{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/887 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1032<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 03.07.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.07.2025<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.12.2022 gün ve 2019/254 E. 2022/1073 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ......... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA : Davacı vekili,  davalı şirketin, dava dışı ... ve dört kardeşi tarafından 1986 yılında kurulduğunu, şirket unvanının ...   A.Ş. olduğunu, davalı şirkette zaman içinde pay devirlerinin yapıldığını ve şirketin ... ve bir kızı ile bir oğlunun hissedar olduğu aile içi bir şirkete dönüştüğünü, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan ... ve ... tarafından alınan kararla davacıların genel kurula davet edildiğini ancak karar nisabı sağlanmadan alınan bu yönetim kurulu kararı usulsüz olduğundan o tarihte davacı ... adına şirket merkezine gidildiği halde 13/05/2019 tarihinde yapılması planlanan olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, bu durumun tutanakla kayıt altına alındığını, bir kimsenin anonim ortaklığa ortak olmasının en temel nedeninin kar payı almak olduğunu, davalı şirketin çok uzun süreden beri kar dağıtımı yapmadığını, dava dışı ...'nun boşanma davası açılmadan önce çocuklarını bu boşanma davasının tarafı yapmaya çalıştığını, öncelikle anlaşmalı boşanma davası protokolü hazırlayarak bunun oğlu ... tarafından annesine imzalattırılmasını ve kızı ...'nun annesini ikna etmesini istediğini, çocukları olan davacıların  annelerine zorla bir anlaşma imzalattırmak istememeleri sonucunda davalı şirketin hakim ortağı ...'nun davacılara karşı düşmanca bir tavır sergilemeye başladığını, davacılardan ...'nu şirketten kovduğunu, bununla da yetinmeyerek davacının ....Tic A.Ş. ile olan iş sözleşmelerini feshettiğini belirterek, davacıların olası ayrılma payına ilişkin alacağının azaltılması ve tahsilinin imkanının ortadan kaldırılmasının önlenmesi amacıyla davalı şirkete yöneticilerinin eylem ve işlemlerinin denetlenmesi için kayyım atanmasına, davalı şirkete ait taşınmaz, demirbaş ve araçlar üzerine bunların devrinin ve rehninin önlenmesi amacıyla tedbir konmasına,  şirketin feshini ve bunun mümkün olmaması halinde davacıların şirket ortaklıklarından çıkarılmasına, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, şirketin aile şirketi olduğunu,  limited şirketlerde tek ortaklı olarak kurulması mümkün olmadığından ...'na ait hisselerin bedeli ... tarafından ödenmek üzere çocukları olan davacı ..... ve ...'na devredildiğini, davacıların üzerine yapılan hisse devrinin yasal zorunluluk nedeniyle yapıldığını, şirketin ... tarafından yönetildiğini, aile dışı ...'un şirkete ortak olmasının sebebinin ...'nun davacılar dışında ...'dan olma ... ve .....isimi iki kızının olması ve bunların reşit olmamasından kaynaklandığını, davacıların şirkete gelmediğini ve şirketten çıkarılmak durumunda kaldıklarını, şirket adına kayıtlı araçların da şirkete iadesinin gerektiğini, davacıların talepleri üzerine şirketin çağrısız genel kurul toplantısı yapabileceği bildirilmesine rağmen bu gibi taleplerinin bulunmadığını, şirketin  fesih gerektirecek bir durumun bulunmadığını, belirterek davanın  reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından genel kurulun uzun süreden beri toplanamaması, kar payı dağıtılmaması, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmaması, davacıların ortak olarak kabul edilmemeleri, ortaklığın amacını elde etmesinin sekteye uğraması, ortaklar arasındaki şahsi ilişkiden kaynaklı sebepler (boşanma davası), davacılar ile davalı arasında ve diğer ortaklıklar arasında birçok davanın bulunması\" gibi hususların haklı sebep olarak gösterildiği, ticaret şirketinde kar payı dağıtılmamasının haklı sebep oluşturmakla birlikte tek başına şirketin feshini gerektirmeyeceği, davalı şirket genel kurullarında kar payı dağıtılmamasına oy birliği ile karar verildiği ancak davacı tarafça bu kararların iptali için dava açılmadığı, kaldı ki dağıtılmayan kar paylarının da davalı şirketin esas sermayesine eklendiği, bu anlamda davacıların herhangi bir maddi zararının söz konusu olmayacağı; bunun yanısıra davalı şirket faaliyet halinde bir şirket olup, aldırılan bilirkişi raporlarında belirlenen mevcut mal varlığı değerleri ile ana sözleşmesindeki amaçlarını gerçekleştirebilecek durumda olduğu, yine ek raporda davalı şirketin genel kurullarını yaptığı ve en son 2019-2020 yıllarına ait genel kurullarının 29/07/2022 tarihinde yapıldığı hususunun belirlendiği, bu yöndeki davacı iddialarının da haklı görülmediği; bununla birlikte; davalı şirketin hakim hissedarı olan ...'nun, davacıların babası olduğu ve davalı şirketin şahıs odaklı bir aile şirketi (kapalı şirket) niteliğinde olduğu; dinlenen tanık anlatımlarından ve olaylar zincirinden davacılar ile babaları ... arasındaki çekişmenin davacıların anneleri ile babaları ...'nun