{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>\t     T.C.<br>\t      ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>               13. HUKUK DAİRESİ  <br><br><br><br><br>T Ü R K     M İ L L E T İ    A D I N A<br>BÖLGE  ADLİYE  MAHKEMESİ  KARARI<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/02/2025<br>NUMARASI\t\t: ....<br>TALEP\t: Yargı Yerinin Belirlenmesi <br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br><br>Taraflar arasındaki davada Ankara Batı 5. İş, Ankara Batı Asliye Ticaret, Ankara 12. Asliye Ticaret  ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, alacak istemine ilişkindir. <br>Ankara Batı 5. İş Mahkemesince; davalı şirketin 31.01.2019 tarihinde iflasına karar verildiği, davanın iflas kararından sonra açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. <br>Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ise;  davalı şirketin iflasına Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından karar verildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.<br>Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ise;  kayıt kabul niteliğindeki davanın ihtisas mahkemesi olan Ankara 1., 2. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği   gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.<br>Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; dava konusu alacağın iflas tarihinden sonra muaccel olduğu, davacı işçi olduğundan tacir sayılmadığından ve uyuşmazlıkta mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından dava da İş Mahkemesi görevi olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermiştir.<br>İİK'nın 194. maddesinde, iflas açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davalarının duracağı ve ancak ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam olunabileceği hususu düzenlenmiştir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya \"kayıt kabul davası\" olarak devam edilerek bir karar verilmesi gerekir. <br>İflasın açılması, maddi hukuka ilişkin ilişkileri ve hükümleri cebri şekilde etkilediği gibi Medenî Usûl ve İcra Hukuku kuralları üzerinde de etki yaratır. Bu etkilerden biri de görev kurallarında meydana gelen değişikliktir. Görev kurallarındaki değişikliği, dava açıldıktan sonra işverenin iflas etmesi hali ve iflas kararı verdikten sonra işçinin işverene dava açması hali bakımından ayrı ayrı incelemek gerekir.<br>İflasın açılması ile müflisin taraf olduğu hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar duracağı genel kural ise de (İİK m.194), yine bu hükmün müstacel haller, tazminatsız ceza davaları, şeref ve haysiyete tecavüzden ve cismani zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka davalarının uygulanamayacağı kabul edilmiştir. İcra ve iflas Kanununun 194.maddesinde ayrık tutulan \"Müstacel haller\"den maksat, acele görülmesi gereken ve durduğu takdirde verilecek hükmün faydasız kalacağı gerçeğidir. Bu davalarda hâkim, takdir hakkını kullanarak müstaceliyet kararı vermek suretiyle yargılamaya devam eder. İşçinin alacaklı olduğu iş hukukuna ilişkin bir dava, işçinin sosyal durumu itibarıyla İİK'nın 194.maddesinin gayesine uygun görülerek acele işlerden sayılmalı ve ikinci alacaklılar toplantısı beklenmeksizin yargılamaya devam edilmelidir.<br>İflas kararı verildikten sonra işçi işçilik haklarından doğan alacağının dayanağını ve miktarını iflas idaresine bildirir. Alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için İİK'nın 219/2 maddesinde öngörülen bir aylık sürenin bitiminden sonra, İflas İdaresi, alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak, tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir. Kabul edilmeyen alacaklarda, ret sebepleri ile birlikte sıra cetvelinde gösterilir. İflas İdaresi, İİK'nın 232. maddesinde öngörülen sürede düzenlediği sıra cetvelini İflas İdaresine verir ve alacaklıları aynı Kanunun 166/2. maddesindeki usule göre ilân yoluyla haberdar eder. Ayrıca, İflas Masasına müracaat sırasında tebligatı gösterir adres ve tebligat masrafları için avans yatıranlara sıra cetveli tebliğ edilir. Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki İİK'nın 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra, ayrıca İİK'nın 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre, İflas Masasına müracaat eden alacaklılar, tebligatı kabule elverişli adres gösterir; yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa, sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın 15 gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre, hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. İcra ve İflas Kanununun 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası, iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.<br>Bu durum karşısında iş mahkemesinde görülmekte olan, işçi alacaklarına yönelik dava sırasında, işverenin iflası halinde dahi, İİK'nın 194.maddesi uyarınca, davaya iş mahkemesinde devam edileceği, işverenin işçi alacaklarına ilişkin dava açılmadan önce iflası halinde ise, yukarıda belirtilen şekilde hareket ile, alacağın İflas Masasına kaydedilmemesi halinde, asliye ticaret mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açılması gerekir.\t<br>Dosya kapsamında, Ankara 1.  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2019 tarih ve 2018/796-2019/79 E-K sayılı kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği, davacı tarafından, iflas eden şirkete karşı 17.06.2022  tarihinde açılan davada, 2020 yılının Ocak ayından 05.05.2022  tarihine kadar çalışmasına karşılık alacak talep edilmesi nedeniyle davanın kayıt kabul niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlığın ticaret mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, <br>2-Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile 19/06/2025 tarihinde karar verildi. <br>Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi :  11/07/2025\t<br> \t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> ¸e-imzalıdır <br><br>Üye<br><br>¸e-imzalıdır  <br><br><br>¸e-imzalıdır  <br><br>Katip<br><br>¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br>    <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d7f33c16498f497","SID":"72926edb7ec80e73"}}