{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   13. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           13. HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: .<br>KARAR NO\t: ..<br><br>BAŞKAN\t:  <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KÂTİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:  <br>KARAR NO\t:  <br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: <br>DAVACILAR\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: 20/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/06/2025<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili dilekçesinde, 03.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı Müyesser'in eşi, diğer davacıların babası olan ...'nin yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada davalı ...'in sevk ve idaresinde olan davalı ....'e ait ve diğer davalı sigorta şirketine sigortalı ...plakalı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, davalı sürücünün çok süratli olduğunu ve kazada tam kusurlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar Müyesser ve Mehmet için 1.000,00'er TL maddi tazminat ile tüm davacılar için 100.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 402.000,00.-TL'nin davalılar .... ile ....'den 03.03.2018 tarihinden itibaren, davalı ...A. Ş.'den (yalnızca sigorta poliçesi kapsam ve limiti dahilinde olmak kaydıyla) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Davacılar vekili 04.03.2024 tarihli dava değer artırım dilekçesinde, maddi tazminat taleplerini davacı Müyesser İnci için 167.087,12.-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiştir.<br>Davalı...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karıştığı belirtilen aracın müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçede belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceği, müteveffa yayanın, taşıt yolundan kontrolsüz şekilde karşıya geçmeye çalışarak dava konusu kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacılardan müteveffanın çocuklarının destekten yararlanma yaş sınırını aşmış ve müteveffanın desteğinden çıkmış olduklarını, müteveffanın SGK'ya bağlı olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, anılan kurum tarafından varsa yapılan ödemelerin mükerrer ödemeden imtina amacıyla tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminat talepleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davaya konu araç ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Davalı... vekili davaya cevap vermemiş ise de aşamalardaki beyanlarında, müteveffanın yayalara kırmızı ışık yanarken yola çıktığını, kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkillerinin kazada kusuru bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Mahkemece, maddi tazminat talepli davanın davacı...yönünden kabulü ile 167.087,12.-TL, davacı....yönünden kısmen kabulü ile 800,32.-TL tazminatların davalı ...... A.Ş. yönünden 06.05.2022 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden 03.03.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talepli davanın davalı ....A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 40.000,00.-TL manevi tazminatın 03.03.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.<br>Davalılar .... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, meydana gelen zarar ile ilgili olarak müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, zararın davacıların murisinden kaynaklandığını, kusur oranlarını kabul etmediklerini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, talep etmiştir.<br>Davalı .... A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, müteveffanın kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen yola çıktığından kazada tam kusurlu olduğunu, dosyada alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, davacı Mehmet İnci destek yaşını doldurması sebebiyle  tazminata hak kazanamayacağını, destekten yoksun kalma tazminat hesabının Genel Şartlar'da yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, kararda asıl alacak, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ferileri, müvekkili sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak açıkça belirtilmesi gerektiğini, müvekkili şirket lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, belirlenen kusur oranı hatalı olduğunu, müteveffanın kazada aldığı yaralar dikkate alındığında davalı sürücünün hız sınırı olan 30 km/s sınırın çok üzerinde hızlı olduğunun anlaşıldığını, keşif mahallinde dinlenen tanık Şafak Ay'ın beyanında aracın kavşağa hiç yavaşlamadan girdiğini hızlı olduğunu bildirmesine rağmen bu beyanının tutanağa geçirilmediğini ve trafik bilirkişisi tarafından kusur durumu belirlenirken dikkate alınmadığını, vefat edenin aylık geliri daha yüksek olduğu halde yerel mahkemece asgari ücret üzerinden değerlendirme ve hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, maddi tazminata ilişkin aktüerya hesabında yer alan kusur oranı, ücret, dönemler ve hesaplanan bedel de hatalı olmakla birlikte hesaplanış biçimi de usul ve yasaya aykırı olduğunu,  hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, sigorta şirketine karşı talep edilen manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacılar lehine ve aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.<br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. <br>Davalı Yener  adına kayıtlı, davalı Muammer sevk ve idaresinde olan, diğer davalı Unico Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış 16 LNR 78 plakalı aracın, davacılardan Müyesser'in eşi, diğer davacılar ......'in babası...i'ye  çarpması neticesinde meydana gelen 03/03/2018 tarihli trafik kazası sonucunda Ahmet İnci'nin vefat ettiği uyuşmazlık konusu değildir.