{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 22/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 04/10/2021<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 22/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı...'nden... plakalı,... model ... marka, otomobil cinsi aracın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile araç bedeli ödenerek müvekkili tarafından davalıdan satın alındığını, satış sözleşmesine konu aracın bir süre müvekkili tarafından kullanıldıktan sonra Uşak 5. Noterliği'nin 23.09.2011 tarih ve ...yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile ...a satıldığını, ... tarafından Uşak 6. Noterliği'nin 21.10.2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili muhatap tutularak söz konusu aracın 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un 21. maddesiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Gümrük Vergilerinin Eksik Ödenmesi Nedeniyle Başlatılan Bir Soruşturma veya Kovuşturmaya Konu Kara Taşıtlarının Sahiplerine İadesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğe istinaden aracın eksik ödenen ÖTV tutarının olduğunu, buna ilişkin aracın müsaderesini engellemek için Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü'nün 30.09.2019 tarih... sayılı yazısında 8.542,00-TL ÖTV farkı bulunduğunu ve bu tutarın tarafına ödenmesi gerektiğini ihtar ettiğini, ihtarnameye istinaden bu tutarın müvekkili şirket tarafından adı geçene ödendiğini, müvekkili şirketin mülkiyetin kamuya geçirilmesine konu aracın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarih ve... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile araç bedelini ödeyerek ve sicile güven ilkesi gereği davalı şirketten satın aldığını, aracın ithal aşamasında herhangi bir dahili olmadığını, müvekkilinin bu hususta herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin bu araca ilişkin ödemiş olduğu ÖTV'nin aracı satın aldığı davalı ...Şirketi'nden ticari faizi ile birlikte tahsilini rücu etme zarureti doğduğunu belirterek dava konusu miktarın davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; dava konusu ... plakalı ... şasi nolu ...marka arcın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarihli ...yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ....i.'den davalı müvekkili şirketçe satın alındığını, akabinde bu aracın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarihli ...yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile davacı ....'ce davalı müvekkili şirketten satın alındığını, müvekkili şirketin bahsi geçen aracın ithalatçısı olmadığını, bu konuda herhangi bir müdahili de bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu aracın ilk alıcısı ya da satıcısı olmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı şirketin vergi kayıtları nezdinde devlete yaptığı ÖTV ödeme dekontunu ibraz etmediğinden davacının işbu davada taraf olma sıfatının bulunmadığını, davanın davacı şirketin husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacının talepleri zaman aşımına uğradığı için davanın zamanı aşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafça basiretli tacir olarak hak düşürücü süreye riayet edilmemiş olması nedeni ile de işbu davanın ve davacının faiz istemlerinin usule ve yasalara aykırı olduğundan reddi gerektiğini beyanla davanın ...ne ihbar edilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"davacı tarafından davalıdan davaya konu ... (plaka değişikliğiyle...) plaka sayılı aracın Denzili 1. Noterliğinin 18.05.2010 tarih ve ...Yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satın alındığı, daha sonra aracın Uşak 5. Noterliğinin 23.09.2011 tarih ve ... Yevmiye Numaralı araç satış sözleşmesi ile dava dışı ...a satıldığı, davaya konu aracın da aralarında bulunduğu toplam 27 adet aracın gümrük vergilerinin eksik ödenmesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılılığının... soruşturma, ...iddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından dolayı kamu davasının açıldığı, dava dışı araç maliki ...'ın 5607 sayılı kanunun Geçici 11. Maddesi ve yönetmeliğin 5. Maddesinin 3. Fıkrasına göre ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden 8.542,00.-TL tutarı 30/10/2019 tarihinde ödediği, yapılan ödemenin de Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü tarafından davanın görüldüğü Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasına bildirildiği, davacının da bu tutarı 07/01/2020 tarihinde araç malikine ödediği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu uyuşmazlık bakımından sözleşme tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 182 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir. BK’nın 182/1. