{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ <br>KARAR TARİHİ : 22/05/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 21/10/2021<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 22/05/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin iş güvenliği firması olarak çalıştığını,  davacı müvekkilinin hizmet verdiği dönemde davalı tarafın işyerinde hiç bir iş kazası ve meslek hastalığı yaşanmadığını, davalı tarafa verdiği hizmet karşılığında parasını alamayınca davalı taraf hakkında Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafça söz konusu icra dosyasına itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, ticari uyuşmazlık olması sebebiyle arabulucuya başvurulduğunu, tarafların anlaşamadıklarını beyanla davalı tarafın Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasında itirazının iptali ile kötüniyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 6331 sayılı İş Sağılığı ve İş Güvenliği Kanunu gereğince işverence yapılması gereken işlerin ve alınması gereken tedbirlerin alınabilmesi işlerinin yapılması ve yasal sorumluluklarının yerine getirilmesi için davacı ile anlaştıklarını, sözleşme gereğince davacının yapacağı işlerİN örnekseyici olarak sayıldığını ve İş Güvenliği hususunda yapılması gereken her türlü iş ve işlemin  OSGB firmasınca yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı şirketin grup şirketler halinde çalışmakta olduğunu, bünyesinde birçok şirketi barındırmakta olduğunu, OSGB firması tarafından müvekkiline düzenli olarak faturalar kesilerek gönderildiğini, kesilen faturaların müvekkili firmaca ödendiğini, müvekkili firma yetkililerinin çıkarılan yeni kanun uyarınca kanunda belirtilen işlerin yapılmasını OSGB firmasına devrettiğini, OSGB firmasının işini yapmadığı, uygulamanın zamanla genişlemesi, başka firmaların da piyasada yer alması ve yapılması gereken işlerin tam olarak öğrenilmesi üzerine ancak çok daha sonra anlaşıldığını, OSGB firmasının birçok işi eksik yaptığının anlaşıldığını, davacının yapması gereken bir çok işi düzenli yapmadığını, işçilerin, iş makinelerinin, araç ve gereçlerin, periyodik kontrollerini düzenli olarak yapmadığının anlaşıldığını, OSGB firmasının kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesine ve sözleşmeye uygun davranmamasına rağmen vekil eden şirket hakkında icra takibi başlattığını, müvekkilinin davacı tarafa borcu bulunmadığını, davalı şirketçe yapılması gereken işlerin, yapılan ve yapılmayan işlerin neler olduğunun ve bedellerinin tespitinin gerektiğini beyanla davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitini, fazla ödeme var ise tespiti ile haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle açılan davanın reddini, davacının alacağın %20 sinden az olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"alınan tüm bilirkişi raporlarında da ayrıntılı kalemler halinde sözleşme kapsamı ve yapılan işlerin tespit edildiği, davacı tarafın 6331 sayılı kanun ile bu kanuna bağlı yönetmelik hükümleri ile iş güvenliğine ilişkin hizmetleri tam ve eksiksiz yerine getirdiği, davalının itirazlarına iş yeri temsilcisinin formları onayladığı ve davalının savunmasını ispat edemediği nazara alınarak itibar edilmemiş davalının verilen hizmet bedeli ve dolayısıyla takip konusu faturadan sorumlu olacağı kanaatine varılmış ve bu sebeple davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İİK 67 koşulları oluşmakla ve alacak likit bulunduğundan davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında iş sağlığı ve güvenliği hizmet alımına ilişkin bir sözleşme bulunduğunu, bu sözleşme gereği davacı şirketin taahhüt ettiği hizmeti 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve tüm yasal mevzuat hükümlerine göre eksiksiz yerine getirme borcu altına girdiğini, davacının fatura alacağına dayalı olarak alacak talebinde bulunmakla öncelikle fatura içeriği hizmetin verildiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, salt fatura düzenlenmesinin fatura konusu alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, davalı şirketin işletmekte olduğu ... İli... İlçesinde bulunan... ve ... İli .. İlçesi ... Mevkisinde bulunan ...dair iş güvenliği hizmeti alınması hususunda sözleşme akdettiğini, icra takibine dayanak faturalar incelendiğinde... ve ... dair aynı faturanın düzenlenmiş olduğunu, ancak sadece.. dair evrakların sunulduğunu, ...Mevkinde bulunan mermer ocağına dair evrakların sunulmadığını, takibe dayanak olduğu belirtilen 02.05.2018 tarihli faturanın içeriği incelendiğinde Nisan Dönemi ...51, ... 63 kişi olduğu belirtilerek fatura düzenlendiğini, diğer faturaların da fabrika ve mermer ocağında çalışan işçi sayısına göre düzenlendiğini, bilirkişi incelemesi sırasında bu hususun dikkate alınmadığını, sadece \"... hakkında bilgi görülmemiştir\" tespiti ile yetinildiğini, ...Mevkiinde bulunan ... dair sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğine dair tespitin yapılmadığını, bu haliyle rapor hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğundan hükme esas alınamayacağını, hükme dayanak yapılan bilirkişi ek raporunda, takibe dayanak yapılan faturalarda yer alan açıklamaların ve ...ili ...ilçesinde bulunan fabrika ve... İli ...İlçesi ...mevkinde bulunan mermer ocağına dair aynı faturanın düzenlenmiş olması hususunun dikkate alınmadığını, hatalı değerlendirme neticesinde rapor düzenlendiğini, bununla birlikte bilirkişi ek raporunun 8. sayfasında \"...hakkında bilgi görülmemiştir.