{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 10/06/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 29/11/2021<br>DAVANIN KONUSU: Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 10/06/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili şirkete ait olan ...isimli teknenin davalı şirket tarafından...poliçe numaralı Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını,  teknenin 27/09/2019 tarihinde ...en ...ya doğru seyre çıktıktan sonra ... açıklarında seyir halindeyken radar ve deepsounderda görünmeyen bir cisme çarptığını,  teknenin ...'ya ulaştırılarak yolculuğun tamamlandığını,  kaza ve hasarın  sigorta şirketine ihbar edildiğini, davalı şirket tarafından teknenin incelenmesi için eksper görevlendirildiğini, eksperin teknede gerekli incelemeyi yaparak raporunu sunduğunu, raporun sonuç kısmında tazminat tutarının, poliçe muafiyeti düşüldükten sonra tamir için 12.500,00 Amerikan Doları olduğunun belirlendiğini, düzenlenen rapora karşı müvekkili şirket tarafından 25/11/2019 tarihinde itiraz edildiğini, sigorta şirketinin bu itirazı dikkate almadığını ve müvekkili şirket hesabına ekspertiz raporunda belirtilen tutarın gönderildiğini, şirketin yapmış olduğu ödemenin oldukça eksik olduğunu, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlarını karşılamadığını, taraflarınca davalı şirkete Antalya 22. Noterliği'nin 23/12/2019 tarih ve... yevmiye numaralı evrakıyla ihtarname gönderildiğini ve müvekkili şirketin uğradığı zararların giderilmesinin istenildiğini ancak ihtarnameye davalı şirket tarafından cevap verilmediğini, arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, müvekkili şirketin teknenin tamiri için 200.600,00.-TL ödediğini, ancak davalı şirketten teknenin tamiri için yalnızca 12.500,00 Amerikan doları ödeme yapıldığını, eksik ödeme nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların yalnızca tamir masrafları olmadığını,  teknenin kazanın hemen ardından ...'ya getirildiğini, işçi giriş bedeli, yıkama bedeli, atma-çekme bedeli ve kara park bedelleri olmak üzere  toplamda 138.896,00.-TL ...ödeme yapıldığını, ekspertiz raporunda Marina masrafları başlığı altında yalnızca Atma-Çekme ücreti 20.187,45.-TL ve Alt Yıkama Ücreti 1.555,39.-TL hesaplandığını, buna ilişkin toplam 3.829,45 Amerikan Dolarının müvekkili şirketin hesabına gönderildiğini, ancak ... işçi giriş bedeli ve kara park bedellerinin davalı şirket tarafından karşılanmadığını belirterek müvekkili şirketin tamir masrafları nedeniyle uğramış olduğu zarar sonucunda, bilirkişi raporundan sonra harç tamamlatılmak üzere 1.000,00.-TL'nin ve müvekkili şirketin...'ya ödemiş olduğu işçi giriş bedeli ve kara park bedellerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 27/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; dava konusu alacak miktarının belirli olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketince... poliçe no ile ...poliçe tarihli Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi düzenlendiğini,  sigortalı teknenin 27/09/2019 tarihinde görünmeyen bir cisme çarptığını ve yapılan ihbar üzerine ekspertiz görevlendirildiğini, tespit edilen bölgelerdeki hasar denizin getirdiği belirsiz riskler çerçevesinde değerlendirildiğinden teminat kapsamında olduğu kanaati ile tazminat hesabı yapıldığını, teknede iskele dip yapı dışındaki bölgelerde ve özellikle onarım tekliflerinde yer alan borda bölgelerinde çarpma sonucu oluşan hiçbir hasar bulunmadığını, burada görülen hasarların tekne gövdesi üzerine yapılan elyaf kaplama işlerinin gereğince yapılmayıp gövdeden ayrılması ile meydana geldiğini, tekne gövdesi üzerinde yapılan kaplama işinin ayıplı imalat olması ve iskele dip haricinde dip yapıda oluşan laminasyon işleri ve bordadaki laminasyon ve boya işlerinin hasar kapsamı dışında tutulduğunu, bu nedenle hasarlı kısmın sadece iskele dip kısmında olması sebebi ile sadece dip kaplama işinin yarısının tazminat hesabına dahil edildiğini, yapılan hesaplamalar doğrultusunda 13.829.45-USD'nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacı şirket tarafından da 29/11/2019 tarihinde EFT/Havale Ödeme talimatı ve ibraname belgesi imzalandığını, müvekkili şirketin söz konusu tazminat ödemesi ile birlikte ibra edildiğini belirterek açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargı harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \"27/09/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi ile sigortalı .. isimli teknenin seyir halindeyken su altından darbe alarak hasarlandığı, durumun davalı sigorta şirketine ihbarı üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 29/11/2019 tarihinde 13.829,45.