{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1088 Esas<br>KARAR NO: 2025/1239 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/97 Esas- 2025/78 Karar<br>TARİH: 12/02/2025<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına davalı şirket ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye açılan sosyal güvenlik hukuku ile ilgili tespit davaları kapsamında şirketin ticaret sicil sorgulamasının yapıldığını ve şirketin tasfiye edilmiş olduğunun anlaşıldığını, şirketin tasfiye edilmiş olması nedeniyle müvekkilinin dava hakkının korunabilmesi ve söz konusu davanın sağlıklı bir şekilde görülebilmesi için tasfiye kararının ihya edilmesi gerektiğini beyanla davalı şirket ... San ve Tic. A.Ş.'nin tasfiye kararının iptal edilerek ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 12/02/2025 tarih 2025/97 Esas- 2025/78 Karar sayılı kararında; \"Dava dilekçesi incelendi; Terkin edilmiş şirkete husumet düşmeyeceği, pasif husumetin ihya davasında tasfiye memuru ve ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği, davacının ise terkin edilmiş ve yok olan şirkete husumet yönelttiği, husumetin dava şartı olduğu ve resen inceleneceği anlaşılmakla, davanın usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir...\"gerekçesi ile ''Pasif taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin pasif taraf ehliyeti yokluğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusunun terkin edilen davalı şirketin ihyasına ilişkin olduğunu, bu tür davaların, doğrudan terkine uğramış şirket tüzel kişiliğine yöneltildiğini, çünkü ihya talebinin amacının, zaten sona ermiş tüzel kişiliğin yeniden canlandırılması olduğunu, bu doğrultuda, şirketin hukuki varlığı sona ermiş olsa dahi, şirketi taraf olarak göstererek açılan ihya davasının usulüne uygun olduğunu;Ayrıca, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/4108 E., 2017/6300 K. sayılı kararında da benzer şekilde, ihya davalarında husumetin doğru yöneltilmemesi halinde davacıya süre verilmesi gerektiğinin vurgulandığını, HMK m. 124 uyarınca taraf sıfatı yanlış ise düzeltilmesine izin verilmesi gerektiğini,  Mahkemenin bu davanın ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği kanaatinde olduğu varsayıldığında; bu halde dahi, davacı tarafın usul ekonomisi gereği taraf sıfatını düzeltmesine imkân tanınması gerektiğini, davanın doğrudan reddi yoluna gidilmemesi gerektiğini;Davanın reddinin müvekkilinin diğer dava haklarını etkileyen ağır sonuçlar doğuracağını, davalı şirketin tasfiye edilmiş olması nedeniyle iş mahkemesinde açılan davanın sağlıklı yürütülebilmesi adına bu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, mahkemenin ret kararının, müvekkilinin iş mahkemesindeki hak arama özgürlüğünü de dolaylı şekilde engelleyici nitelikte olduğunu beyanla İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12/02/2025 tarihli ve 2025/97 Esas, 2025/78 Karar sayılı usulden ret kararının kaldırılmasına, davanın esastan incelenmesi için dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, tüzel kişiliği terkin edilmek suretiyle sona ermiş olan şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Tüzel kişi şirketlerin  tasfiye sürecine girmeleri ve tasfiyenin sona ermesi neticesinde, kayıtlı oldukları ticaret sicilinden TTK'nın 545. maddesi uyarınca terkin edilmeleri veya TTK'nın geçici 7. maddesindeki hallerden birinin mevcut olması halinde, anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin sicil kayıtlarının, başka bir tasfiye usulü uygulanmaksızın, ilgili ticaret sicil müdürlüğü tarafından aynı maddede düzenlenen usule göre re'sen terkin edilmesi mümkündür. Ticaret sicil kaydı tasfiye neticesinde terkin edilerek tüzel kişiliği sona ermiş olan şirketin ihyası için dava açılması halinde, bu davada husumetin ilgili ticaret sicil müdürlüğü ile son tasfiye memuruna, sicil kaydı TTK'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin edilen şirket veya kooperatifin ihyası için dava açılması halinde ise husumetin, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gereklidir. Ticaret Sicil Müdürlüğü ihya davalarında yasal hasım konumundadır. Sicil kaydı terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiş olan şirkete karşı açılan davada ise şirketin, dava şartı olan taraf ehliyeti bulunmadığından yargılama yapılması mümkün değildir. Bir davada HMK'nın 124. maddesi gereği taraf değişikliği yapılabilmesi için öncelikle davacının Mahkemeden bu yönde talepte bulunması, değişikliğe karşı tarafın rıza göstermesi veya tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması gerekir.Somut olayda; ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının hangi yasal düzenleme uyarınca terkin edildiği dosya kapsamından anlaşılamamakta olup, dava tüzel kişiliği bulunmayan şirkete karşı yöneltilmiş, daha açık bir anlatımla dava ölü şirkete karşı açılmıştır. Davacı tarafça taraf değişikliği talebinde bulunulmadığı gibi, bu halde dahi değişikliğe rıza gösterebilecek bir taraf bulunmamaktadır. Vekil aracılığı ile açılmış bir davada tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ise söylenemeyecektir. Bu minvalde Mahkemece, davanın, HMK'nın 114/1-d maddesinde düzenlenen ve dava şartı olan taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 10/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"756f6f9ca0f7e603","SID":"62487cc3738c3a39"}}