{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 22/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 21/10/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 22/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin ... plaka sayılı aracın maliki olduğunu, aracın 10.09.2019 tarihinde kendisini... olarak tanıtan kişiye kiralandığını, ancak aracın müvekkili şirkete iade edilmediği gibi kendisini...olarak tanıtan kişiye de ulaşılamadığını, konuyla ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının açıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu...le müvekkili şirket arasında imzalanan Kasko poliçesi, Kasko Sigortası Genel Şartları ve ilgili diğer mevzuat gereği...numaralı poliçeye konu.... plaka sayılı araç bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi konusunda talepte bulunduklarını, ancak davalı sigorta şirketinin taleplerine cevap vermediğini ve ödeme de yapmadığını, bu kez taleplerinin Antalya Arabuluculuk Bürosu'nun... nolu dosyasında zorunlu arabuluculuk kapsamında görüşüldüğünü, ancak davalı sigorta şirketi yine hiçbir sebep göstermeksizin taleplerini reddettiğinden anlaşamama olarak dosyanın kapandığını, ... plaka sayılı araç bedelinin sahte kimlik kullanılarak kiralanması akabinde geri getirilmemesi sebebiyle kasko poliçesine dayalı olarak müvekkiline ödenmesi amacıyla iş bu davayı açtıklarını beyanla... plaka sayılı aracın rayiç bedelinin tespiti ile araç bedeli adı altında belirsiz alacak olarak şimdilik 100.00-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili; emniyeti suistimal zararlarının kasko sigortası teminatında olmadığını, aracın rıza ile 3. şahsa teslim edilmesi şeklinde meydana gelen fiilin emniyeti suistimal teşkil eden bir fiil olduğunu, aracın anahtarı ve ruhsatının bizzat davacı tarafından üçüncü kişiye teslim edildiğini, oluşan zararın emniyeti suistimal zararı olduğunu, emniyeti suistimal zararlarının kasko sigortası teminatında olmadığını, kasko sigorta poliçesinin 3. sayfasında “çalınma” hasarı için teminat verildiğini, poliçede bu hususun açıkça belirtildiğini, poliçenin 4. sayfasında; Çalınma Hasarı Özel Şartı'nda açık ve net şekilde emniyeti suistimal hasarlarının teminat harici olduğunun belirtildiğini, asıl araç anahtarı ile yapılan hırsızlıklarda poliçe şartları gereği hasarın sigortalı üzerinde kalacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"Poliçe incelendiğinde davalı şirketin teminat altına aldığı riskler arasında ''aracın veya araç parçalarının çalınması veya teşebbüsü ''yanında'' 3. Kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar'ın da bulunduğu görülmüştür. Somut olayda 10.09.2019 tarihinde kendisini ...olarak tanıtan kişinin araç kiraladığı anlaşılmaktadır. Davacı kim olduğu tespit edilemeyen bu kişiye ... olduğu zannıyla araç kiralamış olup, TBK 36/1 maddesi uyarınca taraflardan biri, diğer tarafın aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşme geçersizdir. Öyle ise davacının iradesini yanıltıp dolandıran kişi geçersiz bulunan sözleşme uyarınca davacının akidi değil 3. kişi olup onun vermiş olduğu zarar poliçede teminat altına alınan 3. kişilerin kötüniyetle yaptıkları hareketler kapsamında değerlendirilmiş ve zarardan sigorta şirketinin tazmin etmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporu doğrultusunda aracın rayiç değerine göre davacının gerçek zararı hüküm altına alınarak davanın kabulüne\" karar verilmiştir<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; poliçede emniyeti suistimal teminatının olmadığını, alınan aracın iade edilmemesinin poliçe teminatına girmediğini, dava konusu olayın sigortalı aracın davacı tarafından kiraya verilmesi ancak iade alınamaması şeklinde gerçekleştiğini, kasko poliçesinde \"hırsızlık\" teminatının mevcut olduğunu, \"emniyeti suistimal\" teminatının olmadığını, Yerel Mahkeme kararında davacının kendi elinden rızası ile çıkan anahtarını da davacının teslim ettiğini, Yerel Mahkemenin aracın iade edilmemesini poliçe teminatı içinde kabul ederek yanılgıya düştüğünü, davacının aracını kendi eliyle 3. şahıslara emanet ettiğini, Yerel Mahkemenin aracın üçüncü şahıslar tarafından iade edilmemesini sigorta poliçesinde üçüncü kişilerin kötüniyetle yaptıkları hareketler kapsamında poliçe teminatı içerisinde değerlendirdiğini, yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, meydana gelen olayın açık bir şekilde emniyeti suistimal olduğunu, üçüncü şahısların kötüniyetli hareketi niteliğinde değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay'ın birçok kararında kiralanan aracın iade edilmemesinin emniyeti suistimal olarak değerlendirildiğini ve sigortacının sorumluluğunun bulunmadığına karar verildiğini, bu içtihatların yerleşmiş içtihat niteliğinde olduğunu, Yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca kiralanan aracın iade edilmemesi şeklindeki olaylar kasko sigorta teminatında bulunmadığından Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, davacının talebinin poliçe teminatında kaldığını kabul etmemekle beraber Mahkemece kabul yönünde karar verilse dahi poliçe şartlarına göre asıl anahtar kullanılması sebebiyle tazminattan indirim de uygulanmadığını, kurulan hükme miktar yönünden de itiraz ettiklerini beyanla hükmün kaldırılmasını, davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı ile dava dışı (şeklen) kiracı .. arasında dava konusu araca ilişkin kira sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın rent a car aracı olduğunu, sahte olduğu sonradan anlaşılan kimlik ile kiralandığını, sigortalı aracın iade edilmemesi üzerine kiracının arandığını, kiracıya ve araca ulaşılamadığını, kasko sigorta şirketi olan davalının emniyeti suistimal sureti ile aracın