{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/2211 <br>KARAR NO:2025/808<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:01/10/2021<br>NUMARASI:2016/717 (E) - 2021/554 (K) <br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ:23/06/2016<br>Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/717 (E) sayılı dosyasında:<br>DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ:29/06/2016<br>KARAR TARİHİ:13/05/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını, düzenlenen Kaza Tespit Tutanağına göre kazaya karışan sürücünün %100 kusurlu, müvekkilinin kusursuz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 11/12/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatını 53.337,59 TL ve bakıcı gideri tazminatını 1.593 TL'ye yükselterek 29/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde,davacının talebinin kaza tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/717 (E) sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçta kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ... AŞ'ye ... poliçesiyle sigortalı olduğunu, hesaplanacak bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; asıl dava yönünden davanın kabulü ile 53.337,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/717 (E) sayılı davası yönünden davanın kabulü ile 1.593 TL bakıcı gideri tazminatının 25/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinden dava tarihine kadar on yıl geçmiş olmakla davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, ödemelerin poliçe limitinden indirilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerekmediğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir.Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir.Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin 2021/4765  Esas ve 2021/7355 Karar sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta davalı vekili cevap dilekçesinde süresinde zamanaşımı defi ileri sürmüştür. Yaralamalı trafik kazası 13/07/2006 tarihinde gerçekleşmiş, daimi maluliyet tazminatı talepli asıl dava 23/06/2016 tarihinde, bakıcı gideri talepli birleşen dava ise 29/06/2016 tarihinde açılmıştır.Davacının dava açtığı tarihte, kaza tarihinden dava tarihine kadar 8 yıldan fazla bir süre geçtiği ve bu şekilde uzamış zamanaşımı süresinin de dolduğu görülmektedir. Davacının olay nedeniyle uğradığı zararın kapsamını öğrenmesi de 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi içerisinde olup, davacı uzamış zamanaşımı süresi içerisinde dava açmadığı ve öğrenme tarihi uzamış zamanaşımı süresi içerisinde olduğu için KTK'nin 109/2. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması olanağı da bulunmamaktadır. 25/01/2007 tarihinde sigorta tarafından yapılan ödeme zamanaşımının kesilmesi sebebi olsa da yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı yönünden de sürenin dolduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Asıl ve birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/717 (E) sayılı dosyası yönünden davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin alınan 29,20 TL peşin harç ve 180,80 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 210 TL harcın mahsubu ile bakiye 405,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 40 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Davalı tarafından İstanbul 3. İcra Dairesinin ... (...) sayılı takip dosyasına verilen ... Bankası AŞ ... Şubesinin 10/11/2021 tarihli ve ...-... numaralı 222.000 TL tutarındaki teminat mektubunun geri verilmesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c7c6809eef3e4e4","SID":"5a2bf32716f034e0"}}