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesiyle; alıcı satış bedeli olarak bir miktar para vermeyi borçlanır; satıcı ise satıma konu malı alıcıya teslim ederek mülkiyeti ona geçirme borcu altına girer. Taşınır bir malın satışına ilişkin sözleşmede satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Satıcının borçlarından bir tanesi de BK’nın 189 ile 193. maddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül borcudur. <br>Mülga 818 sayılı BK’nın 189. maddesinde zapta karşı teminat: “Bayi, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından bey'in akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden müşteriye karşı mesul ve zamindır.” şeklinde tanımlanmıştır. <br>Satıcının bu borcu ile ilgili olarak öğretide “zabta karşı tekeffül satılan malın bir üçüncü kişinin iddia ettiği üstün bir hak yüzünden alıcının elinden alınmasından veya iddia olunan bu hak sebebi ile alıcının mülkiyet hakkını gereği gibi kullanmamasından dolayı satıcının sorumlu olmasıdır” şeklinde tanımlanmaktadır (Tandoğan H., Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C.1/1, 4. Bası, Ankara 1988 s.148).                                                                <br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) \"Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683. maddesine göre ise; bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Bir zapt tehlikesinin bulunması hâlinde malikin, yani alıcının, bu yetkilerini kullanması engellenmiş, mülkiyet hakkı gereği gibi kullanılamamış olur. Bu nedenle satım hukukunda zapta karşı tekeffül sorumluluğunun varlığı zorunludur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 27/01/2021 tarih, 2020/7928 Esas, 2021/540 Karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; davalı satıcının zabta karşı tekeffül hükümlerine göre davaya konu aracın gümrük vergilerinin eksik ödenmesi nedeniyle 5607 sayılı kanunun Geçici 11. Maddesi ve Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasına göre ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden 8.542,00-TL tutardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Her ne kadar davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de emsal Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere zabta karşı tekeffül hukuksal nedenine dayalı açılan davalarda mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. Maddesi (Türk Borçlar Kanununun  146. Maddesi) gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve zamanaşımı süresinin zaptın vaki olduğu tarihte başlayacağı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01/10/2012 tarih, 2012/10049 Esas, 2012/10464Karar sayılı ilamı) araç üzerine konulan ihtiyati tedbir şerhinin 2017 yılı olduğu gözetilerek davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı itirazına itibar edilmeyerek\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, ihbar olunan ...vekili ve davalı ...A.Ş.vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İhbar olunan .... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) belirli mal veya ürünler üzerinden maktu veya oransal olarak alınan bir harcama vergisi olduğunu, Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) bir ürünün ithal edilmesinde veya ilk satışında ortaya çıktığını, ÖTV'nin KDV gibi aynı malın her el değiştirmesinde doğmayacağını, malın ithal edilmesi veya üretilen malın ilk alıcısına teslimi nedeniyle ÖTV'nin doğacağını, verginin mükellefi ithalatçılar ve ilk satıcılar olduğunu, müvekkilinin davaya konu olan...Model... Plakalı ....... marka aracın ilk sahibi olmadığını ve davaya konu bu aracın ilk sahibi konumunda olmamasından dolayı ortaya çıkan ÖTV farkından sorumlu olmadığını, davaya konu olan ...Model... Plakalı...marka aracı ithal eden ve müvekkiline satan... Şti. olduğunu, Yerel Mahkemece yapılan tahkikat aşamasında müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, söz konusu ÖTV farkından ...Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu belirtmelerine rağmen yerel mahkemece eksik ve hatalı karar verildiğini, davaya konu olan ...plakalı ... marka aracın müvekkili tarafından 30.09.2009 tarihinde ... Ltd. Şirketi'nden satın alındığını, daha sonra müvekkili tarafından bahse konu aracın 18.05.2020 tarihinde .'ye satıldığını,  ...A.Ş.'nin aynı tarihte bu aracı ...i.'ye sattığını, ardından da aracın ...a satıldığını, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü'nün 30.09.2019 tarihli yazısıyla 8.542,00-TL ÖTV farkının ...'dan talep edildiğini, bunun üzerine...tarafından söz konusu davanın açıldığını  ve 8.542,00-TL ÖTV farkının... Şti.'nden talep edildiğini, ... Şti. de.....Şti.'ye dava açtığını ve görülen işbu davada ...'nin müvekkiline söz konusu davanın ihbar edilmesini talep ettiğini, bu noktada müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinden  önce araç sahibi ve ithal edicisi olan ....Şirketi'ne işbu davanın ihbar edilmesini talep ettiğini  ve mahkemece bu talepleri kabul edilmiş olsa da söz konusu.... Ltd. Şirketi'ne tebligat çıkartıldığını ancak bila tebliğ dönen tebligat sonrası mahkemece gerekli usuli tebligat işlemleri yapılmadan dosyanın karara çıkarıldığını, hal böyle olunca işbu davaya konu alacağın müvekkil tarafından ödenmesi gerektiğine dair karara varıldığını, bundan dolayı söz konusu kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin...E. ...K.ve 15.10.2010 tarihli -Tüzel Kişiye Usulüne Uygun Tebligat Yapılmaması- konulu kararda; ''Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca \"Tüzel kişilere tebliğ, yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır\". Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunamadıkları veya bizzat alamayacak durumda oldukları takdirde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu durumda olanaklı değil ise, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması gerekir. Aksi takdirde usulsüz tebligat söz konusudur. Tüzel kişiliği olmayan, ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi anlamında işveren olan kamu kurum ve kuruluşları adına çıkarılan tebligatın kurumun yetkili temsilcisine tebliği gerekir (Dairemizin 03.11.2008 gün ve ...Esas, ... Karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta, davalı limitet şirket olup tüzel kişilere tebligatın yapılma usulü anılan kanunda açıkça belirtilmiştir. Mahkemece bu kurallara uyulmadan yapılan bildirim geçerli değildir.'' şeklinde karar verildiğini, söz konusu emsal kararda da görüldüğü üzere davanın ihbar edilmesinde usulsüz tebligat yapılmasının üst derece mahkemesince bozma nedeni olarak görüldüğü ortada iken bila ikmal iade edilen bir tebligat hakkında gerekli usuli işlem yapılmadan dosyanın karara çıkarılmasının kabulünün mümkün olmadığını, bundan mütevellit Yerel Mahkemece verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve ... K. sayılı 04.10.2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ....A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu aracın ithalatçısı olmadığı gibi bu konuda herhangi bir dahili ya da bilgisi de bulunmadığını, ayrıca davalı müvekkilinin şirketin dava konusu aracın ilk alıcı ya da satıcısı da olmadığını, bu kapsamda dava konusunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen taleplerin yerine getirilmesi konusunda muhatap olmadığını, huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddi gerekmekte iken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı şirketin de huzurdaki davada taraf olma sıfatı bulunmadığını, davacı şirket açısından ne aleyhinde yürütülen bir soruşturma ne resmi kurum kuruluşlarca davacı şirketten ödenmesi istenen vergi ne de davacı şirket tarafından resmi kurum kuruluşlara yapılmış bir vergi ödemesi bulunmadığını, davacı şirketin vergi kayıtları nezdinde devlete yaptığı ÖTV ödeme dekontunu da dosyaya ibraz etmediğini, bu kapsamda davacının huzurdaki davada taraf olma sıfatı bulunmadığını, huzurdaki davanın davacı şirketin taraf sıfatı / husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, Yerel Mahkemece zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları incelenmeksizin ve gerekçeli karara konu edilmeksizin karar tanzim edildiğini, kararın bu yönü ile de usule ve yasalara aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı tarafça basiretli tacir olarak hak düşürücü süreye riayet edilmemesi nedeni ile de huzurdaki davanın reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu aracın davacı şirket tarafından dava tarihinden yaklaşık 11 yıl önce satın alındığını, davacı tarafça dava konusu taleplere ilişkin arabuluculuk başvurusu yapılmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki dava nezdinde bu itirazlarının da Yerel Mahkemece incelenmediğini, arabuluculuk son tutanağında Gümrük Vergisi yer almakta iken huzurdaki davada ÖTV talep edildiğini, Gümrük Vergisi ile ÖTV'nin farklı vergiler olduğunu, dava konusu talepler ile arabuluculuk son tutanağı karşılaştırıldığında taleplerin birbiri ile örtüşmediğini, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu...plakalı ... şasi nolu ...marka aracın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarihli ...yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile...Şti.'den davalı müvekkili şirketçe satın alındığını, akabinde aracın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarihli ...yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile davacı .... Şti.'ce davalı müvekkili şirketten satın alındığını, müvekkili şirketin aracın ithalatçısı olmadığı gibi bu konuda herhangi bir müdahili de bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu aracın ithalatına dair herhangi bir dâhili ve/veya bilgisi bulunmasının mümkün de olmadığını,  müvekkil şirketin de tıpkı davacının dilekçesinde belirtildiği şekilde devletin resmi belge ve kayıtlarına güvenerek dava dışı ...