{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2024/321 Esas - 2024/897<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>                          T.C.<br>                     ANKARA<br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR\t\t<br>ESAS NO\t: 2024/321<br>KARAR NO\t: 2024/897<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/03/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 16/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t  : 06/01/2025<br><br>Mahkememizden verilen 28/02/2022 tarih ve 2019/122 Esas - 2022/129 Karar sayılı kararı BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 08/04/2024 tarih, 2022/884 Esas - 2024/391 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda; <br>DAVA:<br>Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla (Bono) İcra Takibi başlatmış ise de, yapıları Takip ve Tebligatlar ile Senet Mühteviyatının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu,   müvekkil aleyhine yapılan İcra takibinin, davalı cirantanın ...7.Aile Mahkemesinin 2016/735 esas sayılı Boşanmadan doğan alacak davasına ilişkin dosyası üzerine Tedbir Konulması Talebi üzerine bizzat vekil sıfatıyla 08.11.2018 tarihinde UYAP üzerinden yapılan araştırmada öğrenildiğini, müvekkiline durumu bildirmesi üzerine olayın açığa çıktığını, ancak 5 günlük itiraz süresinin geçirildiğini, alacaklı davalının dairenin satışı yansıtmadığını, söz konusu daire müvekkilin annesine ait olup 8 yıldan beri kiracılar tarafından kullanıldığını, bononun ayrıca zamanaşımına uğradığını, vade tarihi, alacaklar için öngörülen 3 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinden  dolmasından sonra ki bir tarih yazıldığını, bunun başlı başına bononun sahteliğinin kanıtı olduğunu, kambiyo senetlerinde zamanaşımının  3 yıl, alacaklarda genel zamanaşımının 10 yıl olduğunu, her iki zamanaşımının da dolduğunu, ayrıca senedin sahte olarak düzenlendiğini, kambiyo senedinin düzenlendiği tarih 02.12.2002 olduğunu, vade tarihi ise 02.12.2016 olduğunu, kimsenin 14 yıl sonrası için senet düzenlemesi düşünülemeyeceğini, bu hayatın akışına da eşyanın tabiatına da aykırı olduğunu,  özellikle Türkiye gibi ekonomik şartların hızla değiştiği bir ülkede 14 yıllık vade tarihli senet düzenlenmesi tek kelimeyle dehşet verici olduğunu,  imzalar başka kişi tarafından, ciro işlemi başkası tarafından, yazılar diğer başka kişi ya da kişiler tarafından yazıldığını,  yine senette yazılı borç miktar düzenleme tarihi olan 02.12.2002 tarihinde 90.000,-TL olduğunu, yazıyla ve rakamla 90.000,00 TL olarak yazıldığını, senedin 2002 yılında düzenlendiğini, senedin 2002 yılında düzenlendiğini, davalıların bu konudaki itirazlarının bulunmadığını, senetteki damga pulu uygulamasının 07/08/2003 tarihinde kaldırıldığını, lehtar ... 13.08.1942 doğumlu olup senedin ciro edildiği zamanda 74 yaşında olduğunu, zaten sağlığı da her zaman bozuk olan senet alacaklısı uzun süre kanser hastalığı ile uğraştığını, yani senedin ciro edildiği tarihte hastalığının en yoğun olduğu döneme rastladığını, bu dönemde koma halinde olduğu herkes tarafından bilindiğini,  senet altındaki imzalar da müvekkile ait olmadığını, açıkça taklit edilmiş ancak benzetilemediğini, bu husus Adli Tıp yaptırılacak imza incelemesi den anlaşılacağını, resmi belge hükmündeki kambiyo senetlerinde yapılan gerçeğe aykırı düzenlemeler başlı başına Resmi Belgede Sahtecilik Suçunu oluşturduğunu, bu konuda Cumhuriyet Savcılığına Suç duyurusunda  bulunulması düşünülmüşse de bono alacaklısı ... 2016 tarihinde öldüğünden ve  muhtemelen Ciro işlemi ölüm tarihinden sonra yapıldığından suç duyurusunda bulunulmasının neticeye etkili olmayacağı kanaatine varıldığından bu yola gidilmediğinin, tüm bu nedenlerle müvekkilinin ...26. İcra Dairesinin 2016/23298 sayılı dosyası ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı vekili tarafından tebligatın usulsüz olduğu iddiası gerçekle bağdaşmadığını, davacı borçluya yapılan tebligat usulüne uygun olarak yapılmış olmakla birlikte, icra dosyasında davacıya ait gayrimenkulün satış aşamasına kadar geldiği ve bu aşamaya kadar davacı tarafça hiçbir şekilde öğrenilmemiş olduğu iddiası  Mahkemenizin takdirinde olduğunu, ancak gayrimenkule ilişkin kıymet takdiri dahi yapıldıktan sonra davacının yeni öğrenmiş olduğu iddiası somut gerçeklerle ve hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığını, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde senedin 5083 Sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği iddiası da kabul edilemeyeceğini, senedi düzenleyen kişi istediği tarihte ödeme belirleyebilme hakkına sahip olduğunu, düzenleme tarihinden sonra paradan altı sıfır atılması senedi geçersiz hale getirmeyeceğini, davacı vekilinin iddia ettiği gibi 0,90 kuruş için senet düzenlemeyeceğinin aşikar olduğunu, nitekim davacının beyanlarına göre senedin lehtarı ile keşidecisinin ticari ilişkileri oldukları beyanından yola çıkıldığında söz konusu rakamlar için böyle bir hukuki ilişkinin kurulmayacağı da açık olduğunu, dolayısıyla tarafların irade beyanları 90.000,00 TL üzerinden olduğunun aşikar olduğunu, davacıya karşı icra takibi yapılırken ödenen harçlar da bu miktar üzerinden ödenmiş olmakla birlikte, senedin gerçekliği ve senedin muhteviyatı konusunda herhangi bir hukuksuzluk olması durumunda “ödeme emri” davacı tarafa gönderilemeyeceğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>DELİLLER : <br>Bozma Kararı Sonrası ...26. Noterliği'nden 2 Nisan 1992 Tarih ve 13243 yevmiye sayılı şirket isse devir senedi aslı getirtilmiş, incelenmiştir.