{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2023/81 Esas - 2025/33<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                          T.C.<br>                     ANKARA<br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR\t\t<br>ESAS NO\t:... <br>KARAR NO\t:...\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>BAŞKAN\t:...<br>ÜYE\t:...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI\t: ....<br>VEKİLLERİ\t: Av...., \t<br>\t  Av. ....<br>DAVALI\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>TEMSİLCİLER\t:1- ...,  \t <br>\t 2-...<br>DAVA\t: Ticari Şirket <br>DAVA TARİHİ\t: 31/01/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t  : 28/01/2025<br>Mahkememize açılan ticari şirket  davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin hali hazırda davalı Şirketin % 47,3 oranında hissedarı bulunduğunu, 07/11/2022 tarihinde şirket ana sözleşmesinin sermaye konulu 6. maddesinin tadiline yönelik olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmış olduğunu, hukuka uygun ve kanunca öngörülen şekilde atanmayan bir yönetim kurulu tarafından bu toplantının gerçekleştirildiğini, tadil metni kararı alınmadığını, toplantı nisabının sağlanmadığını, sermaye artırımı kararı için gerekli olan objektif şartların bulunmadığını, hakim hissedarların, özellikle ve bilinçli olarak müvekkilinin hisse oranını düşürme amacıyla söz konusu sermaye artışına yönelmiş olduklarını, şirketin tek ve en önemli mal varlığının ... Oteli bulunduğunu, bu otelin tasarruf imkanının önünün açılması amacıyla sermaye artışı yapıldığını, ortada geçerli ve çıkmış bir ara bilanço dahi yokken, ortak alacaklarının şirket içinde bulunup bulunmadığı, fiktif olup olmadığı dahi meçhulken, şirketin önceki yıl bilanço ve mali kayıtlarının usulsüz olduğu ortaya çıkmışken mevcut mali tabloda sermaye artışına gidilmesinin mali ve hukuki temelinin olmadığını, burada amaçlananın sadece azınlık hissedar üzerinde baskı kurmak ve hisse oranını düşürerek hakim hissedara rahat hareket imkanı sağlamak olduğunu, ancak müvekkilinin azlık haklarından mahrum edilmesi, nitelikli eşiklerin bu şekilde usulsüz olarak aşılması neticesinde ortaya çıkan hukuka aykırı durumun ileride telafisinin maddi ve manevi olarak giderilmesinin mümkün bulunmayacağını, TTK 198. madde uyarınca davalı şirket hakim hissedarlarının oy haklarının donuk olmasına rağmen toplantı nisabında yer almasının, kararlara katılmasının hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulunun usulüne uygun teşekkül etmemiş bulunduğunu, bu nedenle genel kurul çağrısı, sermaye artırımına ilişkin tadil tasarısı ve kararı ile iştirakin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 07.11.2022 tarihli ve 2022 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye artışına ilişkin kararın TTK'nın 198., 420., 445 ve devamı maddeleri uyarınca yokluğuna, olmadığı takdirde butlanına, kabul edilmez ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirketin 14.02.2006 tarihinden 23.06.2017 tarihine kadar davacı tarafından yönetilmiş olduğunu, 23.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacının annesi ve öz kardeşi olan ortaklar tarafından davacının yetkilerine son verilerek davacıyı yönetimden uzaklaştırmış bulunduklarını, yönetim kurulu seçiminin iptaline yönelik ...'nde görülen davanın henüz kesinleşmemiş bulunduğunu, davacının hissesinin %47 den %31'e düşmüş olduğunu, bu durumda şirketin önemli kararlarında mutlaka davacının onayının alınma zorunluluğunun bulunduğunu, Şirketin %26,6 hissesini devir alan ... ve aynı oranda hisse devir alan...'ın başka ticaretlerinin olduğunu, olağanüstü genel kurul kararında etkilerinin bulunmadığını, müvekkil şirketin herhangi bir hakim veya bağlı ortaklık statüsünün olmadığını, ortaklarının ortak olduğu başkaca şirketler arasında hissedarlık ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davacının TTK 198/2'ye göre oy haklarının donduğu iddiasının geçerliliğinin olmadığını, alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>KANITLAR:.... Esas sayılı dosyası getirtilip incelenmiştir. <br>Yargılama sırasında davacı vekili, 15/01/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini, herhangi bir  yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. <br>Davalı vekili, 17/01/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragati kabul ettiğini, davacıdan herhangi bir  yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını açıklamıştır. <br>GEREKÇE: Dava, genel kurulda alınan sermaye artırımına dair kararın yokluğunun, olmadığı takdirde butlanının tespiti, kabul edilmediği takdirde de iptali istemine  ilişkindir.<br>Feragat, HMK'nın 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Davayı son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir. <br>Davacı vekili vekaletnamesindeki yetkiye dayalı olarak geçerli şekilde davadan feragat etmiştir.  <br> Bu durum karşısında, davanın 2022 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımına ilişkin genel kurul kararının yokluğunun, olmadığı takdirde butlanının tespiti, kabul edilmediği takdirde de iptaline yönelik olduğu, anılan davanın davacının üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden bulunduğu, geçerli şekilde davadan feragat edildiği sonucuna varılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve davalılar vekilinin beyanı da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü olan 410,26 TL harç için peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile noksan olan 230,36‬ TL'nin  davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,<br>3-Talep dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde iadesine, <br>Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 17/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ....<br>e-imzalıdır <br>Üye ....<br> e-imzalıdır<br>Katip....<br>e-imzalıdır <br><br><br>          *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8561f9f544a86eae","SID":"7edc0a38ad01660c"}}