hırsızlandığı gerekçesiyle aracın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek zararını gidermediğini, zararın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunu iddia etmiş; davalı yan ise aracın emniyeti suistimal sureti ile hırsızlanması nedeniyle kasko sigorta poliçesinde yer alan düzenleme gereğince davacı zararının teminat kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. <br>Taraflar arasında davacının rent a car aracına ilişkin kasko sigorta poliçesinin \"Çalınma Hasarları Özel Şartı\" başlıklı maddesinde emniyeti suistimal hasarlarının poliçe teminat kapsamı dışında olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Davalı yan aşamalarda anılan hüküm kapsamında kasko sigortalı aracın kiralayan tarafından emniyeti suistimal olacak şekilde çalınması nedeniyle davacı zararının kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını savunmuştur.<br>Somut olaya ilişkin kasko sigortalı aracı sahte kimlik ile davacıdan kiralayan ...'nın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan soruşturma kapsamında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma numaralı dosyasında daimi arama kararı verildiği anlaşılmakla, eylemin sahte ehliyetname kullanılarak gerçekleşmesi nedeniyle emniyeti suistimal niteliğini aşarak sahtecilik ve dolandırıcılık eylemi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Poliçe özel şartlarında ve Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.4 ve A.5 maddelerinde sahtecilik ve dolandırıcılık teminat dışı sayılmamış, yine ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınacak nedenler arasında da gösterilmemiş olmakla, dava konusu olayda teminat dışı bir hal bulunmadığının kabulü gerektiğinden davalı vekilinin hasarın teminat dışı olduğuna dair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>Ancak İlk Derece Mahkemesinin ''...aracın veya araç parçalarının çalınması veya teşebbüsü yanında ''3. Kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar '' ın da bulunduğu görülmüştür.... Davacı kim olduğu tespit edilemeyen bu kişiye ... olduğu zannıyla araç kiralamış olup, TBK 36/1 maddesi uyarınca taraflardan biri, diğer tarafın aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşme geçersizdir. Öyle ise davacının iradesini yanıltıp dolandıran kişi geçersiz bulunan sözleşme uyarınca davacının akidi değil 3. kişi olup onun vermiş olduğu zarar poliçede teminat altına alınan 3. Kişilerin kötüniyetle yaptıkları hareketler kapsamında değerlendirilmiş...\" şeklindeki gerekçesi hatalı olup dosya kapsamına da uygun olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve gerekçe değiştirilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Öte yandan davalı vekilince poliçe şartlarına göre asıl anahtar kullanılması sebebiyle tazminattan indirim uygulanmaması hususu istinaf istemi olarak ileri sürülmüşse de;  taraflar arasında akdedilen kasko sigorta poliçesinin asıl anahtarla çalınma hasarları özel şartı başlıklı klozu, \"... bir belge karşılığında gözetim, bakım ve onarım amacı ile aracın teslim edildiği otopark, oto yıkama, tamirhane vb. işletmelerden aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar, sigortalının yasal sorumlular hakkında yasal bir tahkikat başlatması ve hasarın %25'i sigortalının üzerinde kalmak suretiyle teminat kapsamına alınmıştır. Emniyet suistimal hasarları teminat kapsamı dışındadır.\" hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklandığı üzere kasko sigortalı aracın davacı elinden dolandırılmak suretiyle çıktığı kabul edildiğinden anılan klozun somut olayda uygulanma yeri bulunmadığı gibi, zararın %25'inin sigortalı üzerinde bırakılması da söz konusu olamayacaktır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının gerçek zararı tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. <br>Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve gerekçe değiştirilmek suretiyle yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarih ve ...Esas ve... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın KABULÜ İLE;<br> 200.000,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 13.662,00 TL harçtan peşin olarak yatırılan 3.704,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 9.957,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, <br>Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı,... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 3.704,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.758,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri 147,00 TL, bilirkişi masrafı 1.400,00 TL olmak üzere toplam 1.547,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>e-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilmek üzere davalıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA, <br>f-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve kazanılmış hak ilkesi nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 22.450,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>g-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>h-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 3.415,50 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde  İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 69,60 TL posta masrafı, 5,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 295,80 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>e- Antalya Genel  İcra Müdürlüğü'nün 12.01.2022  tarih, ...  nolu mehil belgesine sunulan 30/12/2021 tarihli ... seri numaralı 315.000,00 TL nakdi taminatın talebi halinde İcra Müdürlüğünce davalıya İADESİNE, <br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/05/2025      <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8b3ea9f8002df38","SID":"78baa224ef65cace"}}