{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1368 <br>KARAR NO: 2025/1924<br>KARAR TARİHİ: 24/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/04/2025<br>NUMARASI: 2025/132 2025/147<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında davalılar vekili  tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalılar vekili  tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Taraflar arasında görülen  dava sırasında davalılar vekili tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle;  Mahkeme  heyeti yargılamanın başından itibaren müvekkillerinin hiç bir talebini incelemediğini ve onlarca hususu göz ardı ettiğini,  dava konusu olamayan hususlarda davacı lehine inceleme yaptırdığını,  bu husustaki rücu talebi hususunda karar verilmediğini,  son olarak sunulan ek bilirkişi raporuna itiraz süresi beklenmeden ve davacı yanın ıslah dilekçesi kendilerine tebliğ dahi edilmeden 2 gün içerisinde adi ortaklığın tasfiyesi gibi yine dava konusu olmayan ve tamamen davalı lehine subjektif bir karar oluşturulduğunu, mahkemeniz heyetinin yürüttüğü yargılama, müvekkillerinin de heyetinizin tarafsızlığına ilişkin ciddi şüphe oluşturduğundan ,usul ve yasaya uygun bir şekilde yargılama yapmayan, davacı yan lehine subjektif bir tutum içerisinde olduğu açıkça ortaya çıkan mahkeme heyetini reddi zorunluluğu hasıl olduğu beyan edilmiştir. Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davalılar tarafından taleplerinin incelenmediği, dava konusu edilmeyen hususlarda karşı taraf lehine inceleme  yapıldığı,  rapora karşı beyanda bulunmadan ve ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden  dava konusu  olamayan hususlarda karar verildiği, rücu taleplerinin değerlendirilmediği,  açık olmayan talepler hakkındaki açıklama isteminin reddedildiği ve  diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddeden aleyhine  para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre  red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir.  Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/132 D.İş, 2025/147 karar sayılı  kararının KALDIRLMASINA, 2-Davalılar ..., ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin  reddi hakim talebinin reddine, 3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından davalılar hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 24/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cba9c6279d252ab1","SID":"9be515862896e3dc"}}