\" şeklinde değerlendirmede bulunulmasına rağmen işbu tespitle çelişir şekilde raporun sonuç kısmında \"Davacının alacak talebinin  36.639,97-TL olduğu ve  alacak talebine dayalı faturalardaki hizmeti verdiğine\" yönelen tespitin tamamen hukuka aykırı olduğunu, ... hakkında bilgi olmadığını ifade eden bilirkişi heyetinin hangi gerekçeye istinaden faturadaki hizmetin yerine getirildiği yönünde tespitte bulunduğunun hukuksal açıdan tanımlama ve anlamanın mümkün olmadığını, Mahkemece bilirkişi raporuna karşı yöneltilen itirazların değerlendirmeye alınmamasının dosya kapsamından uzaklaşılarak, hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü yönünde hüküm ihdas edilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  gerekçeli karar incelendiğinde takibe dayanak faturalarda yer alan... dair olumlu-olumsuz herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediğini, yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde hukuka aykırı olarak karar verilmesinin yanı sıra davalı müvekkilinin  gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığını, cevap dilekçesinde faturalarda iddia edilen döneme dair SGK kayıtlarının çıkartılarak işçi sayısına göre fatura bedellerinin tespiti talep edilmiş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir incelemenin yapılmaması, kaç işçi üzerinden fatura düzenlendiği ve hesaplamanın ne şekilde yapıldığına dair herhangi bir tespit ve değerlendirmenin yapılmamasının hatalı ve eksik inceleme neticesinde hüküm ihdas edildiğini gösterdiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, ziyaretin uygunsuzluk tespit formlarının sıralı olmadığını, formlarda kaç saat görev yapıldığı hususunun çoğunda net olarak verilmediğinin görüldüğü açıklanmış olmasına rağmen tespit formlarının iş yeri temsilcisi tarafından onaylandığı gerekçesiyle icra takibine konu faturalarda yer alan hizmetin verildiğine dayanan değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin \"Çok Tehlikeli\" işyeri sınıfı dikkate alınarak düzenlendiğini, İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca  iş güvenliği uzmanlarının çalışma süreleri çok tehlikeli sınıfta yer alanlarda, çalışan başına ayda en az 40 dakika olduğunun belirlendiğini,  bilirkişi ek raporu ve hükmün gerekçesi incelendiğinde ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerinde çalışan başına ayda en az 40 dk görev yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığını, yine aynı maddede  iş yeri hekiminin çalışma sürelerinin çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, çalışan başına ayda en az 15 dakika olduğunun belirlendiğini, bilirkişi ek raporu ve hükmün gerekçesi incelendiğinde sadece iş yeri hekimi görevlendirildiğinin açıklandığını ancak söz konusu hekimin ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerinde çalışan başına ayda en az 15 dk görev yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığını, davacı şirketin üstlendiği edimleri hiç veya gereği gibi yerine getirmediğini gösterdiğini, söz konusu edimlerin müvekkili davalı şirketin işbu sözleşmeyi yapmasındaki saiki ve menfaatini doğrudan etkileyecek ve ihlal edecek derecede olduğunu, hükmün gerekçesinde alacağın davalı yönünden likit olduğu anlaşıldığından davalının kabul edilen alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiği açıklanmış ise de, davayı ve davacının iddialarını kabul etmemek kaydıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi ve iddiaya konu alacağın likit olmaması  sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine değerlendirme neticesinde  kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyanla Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E...K. sayılı ve 21.10.2021 tarihli kararının kaldırılmasına davanın ve davacının tüm istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, iş güvenliği hizmeti alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nın 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nın 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020 Tarih ve 7251 Sy. Kanun'un 23. maddesi) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur  (HMK'nın 222/4).<br>Somut olayda, mali müşavir bilirkişinin raporu ile, tarafların uyuşmazlık konusu döneme ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının icra takibine esas faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, yalnız 12. aya ilişkin 7 adet toplam 12.086,98-TL'lik faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 36.639,97-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.<br>Bu durumda; tarafların ticari defterlerine kaydedilen faturalara ilişkin davalının hizmetin yerine getirilmediğine yahut eksik yerine getirdiğine ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceği, davacının davalıdan alacaklı olduğu belirlenmişse de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 7 adet toplam 12.086,98-TL'lik bedelli faturalar yönünden faturalara konu hizmetin verildiğine ilişkin ispat külfetinin davacıda olduğu, dosya kapsamına sunulan 2. ek bilirkişi raporunda ziyaret uygunsuzluk tespit formlarının iş yeri temsilcisi tarafından onaylandığı belirtilmişse de ziyaret uygunsuzluk raporlarının 12. ayı içermediği ve 11. aya ait formlara dayanak hizmete ilişkin hangi tarihte kesilen fatura ile talep edildiği tespit edilememesine rağmen tüm ziyaret uygunsuzluk formlarının iş yeri temsilcisi tarafından imzalandığı gerekçesi ile davalı defterlerinde kayıtlı bulunmayan faturalara ilişkin davacının hizmeti yerine getirip getirip getirmediği belirlenmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.<br>Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyetinden ek bilirkişi raporu yahut gerekli görülmesi halinde yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı yanın defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara ilişkin davacı yanın sözleşme kapsamında yükümlendiği hizmeti yerine getirip getirmediği belirlenerek, imzalı ziyaret uygunsuzluk formlarının davacı yanca düzenlenen hangi tarihli faturalara ilişkin olduğunun tespit edilmesi, kapsamlı itirazlar varsa giderilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarih ve ...Esas ve... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 626,34-TL nispi istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22/05/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cc13e10af75871f","SID":"b4a8053e8c1498d6"}}