{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1213 <br>KARAR NO\t: 2025/1368<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/04/2025<br>ESAS NO: 2024/830<br>KARAR NO\t: 2025/350<br>DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/06/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2025 tarih ve  2024/830  Esas -  2025/350 sayılı kararı davalı ... vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı şirketin “...Mah. ... Cad.No:..., ...-Kayseri” adresinde, Kayseri Yedinci Noterliği’nin ... tarih ... yevmiye numarası ile onaylanan ana sözleşmesi ile Kurucuları Ortak ..., ortak ... ve ortak ... olmak üzere üç kurucu ortak tarafından ...Limited Şirketi” ünvanıyla söz konusu davacı şirketin kurulduğunu, kurucuların/ortakların ..., ..., ... olduklarını, ...'in 500 adet hisse 50.000,00 TL nakdi sermeye, ... 500 adet hisse 50.000,00 TL nakdi sermaye, ...'in 5500 adet hisse 23.925,72 TL nakdi sermaye, 526.074,28 TL ayni sermaye olmak üzere şirkete pay ve hisse durumlarının kararlaştırıldığını, şirketi temsile yetkili kurucularının ... ve ...'in münferiden imzaya yetkili kılındığını, genel kurul kararı ile davacı Şirket’in merkezinin “...Mah....Cad. No ....../Kayseri adresinden,... Mahallesi ...,Cad.No:...,.../Kayseri adresine taşındığını, davalı ...'in davacı Şirket ve dolayısıyla da davacı Şirket’in diğer ortağı ...’den habersiz olarak davacı Şirket envanterinde-sermayesinde ayni sermaye olarak kayıtlı bulunan, ancak tapu kaydı halen eski Şirket ortağı ve davalı ... ile davacı Şirket ortaklarından ...’in anneleri olan ... adına, Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, Ada No:...,Parsel No:..., Pafta No:...’de kayıtlı bulunan taşınmazı, kendi adına veya kendi adına kurmuş olduğu ... ... Limited Şirketi adına tapudan devir yaptırmak suretiyle şirket ortaklarından ...'in şirketteki payını ... ve ...'e devrettiğini, davalı ...'in davacı şirket ve diğer ortağı ...'den habersiz şekilde şirket sermayesinde ayni sermaye olarak bulunan ancak tapuda halen eski şirket ortağı ... adına kayıtlı Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kendi adına tapudan devri yaptırmak suretiyle davacı şirketin malvarlığına zarar verdiğini belirterek bu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket ...Ltd Şti adına tesciline karar karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple davanın dava  şartı ve aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın devrinden önceki malikinin davalı ... olduğunu, davacı şirketin ise hiçbir zaman dava konusu taşınmazın mülkiyetini kazanmadığını, dolayısıyla bahse konu taşınmazın tapu iptal ve tescilini talep edecek kişinin ancak ...  olabileceğini, bir taşınmaza hiçbir zaman malik olmamış ve hiçbir zaman o taşınmaz üzerinde herhangi bir hak iktisap etmemiş kişinin, taşınmazın tapu iptal ve tescilini talep etme yetkisi de olmadığını, işbu nedenle davacı şirketin eldeki davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,  davanın husumetten reddi gerektiğini,  TBK 147/4 maddesi gereğince, eldeki davada 5 yıllık zamanaşımı süresi olduğunu ve davacının ayni sermayeye dayalı tapu iptal ve tescil davası açma hakkının zamanaşımına uğradığını, dava konusu şirketin 2012 yılında kurulmuş olup davalı ...'in ise 09.09.2015 yılında hisselerini diğer ortaklar ... ve ...' e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davacı şirketin ise gerek 2012 yılından ...'in ortaklıktan ayrıldığı 2015 yılına kadar gerekse işbu 09.09.2015 tarihinden 09.09.2020 tarihine kadar geçen 5 yıllık süre içerisinde herhangi bir alacak talebinde ve yahut tapu iptal ve tescil talebinde bulunmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiğini, davacı tarafın dava konusu taşınmazın iddia edildiği üzere şirket sermayesinde ayni sermaye olarak bulunduğunu somut bir delille ispatlayamadığını, davacı tarafın talebi üzerine 5.000 TL teminat ile değeri çok yüksek olan taşınmaz üzerine tedbir konulduğunu, tapu kaydından da anlaşılacağı üzere taşınmazın değerinin  yüksek olduğunu, bu sebeple öncelikle tedbirin kaldırılmasını, mahkemece bu talep  kabul edilmediği takrirde teminatın yükseltilmesini, davanın öncelikle husumetten, bu mümkün değil ise zamanaşımının dolmasından ve yukarıda 2. Madde sayılan diğer şartların gerçekleşmemesinden dolayı esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Ticari şirketlerde taşınmazın ayni sermaye olarak taahhüdü halinde taşınmazın değerinin yahut taşınmaza karşılık verilecek payların itibari değerinin esas sözleşmede belirtilmesi gerekmektedir.