boşanma ve mal paylaşımı davaları ile birlikte ortaya çıktığı, bir aile şirketi olan davalı şirkette söz konusu boşanma davası ve ...'nun evlilik dışı diğer çocuğuna ileride verilmek üzere şimdilik ... adına şirketlerinde bir miktar hisse devretmesi ile birlikte davacı çocuklar ve baba ... arasındaki ilişkinin iyice bozulduğu, nihayetinde davacıların davalı şirketteki sözleşmelerinin de sonlandırıldığı; benzer durumun davacıların ortağı oldukları diğer şirketlerde de yaşandığı; davacıların ve hakim hissedar ...'nun ortağı olduğu dava dışı diğer şirketlerle de fesih çıkma davaları söz konusu olup, her ne kadar bu davaların büyük çoğunluğu karara bağlanmamış ise de aynı davacı ortakların açmış oldukları bu davaların baba- çocuk olan davacılar ile ... arasındaki gerek manevi bağın gerekse iş birliği anlamındaki bağın kopma noktasına geldiğinin bir göstergesi olarak değerlendirildiği, bu koşullarda davacıların davalı şirketin ortağı olarak kalmalarının şirketin işleyişini de engelleyeceği kanaatine ulaşıldığından, boşanma davası ile başlayan ve davacılar ile hakim hissedar ... ve diğer ortak ... arasında süreklilik arz eder niteliğe bürünen ve yargılama sırasında da devam eden husumet davacıların davalı şirket ortaklığından çıkma istekleri yönünden  haklı sebep olarak nitelendirildiği belirtilerek; davacıların açtığı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davalı ....... Tic. A.Ş.’nin fesih ve tasfiyesine yönelik isteğin reddine, Davacıların haklı görülen çıkma isteklerinin kabulü ile; davacıların davalı ....... Tic. A.Ş. ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine; Davacılardan ... için 5.014.056,37-TL ayrılma payı alacağının, davalı ... için 5.014.292,37-TL ayrılma payı alacağının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, davacılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, karar verilmiştir<br>\tKarara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen haklı sebepler yeterince değerlendirilmediğini, davalı şirketin uzun yıllardır kar payı dağıtmadığını, anonim şirket ortağının en önemli amacının kar elde etmek, şirket faaliyetleri sayesinde maddi kazanç sağlamak olduğunu, mahkemece, kar payı dağıtılmaması kararlarının oy birliği ile alınmış olduğu ileri sürülerek bu durumun davacılar tarafından haklı sebep olarak ileri sürülmeyeceğini belirtmiş ise de davacıların şirketteki payları oransal olarak çok düşük olup hakim hissedar da öz babaları olan ... olduğunu,  gerek bu birinci derece akrabalık  gerekse müvekkillerin düşük pay sahibi olmaları davacıların şirkette alınan kararlar üzerinde etkili olmalarına imkan tanımadığını, kağıt üzerinde oybirliği ile alındığı iddia edilen kararların davacıların haberi bile olmadığını, 2017 -2018-2019 olağan genel kurulları yapılmadığını, genel kurulların davadan sonra yapılmış olmasının haklı nedeni oradan kaldırmadığını, çıkma payı bedelinin tespiti için esas alınan bilirkişi raporlarına yöneil itirazların karşılanmadığını,  çeşitli muhasebe hileleri ile yaratıldığı  ileri sürülmüş olmasına rağmen bu konu açıklığa kavuşturulmadan karar verildiğini, kabul edilen çıkma payının ödenmesi talebi neticesiyle hükmedilecek vekalet ücreti maktu değil nisbi olması gerektiğini,  belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, davacıların hissedarı bulunduğu davalı anonim şirketin haklı  haklı sebeple feshi, olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın şirketi feshi istemi yönünden reddine, çıkma payı yönünden kabulü ile davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, gerçek payının davalı şirtketten tahsili ile davacılara ödenmesine, karar verilmiştir<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden tahsil edileceği, Yasanın 28/a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin alınacağı, Yasanın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilmeyeceği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava davalı ananonim şirketin feshi ve bunun mümkün olmaması halinde davacı pay sahiplerinin esas sermaye paylarının gerçek değerini ödenmek suretiyle davacıların şirket ortaklıklarından çıkarılması istemine ilişkin olup mahkemece iddianın ileri sürülüş şekline göre kabul edilen talep yönünden çıkma payı, niteliği gereği nisbi harca tabi olmasına rağmen,  mahkemece davacıya eksik peşin harcı ikmal etmek üzere Harçlar Yasası'nın 30. maddesi gereğince süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.(Yargıtay 11. HD'nin 09.11.2015 tarih ve  2015/9601 E. 2015/11697 K., 11.06.2015 tarih ve 2015/2255 E.  2015/8166 K, dairemiz incelemesinden geçen nispi harç ve vekalet  yönünden ayı yönde  06.05.2025 tarih ve  2024/4818 E. 2025/3103 K. sayılı onama)<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacıların istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN AYRI AYRI KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.12.2022 gün ve 2019/254 E. 2022/1073 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d39968da6047b8a4","SID":"ada608834f3ad9e4"}}