{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/517<br>KARAR NO\t: 2025/1108<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH :11/07/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ       : 28/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br>NUMARASI\t: 2022/60 Esas -2025/59  Karar<br><br>DAVACI \t: ... - ...  <br>VEKİLİ\t:Av...<br><br>DAVALI \t:... - ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br><br>DAVA\t:Sözleşmenin geçersizliği iddiasıyla bu kapsamda davalıya  ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında tahsili talebi<br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davacı vekili<br><br>Taraflar arasındaki  sözleşmenin geçersizliği iddiasıyla bu kapsamda davalıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında tahsili talebi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili  tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;<br>Vekil eden ile Davalı Mersa İnşaat Taahhütü Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile arasında 29/01/2020 tarihinde 'Mersin Sulama Kooparatif Birliği Mut İlçesi Yukarı Köseler Köyü Sulama Hattı Projesinde Bulunan Hilal Peyzaj ve Mersa İnşaat Ortaklığında alınan projenin Mersa İnşaata ait hisse dağılımına ithafen ortaklarıyla olan sermaye teminat ve kar dağılımı'' konulu sözleşmeyi akdedildiğini,  vekil eden davalı şirkete Ziraat Bankası A.Ş.'den 15/06/2020 tarihli 36.000,00 TL, 15/06/2020 tarihli 40.000,00 TL, 30/05/2020 tarihli 35.000,00 TL 30/05/2020 tarihli 15.000,00 TL 15/06/2020 tarihli 20.000,00 TL, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'den 20/06/2020 tarihli 70.000,00 TL, 30/05/2020 tarihli 67.500,00 TL, 30/04/2020 tarihli 125.000,00 TL olmak üzere ortaklık payına ilişkin toplam 408.500,00 TL çek keşide edilerek ödeme gerçekleştirildiğini, davalı tarafça bu çeklerin kullanıldığını ve müvekkili tarafından çek bedellerinin eksiksiz ödendiğini, vekil eden ile davalının adi ortaklık sözleşmesi dışında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve bu ödemelerin tamamen adi ortaklık sözleşmesi kapsamında yapıldığını, 408.500,00 TL'lik ödemenin müvekkiline iade edilmediğini, geçen zaman içinde de vekil edenin davalıyı defalarca temerrüte düşürmesine rağmen ödeme yapılmadığını, sözleşmenin 3 nolu maddesinde ''Mersa İnşaat Firması 640.000,00 TL ... ve ... adına, 160.000,00 TL'yi ... ve ... adına işin iptali ve yapılmaması halinde mülk olarak iade edecektir.'' denildiğini, davalıya ödenen 408.500,00 TL denkleştirici adalet ilkesi kapsamında ifanın imkansız hale geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacının dava konusu projeye hiç başlanılmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının sunduğu sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi adi ortaklık sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu işin davacının ve arkadaşlarının aldığına dair sözleşme olduğunu, sözleşmedeki taraflar arasındaki hisse dağılımından müvekkil firmanın isminin olmadığının açıkça görüleceğini, müvekkilinin davacı ve beraberindekilerle sözleşme yaptıktan sonra üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacının ortağı olduğu sözleşmede ismi geçen ...-Kent Yapı isimli şahıs şirketi ile müvekkilin kooperatiften aldığı işteki ortağı olan Hilal Çevre Düzenleme Tem. Taah. Tic. Ve Nak. Ltd. Şti. Arasında Kartepe Noterliği 23/03/2020 tarihli ... yevmi numaralı adi ortaklık sözleşmesi düzenlenerek ... Kent Yapı ve Hilal Çevre Ortaklığı adında yeni bir adi ortaklık kurulduğunu, akabinde de kooperatif ile sözleşme imzalanarak kooperatiften alınan işe devam edildiğini, müvekkil tarafından sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirilerek işin davacı ve ortaklarına böylelikle verildiğini, ihtarnamelerin bu durumu yalanladığını, sözleşmede taraflar arasında adi ortaklık kurulacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının olmadığını iddia ettiği işten ödeme dahi alamadığını, 640.000,00 TL ... ve ... adına... Mülk olarak iade edeceği'' belirtildiğini, ... ve ...'ün de pay oraları göz önüne alındığında ...'ün %30 oranında payı bulunduğundan müvekkili şirketin davacıya karşı mülk olarak iade edeceği tutarın 192.000,00 TL'lik mülke tekabül ettiğini, bu bakımdan da davacının talep ettiği bedeli söz konusu sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak Kocaeli İcra Dairesinin 2020/113795 Esas numaralı dosyası ile 640.000,00 TL değerinde icra takibi başlattığını, Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/86 Esas 2021/220 Karar sayılı dosyası ile şikayet davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verilerek takibin durdurulduğunu, davacı hakkında suç duyurunda bulunulduğunu ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/7159 Soruşturma dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davacı tarafın sözleşme nedeniyle üzerine düşen ve taahhüt etmiş olduğu edimleri yerine getirmediğini ve ödemeleri de tam olarak gerçekleştirmediğini, vekil edene borcu bulunduğunu, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, vekil eden şirketin alacaklı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının haksız davasının reddedilmesini, davacının dava konusu değerin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' Davalının kooperatife