{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 06/02/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas -  ... Karar<br>DAVACI\t: ... - ... <br>\t\t ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Av. ... <br>DAVALI\t: ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 02/06/2025<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 03/06/2025<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı iş sahibi şirket ile davalı yüklenici arasında, 18.02.2019 tarihinde tavuk çardağı ve depo yapım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği  Konya ili, Kadınhanı ilçesi, ...... Köyünde kain tapunun ...Ada...Parsel sırasında kayıtlı taşınmaz üzerine davalının tavuk çardağı ve depo inşa edeceğini, iş bedelinin 900.000,00 TL olup iş bedelinin 420.000,00 TL'sinin banka havalesi ile (...... kanalıyla 30.04.2019 da 18.000,00 TL, 31.05.2019 da 75.000,00 TL, 26.07.2019 da 147.000,00 TL, ...... aracılığıyla 04.03.2019 da 100.000,00 TL ve 29.03.2019 da 80.000,00 TL olmak üzere  toplam 420.000,00 TL)  davalıya gönderildiğini,  elden 20.000,00 ABD Doları ödendiğini, bu tutarın ödeme tarihindeki kuru olan 5.350,00 TL'den hesaplandığında 107.000,00 TL'ye karşılık geldiğini, yine 20.600,00 TL'nin de elden ödendiği, böylece davalıya iş bedeli olarak toplamda 547.600,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkili şirkete yüklenemeyecek sebeplerle hafriyat işlemleri dışında inşaata başlanmadığını, bu süreç içerisinde hukuki imkansızlık nedeniyle sözleşmenin konusunun da kalmadığını; zira sözleşme akdedilirken hiçbir fiziki ve yasal engel yokken, müvekkiline yüklenemeyecek yasal engeller nedeniyle inşaata başlanamadığını, belediyeden tavuk çardağı ve depo yapımı için zorunlu olan ruhsatın alınamadığını ve inşaata başlanamadığını, bu zorunluluk karşısında taraflarca karşılıklı olarak sözleşmeden dönüldüğünü ve tarafların verdiklerini iade yoluna gitmeye karar verdiklerini, müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 547.600,00 TL den mahsup edilmek üzere davalıdan toplamda 127.643,00 TL'lik malzeme ve hizmet aldığını, bu miktarın, müvekkili şirketin sözleşmeye istinaden ödediği bedelden düşüldüğünü ve geriye 419.957,00 TL'nin davalının uhdesinde kaldığını, davalı tarafından müvekkili şirkete yapılan iade ödeme ve davalı yanın ödenen bedelden mahsup edilmesi için müvekkili şirkete malzeme vermesinin de sözleşmenin fiilen sona ermiş olduğunun davalı tarafından da kabul edildiğini gösterdiğini, 02.07.2020 tarihinde davacı tarafından gönderilen Konya...Noterliği 'nden ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya sözleşmenin, kendisine yüklenemeyecek hukuki imkânsızlıklar sebebiyle zamanında yerine getirilemediği bu nedenle sözleşmenin konusuz kaldığını ifade edilerek kendilerince ödenmiş bulunan 419.957,00 TL' nin iadesinin talep edildiğini, davalının işbu bedeli ödemediğini ve Sarayönü Noterliği'nin 08.07.2020 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eser sözleşmesinin halen yürürlükte olduğunu ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğunu iddia ettiğini, sözleşmeden dönme şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek 419.957,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 06.