{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:30/09/2021<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:26/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:26/06/2025<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; davalı ... 20/12/2015 günü davalı ... A.Ş'ye ait ... plakalı kamyonla hız sınırını aşarak tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde seyir halinde iken davacının oğlu ...'ya çarparak ölümüne neden olduğunu, kaza ile ilgili Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış olup, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla davalı ...'ın mahkumiyetine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, trafik kazasında ölen ...'nın henüz 19 yaşında ve davacının üç çocuğundan en küçük erkek evladı olduğunu, davacının ileriki yıllarda kendisine bakacağına inandığı tek umudu olduğunu, müteveffanın ileride annesine bakacak olan kişi olup, davacının maddi ve manevi bütün yardım ve katkılarından hayat boyu mahrum kaldığını ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılar ... ve ... İnş. San. Turz. Ve Tic. A.Ş. 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 20.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalının hız sınırını aşarak, tedbirsiz ve dikatsiz bir şekilde gece farlarını açmadan, şerit ihlali yapması ve yola bakmaması suretiyle Antalya'dan Alanya'ya dönerken yolda ihtiyaç molası vermiş olan ve yolun kendilerine ait olan tarafından bulunan maktul ...'ya çarparak ölümüne sebep olduğu yönündeki iddiaların tamamen gerçek dışı beyanlarla mahkemeyi yanıltma gayretinde olduğunu, davalının sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın farlarının yandığı soruşturma aşamasında kolluk kuvvetleri tarafından tutulan tutanak ve kaza mahallinde davalının sevk ve idaresinde olan araca ilişkin çekilmiş olan ve ceza dosyasına sunulan fotoğraflarla da sabit olduğunu,   meydana gelen kazada davalının hiçbir kusuru bulunmadığını, maktulün kendi kusuru ile kazanın meydana gelmesine ve akabinde hayatını kaybetmesine sebebiyet verdiğini, görüleceği üzere olay sırasında maktulün yanında olan arkadaşlarının beyanları ile de sabit olduğu üzere ..., davalı ...’ın şeridinde yatar vaziyette olduğu sırada kazanın meydana geldiğini, davacıların aksi yöndeki iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, ceza dosyası kapsamında keşif sonrası alınan ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporunda davalının kusurunun bulunmadığı, maktul ... ile olay sebebiyle hayatını kaybeden diğer maktul ...'un asli ve tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... İnş. San. Turz. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın meydana geldiği yer davalı şirketin çalışma alanı  dışında olup; dava konusu kazaya ilişkin davalı şirketin kusurunun bulunmadığını,  zira müteveffanın olay tarihinde yalnızca taşıt trafiğine açık olan ve herhangi bir yol aydınlatması bulunmayan tali yolda, yola yatarak fotoğraf çekmeye çalıştığı esnada da dava konusu olayın meydana geldiğini, bu hususun Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası kapsamında alınan raporda dava konusu olayın meydana gelmesinde mütevaffanın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının ise fahiş olduğunu beyanla, açılan davanın davalı şirket açısından reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; \"mahkememizce yargılama sırasında meydana gelen trafik kazasındaki kusurun tespiti istemine ilişkin Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/04/2018 tarihli rapora göre; meydana gelen trafik kazasında \"...Sürücü ...’ın  %30  (Yüzde otuz)  oranında kusurlu, yaya ..., %70  (Yüzde  yetmiş)  oranında  kusurlu  olduğu\" tespit ve rapor edilmiştir.<br>Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)<br>Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı  lehine takdiren 7.500,00 TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalılara karşı açılan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine ve manevi tazminat  davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve \"Davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (20/12/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili mahkemece hükmedilen tazminatın yetersiz olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... A.Ş. vekili, maddi tazminat bakımından lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, zaman aşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davalının her türlü önlemi aldığını srumlu tutulmaması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... vekili, kazaya mağdurun sebebiyet verdiğini, davalının kusurunun bulunmadığını, keşif sonrası alınan raporda da bu durumun tespit edildiğini ATK raporunun gerekçesiz olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi tazminat bakımından lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava, haksız fiil nedeniyle maddi -manevi  tazminat istemine ilişkindir. <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla  sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Buna göre;<br>Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamak ta ise de dosya kapsamına, olay tarihine, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kusuru durumuna göre mahkemece hükmedilen manevi tazminat yeterli olmadığı, maddi tazminat isteminden ödeme nedeniyle feragat edilmiş olup hakkın özünden vazgeçilmediği, bu nedenle vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu, ceza zaman aşımı uygulanacağından zaman aşımının dolmadığı, müteveffa ceza ve hukuk mahkemesinde alınan raporlara göre asli kusurlu ise de hükmedilen manevi tazminatın paranın alım gücüne göre ve az yukarıda belirtilen nedenlerle yeterli olmadığı anlaşıldığından hükmün kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>I-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... A.Ş. ve ve ... vekilinin istinaf isteminin reddine,  <br>II-Hükmün esasına ilişkin olarak;<br>1-Davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, <br>2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (20/12/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 59,30 TL harcın  peşin ve ıslah ile  alınan 347,97 TL nin mahsubu ile fazladan alınan 288,67  TLnin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>4-Maddi tazminat davası yönünden davacı vekilinin yapmış olduğu masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Maddi tazminat davası yönünden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Manevi tazminat davası yönünden, alınması gereken 1.707,75‬  TL'den peşin alınan 102,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.605,29‬ TL'nin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>7-Manevi tazminat davası yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 25.000,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine, <br>8-Manevi tazminat davası yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 5.000,00  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren sigorta şirketi harici davalılara verilmesine, <br>9-Davacı tarafından manevi tazminat davası için yapılan 88,00 TL davetiye ve posta giderinden davanın kabul ve red oranına göre 73,33 TL'si ile 102,46 TL peşin harç toplamı olan 175,79 TL yargılama giderinin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>11-Tarafların yatırmış olduğu ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>III-İstinaf incelemesine ilişkin olarak; <br>1-İstinaf talebinde bulunan davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde  davacıya ilk derece mahkemesince iadesine<br>2-İstinaf eden davalı ...'dan peşin alınan 311,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 303,7‬0‬ TL harcın  bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>3-İstinaf eden davalı ... Aş'den peşin alınan 349,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 265,92‬ TL harcın  bu davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-İstinaf talebinde bulunan davacı ve davalılardan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye irad kaydedilmesine,<br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 44,00 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 206,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına, <br>7-Kullanılmayan avansların ilgililerine iadesine,<br>8-Avans ve teminat iadesi, tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 26/06/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6377e899847b84b7","SID":"01669a681faad70a"}}