{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t              TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t        T.C.<br>\t\t      BURSA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t:2024/ <br>KARAR NO\t:2025/<br><br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t<br>ÜYE\t:<br>KATİP\t:<br><br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t:Av.<br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t:Av.<br><br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti ve Kayyımlık <br>DAVA TARİHİ\t: 12.06.2024<br>KARAR TARİHİ\t: 02.07.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 04.07.2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti ve Kayyımlık davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVA  : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, diğer %50 hisseye sahip ortak ...’ün aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, şirketin kötü yönetimi nedeniyle borca batık hale geldiğini, davalı şirketin 26.06.20023 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan gerçekleştirildiğini, ... temsilcisinin toplantıya katılmadığını, toplantı tutanağının imzalanmadığını, toplantı ve karar nisaplarına uyulmamış olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 23.06.2023 tarihli genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ve davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davaya yazılı cevap dilekçesi sunmamış, 09.04.2025 tarihli duruşmada, genel kurula davacı asilin bizzat katıldığını, hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 10.06.2025 tarihli dilekçesiyle davasını tam ıslah ederek; dava konusu genel kurulun hazirun cetvelindeki imzanın müvekkiline ait olduğunu, genel kurula tüm pay sahiplerinin katıldığını, hazirun cetvelinde müvekkilin imzası yer aldığı hâlde, karar tutanağında imzasının olmadığını, bu durumun müvekkilinin olumlu oy vermediğini; dolayısıyla %50-%50 eşit oy nedeniyle salt çoğunluk sağlanmadan yönetim kurulu başkanının seçildiğini ortaya koyduğunu, davanın temeli yeterli karar nisabı sağlanmamasına rağmen oy birliğiyle alındığı yönünde beyan tutanağa geçirmek suretiyle usulsüz bir şekilde genel kurul kararlarının alındığını, müvekkilin ... bilmemesinden faydalanarak kararların tutanağa oy birliğiyle alındığı şeklinde geçirildiğini, aksi kanaatte olunması durumunda mevcut yönetim kurulunun kötü yönetimi sebebiyle şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/ E sayılı dosyasında, şirket yönetici hakkındaki sorumluluk davasının derdest olduğunu belirterek dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların müvekkilin kabul oyu kullanmaması ve  yeterli karar nisabı oluşmamasına rağmen oy birliğiyle alındığı beyanı tutanağa geçirmek suretiyle alındığından yokluğunun ve bu nedenle organ boşluğu bulunduğunun tespitine ve  oluşan  organ boşluğu nedeniyle şirketi temsile yetkili yönetim kayyımı atanmasına, bu talebin reddedilmesi durumunda, mevcut yönetim kurulu başkanının kötü yönetimi sebebiyle yetkili yönetim kayyımı atanmasına, bu talebin de reddedilmesi durumunda, menfaat çatışması bulunması nedeniyle şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, dava konusu genel kurulda alınan kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ile oluşacak organ yokluğu sebebiyle şirkete yönetim kayyımı tayinine, olmadığı takdirde şirketin kötü yönetimi nedeniyle veya menfaat çatışması nedeniyle şirkete yönetim kayyımı tayini istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, davalı şirketin 23.06.2023 tarihli genel kurul toplantısının çağrı yapılmadan gerçekleştirildiğini, çağrısız genel kurulda hazirun tutanağındaki davacı imzasının sahte olduğunu iddia etmiş, yargılama sırasında davasının tam ıslah etmek suretiyle dava konusu genel kurulda davacı ortağın hazır bulunduğunu, hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olduğunu ve fakat toplantıda alınan kararların davacı ortağın olumlu oyu ile oybirliği ile alındığı belirtilmişse de, davacının yabancı olup ... bilmemesinden faydalanıldığını, davacının iradesinin aksi yönünde tutanağın düzenlendiğini,  dolayısıyla genel kurul tutanağında imzası olmayan davacının esasen oyunun olumsuz olduğunu, dolayısıyla toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan dava konusu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunu iddia ederek dava konusu genel kurulda alınan kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti ile oluşacak organ yokluğu sebebiyle şirkete yönetim kayyımı tayinini, olmadığı takdirde şirketin kötü yönetimi nedeniyle veya menfaat çatışması nedeniyle şirkete yönetim kayyımı tayini istemli terditli taleplerde bulunmuştur.Davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalı şirketin iki eşit hissedarlı olup, hissedarlarının ... ve davacı ... olduğu, ...’ün 23.06.2026 tarihine kadar şirketin yetkilisi ve yöneticisi olduğu görülmüştür.