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borcun, kendilerine yüklenemeyecek sebeplerle imkansızlaştığını iddia etmiş ise de davacının borcun ifasının imkansızlaştığını bildirmek için sözleşme tarihinin bitimine 1 ay kala davalı müvekkiline ihtar çektiğini, böyle bir durumda davacının iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, sözleşmede bir açıklık yoksa, inşaat yapılacak arsanın imar durumunun alınması, plan ve projelerin belediyeden onaylatılması ve yapı izninin alınmasının mülkiyet hakkıyla bağlantılı olması nedeniyle iş sahibine ait olduğunu, iş sahibi makul sürede bu yükümlüklerine yerine getirmezse temerrüde düşeceğini, somut olayda davacı taraf, iş bu davaya konu taşınmazın yapı iznini davacının alması gerektiğini, müvekkilinin ruhsatın alınmasını beklediğini, davacıya gönderilen ihtarname itibariyle müvekkilinin sözleşmeden döndüğünün iddiasının yerinde olmadığını, sözleşmenin konusuz kalmasından dolayı davacının kusurlu olduğunu bu nedenle TBK'nın 112. maddesi uyarınca zararlarının giderilmesi gerektiğini, yerleşik teamüle göre bu durumlarda müspet zarar oranının  iş bedelinin %20 olduğunu, dolayısıyla davalının davaya konu sözleşme gerçekleşseydi kazanacağı kârın 180.000,00 TL olup iş bu sözleşmenin konusu davacının kusuru ile ifa imkansızlaştığı için bu bedelin davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde iş bedeli olarak 20.000,00 ABD Doları ödendiği ve bunun dönemin kuru karşılığı 107.000,00 TL'ye tekabül ettiği bildirilmiş ise de söz konusu miktarın, dava konusu eser sözleşmesiyle alakalı olmadığını, bu bedelin dava dışı, ...... Mah. Çiftlik duvarına dair 11.12.2018 tarihli sözleşmeye istinaden alındığını, bu miktarın dönemin kuru olan 5.360 TL'den 107.200,00 TL'ye isabet ettiğini, davalının 107.200,00 TL'nin 53.098,00 TL'sini ...... Mah. Çiftlik duvarına ait iş için harcadığını, teslim edilen iş bedeli olarak uhdelerinde kalan miktarın 54.102,00 TL olduğunu, dava dilekçesinde 20.600 TL elden ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de bunun doğru olmadığını, davalının oğlu ......'in davacı şirkete 28/03/2019 tarihinde havale yoluyla 15.000,00 ABD Doları (dönemin kuru olan 5.330 TL'den 79.950,00) ödediğini, davalının iş bu dava konusu eser sözleşmesi için birtakım giderlerde bulunduğunu, bu giderlerin; harfiyatçıya 53.000,00 TL, kalıpçıya 60.000,00 TL, davacı tarafından yapılan mal alımı neticesinde ortaya çıkan 20.221 TL cari borç, havale yoluyla davacı tarafa gönderilen 15.000,00 TL, tarafları aynı olan 2 adet kira sözleşmesinin bedelleri ve elektrik ödemelerinden oluşmakla birlikte bahsedilen bu ödemelerin davacı tarafından dava dilekçesinde kabul edildiğini ileri sürerek öncelikle davanın reddini, olmadığı takdirde bilirkişi tarafından yapılacak olan hesaplama neticesinde ortaya çıkacak miktar üzerinden davalı müvekkilin %20 yerel teamül oranında oluşacak, yoksun kaldığı müspet zararının, hafriyatçıya ödenen 53.000,00 TL'nin kalıpçıya ödenen 60.000,00 TL'nin, haritacıya ödenen 5.000,00 TL'nin ve davalının oğlunun, davacı şirkete gönderdiği 15.000,00 ABD dolarının önemin kuru olan 5.330,00 TL'den 79.950,00 TL'nin mahsubuna karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının talebi ile aynı yönde ve davacının dava dilekçesi ekinde davalının ise 05/04/2021 havale tarihli dilekçesi ekinde ayrı ayrı sunulan el yazısı belgede tarafların mahsuplaşmaları sonrasında davacının davalıdan 419.957,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı vekilince 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak sunulan 19/04/2023 tarihli dilekçede 'söz konusu belgenin, davacı tarafın dava dilekçesinde delil olarak dayanması nedeni ile ayrıntılı olarak açıklanmak üzere taraflarınca da sunulduğu' şeklinde beyanda bulunulmuş ise de; davalının savunması hayatın olağan akışına aykırı olarak değerlendirilmekle tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde söz konusu belge ile tarafların mahsuplaştıkları ve neticeten davacının davalıdan 419.957,00 TL alacaklı olduğu aradaki ilişkinin ticari iş mahiyetinde olması nedeni ile faizin temerrüt faizi olması gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile 419.957,00 TL' nin temerrüt tarihi olan 