Şirket alacaklılarının da korunması için belirtilen değerin gerçeğe uygun olması gerektiğinden değerin bilirkişi tarafından tespiti gerekmektedir. Bunun için de taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılacak tespit davası ile değerinin biçilmesi gerekmektedir TTK'nın 343. Maddesinde ; Konulan aynı sermayei le Kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular (...) 43 ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.” Şeklinde düzenlenmiş olup madde metninden anlaşıldığı üzere şirkete ayni sermaye olarak taahhüt edilen taşınmazın değerinin belirlenmesi için TTK 343. Maddesi gereği taşınmazın değerinin tespiti istemli dava açılması gerekmektedir. Ancak hemen burada belirtmek gerekir davacı şirket TTK'nın yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olup TTK 343. Madde kapsamında ayni sermaye değerinin mahkeme kanalıyla tespit ettirilmesi düzenlemesine muhatap tutulamayacaktır. Kaldı ki kanunkoyucu TTK 343 ile şirket alacaklıların korumaya çalışmakta olup, ayni sermaye değerinin mahkemece belirlenmemiş oluşu bu malvarlığının şirkete intikal ettiği gerçeğini değiştirmez. Yukarıda açıklandığı üzere şirket esas sözleşmesinde belirtilen taşınmaz , şirketin tescili ile birlikte şirkete intikal etmiştir. Tapuya tescilin yalnızca şirketin taşınmaz üzerinde tasarruf edebilmesi için gerekli olacağı TTK 128/5. bendinde düzenlenmiştir. Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı şirketin iş bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunduğu açıktır. Davalı ... tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de TBK'nın 147/4 maddesinde, bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar yönünden zamanaşımı süresi öngörülmüş olup eldeki davada davacı şirketin kurulması ile birlikte malik olduğu taşınmaza ilişkin yolsuz tescilin iptali istendiğinden TBK 147/4 kapsamında zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır. Tüm bu açıklamaların yanında davalı ... şirketin kurulduğu tarihten ibaren davacı şirkete ortak olup şirkete ayni sermayesi olarak konulan taşınmazı bilmemesi mümkün değildir. Bu doğrultuda davalının taşınmazı iktisabında iyiniyetli olduğundan da bahsedilemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş...\" gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ ile; Dava konusu  Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselda kain ... nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline, Kısa kararın Kocasinan Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine, karar verilmiştir. <br>İşbu kararı  davalı ... vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kabul gerekçesini dairenin önceki ortadan kaldırma kararına aykırı olup aynı zamanda  kanun metninin de hatalı değerlendirildiğini, yerel mahkeme kararında bir kısım yerlerde eski kanun ile yeni kanun (Mülga 6762 sayılı Yasa 140. Madde ile 6102 sayılı  yasanın 127 ve 128. )  maddelerini  karşılaştırarak   gerekçesini hazırlamış iken asıl itiraz konusu olan şirkete ayni sermaye olarak konulan taşınmazın değerinin mahkemece belirlenip belirlenmeyeceği hususundaki (mülga 6762 sayılı yasa 303. madde ile 6102 sayılı  yasanın 343.) maddelerini karşılaştırmadığını, yerel mahkeme davacı şirketin Eski Kanun zamanında kurulduğu gerekçesi ile eski kanundaki  davacı şirket lehine  yorumlanabilecek mülga kanun maddelerine atıfta bulunulmuş iken 140. Madde) eski kanunda ki  ayni sermaye olarak konulacak taşınmazın değerinin mutlaka mahkeme tarafından belirleneceğini içeren ve  davacı şirketin  uymadığı bir kanun maddesi olan  303. maddeye hiç değinilmediğini, 6762 Sayılı Yasanın davacı şirketin kuruluş tarihinde yürürlükte olan kanun olduğunu, bu kanunun 303. maddesinin sermaye şirketlerine ayni ne sermayenin ne şekilde konulacağı ile ilgili şekil şartlarını belirttiğini, Mülga 6762 Sayılı Yasa 303. Madde; \" ....Ayın nev'inden sermaye konması veya şirketin mevcut bir işletmeyi veya bazı ayınları devralması şart kılınmış ise, bunların değerlerini biçecek bilirkişi mahkemece tayin olunur.