<br>Bozma Kararı Sonrası Çankaya Tapu Müdürlüğü'nden davaya konu imza incelemesine ilişkin davacı Şahin ÖZEN'in (TC: 13844663768) 02/12/2002 yılı öncesine ait ve bu tarihe yakın ıslak imzalarını içerir evrak aslı getirtilmiş, incelenmiştir.<br>Bozma Kararı Sonrası Altındağ Tapu Müdürlüğü'nden davaya konu imza incelemesine ilişkin davacı Şahin ÖZEN'in (TC: 13844663768) 03/04/2008 tarihli imzasını içerir senet örneği getirtilmiş, incelenmiştir.<br>Bozma Kararı Sonrası Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Adli Belge İnceleme Uzmanı Grafolog Bilirkişisinden  Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; Tetkike konu borçlusu Şahin ÖZEN, alacaklısı ... olarak düzenlenmiş 02.12.2002 tanzim, 02.12.2016 ödeme tarihli “90.000” TL'lik senet üzerinde Şahin ÖZEN adına pul üzerinde ve açığında atılı bulunan borçlu imzalarının, yeniden temin edilmiş mukayese imzalarına kıyasen 15.03.2021 ve 07.02.2022 tarihli raporlarımda da belirttiği üzere Sahin ÖZEN elinden çıkmadığı yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:<br>Dava, Kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takipte menfi tespit talebine ilişkindir.<br>Mahkememiz 28/02/2022 tarih ve 2019/122 Esas - 2022/129 Karar sayılı kararı ile davanın  kabulüne karar verilmiş, iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 08/04/2024 tarih, 2022/884 Esas - 2024/391 Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının \"...Somut olayda Mahkemece alınan adli belge inceleme uzmanı bilirkişi raporunda incelemeye esas senedin tanzim tarihinden sonraki tarihli imzalı belgeler esas alınmışsa da; yukarıda belirtildiği gibi mukayese belgelerin senedin keşide tarihinden  öncesine ait ve düzenleme tarihine yakın olan, davacının imzasını içeren belgeler esas alınarak  dava konusu senedin davacı Şahin Özen eli ürünü olup olmadığı konusunda kesin kanaat içerir raporla tespit edilmesi gereklidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de düzenlenen rapor hüküm kurmaya elverişli değildir....\" gerekçesi ile kaldırıldığı, iş bu esasa kaydı yapılarak yargılamasına devam olunduğu görülmüştür.<br>Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiş olup borçlu bu maddeye dayanarak, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceği gibi, menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. Menfi tespit davası devam ederken yapılan ödemelere ilişkin kısmın İİK'nun 72/6.maddesi uyarınca istirdat davası olarak yargılamasına devam edilir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;<br>“Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi;<br>“(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır.<br>(2)Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır.<br>(3)Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir.<br>(4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir”;<br>“Yazı veya imza inkârının sonucu” başlıklı 209. maddesi;<br>“(1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.<br>(2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz.<br>(3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir”<br>“Sahtelik incelemesi” başlıklı 211. maddesi ise;<br>“(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: <br>a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.<br> b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir”. şeklinde düzenlemeler içermektedir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 sayılı HMK’nın  266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Aynı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar.<br>Davacının kaldırma ilamı doğrultusunda mukayeseye uygun ve özellikle de senedin tanzim tarihine yakın ve önceki tarihlerde atılmış imza örnekleri de dosyaya alındıktan sonra alınan grafolog bilirkişi ek raporunda davaya konu senetteki imzanın davacının eseri olmadığı yönünde kuvvetle kanaat bildirilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosyaya alınan bilirkişi raporları ile dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>HÜKÜM : \t <br>Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;<br>1-Davanın KABULÜ ile,<br>...26. İcra Müdürlüğü'nün 2016/23298 esas sayılı dosyasında ve dosyada takibe konu senet bakımından ve takip dosyası bakımından davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 6.147,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harç ile 6.147,90 TL tamamlama harcının toplamı olan 6.192,30 TL'den indirilmesi ile arta kalan olan 44,40 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 30.000,00 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,<br>4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>5-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç, 6.147,90 TL tamamlama harcı olmak üzere  toplamı 6.236,70 TL'nin  davalıdan tahsili  ile  davacıya ödenmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 3.016,65 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,<br>Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere  16/12/2024 tarihinde karar verildi.<br><br>         *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a3a00cf7115366b","SID":"73c94a65f46ba532"}}