{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/973 <br>KARAR NO: 2025/1127<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/03/2025<br>NUMARASI: 2024/535 Esas 2025/246 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 26/07/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili;taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki neticesinde müvekkilin davalıdan alacağının tahsili için davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ödeme emrini 11/09/2023 tarihinde tebliğ alan davalının 12/09/2023 tarihinde borcu bulunmadığını bildirerek itiraz ettiğini, itiraz ettikten 10 gün sonra yani 22/09/2023 tarihinde müvekkile olan borcunu (asıl alacak) haricen ödediğini, ödemenin 1.600.000-TL'sini ekte fotokopisi sunulan çek ile, geri kalan 27.381,40 TL'sini ise havale yaptığını, ödenen miktar açısından itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmasa da icra giderleri ve icra vekalet ücreti yönünden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, ödenen miktarın isabet eden icra masraf ve harç ile vekalet ücreti bakımından itirazın iptaline  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline düzenlenen her faturanın 60 gün vadeli düzenlendiğini, icra takibinin başlatıldığı tarihte talep edilen alacakların henüz vadesi gelmediğini, vadesi gelmemiş alacağın tahsili için girişilen icra takibinin de haksız ve kötü niyetli olduğunu, muaccel olmayan bir alacak sebebiyle icra takibi yapılamayacağı gibi icra takibi sebebiyle doğacak harç, gider, faiz, vekalet ücreti ...gibi icra takibine bağlı hiçbir fer'iden sorumlu tutulamayacağını,cari hesabı oluşturan her bir faturanın 60 gün vadeli ödeme koşuluna bağlandığı dikkate alındığında icra takip tarihinde muaccel borcu bulunmadığından davacının takip başlatmakta haksız olduğunu belirterek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;  icra takip tarihinden sonra, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarının 1.627.381,40 TL'lik kısmı  dava tarihinden önce ödenmiş ve bakiye kısımdan feragat edildiği,takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlandığından itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra dosyasında alacaklı lehine işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunduğu, yaptığı itirazın icra harç,masrafları ile icra vekalet ücreti  bakımından iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; icra takibinin başlatıldığı tarih olan 06.09.2023 tarihi baz alındığında, icra takibine konu edilen cari hesap alacağını teşkil ettiren emsal olarak sunulan bir takım faturalar incelendiğinde icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle faturalara konu alacakların ve dolayısıyla cari hesap alacağının vadesinin gelmeden icra takibi başlatıldığını, incelendiğinde görüleceği üzere, cari hesaba işlenen tüm faturalarda bu vade şartı bulunmakta olup, müvekkilin bütün borçları vade günü gelmeden ödendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; icra takibine itirazdan sonra yapılan harici ödeme nedeniyle icra dosyasında tahakkuk eden icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücreti için itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine 06/09/2023 tarihinde takip başlatıldığı, davalının 12/09/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, davalı tarafından takip başlatıldıktan sonra 22/09/2023 tarihinde takibe konu borca ilişkin 1.627.381,40 TL haricen ödeme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı icra takibine konu edilen faturaların 60 gün vadeli olduğunu, vade tarihi dolmadan icra takibi başlatıldığını savunmuştur.İcra takibi 2.478.713,31-TL için başlatılmış, icra takibinden sonra edilen asıl alacak miktarının 1.627.381,40-TL'sinin haricen ödendiği bildirilerek bu miktara tekabül eden feriler bakımından itirazın iptali istenilmiştir. Bu talep, davalı borçlu yararına olduğundan alacaklı talebi ile bağlıdır. Davalı vekili faturaların tamamının 60 gün vadeli olduğunu ileri sürerek 14 adet yapılan ödeme miktarını da karşılamayan fatura sunmuştur.Faturaların tamamının icra takip tarihinde muaccel olmadığı anlaşılmaktadır. Fatura üzerinde yazılı vade kesin vade olmasa da alacağın tahsili istemini engeller. İcra takip dosyasında açık hesap bakiyesi istenildiği, davalı tarafça faturaların muaccel olmadığı ileri sürülmüş ise de davacı vekili bu itirazlara karşı beyanda bulunmamış, icra takip tarihi itibariyle cari(açık)hesap ekstresini ibraz etmediği gibi feragat etmediği ve icra takip tarihinden sonra yapılan ödemeye karşılık faturaları dosyaya sunmamıştır. Bu halde davacı alacaklının faturalarının icra takip tarihinde muaccel olup olmadığı bilinmemektedir. İcra takibinde davalı borçlunun 10 gün sonra ödeme yapması da alacağı muaccel kılmayacaktır. Açıklanan nedenlerle;istinafa cevap dilekçesinde davacı vekili 2.478.713,31-TL'lik alacağın 851.331,83-TL yönünden feragat edilmesinin ve işbu itirazın iptali davasının yalnızca 2.478.713.31 - 851.331,83 = 1.627.381,48 TL'nin icra harç ve masrafları ile vekalet ücreti yönünden açılmasının nedeninin muaccel olmayan faturalar  olduğunu açıklasa da istinaf dilekçesi aşamasında da faturaları sunmadığı, davalı tarafın sunduğu faturalar ise muaccel olmadığından davacı vekiline kesin mehil verilerek haricen ödenen miktara ilişkin faturaların ibrazı için kesin mehil verilerek icra takip tarihi itibariyle fatura vadelerinin dolup dolmadığı, dolmuş ise aynı şekilde karar verilmesi, dolmamış ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan eksikliğin üzerinde durmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2025 Tarih 2024/535 Esas 2025/246 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; \"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davalı tarafından yatırılan 3.672,79‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11cf95f6a196101b","SID":"41cd9dd851a57631"}}