Şirketi'nden dava konusu aracı noter huzurunda bedelini ödemek sureti ile satın aldığını, sicile güven ilkesi gereğince herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı şirketin basiretli tacir olarak satın alma işlemlerini yürüttüğünü, bu kapsamda satın alma tarihinden yaklaşık 11 yıl sonra dava konusu talepler hakkında basiretli tacir olarak dava açmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından dava dışı üçüncü bir kişiye ödeme yapıldığının iddia edildiğini, davacı tarafça resmi kurum kuruluşlar haricinde 3. bir kişiye yapılmış ödeme var ise de ihtirazı kayıt dahi içermeyen bu ödemeden müvekkili şirket dahil başkaca kişilerin sorumlu tutulmasının da hukuken mümkün olmadığını, davacının faiz istemlerinin de diğer talepleri gibi usule ve yasalara aykırı olup reddi gerekmekte iken davanın kabulü ile ticari faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı gibi davacı yanın da husumet ehliyeti bulunmadığından ve davada yer alan iddia ve talepler hukuka ve yasalara aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin usule ve yasalara aykırı olduğunu beyan ederek Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E.... K. sayılı 04.10.2021 tarihli  kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, davacının satın aldığı araçta ortaya çıkan hukuki ayıp sebebiyle ayıba karşı tekeffül hükümlerine ilişkin tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça, davalı yandan davaya konu ... plaka sayılı aracın Denizli 1. Noterliği'nin 18.05.2010 tarih ve ...yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satın alındığı, daha sonra aracın Uşak 5. Noterliği'nin 23.09.2011 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile dava dışı ...a satıldığı, davaya konu aracın da aralarında bulunduğu toplam 27 adet aracın gümrük vergilerinin eksik ödenmesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyasında sanıklar hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından dolayı kamu davası açıldığı, dava dışı araç maliki ...'ın 5607 sayılı kanunun Geçici 11. maddesi ve Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasına göre ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden 8.542,00-TL tutarı 30/10/2019 tarihinde ödediği, yapılan ödemenin de Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü tarafından davanın görüldüğü Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına bildirildiği, davacının da bu tutarı 07/01/2020 tarihinde araç malikine ödemesi sebebiyle ödediği bu tutarın davalı yandan tahsili talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ortaya çıkan hukuki ayıptan ayıba karşı tekeffüle ilişkin hükümlere göre davacının akidi olan davalının sorumlu olmasına, davalının hukuki ayıbın ortaya çıkmasında kusurlu olup olmaması, ayıbın varlığını bilip bilmemesinin de TBK'nın 219. maddesi gereğince sonuca etkili olmamasına, davalı satıcının zabta karşı tekeffül hükümlerine göre davaya konu aracın gümrük vergilerinin eksik ödenmesi nedeniyle 5607 sayılı Kanunu'nun Geçici 11. maddesi ve Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasına göre ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden 8.542,00-TL tutardan ve temerrüt tarihinden itibaren faizinden sorumlu olmasına, zabta karşı tekeffül hukuksal nedenine dayalı açılan davalarda mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin 10 yıl olması ve zamanaşımı süresinin zaptın vaki olduğu tarihte başlayacağından araç üzerine konulan ihtiyati tedbir şerhinin 2017 yılı olduğu gözetildiğinde davanın süresi içerisinde açıldığının anlaşılmasına, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin zorunlu arabuluculuğa ilişkin anlaşamama son tutanağının dosya kapsamına sunulmuş olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>Her ne kadar ihbar olunan  .... Şti. vekili istinaf dilekçesi vermiş ise de İlk Derece Mahkemesi yargılamasında davalı yanında fer'i müdahil olarak katılma talebinde bulunmamış ve müdahale başvuru harcı yatırmamıştır. Bu nedenle ihbar olunan şirket feri müdahil sıfatını kazanmamıştır. Ayrıca ihbar olunan şirket hakkında verilen bir hüküm de bulunmamaktadır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61-64.maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü istinaf etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) Mahkemece verilen karara karşı kanun yoluna başvuru hakkı yoktur. Sadece, Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak taraf sıfatını almayan ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün kendisiyle ilgili bölümünü kanun yoluna getirebilir. <br>Bu durum karşısında; eldeki dosyada taraf sıfatını kazanamayan ihbar olunan şirketin istinaf hakkı bulunmadığından başvurusuyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve  kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-1- Davalı ... Oto. Yat. ve Paz. A.Ş. vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 145,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 469,53 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-İstinaf edenlerin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>B-1-İhbar olunan ...'nin istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmadığından istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-İhbar olunan ...Şti. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ve peşin istinaf karar harcının istek halinde ihbar olunana iadesine,<br>3-İhbar olunan .... Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ihbar olunan üzerinde bırakılmasına,<br>C-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise yatıran tarafa iadesine,  <br>D-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/05/2025<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6505f997ba1a2c8","SID":"960de3a373a9b3cf"}}