{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1334 - 2025/1708<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1334<br>KARAR NO\t: 2025/1708<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t <br>ÜYE\t:  <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 05.05.2025<br>NUMARASI\t: ... Esas<br><br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 1- ...  <br>\t2- ...  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 10.07.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 10.07.2025<br><br><br>  Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından kurulan 05.05.2025 tarihli ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'ın ağır şekilde yaralanması nedeni ile 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak belirlenecek olan maddi tazminat taleplerinin incelenmesine, olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan tahsili ile davanın kabulüne karar verilmesini, <br>geçici ödemenin şartları oluştuğundan 300.000,00 TL geçici ödemeye karar verilmesini,<br> davalı gerçek kişiler  üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ve banka hesaplarına tedbiren üçüncü kişilere devrini önlemek adına davalıdır şerhi ya da ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, dava hakları saklı kalmak kaydı ile aktüer hesaplamasından sonra artırılmak üzere şimdilik 70,00 TL sürekli sakatlık tazminatı, 10,00 TL  geçici iş göremezlik gideri, 10 TL tedavi giderleri tazminatı  ile 10,00 TL  bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın (bütün davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen)  kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 05.05.2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve geçici ödeme talebinin ayrı ayrı reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...’in  aracı kasten müvekkili davacının üzerine sürmesinin ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddelerini ihlal etmesi sebebiyle  kast düzeyinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatinde olduklarını, ceza dosyasının 18.02.2025 tarihli duruşmasında davalı ...'in davacıyı kasten yaraladığının tespit edilmiş olduğunu, davalı ...'in ise işleten olarak, adam çalıştıran olarak ve tehlike sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin de KTK 85 kapsamında sorumlu olduğunu, TBK 76. maddeye göre zarar görenin, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkimin istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebileceğini ve ceza dosyasının 18/02/2025 tarihli duruşmasında davalı ...'in davacıyı kasten yaraladığının tespit olduğunu, müvekkilinin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından 07/10/2022 tarihinde alınan raporda  müvekkilinin vücut fonksiyon kaybı oranının %16 olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin ise 180 gün olduğunu ve tedavi için gerekli olup SGK tarafından karşılanmayan 3.000.00 TL lik masraf olduğunu bildirir raporu mahkemeye sunduklarını ve haklılıklarının ortada olduğunu, bu nedenlerle geçici ödeme şartlarının oluşması nedeniyle bu taleplerinin kabulüne karar verilmesini, haricen yaptıkları araştırmalara göre davalı gerçek kişiler davalı ...'in ceza alması üzerine mal kaçırma girişimlerinde bulunduğunu, davalıların mal kaçırma ihtimali ve girişimleri bulunduğundan,  davalı gerçek kişiler yönünden malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin %16 oranındaki maluliyet oranı ile ceza dosyasında davalının müvekkiline kasten çarptığı hususunun sabit olması dikkate alındığında tedbir taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ve tedbir taleplerinin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davası, talep ise geçici ödeme ve tedbir talebinin reddine karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusuna ilişkindir. <br>Geçici ödeme talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>Mahkemece 05.05.2025 günlü ara karar ile davacının geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili geçici ödeme taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.   <br>TBK'nın 76. Maddesi gereğince talep halinde dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacıların geçici ödeme taleplerinin kabulüne karar verilebileceği anlaşılmaktadır. <br>Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davacı vekili her ne kadar geçici ödeme talebinde bulunulmuş ise de, olayın gerçekleşme biçimininde davacının eylemlerinin kusur oranının belirlenmesi yönünden bu aşamada önem arz ettiği, bu bakımdan TBK'nın 76. maddesinde belirtilen şartların bu aşamada oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. <br>İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmü yer almaktadır.<br>Buna göre geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu olan mal, hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir konulması mümkün olup, dava tazminat istemine yönelik olduğundan, haksız fiil nedeniyle uğranılan maddi  zararın tazmini istemiyle açılan davada, davacı vekilince, davalı gerçek kişiler  üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ve banka hesaplarına tedbiren üçüncü kişilere devrini önlemek adına davalıdır şerhi ya da ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi istenmiş ise de; tedbir konulması istenen mal varlığı açılan tazminat davasının konusu olmadığı, anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince talebin reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamıştır.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde ara karar kurulmuş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesinin 05.05.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, ilk derece mahkemesince esasa ilişkin verilecek karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sy. 362. maddesi (1-f) bendi gereğince  KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10.07.2025 <br>  <br>  <br>   Başkan                       Üye                                Üye                           Katip  <br> ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                     ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır   <br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3bfd3e5971a9849","SID":"f0c1b6a9a4b14174"}}