14/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında tavuk çardağı ve depo yapımı sözleşmesi yapıldığını, müvekkilirir sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde ifade ederken davacının borcun ifasının imkansızlaştığını sözleşme bitimine 1 ay kala ihtar çekerek kötüniyetli davrandığını, tarafların imar iznine ilişkin sözleşme kapsamında bir anlaşmaya varmadıkları için imar izni alma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, bu sebeple sözleşme hükümsüz hale geliyorsa bu durumun müvekkiline kusur olarak yükletilemeyeceğini, davacının bu konuda müvekkiline bir bildirimde bulunmadığını ve müvekkilin inşaatı yapmaya başladığını, tarafların sözleşmede aksini de kararlaştırmadığından bu konuda müvekkiline herhangi bir sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, sözleşmesinin geçersiz hale gelmesinde davacının kusurlu olduğunu ve sözleşmeden kendisinin döndüğünü, bu sebeple müvekkilinin yaptığı masrafları talep edebileceği gibi , mahrum kaldığı kârı ve bu işten elde etmesi muhtemel kârı ve bu işin yarım kalması sebebiyle muhtemel zararlarını davacıdan talep edebileceğini, müvekkilinin sözleşmeden dönme sebebiyle, yapılan yapıdan bazı parçaları söküp alma hakkı varsa bunu da kullanması gerektiğini, mahkemece bu hususların hiç biri değerlendirilmediğini, sözleşmenin ne olduğu, nasıl sona erdiği tarafların sorumluluklarının kime ait olduğu, ruhsat alınamamasına ilişkin sorumluluğun kime ait olduğu ve bu tür imkansızlığın kime yükletilmesi gerektiği hususunda herhangi bir açıklama ve gerekçelendirme yapılmadığını, mahkeme tarafından yazılan gerekçe yeterince açık ve anlaşılabilir olmadığını, sözleşme ilişkisi sabitken mahkemenin \"hayatın olağan akışına uygun değildir\" şeklinde gerekçelendirme yapmasının kabul edilemeyeceğini, HMK uyarınca gerekçenin açık anlaşılabilir ve dosya esasına ilişkin olması gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yukarıda ifade edilen hususlara paralel tespitlerde bulunulduğunu, somut olayda  arsa davacının mülkiyetinde olduğunu, davacının, davaya konu taşınmazın yapı iznini almamış olup müvekkilinin ruhsat olmaksızın sözleşme konusu tavuk çardağı ve depo yapımına başlamasını beklediğini, yalnızca bu husus bile davacının kötü niyetini gösterdiğini, iş sahibi davacının tüm bu bu nedenlerle kusurlu olduğunu, imkansızlık davacının kusurundan ileri geldiğini ve kusuru nedeni ile sözleşmenin konusuz kaldığını, dolayısı ile davacının, TBK md.112 anlamında oluşan borca aykırılığın tazmininden sorumlu olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan belgede belirtilen 127.643,00 TL' ödemeye ilişkin belgenin tarafların imzası bulunmadığından, yalnızca davacı tarafça dava dilekçesinde delil olarak dayanıldığından, cevap dilekçesinde yalnızca bu belgenin ayrıntılı olarak açıklanması istenildiğinden, cevap dilekçesinin delil kısmında dayanılmadığından, cevap dilekçesinin sonuç ve istem kısmında herhangi bir talebe de konu yapılmadığından delil niteliğinde olmadığını ve delil olarak hükme esas alınamayacağını, dava dilekçesinde, mahsup edildiği iddia edilen çardağın ve deponun hafriyat ve duvar işlemleri için yapılan giderleri, harita ölçümü için yapılan giderleri, hırdavat alımı için yapılan giderleri, ......'in bağkur ödemesi, elektrik işleri için yapılan giderleri, kiralanan dükkanın kira ödemeleri, banka havalesi bilgilerini ve elden yapılan ödemelere ilişkin açıklama bulunmadığını, davacı tarafın bu hususu daha detaylı olarak açıklaması gerektiğini, mahsup miktarı olarak belirtilen 127.643,00 TL'den, ...... aracılığı ile davacı tarafın ...... hesabına gönderilen 15.000,00 TL düşüldüğünde ortaya çıkan miktarın (112.643,00 TL) davacı tarafça ayrıntılı olarak açıklanması gerektiğini, davacıdan 