{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/29 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1081<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01.06.2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/1480 E. - 2022/561 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu<br>KARAR TARİHİ\t: 10.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2022 tarih 2018/1480 E. - 2022/561 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, dava dışı ... Ltd. Şti'nin ortaklarının davacı ..., ..., ..., ... olduğunu, davacının 26.02.2014 tarihine kadar  şirket yöneticiliği yaptığını, bu tarihten 30.10.2015 tarihine kadar ... ve ..., 30.10.2015 tarihinden ise ... ve ...'ün müdürlük yaptığını, şirketin dört ortağınında doktor olduğunu, davacının göz uzmanı olması nedeniyle fiilen şirkette doktor olarak çalışamadığını, diğer ortakların gastroentolog olduğu için fiilen çalıştıklarını, ortakların şirket ortaklığından kar payı ve maaş aldıklarını, üç ortağın 2015, 2016, 2017 yılı olağan genel kurul yapmadıklarını, müdürlerin denetlenmediğini ve ibra edilmediklerini, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, örtülü olarak eşit olmayan bir şekilde kar payı dağıttıklarını, doktorların maaşlarının genel kurul tarafından belirlenmesi gerektiğini, maaşların çok yüksek tespit edildiğini, şirket karının yok edildiğini, davacıya kar payı ödemesi yapılmadığını, geçerli prim dağıtma kararı olmamasına rağmen prim dağıtıldığını, davacıya müdürlük ücretinin verilmediğini, müdür olan iki ortağı maaş yanında müdürlük ücretinin de verildiğini,diğer üç ortağın kendi araçlarını şirkete kiralayarak ve kendilerine tahsis ettirerek şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini,  Kurban/ Ramazan Bayram parası altında usulsüz olarak kar payı dağıtılmasının da yasaya aykırı olduğunu,  ... da bulunan taşınmazın ortaklar kurulu kararı ile satıldığı halde ortaklara paranın dağıtılmadığını, müdürlere ödenen fahiş huzur hakkı ve müdür ücretine hak kazanmadıkları halde yapılan ödemelerden dolayı bu zarara sebebiyet veren müdürlerin sorumlu olduğunu, belirterek;  şirketin doğan zararının tahsili için belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 100.000-TL şirket zararının davalılardan yasal faizi ile tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar vekili, davacının iddialarını kabul etmediklerini, 201 hisseden oluşan şirket ortaklığının 51 hissesinin davacıya, 50 şer hissesinin ise diğerlerine ait olduğunu, şirketin kuruluşu için kredi alındığını kredilerin şirket geliriyle ödendiğini, şirket kurulduktan sonra ...’nun tam gün ...’ın part-time ... ve ...  ise hafta sonları ve zaman zaman hafta içi şirkete ait tıp merkezinde çalıştığını,2009 tarihinden itibaren davacının eşi olan ... ...  şirketten ayrıldığını, part time kadronun kaybolmaması için ...'ın emekli olmasına 3 ay kala istifa ederek hastaneden ayrılarak şirkette çalışmaya başladığını, 11.07.2011 tarihinde ... , ... e ait olan hisseleri satın aldığını ve şirkete ortak olduğunu,  şirketin 2012 tarihinde müstakil bina şartı getirilmesiyle yeni bir taşınmaz satın aldığını ve kar payı dağıtmadığını, şirket için alınan arsaya ...'ün sermaye artırımı yapılması teklifini kabul etmeyince şirket ortaklarının her birinin 300.000-TL yatırarak ikinci arsanın alındığını, 2009-2012 yılları arasında her bir ortağa 628.737,68-TL kar payı dağıtıldığını, 2009-2013 yılları arasında davacıya şirket müdürlüğü döneminde çalışan hekimlerin kuruluş sırasında kararlaştırılan maaşlarını vermek yerine kar payı dağıtıldığını, davacının şirket müdürlüğünün kendisinin başka bir işyerinde çalışması gerekçesiyle ayrılmak istemesi üzerine 26.02.2014 tarihinde ... ve ...’nun şirket müdürü olarak görevlendirildiğini, ...’nun mesul müdür olması nedeniyle 2015 tarihinde şirket müdürlüğünden zorunlu nedenle ayrıldığını, şirkete gastroenteroloji uzmanı olarak ...'ın işçi sıfatıyla alındığını, .. ...’nun aynı zamanda iş yeri hekimi olarak çalıştığını, şirketin ... da ki arsasının 350.000-TL ye satıldığını, şirkete ödenen ücretlerin 12 yıldır artmadığını, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, ortaklar kurulu tarafından bu konuda alınmış bir karar bulunmadığını, davacının 1.675-TL dışında sermaye koymadığını, Mart 2019 yılında ise 2016, 2017, 2018 yıllarına ait genel kurulun yapılacağını, davalıların şirketin zararına herhangi bir davranışının bulunmadığını, davacı veya gastroentolog olan eşinin bugüne kadar şirketten 700.000-TL kar aldığını, ortakların kendi araçlarını şirkete kiralaması ve çalışanların kullanımına tahsis edilmesinin usule uygun