-USD ödeme yapıldığı, gemi mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 05/04/2021 tarihli 1. Ek raporuna davacı vekilinin herhangi bir itirazının bulunmaması, ek rapordaki hasar bedelinin... tarafından verilen teklif üzerinden hesaplanması ve davalı sigorta şirketinin tayin ettiği sigorta eksperinin de... tarafından belirtilen teklife göre hasar bedelini  hesaplaması ve buna göre davacıya kısmi ödemenin yapılması ile anılan ek raporun dosya kapsamına uygun olması gözetilerek hükme esas alınmıştır. Gemi mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 05/04/2021 tarihli 1. Ek raporunda da belirtildiği üzere işçi giriş bedeli ve kara park bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı, teknedeki hasar tutarının 26.745,07.-USD olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 13.829,45.-USD'nin mahsubu sonucunda bakiye hasar bedelinin 12.915,62.-USD olduğu, belirlenen tutarın dava tarihi olan 24.02.2020 tarihli TCMB'nın efektif satış kuru olan 6,14.-TL üzerinden yapılan hesaplamada bakiye hasar bedelinin 79.301,91.-TL olduğu, hasarın teminat kapsamı içerisinde bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin bu hasardan davacıya karşı sorumlu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmakla hasar bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, işçi giriş bedeli ve kara park bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davacının buna ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, dava değeri de davacının hasar bedeli olarak talep ettiği 18.661,08 USD'nin dava tarihi olan 24.02.2020 tarihli TCMB'nın efektif satış kuru olan 6,14.-TL üzerinden yapılan hesaplamada 114.579,03.-TL ve 1.000,00.-TL işçi giriş bedeli ve kara park bedeli olmak üzere toplam 115.579,03.-TL olarak kabul edilmiş ve bu değer üzerinden yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hesaplanmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 79.301,91.-TL hasar bedelinin 29/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının işçi giriş bedeli ve kara park bedeli ile fazlaya ilişkin hasar bedeli taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacak miktarının belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davası açılmış olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada mevcut ve delil niteliğinde olan ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere yatın dip kaplaması iskele tarafından meydana gelen laminasyon ayrılması hasar sebebi ile olduğu kabul edilerek tazminat hesabına dahil edildiğini, sancak taraf ve gövde üzerindeki kısmi ayrılmaların/açılmaların hasar ile illiyeti olmaması nedeni ile tazminat hesabına dahil edilmediğini, bu hali ile müvekkili sigorta şirketince üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirildiğini ve davacı tarafa poliçe kapsamında ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından ibraname belgesi imzalandığını, davacı tarafın alacaklarını alarak alacak hakkından vazgeçtiğini, yapılan tazminat ödemesi ile birlikte ibra edilen müvekkili şirkete karşı açılan bu davanın iyiniyetten uzak olduğunu, davacının bu taleplerinin korunmasının mümkün olmadığını, dosya içinde mevcut aynı bilirkişi tarafından tanzim edilen üç adet raporun birbiri ile çeliştiğini, bu nedenle bu raporların dikkate alınarak hükme esas teşkil etmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça 01/11/2021 tarihinde sunulan dilekçe ve yatırılan harç ile dava değerinin yükseltildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça dava değerinin 199.456,59 TL'ye yükseltildiğini ve harcın bu miktar üzerinden yatırıldığını, ancak buna rağmen İlk Derece Mahkemesince 115.579,03 TL üzerinden kısmi kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; sigortalı geminin kaza sonucu tamir masrafları ile ... Marina işçi giriş bedeli ve kara park bedelinden oluşan zararın davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık poliçe uyarınca geminin iskele kısmı dışındaki hasarlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı, 29/11/2019 tarihli ibranamenin geçerliliği noktasında toplanmaktadır.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında, müvekkili sigorta şirketince üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirildiğini ve davacı tarafa poliçe kapsamında ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından ibraname belgesi imzalandığını, davacı tarafın alacaklarını alarak alacak hakkından vazgeçtiğini, yapılan tazminat ödemesi ile birlikte ibra edilen müvekkili şirkete karşı açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>Davacı vekili ise cevaba cevap dilekçesinde; sigorta şirketlerinin eksperleri tarafından belirlenen tutarı ödemeden önce ibraname ya da ibraname yerine geçen belgeleri imzalatmak istediğini, ödeme için bunu şart olarak ileri sürdüklerini, ancak bu durumda sigortalının, sigorta şirketinin henüz ifa etmediği bir borcundan dolayı sigorta şirketini ibra ettiğini, dosya kapsamında davacının imzaladığı belgenin tarihinin 29/11/2019, ödeme tarihinin ise 03/12/2019 olduğunu, borç ödenmeden ibraname imzalatılması söz konusu olduğu için burada hem bir irade sakatlığından hem de kimi durumlarda edimler arası orantısızlıktan dolayı gabinden söz edilebileceğini, davacının sigorta şirketinin az da olsa bir miktar ödeme yapmaya karar vermesi üzerine cevap dilekçesi ekinde sunulan evrakın kendisine imzalatıldığını beyan ettiğini, müvekkili şirketin ibra iradesinin bulunmadığını ileri sürerek gabin iddiasında bulunmuştur.