{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1270 <br>KARAR NO: 2025/1311<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/03/2025<br>NUMARASI: 2023/812 E. 2025/297 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 25/06/2025\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/03/2025 tarih ve 2023/812 E - 2025/297  K kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 22/09/2022 tarihinde yapılan sözleşme gereğince malzeme tedariki ve şantiyeye teslimi konusunda anlaşma sağlandığını, anlaşma doğrultusunda müvekkili firma tarafından davalı tarafa Ziraat Bankası A.Ş.'ye ait, 275.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çekin davalıya teslim edildiğini, davalının anlaşılan fiyatlardan 205.492,04-TL değerinde malzemeyi müvekkili firmaya muhtelif tarihlerde kısmi olarak gönderdiğini ve süresinde gönderim yapılmadığını, gönderilen malzemelere ilişkin 5 adet fatura düzenlendiğini ancak 69.507,96-TL değerindeki malzemeleri müvekkiline halen göndermediklerini, gönderilen noter ihtarlarına rağmen davalının bims malzemeleri göndermediğini ve müvekkiline olan borcunu inkar ettiğini, davalının bu inkara karşılık borcu da kabul ikrarıyla malzemeyi temin etmekten kaçınarak PTT vasıtasıyla 06/06/2023 tarihli 2.179,24-TL, 07/06/2023 tarihli 60.000,00-TL ve 07/06/2023 tarihli 7.328,72-TL bedelli elden ödemeli gönderide bulunduğunu ancak müvekkilinin aynen ifa talep etmiş olması nedeniyle ödemeyi kabul etmediğini, davalının borcunu aynen ifa etmediği gibi bu zararı ödemekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkilinin malzemeleri başka bir firmadan almak zorunda kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme gereği ifa edilmeyen bedel için şimdilik 69.507,96-TL alacağın ticari işlere uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalının borcunu ifa etmemesi neticesinde fiyat farkından oluşan zarar nedeniyle şimdilik 100,00-TL zararın ticari işlere uygulanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; husumet, derdestlik, yetki, takas ve mahsup, hak düşürücü süre ve dava şartlarının yokluğuna ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davada taraf teşkilinin henüz sağlanmadığını, huzurdaki davanın davacının müvekkilinden haksız kazanç sağlamak düşüncesiyle ikame ettiği bir dava olduğunu, davacı tarafından öne sürülen iddiaların hiç bir dayanağı bulunmadığını, ticaretle uğraşan ve birbirleri ile sürekli alışverişte bulunan müvekkili şirket ile davacı şirketler arasında  bahsedildiği gibi bir anlaşma bulunmadığını, taraflar arasında ticaret yapılmasından kaynaklı aralarında bulunan cari hesap ilişkisinin aradaki ticari ilişki bozulunca kat edildiğini ve davacı tarafında kabul ettiği gibi arta kalan 69.507,96-TL'lik kısmın davacı tarafa banka kanalı ile müvekkili tarafından havale edildiğini, müvekkili tarafından aradaki ticari ilişkiye aykırı hiçbir faaliyette bulunulmadığını, müvekkilin herhangi bir bedel üzerinden mal teslim borcu bulunmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında bims bloku satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça bu hususta 22/09/2022 tarihli malzeme tedariki sözleşmesinden bahsedilmiş ise de böyle bir yazılı sözleşmenin sunulmadığı, dava dilekçesinde belli fiyatlardan bims bloku alımı için anlaşıldığı ileri sürülse de bu husus davalının kabulünde olmayıp sözleşme de bulunmadığından anılan birim fiyatlardan anlaşıldığı hususunun ispat edilemediği, taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere her iki taraf defterlerinde de satıma konu faturaların kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 69.507,96-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davalı vekili davacı ... şirketi ile dava dışı ... ve ... şirketleri arasında organik bağ bulunduğunu, bu şirketlerin hep birlikte hareket ettiklerini, siparişi veren şirket, fatura kesen şirket ve teslim yapılan şirket konusunda farklı isimler kullanıldığının savunmuş ise da her üç şirketin de ticari sicil kayıtlarının incelenmesinde yönetici ve ortaklarının farkı olduğundan bu üç firma arasında organik bağa rastlanmamıştır. Dolayısıyla bu şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesine de gerek görülmemiştir.<br>Davacı dava dilekçesinde farklı firmalardan bims alınması nedeniyle oluşan fiyat farkından dolayı menfi zarar isteminde bulunmuş ise de davacı tarafça yazılı sözleşmenin sunulamadığı, dolayısıyla davalının her hangi bir tarihte mal tedariki taahhüt edip etmediğinin belli olmadığı, davacının farklı firmalardan satın aldığı bimslerin davalının borcunu eksik ifa etmesi nedeniyle alındığı hususunda delil ortaya konulamadığından ispat edilemeyen menfi zarar isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı taraf, davalıya Ziraat Bankası A.