{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1513 <br>KARAR NO: 2025/1879<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/01/2025<br>NUMARASI: 2024/422 E - 2025/90 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlular tarafından yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edildiği, bu kapsamda arabuluculuk sürecine başvuruda bulunulmuş olup,  Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Numarası ve ... Arabuluculuk Dosya Numaras ile yapılan görüşme \"görüşme sonunda anlaşmama\" şeklinde arabuluculuk sürecinin  tamamlandığı, ancak borçlu tarafından  haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz etmiş olup itirazın iptali gerektiği,Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının dayanağı ... Seri Nolu 10.10.2023 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 20.10.2023 son ödeme tarihli 51.569,27 TL. bedelli fatura düzenlenmiş olduğu, dosya açısından  kesin delil niteliğindeki kaçak zapt tutanakları, zabıttaki tespitlerin somut olarak destekleyen endekslerin yaklaşık ispat koşullarını sağladığı, bu halde vadesi gelmiş olan borç için ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğu, borçlunun EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesine göre \" ilgili kullanım yerinde mevzuatlara uygun şekilde kesilen elektrik enerjisini kendi imkanlarıyla mühür sökerek elektrik enerjisi kullanıldığı \"tespit edildiği, davalının ticarethanesinde kaçak elektrik kullandığı tespit edildiği ve bu kapsamda kaçak elektrik tespit tutanağı tutulmuş ve  usulüne uygun olarak  tahakkuk düzenlenmiş olduğu, kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen tahakkuka rağmen herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle icra takibi açılmış ancak davalı –borçlunun icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine ilişkin itirazları haksız olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26.maddesinin 1-a.fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak , perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi ’’ hükmünde belirtildiği üzere davalı borçlu kaçak elektrik tüketmiş olup 28.maddede belirtilen esaslara uygun olarak tutanak ve tahakkuklar hazırlandığı, buna rağmen,  aynı yönetmeliğin 31.maddesinde belirtildiği üzere; “ödeme bildiriminde yer alan son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlüdür.” Hükmü hiçbir şekilde yerine getirilmemiş ve dava konusu olan icra takibinin açılışına sebebiyet vermiş olduğu, uygulanan faizlere ilişkin; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 15.maddesinin 4.fıkrasında ‘’Düzenlenen tarifelerle enerji ve/veya kapasite satın alan tüketicilerce zamanında ödenmeyen borçlara, görevli tedarik şirketi tarafından bu yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı günlük olarak uygulanır.’’ hükmünde yer verildiği gibi aynı zamanda aynı yönetmeliğin 4.maddesinin  i.bendinde belirtildiği üzere ; “Gecikme zammı : 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammını”  ifade ettiği dikkate alındığında ;  ödeme emrinde takip konusu asıl alacağa işletilen ve 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammı usul ve yasaya uygun olduğu açıkça ortaya çıkacağı, işbu takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan kaçak elektrik faturasını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olduğu, tensiple beraber davalı-borçluların mallarına tedbir amaçlı öncelikle teminatsız olarak , mahkeme aksi kanaatte ise teminat sunulmak üzere  ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlunun Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın   iptali ile asıl alacağa uygulanan %42,00 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek % 20 KDV ile birlikte takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadıkları  görülmüştür. Mahkeme,\"Davacı tarafça Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmişse de, davalı borçluların davacı tarafça başlatılan ilk takip olan Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz etmeleri üzerine ilgili icra dairesince yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine dair kararı üzerine dosyanın Bakırköy icra müdürlüğüne gönderildiği, Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esasını aldığı, mahkemece Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının tüm suretinin gönderilmesi istenmiş ve ilgili icra dairesi tarafından gönderilmiş olup, gönderilen icra dosyası evrakları incelendiğinde Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında düzenlenmiş bir ödeme emri bulunmadığı anlaşılmış olup, takibin Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünden yetkisizlik ile geldiği, Bakırköy ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından da ödeme emri düzenlenip borçluya tebliğ edilmesi gerektiği, bu nedenle somut olayda itirazın iptali davası bakımından bir dava şartı olan usulüne uygun yürütülmüş bir takip bulunmadığı \" gerekçesi ile; \"Davanın Dava Şartı Yokluğu Nedeni  İle Reddine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş olsa dahi alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği,borçlunun ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen takibe itiraz ederek takibi durdurduğu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,kaçak elektrik tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Yetkisiz icra müdürlüğünde yapılan takipte yetki itirazı nedeniyle yetkili icra müdürlüğünde takip başlatıldığı,ancak davalı borçlulara ödeme emri tebliğ edilmemesine rağmen   bu kez yetkili icra dairesi dosyasındaki borca ve ferilere  itirazları  üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlulara yetkili icra dairesinde ödeme emri tebliğ edilmediği açıktır.Ancak davalılar bu takibe de itiraz etmiştir. Konuya ilişkin emsal güncel Yargıtay (12 HD.) kararlarında da belirtildiği üzere ,  İİK 'nun 62/1. maddesinde; “İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur” hükmü yer almakla birlikte borçluya “ödeme emri tebliğ edilemese” bile alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmeyecektir.Böylece usul ekonomisine de uygun olacak uygulamalara göre; borçluya ödeme emrinin tebliğ edilememesi halinde, borçluların  takipten haricen haberdar olup  yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve  alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ise , ödeme emri tebliğ edilemese bile borçlunun itirazı geçerli olup alacaklının itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yararı vardır.Ayrıca borçluların  icra müdürlüğüne itiraz ederek icra takibini durdurma halinde bile, takibe konu alacağın dayanağı olan belgenin  icra dosyasına ibraz edilmediği ve  ödeme emri ile birlikte kendisine tebliğ edilmediği gerekçesi ile İİK’nın 58/3 ve 61/1 maddelerine dayalı olarak icra mahkemesinden takibin ve ödeme emrinin iptalini talep etme hakkı ve  hukuki yararı vardır. Bu açıdan  birlikte borçluların takibe itirazı geçerli olmakla takibin durdurulduğu da dikkate alınarak,alacaklının itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerekirken  hatalı şekilde   dava şartı yokluğu nedeniyle hüküm tesisi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak,yargılamaya devam edilerek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00bd3d1363d8d568","SID":"e8e26162c93b0416"}}