olduğunu, bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, iş kanunu gereği çalışanlara dağıtılması gerekli giderlerden olduğunu, şirket müdürlerinin şirkete bağlılık yükümlülüklerini yerine getirdiklerini ... da satılan taşınmazın bedelinin dağıtılmadığını, davacı tarafın şirket yöneticilerinin görevden alınması talebinin hukuka aykırı olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının asıl ve birleşen dosyada talep ettiği, her üç ortağın 2015,2016,2017 yıllarında genel kurul yapmadıkları, eşit olmayan bir şekilde kar payı dağıttıkları, 2017 yılında 40.000-TL yi aşan aylık gelir elde ettikleri, bayram parası adı altında usulsüz olarak kar payı dağıtıldığı, ...’da bulunan taşınmazın ortaklar kurulu kararı ile satıldığı halde ortaklara dağıtılmadığı iddiası incelenmiş ve şirketin defter ve kayıtlarına göre 02.05.2015 tarihli GK toplantısında 6.000-TL aylık net ücretin müdürlere ödenmesi önerisinin kabul edildiği, doktor maaşlarının özel ve devlet hastanelerindeki gibi performansa bağlandığı, 2017 yılı ücret bordrosuna göre .... ve ...nun brüt 43.000-TL net 28.000-TL, ...’ün ise brüt 43.000-TL, net 24.000-TL huzur hakkı olarak performans primi ile 44.000-TL ücret tahakkuk ettirdiği, cevap dilekçesi ekindeki belgelere göre şirketin ödediği vergiler, kiralamış oldukları araçlar için yıllık kira bedelleri ve şirketin gelir tablosu ve bilançosuna göre aldıkları ücretlerin yıllar itibariyle değerlendirildiğinde piyasa koşulları ve emsal doktor ücretleri dikkate alındığında piyasa ile uyumlu olduğu, aynı zamanda TTK m. 644/1-a gereğince YK üyeleri hakkında A.Ş hükümleri uygulanacağından TTK m. 553 e göre YK üyelerinin verdikleri zararlardan sorumlu oldukları, TTK m. 369'da düzenlenen özen ve bağımlılık hükümlerinin ihlal edilip edilmediği incelendiğinde; zararın ortaya çıkması ve bu zarardan dolayı ya doğrudan doğruya ortakların zararının oluşması veya şirketin dolaylı olarak zarara uğraması halinde zararın şirkete ödenmesi kaydıyla ortakların dava açabileceği, ancak somut olayda davacının iddia ettiği zararların oluştuğunun tespit edilemediği, ortakların şirket ortaklığından kar payı ve maaş aldıkları, GK yapmadıkları, müdürlerin ibra edilmediği, bilgi alma ve inceleme hakkının ilhal edildiği, prim dağıtılması yönünde karar verildiği, performans priminin kar payından dağıtılması gereken bir prim olması nedeniyle GK da karar alınması gerektiği, ...’da bulunan taşınmazın ortaklar kurulu kararı ile satılması ve buna ilişkin kar payı dağıtılmamasına ilişkin iddiaların yerinde olmadığı, şirket ortaklarının aldığı maaşın GK kararı ile ve mesleğe münasip olarak belirlendiği, ltd şti ortaklarının sorumluluğunu gerektirecek bir zararın tespit edilemediği, belirtilerek; davacının davasının reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davanın hukuki nerelendirmesinin yanlış yapıldığını, dosyaya sunulan uzman görüşü dikkate alınmadan karar verildiğini, delillerin eksik toplandığını, müdür maaşına genel kurul kararı olmaksızın zam yapıldığını, müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibralarının genel kurulun devredilmez yetkilerinden olduğunu, 02.05.2015 Tarihli genel kurulda müdürlere 6.000-TL maaş verilmesi kararlaştırılmış olmasına rağmen  bordrolarda açıkça görüldüğü üzere 2017 yılında 7.000,00-TL,, 2018 yılında 7.750,00-TL maaş verildiğini, genel kurul kararı olmaksızın yapılan zam şirkete karşı müdürlerin sorumluluğunu doğurduğunu, kasım 2015'ten itibaren müdür olmayan  ortağa müdür maaşı verildiğini,  mesul müdür ortağın müdür maaşı alma hakkı olmadığını, maaş verilirken bordrolarda huzur hakkı ifadesi kullanıldığını, mesul müdürün ortaklar kurulu tarafından seçilmediğini,  şirketin karının müdür maaşı adı altında dağıtılabilmesi için 1 mesul müdür yanında diğer 2 ortağında müdür olarak seçildiğini, limited şirketlerde yönetim ve temsil, bir ortağa verilebileceğini, müdürlere fazla ödeme yapıldığını, şirkette çalışan 3 ortağın mesleki maaşların maaşları genel kurulda belirlenmesi gerektiğini, müdürlere veya ortaklara şirket tarafından verilecek herhangi bir ücretin genel kurul kararı alınmaksızın verilmesi mümkün olmadığını, müdürlerin aynı zamanda doktor olarak çalıştıklarından kendi maaşlarının kendilerince belirlenmesi mümkün olmadığını, müdürler mesleki maaşlarını yüksek belirlendiğini,  böylece örtülü kar payı dağıtımı yapıldığını,  davalıların doktorluk mesleği nedeniyle aldıkları maaşın yapılan işe münasip olup olmadığının değerlendirilmesi somut verilerle yapılmadığını, 2015-2016-2017-2018 yıllarında 3 ortağa performans primi ödemesi yapıldığını, 02.5.2015 tarihli genel kurulun 7 no.lu gündem maddesinde alınan performans primi ödenmesine