{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/23 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1094<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/42 Esas - 2022/811 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 11/07/2025 <br>                       <br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/10/2022 tarih 2022/42 Esas 2022/811 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA \t: Davacı vekili, 15.07.2021 tarihinde, davalı siogorta şirketinin ZMMS sigortacısı, dava dışı .... Tic. Ltd. Şti.'nin işleteni, dava dışı ...'nun sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkiline ait ... yabancı plakalı araca çarptığını, taraflarca tanzim edilen kaza tespit tutanağında, karşı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde  kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin Almanya 'ya döndükten sonra aracını ... isimli yetkili ekspertiz firmasına incelettiğini, 05.11.2021 tarihli Onarım Maliyet Hesaplamasına göre KDV dahil 10.402.44 Euro hasar bedeli belirlendiğini belirterek, 10.402,44 Euro hasar tazminatından şimdilik 100,00 Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımmdan 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki ... Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline ve ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP\t: Davalı vekili, müvekkilinin poliçeden dolayı sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve maddi zararlarda araç başına azami 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti gerektiğini, sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini,  mahkemenin yetkisiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; hasar kusur ve sigorta hesap uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanan 26.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/f ve 56/1-a maddelerini ihlal ettiği, kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı; davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen gerçek zararın KDV dahil 9.821,00 Euro olarak hesaplandığı, davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru evrakının dosyaya sunulmadığı, hasar dosyasının hangi tarihte açıldığının tespit edilemediği, davalı sigorta şirketi açısından temerrütün arabuluculuk son anlaşamama tutanağının tanzim edildiği 28.09.2020 tarihinde gerçekleştiğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.821,00 Euro tazminatın davalı sigorta şirketinden (43.000,00 TL poliçe limiti dikkate alınarak) 09.12.2021 temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki ....Bankasının efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili,  ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda hatalı hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihi üzerinden kur hesabı yapıldığını, tazminat hesaplaması belirlenirken fiili ödeme günündeki kura göre hesaplama yapılması gerektiğini, aksi takdirde müvekkili sigorta şirketinin teminat limiti göz önünde bulundurulmadan kaza tarihindeki kur hesabına göre tazminat tespit edildiği takdirde sebepsiz zenginleşmeye mahal verileceğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe teminat limitinin muaccel borç olmadığını, ödenebilecek azami teminat limitini ifade ettiğini, kararın hüküm fıkrasında 9.821,00 Euro üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının yurt dışından aldırmış olduğu ekspertiz raporunda, hasar ile ilgisi olmayan yedek parça ve aracın normal şartlarda onarımı mümkün olan parçalarının yazıldığını, bu parçaların dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmadığını, temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>GEREKÇE\t: Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğranılan zararın kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda davacıya ait aracın dosyada mevcut hasar fotoğraflarının incelenmesi sonucu 05.11.2021 tarihli ekspertiz hasar raporu içeriğinde yer alan yedek parça ve işçilik kalemlerinin kazanın oluş şekli ve aracın hasar gördüğü kısımlarla doğrudan ilintili parçalar olduğunun tespit edilmesine, değişimi nedeniyle araca değer kazandırdığı belirlenen “sol arka radyal lastik” ve “sol arka alüminyum jant” yönünden 581,44 Euro tenzil edilerek gerçek zarar bedelinin 9.821,00 Euro olarak hesaplanmış olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına; zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar  bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleşmesine, alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen maddi tazminat bakımından temerrüde düştüğünün kabulünün gerekmesine, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin isabetli olmasına; tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33‬ TL'den peşin alınan 1.468,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.469,33‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"862dbfe7b7964090","SID":"60c7985af31e12f1"}}