547.600,00-TL alındığı, 419.957,00-TL uhdelerinde kaldığı davacı tarafça ispatlanamadığını, yüklenicinin işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler (malzeme ve işçilik giderlerinden yaptığı tasarruf) ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar, sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zarar kapsamındaki kâr kaybının bulunması gereği karşısında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından davalının işin tümünü tamamlayamaması nedeniyle mahrum kaldığı kârın hesaplanması gerektiğini, elden ödeme iddialarının kabul edilemeyeceğini, dosyadaki ödeme, iade ve harcama belgelerinin nazara alınması gerektiğini, bilirkişice tespiti yapıldığı üzere müvekkilinin uhdesinde dosya kapsamına usulüne uygun sunulmuş, delil vasfındaki ödeme, iade, harcama belgeleri alındığında müvekkili uhdesinde kalan farkın 141.682,50  TL olarak hesaplandığını, ancak bu hesaplamada bir yönü ile eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişice davacı tarafça müvekkiline yapılan ödemeler kısmına ''11.12.2018 ...... mah. duvar işinde teslim edilen bedelinden davalının uhdesinde kaldığını ifade ettiği tutar olan 54.102,00''nin hesaba dahil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça ödendiği iddia edilen bu tutar, dava konusu eser sözleşmesiyle alakalı olmayıp dava dışı, ...... Mah. Çiftlik duvarına dair 11.12.2018 tarihli sözleşmeye istinaden alınmış bir miktar olduğunu, ...... Mah. Çiftlik duvarına ait iş için harcanmış olup bu davanın konusunu oluşturmadığını ve iş bu miktarın iadesi istemi bu dava ile istenilemeyeceğinden reddinin gerektiğini, bilirkişice buna rağmen hesaplamaya dahil edilen bu kalemin mahkemece dikkate alınmayıp yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekiğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nin 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar.<br>6100 sayılı HMK'nin 297. maddesinin 1-c fıkrasında, hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrasında ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş olup, anılan maddeye göre, hükmün gerekçe bölümünün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerektiği, hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Böylelikle maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olabilecektir. <br>Somut olayda; mahkemece \" davacının talebi ile aynı yönde ve davacının dava dilekçesi ekinde davalının ise 05/04/2021 havale tarihli dilekçesi ekinde ayrı ayrı sunulan el yazısı belgede tarafların mahsuplaşmaları sonrasında davacının davalıdan 419.957,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır\" şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de taraflara arasındaki hukuki ilişkin kaynağı, taraflar arasındaki sözleşmenin yapı ruhsatının verilmemiş olması nedeniyle imkansız olup olmadığı, imkansız ise tarafların sorumluğu, yapılan ödemelerin hangilerinin ispat edildiği, taraflar arasında başka bir hukuki ilişkinin var olup olmadığı, var ise mahsuplaşılan tutarın ve mahsuba konu alacağın miktarının ne olduğu hususlarında taraf ve kanun yolu denetimine uygun, uyuşmazlığın çözümüne elverişli, talep ve savunmaları karşılayan ve denetlenebilen bir gerekçede  yazılması gerekir. <br>Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi ve denetime elverişli açık anlaşılır bir gerekçe yazılmak suretiyle bir karar verilmesi için için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/02/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davalı tarafından yatırılan 7.171,82 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/06/2025 <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br>¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"daff4c818a264fb7","SID":"af7376a7af85c2cc"}}