Ş'ye ait ... seri numaralı, 275.000,00-TL bedelli çek verdiğini, ancak bu miktar karşılığı ürün teslim edilmediğini, aradaki fark olan 69.507,96-TL'nin ödenmesini talep etmiştir. Dosya kapsamına sunulan tüm delillerle sabit olduğu üzere dava açılmadan evvel söz konusu tutar PTT kanalıyla davacıya gönderilmiş olup davacı o tarihte aynen ifa talep ettiğinden gelen parayı davalıya iade etmiştir. Açılan davada ise davacı, aynen ifa talep etmeyip bu kez bedelin iadesini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalı taraf, 25/03/2025 tarihinde yeniden posta kanalıyla söz konusu borcu ödemiştir. Bu nedenle davacının bims bedeli talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ancak dava tarihinden itibaren faize hak kazanacağından 69.507,96-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Görüldüğü üzere davalı taraf, dava konusu bedel iade yükümlülüğünü dava tarihinden önce yerine getirmiş, davacıya ödeme yapmaya çalışmış, davacı ise aynen ifa talep ettiğinden bahisle ödemeyi iade etmiş, ancak açılan davada aynen iade yerine bedel iadesi talep etmiştir. Bu durumda davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri davacı üzerinden bırakılmıştır. Davanın kısmen kabulü ile, 69.507,96-TL teslim edilmeyen BIMS bedelinin dava tarihi olan 07/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 69.507,96-TL asıl alacak talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Davacının 59.578,25-TL menfi zarar talebinin reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı taraflarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından taraf teşkilinin sağlanmadan karar verildiğini, davacının, kendi menfaatine en uygun çözümü makul bir gerekçesi olmadan reddetmesi sebebiyle, müvekkilinin temerrüdünden veya gecikmeden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle, dava tarihi itibariyle faiz işletilmesine hükmedilmesinin, kanuna ve ticari hayatın gerçeklerine aykırı olduğunu, ödemelerin açıkça ve eksiksiz şekilde yapılmasına rağmen, sırf fiyat farkı üzerinden haksız avantaj sağlamak amacıyla nakit iadeyi kabul etmeyen ve menfaatinin zedelenmediği sabit olan davacının faiz talebinin reddi gerektiğini,  yerel mahkemece davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yönünde hüküm kurulması yerinde olmadığını, bu nedenle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/03/2025 tarihli 2023/812 E. 2025/297 K. Sayılı ilamın istinaf incelemesi ile kaldırılması, işbu haksız davanın reddine ve istinaf incelemesi neticelenene kadar müvekkilinin cebri icra tehdidi ile karşı  karşıya kalmasının önüne geçilmesi için icranın geri  bırakılmasına yönelik tehir-i icra kararı verilmesini isteme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek davacı tarafın istinaf taleplerinin reddi ile  yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına, davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın, malzemeleri başka firmadan almak zorunda kaldığını ve zarar ettiğini, iş bu zararının tazmini için davalından 59.578,25 TL alacak talebinde bulunduğunu, ancak yerel mahkemenin gerekçeli kararında \"Davacı dava dilekçesinde farklı firmalardan bims alınması nedeniyle oluşan fiyat farkından dolayı menfi zarar isteminde bulunmuş ise de davacı tarafça yazılı sözleşmenin sunulamadığı, dolayısıyla davalının her hangi bir tarihte mal tedariki taahhüt edip etmediğinin belli olmadığı, davacının farklı firmalardan satın aldığı bimslerin davalının borcunu eksik ifa etmesi nedeniyle alındığı hususunda delil ortaya konulamadığından ispat edilemeyen menfi zarar isteminin reddine karar verilmiştir.\" şeklinde karar verildiğini, yerel Mahkemenin gerekçesinde delileri hatalı değerlendirdiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin yüklenicisi olduğu kamu tarafından ihale edilerek alınan, süreli gecikme cezalı okul inşaatı yapım işi olduğunu, iş nihayetinde kamuya ait olduğunu, İşin geciktirilmesinin müvekkili telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğinin sabit olduğunu, aynı zamanda bu zararın müvekkiline değil kamuya da zarar verdiğini, nitekim müvekkilinin zararının sabit olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.  <br>Davacı davalıya aralındaki BİMS Blok teslimi hususlu sözleşme uyarınca 275.000 TL'lik çeki teslim ettiğini, davalının 205.492 TL'lik mal teslim ettiğini ancak bunun karşılığında 69.507 96 TL'lik malı teslim etmediğini bunun için davalıya Kayseri 8. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini  gönderdiğini belirterek teslim edilmeyen mal bedelinin karşılığı ve borcun ifa edilmemesi nedeniyle aynı malzemeler daha yüksek fiyatla alınmasından dolayı kaynaklanan zarar talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacı ile aralarına yazılı sözleşme bulunmadığını davalının kendisinden malı başka firmaya teslim etmesini faturayı başka şirket adına tanzim etmesini istediğini bunun üzerine sözleşmenin sona erdirdiğini arta kalan 69.507 TLlık kısmının 06.06.2023- 07.06.2023 tarihinde PTT aracılığıyla konutta  ödeme yoluyla iade edildiğini belirterek ödediği  bedeli  talep etmiştir.<br>Taraflar arasında 275.000 TL'lik çek verildiği buna karşılık 69.507,96 TL'lik kısmının ifa edilmediği, 69.507,96 TL kısmının dava açılmadan önce 07.06.2023 tarihinde davacıya gönderildiği ancak davacı tarafça bu bedelin teslim alınmadığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.<br>Taraflar arasında uyuşmazlık feshin haklı olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. <br>Davacı Kayseri 8. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aynen ifayı talep etmiş olup Davalının 06.06.2023 ve  07.06.2023 tarihlerinde 69.507,96 TL'yi davacıya iade ettiği hususu nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin 06.06.2023 tarihinde tarihte ileriye dönük feshedildiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı edimini yerine getirmemiş olup kedimin yerine getirilmemesinin haklı  nedene dayandığını ispat külfeti altındadır. Davalının dosyaya bu yönde yazılı delil sunmadığı görülmüştür .Bu durumda  davalının   sözleşmeyi haksız şeklide  fesh ettiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>6098 sayılı TBK'nun  125. maddesi; Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.<br>Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.<br>Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.\"<br>\" Sürekli edimli sözleşmelerde\" başlıklı 126. Maddesi;   İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.\" şeklindedir.<br>Davalı sözleşmeden haksız şekilde  döndüğünden  davacıdan aldığı bedeli iade ve davacının  bundan dolayı uğradığı zararları gidermekle yükümlüdür.<br>Davalı tarafça dava açıldıktan sonra 25.03.2024 tarihinde ödeme yapıldığı görülmüştür.<br>Davacı  dava dilekçesinde ödediği bedelin iadesini isterken  faiz  talebinde bulunmuştur. <br>Mahkemece  davacının iadesini talep ettiği  bedel ile bu bedele işletilecek faiz  yönünden infazda   infazda tereddüt oluşturucak  ve mükerrer ödemeye neden olacak  şekilde hüküm kurulması gerekirken   hükmün 2. Bendinde \"69.507,96-tl asıl alacak talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına\" şeklinde hüküm kurulmasına rağmen 1. Maddesinde \"69.507,96-TL teslim edilmeyen BIMS bedelinin dava tarihi olan 07/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine\"  şeklinde  infazda tereddüt oluşturucak  ve mükerrer ödemeye neden olacak  şekilde hüküm   verildiği görülmüş olunup bu husus  usul ve yasaya aykırı görülmüştür.<br>Davalı tarafça düzenlenen faturalar incelendiğinde 19* 39 *19 BİMS Blok birim fiyatı 3,50 TL+ %18 KDV olarak belirtildiği görülmüş olup sözleşme 06.6.2023 tarihinde fesh edildiğine göre  mahkemece yapılacak dosyanın   İnşaat Mühendisi bilirkişiye tevdi ile;  Sözleşmenin fesih tarihi itibariyle iade edilen 69.507,96 TL  bakımından davacının 3,50+ KDV birim fiyatıyla alabileceği malzeme miktarı  belirlendikten sonra   fesih tarihi  itibariyle  bu miktar malzeme için  ödemesi gereken rayiç   tutar bulunarak   (fesih tarihi itibariyle  ürünün güncel birim fiyatının  6,50 TL geçip geçmediği, geçmesi halinde davacı tarafça 6.50 TL esas alınarak artırım yapıldığı bu rakama göre aradaki farkın bulunması, 6.50 TL   geçmemesi halinde bu birim fiatına göre hesaplama yapılarak) davacının uğradığı zararın  bu şekilde  belirlenerek karar verilmesi gerekirken bu hususta rapor aldırılmadan  eksik incelemeyle karar verilmesi HMK 353/1-a-6 md uyarınca usul ve yasaya aykırı görülmüştür . <br>Açıklamalar ışığında tarafların istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 md uyarınca  ayrı ayrı kabulüne karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/03/2025 tarih ve 2023/812 E - 2025/297 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 25/06/2025 \t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4998cd96388221a0","SID":"537047a9140b2be9"}}