\" şeklindeki açık kanun maddesinin mahkemece dikkate alınmadığını, aynı sermaye olarak konulan taşınmazın şirketin tescili ile şirketin mülkiyetine geçmeyeceğini, Yargıtay HG. Hukuk Genel Kurulu 10.04.1991 T. 1991/15-80 E. 1991/196 K.  kararına aykırı olduğunu, hem eski  (303. madde) ve hem de yeni (343. madde) türk ticaret kanunununda taşınmazın değerinin mahkemece tespit edileceğinin açıkça yazıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16.06.2011 T. 2009/11773 E. 2011/7602 K.  emsal olduğunu, davacı tarafın da taşınmazın mülga 303. maddeye göre şirkete aynı sermaye olarak konulduğunu kabul ettiğini, sermayenin korunması ilkesinin eski ve yeni ttk'da yer aldığını bu açıdan şirketin eski tkk döneminde kurulması bir fark yaratmayacağını, öncelikle eldeki davada 5 yıllık zamanaşımı süresi olduğunu ve davacının ayni sermayeye dayalı tapu iptal ve tescil davası açma hakkı zamanaşımına uğradığını, Yargıtay yerleşik uygulaması gereğince de, ortaklıktan çıkmış ve şirket ile hiçbir bağı kalmamış bir ortağın, şirketin kurulması esnasında ayni sermaye olarak göstermiş olduğu taşınmazın, şirket adına tescilinin hiçbir zaman istenmemesi durumunda, 5 yıllık zamanaşımı süresinin olaya uygulanabileceği kabul edildiğini, davacının dava ehliyeti olmadığını, bu sebeple davanın dava  şartı ve aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/3977 E. 2015/3411 K. sayılı ilamı, şirket ortaklarınca dava konusu taşınmazın  ayni sermaye olarak konulmasından vazgeçildiğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, ilk derece mahkemesinin 2024/830 Esas ve 2025/350 Karar sayılı ilamının kaldırılarak sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. \t\t\t\t<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenizce re'sen nazara alınacak sebeplerle davalı tarafın istinaf talebinin reddine ve  Kayseri 2. Asliye Ticaret  Mahkemesi’nin  15/04/2025 tarih ve 2024/830 E. 2025/350 K. hükmünün onanmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, limited şirket ortağının şirkete ayni sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği taşınmazın diğer ortak tarafından iktisabı sonrası şirketin açtığı taşınmazın tapu kaydının iptali ile şirket adına tescili istemine ilişkindir. Davacı, limited şirkete ayni sermaye olarak konulması kararlaştırılan taşınmazın diğer davalıya muvazaalı olarak satıldığı iddiasında bulunmaktadır. <br>Davacı yan, davacı şirketin kurucu ortaklarının ..., ..., ... olduklarını, ...'in 500 adet hisse 50.000,00 TL nakdi sermeye, ... 500 adet hisse 50.000,00 TL nakdi sermaye, ...'in 5500 adet hisse 23.925,72 TL nakdi sermaye, 526.074,28 TL ayni sermaye olmak üzere şirkete pay ve hisse durumlarının kararlaştırıldığını, şirketi temsile yetkili kurucularının ... ve ...'in münferiden imzaya yetkili kılındığını, şirket ortaklarından ...'in şirketteki payını ... ve ...'e devrettiğini, davalı ...'in davacı şirket ve diğer ortak ...'den habersiz şekilde şirket sermayesinde ayni sermaye olarak bulunan ancak tapuda halen eski şirket ortağı ... adına kayıtlı Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ...parsel sayılı taşınmazı kendi adına tapuda devir yaptırmak suretiyle davacı şirketin malvarlığına zarar verdiğini belirterek bu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davanın reddini talep etmiştir. <br>Limited Şirket borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece \"malvarlığı\" ile sorumludur. Şirket ortaklarının sorumlulukları yalnızca şirkete sermaye koyma borcu ile sınırlıdır.<br>TTK'nın 128. maddesindeki düzenlemeye göre; her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur. Davacı şirketin ortağı ... ayni sermaye olarak davaya konu taşınmazı göstermiş ve bu husus şirket sözleşmesinde de düzenlenmiştir.  Taşınmazı kendi adına tescil ettiren de şirketin kurucu ortağı olup taşınmazın ayni sermaye olarak şirkete verildiğini bilebilecek durumda olmakla iktisabında iyiniyetli olduğundan bahsedilemez. Taşınmazı satın alan ... şirketin ortağı olup şirket sözleşmesini, ayni sermaye taahhüdünü bilen ve bilmesi de kendisinden beklenen kişidir, bu nedenle adına yapılan tescil geçerli bir tescilin sonuçlarını meydana getirmez. Bu suretle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda  davalı ... vekili tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/04/2025 tarih ve 2024/830 E. - 2025/350 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla  davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 56.014,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden  davalı ... tarafından peşin yatırılmış 14.003,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 42.010,65 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden  davalı ...'den alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 18/06/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21234aa559b0e7a2","SID":"d42e89e849e0f391"}}