dair kararda bu ödemenin miktarı ya da miktarının belirlenme esaslarına yer verilmediği,  müdürlere yapılacak prim ödemelerinin ödenme şekli de genel kurul kararı ile belirlenmesi gerektiğini, davalılara performans primi adı altında yapılan bu ödemelerin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olup emredici düzenlemeye açıkça aykırı olarak ve karar yeter oy sayısı olmadan karar verildiğini, şirketin Her Yıl Brüt Geliri Artmakta ise de Net Karı Azaldığını, ortaklara verilen müdür maaşı, maaş, prim, araç kira geliri, bayram parası vs. gider kalemler çoğaltılarak ve yüksek meblağlarda dağıtılarak şirketin zarar uğratıldığını, şirketin karının davalı üç ortakça paylaşıldığını,  davalıların şirketten haksız yere bayram parası alarak şirketi zarara uğrattıklarını,  25.12.2014, 29.09.2014 ve 14.07.2014 tarihli genel kurul toplantısında davalılar kendilerine bayram parası verilmesine karar verdiklerini, bu toplantıların hiçbirinde  davacının bulunmadığını alınan kararlarda imzasının olmadığını, çağrısız genel kurulun yapılabilmesi için tüm ortaklarına bulunması gerektiğini, şirketin ...'daki arsasının 350.000.00-TL'ye satılmış olmasına rağmen davalılar tarafından bu paranın nereye gittiğini açıklanamadığını, bilirkişi raporunda da bu hususa hiç değinilmediğini, raporun hükme esas alaınamaycağını, bir ticari defter incelemesi yapılmadığını,  rapora itirazların karşılanmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, limited şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan şirket zararının tahsili ile şirkete ödenmesi istemine ilişkin  olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.Gerek 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı TTK'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen limited şirket müdürleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere, zarar gören alacaklıların da müdür aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. (Yargıtay 11. HD'nin 2016/13409 E - 2018/6594 K ve  2017/337 E - 2018/8127 )<br>\t3.Bu çerçevede davalıların sorumluluğunun tespiti için ilk derece mahkemesinde dosya kazandırılan ek ve kök bilirkişi raporu ile hülasa; davacının ileri sürdüğü iddialara karşın, şirket ortaklarının almış olduğu huzur hakkı, müdür maaşı, performans ücretlerinin genel kurul kararları ile belirlendiği, ortak doktorların ise doktorluk mesaileri karşılığı almış oldukları maaş (ücretin) ise piyasa koşulları, emsal doktor ücretleri, doktorluk meslek ve uzmanlığı ile harcanmış olan mesai göz önüne alındığında piyasa ile uyumlu olduğu, sonuç olarak davalı limited şirket müdürlerinin sorumluluğunu gerektirecek bir zararın varlığı tespit edilemediğinden davalı limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiş, mahkamce de bu rapora üstünlük tanınarak; davacının iddiaların yerinde olmadığı, şirket ortaklarının aldığı maaşın genel kurul kararı ile ve mesleğe münasip olarak belirlendiği, ortaklarının sorumluluğunu gerektirecek bir zararın tespit edilemediği, değerlendirilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.<br>\t4.Nitekim, raporda; özelilike davalı müdürlerin seçimi, atanması, verilecek ücretlerin belirlenmesi ve şirkete ait taşınmazın satışına ilişkin ileri sürülen hususlara ilişkin yasa ve ana sözleşme aykırılıklarına yer verilmediği gibi davacı tarafından sunulan uzman görüşü ve bilirkişi raporu arasında bu hususunda açık çelişki bulunmakta olup her ne kadar uzman görüşü delili mahkemeyi bağlayıcı kesin deliller arasında yer alamadığından bağlayıcı değilse de bu çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>\t5.Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu çerçevede;  yukarıda açıklanan ilkeler ışığında  sözü edilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması gerekirken davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.<br>\t6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alına bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi için doyanın aralarında üniversitelerin sağlık kurumları işletmeciliği programında görevli akademisyen veya hastane işletmeciliği alanında tecrübe sahibi doktor bilirkişinin de bulunduğu şirket uygulamaları alanın uzman bilirkişilerden oluşacak yeni bir  bilirkişi kuruluna tevdi ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak  şekilde, ayrıntılı, açıklamalı denetime elverişli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılıp, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilerek, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2022 tarih 2018/1480 E. - 2022/561 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0e02d175e608560","SID":"491af3a2bb518791"}}