<br>Bursa 22 Asliye Ceza Mahkemesi.... K sayılı dosyasında, davalılardan (sanık) Muammer hakkında 5237 sayılı TCK 85/1 ve 62 maddesi gereği ceza tayin edildiği, 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi 23/10/2019 tarihli kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün alt düzeyde tali, müteveffa (yaya) Ahmet'in asli kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. <br>6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak Ceza Mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. 5271 Sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde değildir. <br>Mahkemece alınan 01/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı  sürücünün %15, müteveffa (yaya) Ahmet'in %85 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, kusur raporunun ceza yargılamasında hükme esas alınan kusur raporu ile örtüştüğü, davalı sürücünün 2918 sayılı KTK 56/1-a maddesine, müteveffa yayanın KTK 68/1-b maddesine aykırı davranışla kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. <br>Davacılardan Müyesser ve Mehmet'in maddi tazminat talebi, destekten yoksun kalma kaleminden oluşmaktadır. <br> Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır. Müteveffa ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edilir. <br>Desteğin çocuksuz olması durumunda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı   varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların, eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalı (Yargıtay 17 HD 2020/3231 E-2021/2851 K sayılı ilam) ve sağ kalan eşin evlenme ihtimali AYİM tablosuna göre değerlendirilmelidir.<br>Desteğin, küçük çocuklarının bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri; çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar. Çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. <br>Gerçek zarar miktarı hak sahiplerinin ve desteğin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Gerçek zarar hesabı ise özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda  PMF 1931 yaşam tablosuna göre saptanmakta ise de; bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiş olup (Yargıtay 4 HD 2022/5525 E-2022/11850 K sayılı ilam), tazminatın; TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir. <br>Destekten yoksun kalma tazminatının doğru biçimde hesaplanabilmesi bakımından, desteğin net gelirinin doğru biçimde saptanması önem taşımaktadır. Müteveffanın vefat tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin her hangi bir işi yoksa, zarar görenin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer gelirin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla her hangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Ancak mahkeme destekten yoksun kalma davalarında zararı resen belirlemek durumundadır (Yargıtay 17 HD 2017/3052 E-2019/9891 K sayılı ilamı).<br>Davacılar desteği ...'in emekli olduktan sonra, baba mesleği olan süpürgecilik işiyle uğraştığı ve bu işten de gelir elde ettiği ileri sürülmüş, tanık beyanlarıyla da bu husus doğrulanmıştır. Ancak desteğin, yaşı itibariyle emeklilikten sonra çalışmaya devam etse de, desteğin belirli bir yaş ve dönemden sonra aktif çalışmasının son bulacağı ve pasif devreye geçeceği de açıktır. Yargıtay uygulaması gereği pasif dönem 60 yaş sonrası olarak kabul edilmektedir. Desteğin, emekli olduktan sonra uğraştığı işi ve gelirinin net biçimde belirlenmesi bakımından, desteğin kaza tarihi ve öncesinde Bağ-kur kayıtlısı olarak yaptığı bir iş olup olmadığı, vergi mükellefiyeti olup olmadığı ve bu mükellefiyetin detayları ile kaza tarihine en yakın kazanç miktarının ne kadar olduğunun, SGK Başkanlığı'ndan ve ilgili vergi dairesinden sorulması; gelen resmi belgelerle gelirin tespiti halinde bu gelire göre, resmi belgelerle gelirin ispat edilememesi halinde asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması; ayrıca desteğin yaptığı işin mahiyetine göre aktif çalışma süresinin hangi tarihe kadar devam edebileceği de belirlenerek pasif devresinin saptanması, pasif devre hesabının AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2017/5566 E-2018/7791 K sayılı ilam).<br>Somut olayda, davacılar desteği Ahmet'in vefat tarihinde 63 yaşını doldurduğu başka bir ifadeyle pasif dönemde olup gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasında, üniversite öğrenimi gördüğü mezuniyet belgesinden anlaşılan davacı Mehmet lehine, destekten yoksun eş davacı Müyesser lehine destek tazminatına hükmedilmesinde ve 01/01/2024  tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, yukarıda belirtilen esaslar kapsamında hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.  <br>2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde,  bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir.<br> 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur.<br>2918 sayılı KTK 97 maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. KTK 97 maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir.<br>Somut olayda, dava öncesi, davacı tarafça, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı,  başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin hüküm bulunmadığı göz önüne alındığında davalı Unico  Sigorta AŞ vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br> 6098 Sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir.<br>Somut olayda, davacılardan Müyesser'in eşi, diğer davacılar Mehmet, Aysel ve Nursel'in babası Ahmet İnci'nin 03/03/2018 tarihli trafik kazası sonucunda vefat ettiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu, olayın meydana geliş şekli ve 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat bir miktar  az olmuştur. <br> 2918 sayılı KTK 92/f  maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 3/e maddesi gereği manevi zararlar, trafik sigortası teminatı dışındadır (Yargıtay 17 HD 2016/6107 E- 2018/7206 K sayılı ilam).<br>Somut olayda, davalı sigorta şirketi yalnızca maddi tazminattan sorumlu tutulduğu, dava dilekçesinde de poliçe kapsamında ve poliçe limitiyle sorumlu tutulması talep edildiği halde sigorta şirketinin, sorumluluğunda olmayan manevi tazminata bağlı yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur.<br>6100 sayılı HMK 332/2 maddesinde ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.\" hükmü gereğince yargılama giderlerinin, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de;14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi .... K sayılı ilamı ile HMK 332/2 maddesinin manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, manevi tazminat davası yönünden yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine ve reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>6100 Sayılı HMK 57 maddesi uyarınca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK 58 maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu ve dava arkadaşlığında her birinin diğerinden bağımsız hareket edeceği, bu durumda mahkemece, davacılar lehine kabul edilen ve reddedilen kısım yönünden ihtiyari dava arkadaşı olmaları nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. <br>HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalılar Muammer Şahin ve Yener Şahin vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine, mahkemece verilen karar  usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekili ile davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.   <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih ve .... sayılı kararı hakkındaki;<br>\ta) Davalılar Muammer ....vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\tb) Davacılar vekili ile davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜNE,    <br>2- HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\ta) Davacı Müyesser İnci için 167.087,12.-TL, davacı ...için 800,32.-TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatların davalı ... A.Ş. yönünden 06/05/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden 03/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen davacılara verilmesine, <br>\tb) Davalı ....A.Ş. yönünden manevi tazminat istemine yönelik davanın reddine, <br>\tc) Davacı Müyesser İnci için 20.000,00.-TL, davacı Mehmet İnci için 15.000,00.-TL, davacı Nursel Çavuşoğlu için 15.000,00.-TL ve davacı ...için 15.000,00.-TL olmak üzere toplam 65.000,00.-TL manevi tazminatın 03/03/2018 tarihinden  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\td) Alınması gereken 15.908,54.-TL harçtan peşin alınan (peşin+ıslah) 1.940,32.-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.968,22.-TL harcın davalılardan (davalı ....A.Ş.'nin 9.528,07.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\te) Davacılar tarafından yapılan toplam 4.946,40.-TL yargılama giderinden, davanın kabul / ret oranına göre hesaplanan 4.896,94.-TL'si ile davacılar tarafından peşin olarak yatırılan (peşin+ıslah) 1.940,32.-TL harç ve 80,70.-TL başvuru harcı toplamı 6.917,96.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ....A.Ş.'nin 4.980,93.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) alınarak davacılara verilmesine, artan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\tf) Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tg) Maddi tazminat davasında davacılar Müyesser İnci ve Mehmet İnci kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, AAÜT gereği davacı Müyesser İnci için 30.000,00.-TL, davacı ...için 800,32.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,<br>\th) Maddi tazminat davasında davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereği 199,68.-TL vekalet ücretinin davacı Mehmet İnci'den alınarak davalılara verilmesine,<br>\tı) Manevi tazminat davasında davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereği davacı Müyesser İnci için 20.000,00.-TL, davacı Mehmet İnci için 15.000,00.-TL, davacı .... için 15.000,00.-TL ve davacı Aysel Korkmaz için 15.000,00.-TL vekalet ücretlerinin davalılar Muammer Şahin ve Yener Şahin'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\ti) 6325 Sayılı Kanun 18/A maddesi uyarınca 1.640,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin, kabul / ret oranı dikkate alınarak 1.623,60.-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 16,40.-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tj) Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... tarafından yatırılması gereken 14.200,79.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.550,20.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.650,59.-TL istinaf karar harcının davalılar Muammer Şahin ve Yener Şahin'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ....A.Ş. ile davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yatırdıkları istinaf karar harcının istem halinde ilgilisine iadesine,<br>5- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>6- Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, <br>7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 20/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7820acd73605193","SID":"97d59f28bacc2baf"}}