil) davalı yüklenici tarafından davacıya yapıldığı kanıtlanan ödemelerin mahsubu ve % 5 teminat kesinti alacağının tenzili sonucundaki hesaplamaya göre; davacının davalıdan dava konusu takip tarihi itibariyle talep edebileceği bakiye hak ediş alacağının bulunmadığı sabit olmakla; açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine, dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şantiye sahasından çalınan kablo bedellerinden davalının sorumlu olduğu,  taraflar arasında imzalanmış olan 21/01/2014 tarihli taşeron sözleşmesinde, işin süresinin 7 ay olarak belirtildiği, davalıdan kaynaklı sebeplerden ötürü sözleşme konusu işin  41 ay sonra  geçici kabulünün yapıldığı, şantiye sahasından çalınan kabloların ise sözleşme tarihine müteakip ve davalının 2014 yıl sonu ödeneği geri dönmesin talebi üzerine davacı tarafça 30/12/2014 tarihli .... nolu 1.334.068,85 TL bedelli  fatura ile kablolar ve Jeneratör olarak davalının gözetimindeki şantiye sahasına indirildiği ve davalıya fatura edildiği, anılan kabloların davalının talebi ile süresinden evvel şantiye sahasına indirildiği,  inşaat imalatları yapılan yerlerdeki kablo  montajının yapıldığı, inşaat imalatı davalı tarafından yapılamayan bir kısım alanda kullanılacak kabloların ise üzeri branda ile  örtülü vaziyetti davalı uhdesindeki şantiye sahasında  muhafaza edildiği, kabloların da muhafaza altında tutulduğu şantiye sahasının  davalının gözetiminde olduğu, bu alana mesai saatleri dışında hiç bir taşeronun girme şansı bulunmadığı gibi mesai saatleri dışında her türlü güvenlik önleminin davalı tarafça sağlandığı, kaldı ki şantiye sahasına ilişkin yapılan ... sigortasının dahi davalı ile sigorta firması arasında yapıldığı, kabloların tesliminden 14 ay sonra şantiye sahasından  gece vakti çalınmış olduğu ve kabloların bedelinin sigorta kapsamında davalı tarafça dava dışı ... Sigortadan tahsil edildiği, buna ilişkin belge ve evrakların dava dosyasında olduğu,  mesai saatleri dışında, davalı koruması ve gözetimindeki şantiye sahasından çalınan kabloların sorumluluğunun tamamen davalıda olduğu, bu nedenledir ki yine dosyada mübrez karakol ifade tutanaklarından da görüleceği üzere hırsızlık olayına ilişkin şikayet haklarının da davalı firma tarafından kullanıldığı, mesai saati dışında davacının şantiye sahasına giremediği için anılan kabloların güvenliğinin davacıdan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının kabloların montaj yapılacağı noktaları ise hırsızlık olayından 7 ay sonra ancak tamamladığı, bunun üzerine davalının imzası ve onayı ile revize proje çizilerek çalınan bakır kablolar yerine alüminyum .....kablolar ile işin tamamlandığı,   hükme esas alınan ek raporun diğer tüm raporlar ile çeliştiği, davacının ticari defterlerinin Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  2018/155 talimat sayılı dosyasında alınan rapor ile incelendiği,  25/10/2018 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının  davalı taraftan 794.883,39 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 25/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davalının ticari defterleri incelenmiş olup anılan bu rapor uyarınca davalının , davacı tarafa 26.299,25 TL borçlu göründüğü, 30/09/2020 tarihli birinci bilirkişi heyet ek raporunda .....tarafından \"Davacı tarafından belirtilen 857.010,00 TL bedelli kabloların .... kablolar ile değiştirilerek 30/ 12 /2014 tarihli .... nolu 1.334.063,85 TL lik fatura içerisinde söz konusu eksikliğin giderildiğinin ( kesin hesaba göre davacı tarafından işlerde hiçbir eksiklik mevcut olmadığından) kabulü halinde , davacının 742.656,09 TL alacaklı olduğu , ancak davanın icra talebinin  685.100,00 TL  olduğu , söz konusu 857.010,00 TL kablo bedelinin azalış bedeli olarak değerlendirilmesi halinde ( ... Sigortadan davalıya ödeme yapıldığında dair dosyada bir belge yok)  davacının , davalıdan herhangi bir alacağı olmayacağı değerlendirilmiştir. \" şeklinde tespit yapıldığı, dava dışı ... Sigorta  nezdinde düzenlenen  poliçe numaralarının dosyaya ibraz edildiği, dava dışı ... Sigortadan davalının çalınan kablo bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine düzenlenen  14/04/2021 tarihli ikinci bilirkişi heyet raporu sonuç kısmında;  \" Davacı taşeronun icra takibi itibariyle üstlendiği işi tamamladığı, işin geçici kabulünün yapıldığı, ancak kesin kabulün yapılmamış bulunduğu , Kurulumuzca tanzim edilen hak edişe göre davacının davalıdan kesin hak ediş tutarının 624.934,45 TL olduğu hesaplandığı , Kesin kabul yapılmamış olması sebebiyle davacının kesin hesaba göre yaptığı iş tutarının  %5 lik kısmının kesin kabulün yapılmasıyla  muaccel hale geleceği ,Yapılan işin %5 lik kısmının indirilmesi ve yapılan ödemelerinde mahsubundan sonra davacının icra takibi tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 326.546,53 TL olarak hesaplandığı\"nın rapor edildiği, ayrıca bu raporun \"Değerlendirme ve Tartışma\" başlıklı kısmının 30. sayfası son cümlesinde   “326.546,53 TL lik borca vaki itirazın haklı olmadığı\" görüş ve kanaatine varıldığı, tarafların ikinci heyet raporuna itirazları sonucu düzenlenen 18/11/2021 tarihli ikinci bilirkişi heyeti ek raporunda elektrik mühendisi ... raporun değerlendirmeler kısmında şantiye sahasından  çalınan kablolarla ilgili kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin korunduğu, \" şantiye sahasının korunması yeterli bekçi bulundurulması, gözetimi  tamamen davalı yüklenici uhdesinde olup meydana gelen hırsızlık olayında davacının bir kusur ve sorumluluğu söz konusu değildir. Bu çerçevede idare tarafından minha edildiği anlaşılan bakır kablo bedeli ile ilgili olarak davacının söz konusu kabloları temin ederek şantiye sahasına getirmiş olması gerek idare hakedişine , gerekse taraflar arasındaki hakedişe girmesine bağlı olarak bir sorumluluğu olmayacağı değerlendirilmiş ve buna göre hesaplamada bu miktar dikkate alınmamış olup kök rapordaki bu konudaki görüş ve kanaatimiz korunmaktadır.”  denildiği, 14/04/2021 tarihli kök rapora yaptıkları itirazlar sonucunda düzenlenen 18/11/2021 tarihli ek raporun \"Hesaplamalar \" kısmında davacı alacağının 491.309,26 TL olarak hesaplandığı , yapılan takipte 193.790,74 TL fazlalık olduğu, (KDV tevkifatı ile ilgili  ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmaması sebebiyle)  görüşüne varıldığı, bBu aşamaya kadar alınan iki  bilirkişi heyet raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla tarafların yapmış olduğu itirazlar neticesinde dosya bu defa başka bir heyete tevdii edilerek  üçüncü bilirkişi heyet raporunun tanzim edildiği, üçüncü bilirkişi heyetinde  işin konusunun elektrik olmasına rağmen  elektrik bilirkişisi olmadan rapor düzenlendiği,   09/02/2022 tarihli duruşma tutanağından da açıkça görüldüğü üzere dosyadan aldırılan eski raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın resen seçilecek yeni bir mali müşavir, elektrik mühendisi ve borçlar mevzuatı konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, anılan karardan da görüleceği üzere rapor tanzim edecek heyetin içinde elektrik mühendisi bulunması gerekirken dosya inşaat mühendisi, hesap uzmanı ve ali müşavirin bulunduğu bir heyete dosyanın tevdi edildiği, ayrıca bu heyete verilen görev ve vazife dosyadaki mevcut iki heyet raporunun arasındaki çelişkinin giderilmesi olmasına rağmen heyet tarafından görev tanımının dışına çıkılarak farklı bir değerlendirme yoluna gidildiği, 09/09/2022 tarihli  üçüncü bilirkişi heyetinin kök raporunun \"hesaplamalar\"  kısmında; davacının alacak bedelinden proje değişikliği nedeniyle azalan (çalınan kablolar) bedel olan 807.613,32 TL davacının alacağından düşüldüğü, davalının sigortadan aldığı bedelin davacıya vermesi gerektiğinin raporlandığı, aynı raporun \"sonuç\" kısmı 8. maddesinde 223.746,90 TL   davacının  davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, anılan kök rapora tarafların itirazı sonucu aynı heyete ek rapor alındığı, hükme esas alınan ve tamamen dosyadaki diğer raporlarla ve kendi kök raporu ile dahi  çelişen  19/12/2022 tarihli üçüncü bilirkişi heyetinin ek raporunda ise;   çalınan kablolar sebebiyle oluşan \"azalan imalat\" kalemi ( kesin kabul tutanağını davalının  itiraz   kaydı ile imzalamalarına rağmen ) davacı alacağından mahsup edildiği, bunun yanında aynı heyetin kök raporunda belirttiği görüş olan sigorta firmasından alınan kablo bedellerinin davacıya verilmesi yönündeki değerlendirmede de bu defa görüş değişikliğine gidildiği ve sigortanın ödediği kablo bedellerinin de  davalı uhdesinde   kalması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, ayrıca hükme esas alınan 19 /12 /2022 tarihli ek raporda çalınan kablo metrajlarının sağlıklı hesabı için proje aslının istendiği ve anılan proje aslının karar tarihi olan 11/01/2023 tarihli duruşmada  dosyaya sunulduğu,  raporun güncellenmesi için tekrar proje asılları üzerinden değerlendirme yapılara ek rapor düzenlenmesinin talep edildiği, ancak mahkemece eksik inceleme yapılmak sureti ile bilirkişi heyetinin talebi dahi dikkate alınmadan ve eksiklik giderilmeden  karar verildiği, ortaya çıkan ve taraflarınca anlaşılamayan bu görüş nedeniyle davalı firmanın mükerrer olarak kablo bedelini hem davacıdan hem de dava dışı sigorta firmasından mahsup etmesine olanak sağlandığı, birinci ve ikinci bilirkişi heyetinin değerlendirmelerinin hiç bir şekilde hükme esas alınan raporda dikkate alınmadığı, kaldı ki birinci ve ikinci heyetlerde işin konusunda uzman elektrik mühendisi bulunmasına rağmen hükme esas alınan bu raporda ise heyette elektrik mühendisi bulunmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince  alınması gereken  615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan  179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  01.07.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>       e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"062fe82895c6893a","SID":"c6c9a3d5395f05a8"}}