{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2022/1235 <br>KARAR NO:2025/615<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/02/2021<br>NUMARASI:2018/961 Esas, 2021/138 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:30/06/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, taraflar arasındaki \"sandalet ve ayakkabı imalatına\" ilişkin sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı olarak 83.316,60-TL asıl alacak ve 15.138,23-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.454,83-TL'nin davalıdan tahsili için ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibne yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davalı tarafça, süresi içerisinde davaya cevap verilmemiş, sonradan vekalet sunan davalı vekili ise, takip dayanağı faturalara konu ürünlerin ve faturaların teslimi hususunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davalı tarafça cevap verilmeyerek inkar edilen takip dayanağı faturalara konu malların teslimi olgusunun ispat külfeti üzerinde bulunan davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, faturalar irsaliyeli olmakla birlikte irsaliyelerde fatura konusu malların teslim alındığına dair bir imza bulunmadığı, davacı tarafça salt davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanılmadığından davalının defter kayıtlarının incelenememiş olmasının davacının iddiasını ispata yeterli olmayacağı, davacı tarafından sunulan fotoğrafların da teslim olgusunu ispata yeterli olmadığı, takip dayanağı faturaların davalıya tebliğine ilişkin bir belge bulunmadığı, davacının tek taraflı ticari defter kayıtlarının alacak iddiasını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, süresinde cevap sunmayan davalının vekilinin sonradan sunduğu delil ve savunmaların dikkate alınmayacağını, davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı için müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilen alacak miktarının esas alınması gerektiğini, müvekkilinin alacaklı olduğunun resmi kayıtlarda da bulunduğunu, davalının takibe dayanak faturalara süresinde itiraz etmediğini ve bu faturaları aldığını, bedellerini ve muhteviyatını maliyeye bildirdiğini, itiraza uğramayan faturanın malın teslim edildiğini gösterdiğini, davalının bu faturaları ticari defterlerine işleyip KDV'sini de aylık gelen fatura kalemlerine kaydetmek suretiyle tahakkuk edecek KDV tutarlarından düştüğünü, kimi faturaların şirket sahibine mail ile gönderildiğini, davalının bu faturaları BA formlarıyla maliyeye bildirdiğini, bu durumun faturalara konu malların teslim edildiğine karine teşkil ettiğini, ayrıca teslimi ispat için dayandıkları tanıklarının da dinlenmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık esas itibariyle, taraflar arasında sözlü olarak yapılan \"sandalet ve ayakkabı imalatına\" ilişkin sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlenen takip dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise davalının bunlardan hangi bedelle sorumlu olacağı hususuna ilişkin olup, tarafların açıklamaları, bilirkişi raporu, Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27/02/2020 tarihli cevabi yazısı ekindeki davalı şirkete ait 2015-2016 yılları BA Bildirimleri, davalının 01/10/2019 tarihli dilekçesindeki \"dava konusu faturaların müvekkili şirkete gönderildiğine ve müvekkili tarafından makul bir sürede malların teslim edileceğine ilişkin inanç ile faturalara itiraz etmediğine\" dair beyanı doğrultusunda, davacı tarafından düzenlenen davaya konu takip dayanağı faturaların BA formalarına göre davalı şirketçe kullanıldığı, faturaların ticari defterlere işlenmesi veya somut olayda olduğu gibi BA/BS formalarında kullanılması durumunda fatura konusu işlerin/ürünlerin teslim edildiği ve fatura miktarı kadar alacak bulunduğu karine olarak kabul edilmekte olup, davalı tarafça bunun aksi iddia ve ispat edilemediğine göre, davacının, davalı tarafça vergi dairesine bildirimi yapılan toplam 76.200,00 TL fatura bedeli kadar alacağının olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davalının takip öncesi temerrüte düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faiz talebinin reddedilmesi ve söz konusu bedelin davalının vergi dairesi bildirimleriyle sabit olması karşısında bu alacağın likit kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabul edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın 76.200,00-TL asıl alacak ve icra inkar tazminatı üzerinden kısmen kabulüne, işlemiş faiz ve fazlaya ilişkin asıl alacak için reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/02/2021 tarih ve 2018/961 Esas, 2021/138 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile,Davacı tarafından, davalı aleyhine... sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 76.200,00 TL asıl alacak ve takipte belirtilen takip tarihinden itibaren işleyecek faiz türü ve oranı üzerinden DEVAMINA, Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE,4-)İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan üzerinden hesap edilen %20 oranındaki 15.240,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN:1-Alınması gereken 5.205,22-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 930,57-TL ile 258,52-TL tamamlama harç toplamı 1.189,09-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.016,13-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafça yatırılan 930,57-TL peşin harç ile 258,52-TL tamamlama harç toplamı 1.189,09-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacı tarafından yapılan 900,00-TL bilirkişi ücreti, 100,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL  yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 773,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan   Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 22.254,83-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN:1-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 86,30-TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 248,40-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 30/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0300b7745a7fd616","SID":"c971086d26648412"}}