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 21.) maddesinde aşırı yararlanma (gabin) düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında “bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir\" denilmek suretiyle, gabinin unsurları ile sonuçları hüküm altına alınmıştır.<br>Kanun metnindeki ifadelerden anlaşıldığı ve öğretide de kabul edildiği üzere, sözleşme hukukunda geçerli olan irade özerkliği ve sözleşme serbestisi ilkeleri gereğince, kişiler bir sözleşmedeki edim ve karşı edimi özgürce belirleyebilir, sözleşmenin şartlarını diledikleri gibi kararlaştırabilirler. Genel kural, sözleşme serbestisi ve irade özerkliği olmakla birlikte, sözleşmenin taraflarından güçsüz olanın korunması ile sözleşmenin tarafları arasındaki dengenin sağlanabilmesi, sözleşmenin yapılması sırasında iradesinin oluşumu sakatlanmış olan tarafın korunması bakımından ise, kanun koyucu gabine ilişkin düzenlemeyi getirmiştir.<br>Kanun koyucu anılan gereksinim ve düşüncelerle sözleşme kurulumunda iradesinin oluşumu sakatlanan ve güçsüz konumda olan tarafı korumak amacıyla gabin (aşırı yararlanma) müessesesini düzenlemiştir.<br>Sözleşmenin taraflarından birinin, gabin hukuksal nedenine dayanarak sözleşmeyle bağlı olmamayı ya da sözleşmenin varlığını korumakla birlikte edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesini istemesi halinde; gabinin objektif ve subjektif unsurlarının somut olayda varlığının irdelenmesi gerekir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlıkta; davalı tarafça dosyaya sunulan 29/11/2019 tarihli \"EFT/Havale Ödeme Talimatı ve İbraname\" başlıklı belgenin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanmış olduğu, davacı tarafça imza inkarında bulunulmadığı, imzalanan bu belge ile davacı tarafın 13.829,45 USD tazminatın hesaplarına ödenmesi ve yapılacak tazminat ödemesine bağlı olarak davalı sigorta şirketinden dava konusu hasara ilişkin başka herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını, yapılacak bu ödeme ile davalı sigorta şirketini ibra etmiş olacaklarını beyan ettiği, işbu belgede belirtilen tazminat miktarının banka aracılığıyla davacı tarafa ödendiği, ödeme yapıldığı hususunun davacının da kabulünde olduğu, her ne kadar davacı gabin iddiasında bulunmuş ise de gabinden söz edebilmek için tarafların karşılıklı edimleri arasında açık nispetsizlik olması, lehine dengesizlik yapılan tarafın müzayaka halinden veya tecrübesizliğinden yararlanılması gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla tespit edilen hasar bedeli karşısında davacıya ödenen bedelle sigorta değeri arasındaki farkın aşırı nispetsizlik olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, bu halde gabinin objektif unsuru olan edimler arasında açık bir orantısızlık bulunması şartı gerçekleşmediği gibi  davacı tarafından müzayaka hali iddiasında da bulunulmadığı, tüzel kişi tacir olan davacı şirketin  imzalamış olduğu belgenin neticelerini öngörecek durumda olduğu, tecrübesizlik veya bilgisizliğinden de söz edilemeyeceğinden gabinin subjektif unsurunun da gerçekleşmediği, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme ile davacının davalıyı ibra ettiği, ibranamenin geçerli olduğu  ve gabin nedeniyle iptal edilebilme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından hasar tazminatı istemi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 tarihli 2018/1939 Esas ve 2019/8133 Karar sayılı ilamı)<br>Bu açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın  REDDİNE,<br>b-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan  3.443,54‬ TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.828,14 TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde davacıya İADESİNE,<br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>d-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,<br>e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4. maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>f-Zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00.-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>g-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.354,28 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 45,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 226,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştğinde İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde başvurulmak suretiyle Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10/06/2025      <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d558f26999629784","SID":"e9b3bd0164d58c1d"}}