<br>Dava konusu davalı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021-2022 dönemi olağan 23.06.2023 tarihli genel kurulunun her iki ortağın katılımıyla TTK m.416’a uygun olarak gerçekleştirildiği, toplantıda yıllık faaliyet raporlarının, bilanço ve kar/zarar hesaplarının, yönetim kurulunun ibrasının ve şirketin yönetim kurulu üyeliği seçiminin görüşülüp karara bağlandığı, genel kurulun 5 nolu gündem maddesinde, ...’ün şirkete 3 yıl süreyle yönetim kurulu üyesi seçildiği, genel kurulda alınan kararların oybirliği ile alındığı görülmüştür.Bir genel kurul kararının meydana gelebilmesi için genel kurulda oylama yapılması şart olmakla beraber yeterli değildir. Ayrıca verilen oyların sayılıp değerlendirilmesi suretiyle genel kurul iradesinin ne olduğunun, diğer bir ifade ile, oya sunulan önerinin kabul veya reddine dair oylama sonucunun, yani kararın tesbiti gerekir.  Bu tespit, toplantıyı yöneten başkanın önerinin kabul veya reddedilmiş olduğuna dair bir açıklamasıyla açık olarak veya önerinin lehinde ve aleyhindeki oy sayısının belirtilmesi suretiyle örtülü bir şekilde yapılabilir. Olağan olan birinci şekildir. Oylama sonucuna göre kararı açıklayan toplantı başkanı kendi iradesini değil, genel kurulda oluşan iradeyi açıklar. Genel kurulun iradesi ile toplantı başkanlığının tespiti farklı olursa kuşkusuz geçerli olan genel kurulun iradesidir. Bu takdirde başkanlık tarafından yanlış tespit edilen kararın iptal edilebilirliği söz konusu olur. Eğer, mevcut yanlış tespit, genel kurulun gerçek iradesini değiştirir nitelikte değilse, iptal edilebilirlik söz konusu olmaz Kararların ortaklık ilişkileri bakımından taşıdığı önemi göz önünde tutan Kanunkoyucu, bunların içerikleri hususunda doğabilecek şüphe ve tereddütleri önlemek amacıyla, tesbit edilen sonucun, yani kararın bir tutanakla belgelenmesini de şart koşmuştur (TTK. md. 422). Sözü edilen tutanağın TTK'nun 407/3; 419 ve 422 nci maddelerinde belirtildiği şekilde tutulması gerekir, Tutanağın \"...alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içermesi ve toplantı başkanlığı (TTK. md. 419/1) ile ... temsilcisi (TTK md. 407/1) tarafından imzalanması\" alınan kararların geçerliliği şartıdır (TTK. md. 422/1); yâni, belirtilen şekil şartlarını (TBK. md. 12) içermiyorsa tutanak ve içerdiği kararlar yoklukla maluldür. Ayrıca, toplantı tutanağının oy kullanan pay sahipleri tarafından imzalanması da gerekli değildir (... 11. HD.nin 17.5.1985 gün ve E. , K.  sayılı kararı).Genel kurulda oylama sonucunun toplantı başkanı veya bu görevi yapan kişi tarafından tesbiti ve tutanağa yazılması ve tutanağın ... Temsilcisi ve toplantı başkanlığı tarafından imzalanmasıyla (bu tesbit genel kurulun gerçek iradesini aksettirmese bile) şeklen bir kararın meydana geldiği kabul edilmek gerekir; tıpkı gerçek kişilerce yapılan hukuki işlemlerde hata, hile ve ikrah sebebiyle feshe kadar gerçek irade değil de, görünüşteki iradenin geçerli olması gibi. Bunun böylece kabulünü zorunlu kılan husus, hukuki işlemlerdeki güvenlik ihtiyacıdır. Buna göre, bir öneri hakkında lehte veya aleyhte verilen oyların ve kararın başkan tarafından yanlış açıklanması veya tutanakta yer alan oylama sonucuna dair rakamlara aslında kanunen sayılmaması gereken oyların katılmış bulunması sonucu etkilemiş olması koşuluyla sadece iptaledilebilirliğe yol açar ( ).  Yukarıda yapılan açıklamalar ışığından somut olaya gelince, davacı ortağın genel kurulda görüşülen kararların oylamasında gerçek iradesinin toplantı tutanağına yansıtılmadığına ilişkin iddianın genel kurul kararının iptali davasına konu olabileceği, genel kurulun yokluğundan söz edilemeyeceği, davacının diğer talepleri bakımından ise, davalı anonim şirketin yönetim organının yokluğunun söz konusu olmadığı, yönetim kurulu üyesi/başkanının şirketi özensiz yönettiği, hatta görev ve yetkilerini kötüye kullandıkları iddiaları da kayyım atanması yoluyla çözümlenemeyeceği, ortakların bu iddiaları genel kurula taşıyıp orada sorunlara çözüm arayabileceği, bu konuda TK 37.maddedeki bilgi alma ve inceleme, 438.madedeki özel denetim isteme, TK 553 vd.'da ki yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açma, TK 445 ve 447 uyarınca genel kurul ve yönetim kurulu kararları aleyhine iptal ve butlan davaları açma ve (azlık olarak) 531.maddeye göre şirketin haklı sebeple feshini dava etme haklarından yararlanabilecekleri, nitekim davalı şirket yöneticisi ... hakkında mahkememiz 2024/373 E. sayılı dosyasında sorumluluk davasının derdest olduğu anlaşılmakla; davacının ıslah edilen davasındaki taleplerinin tümünün reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harcın davacıdan  mahsubu ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi DÜZENLENMESİNE, <br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca  taraflara İADESİNE,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2025<br><br><br>Başkan <br>  e-imza <br>Üye <br>  e-imza <br>Üye <br>  e-imza <br>Katip <br>  e-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97e347be3037da82","SID":"ec642e97ecdc00b6"}}