{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/26 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1069<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25.10.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/351 Esas 2022/873 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 10.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 tarih 2021/351 Esas 2022/873 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın  karıştığı trafik kazası neticesinde araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL hasar ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında hasar tazminat talebini 9.086,00-TL olarak artırmıştır.<br>CEVAP : Davalı vekili, kazaya karıştığı iddia edilen aracın davalı şirket tarafından kaza tarihinde geçerli olmak üzere trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava konu kazanan gerçek olmayıp kurgu olduğu, davalının sigortalı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti kadar sorumlu olacağını, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceiği, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sigortalısı aracın sürücüsünün, 2918 sayılı yasanın 84/j ve 64/b maddeleri ile 2918 sayılı yasanın yönetmeliğinin137/B-1(a,b) maddelerini ihlal ettiği, ihlale neden olan sürücü fiili ile davacının aracında meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davacının aracında meydana gelen zararın 9.086,00-TL olduğu, davalının oluşan bu zaradan sorumlu olduğu belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, olayın kurgu olması nedeniyle zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını, isapt külfetinin davacıya geçtiğini, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini raporun hükme esas alınamaycağını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden yasal faiz yürütülmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, eksik inceleme yapıldığını  belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf dilekçesinin reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararının ZMMS poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen  kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, tanık anlatımları ile de doğrulandığı üzere araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına,  kusur ve zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.), gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, trafik kazasından kaynaklı hasar tazminatı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata davalının sıfatına uygun şekilde belirlenen temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 620,66-TL'den peşin alınan 155,16-TL'nin mahsubu ile bakiye 465,5‬0-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be67be3e22bb0848","SID":"c200b57c6684c0f1"}}