teminat olarak yatıracağı miktarın davacı ve diğer sözleşmenin tarafı üçüncü kişiler tarafından hisseleri oranında paylaşıldığı, davalının yatırması gereken teminatı sözleşme kapsamında davacı ve diğer üçüncü kişiler adına kooperatife yatırmış olduğu sabit olup, taraflar arasında yapılan sözleşmenin üçüncü maddesine göre sadece kendi hissesi karşılığında sözleşme kapsamında devrettiği iş nedeni ile taraflardan almış olduğu teminatın iş yapılmaması durumunda geri vermeyi üstlendiği, bunun dışında hiçbir sorumluluğunun olmadığının kararlaştırıldığı ancak çekilen ihtarnamelerden, dinlenen tanık beyanlarından, düzenlenen hakedişlerden ve dosya kapsamından dava konusu işin bir kısmının yapıldığı, geri kalan kısımlarında kooperatiften kaynaklı olarak ödeme alınamadığından yapılmadığı, sözleşmenin eylemli olarak kooperatif tarafından feshedilmiş olduğu anlaşılmıştır, bu durumda Mersa İnşaat tarafından davacıdan alınan teminatın geri verilmesini gerektirmeyeceği, çünkü Mersa İnşaat'ın taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin yapılamaması durumunda sadece teminattan kaynaklı olarak sorumlu olduğu, işin bir kısmının yapılmış olduğu, işin yapılamaması gibi bir durumun olmadığı, işin yapılamamasının kooperatiften kaynaklı olduğu, başkaca taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalının sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı bu nedenle davacının davalıdan yapmış olduğu ödemeleri geri isteyemeyeceği, zaten daha sonradan kooperatifle 23/03/2020 tarihinde yapılan sözleşme gereğince davalının sözleşmenin tarafı olmaktan tamamen çıktığı, kooperatifle yapılan sözleşmenin tarafı olarak Hilal Çevre Düzenleme ve Kent Yapının görüldüğü, davalının kooperatife yatırmış olduğu teminatı geri alıp tekrar sözleşmenin yeni taraflarınca yatırılması yerine davalının yatırmış olduğu teminatı  29/01/2020 tarihli sözleşme gereğince sözleşmenin yeni tarafı olanlar tarafından davalıya verildiği, davacı ve diğer üçüncü kişiler tarafından 29/01/2020 tarihli sözleşme gereğince davalının yatırmış olduğu teminatın davalıya verildiği, bu aşamadan sonda davalının tamamen kooperatiften alınan işin tarafı olmaktan çıkarıldığı, davalının hukuki sorumluluğunun kalmadığı, zaten teminat dışındaki yapılan diğer ödemeler yönünden davalının sorumluluğunun olmayacağının sözleşme gereğince kararlaştırıldığı, davacı zararına sebepsiz zenginleşenin kooperatif olduğu, yapılan sözleşmeler gereğince davalının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği, davalıya kötü niyetli olarak takip başlatılmadığından davacının açmış olduğu davanın reddine'' karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>Dosya kapsamında davalı tarafça yapılan ödemelerin kooperatife ödendiğinin ispatlanamadığını, işin yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgilerin dosya kapsamında celp edilememiş ve özetle davalı taraf hiçbir iddiasını delillendirememiş olmasına karşın davalının iddialarının taraflarca ispatı beklendiğini, davalı taraf bildirmiş olduğunu,  tanıkların dahi dinletmediğini, mahkeme tarafından bu tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilip vazgeçilmediği yönünde ara kararın dahi bulunmadığını, yerel mahkeme kararının  kaldırılmasına karar verilmesini, istinaf giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.                                <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; <br>Davacı tarafça istinaf dilekçesinde dava konusu sözleşmenin kar dağılımına ilişkin bir sözleşme olduğu ileri sürülmüşse de davacının bu beyanı daha önceki beyanlarıyla çeliştiğini, davacı ilk olarak dava dilekçesinde bu sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğundan bahisle kendilerinin adi ortaklık kurulduğuna inandırıldıklarını, ortaklık kurulmayarak yer teslimi dahi yapılmadığını iddia ettiğini,  davacı tarafın Kentyapı-Hilal Çevre adi ortaklığı ile kooperatifin işlerini yapmaya başladığını,  kooperatif tarafından hakedişlerin düzenlendiğini ve davacıya ödeme de yapıldığını,  davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığının sabit hale gelmiş olduğunu,  davacının haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafça istinaf başvurusunda, sözleşmede işin iptali ve işin yapılamaması şeklinde yapılan belirlemeye atıfta bulunarak teminat kararlaştırıldığını ileri sürmekteyse de davacının bu iddiaları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,   belgelerin, fotoğraflar, toplanan belgelerin ve dinlenen tanık anlatımlarıyla sabit hale gelmiş olup davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve iddialarının doğruluğu ispatlandığını, davacının davasını ispatlayamadığını, iddialarının doğruluğu da dosyaya sunulan deliller ve tanık beyanları ile ispatlanmış olduğundan  istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık,  sözleşmenin geçersizliği iddiasıyla bu kapsamda davalıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında tahsili talebi istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, sözleşmenin geçersizliği iddiasıyla bu kapsamda davalıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında tahsili talebine ilişkindir. <br> \tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. <br>\tMahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 9/01/2020 tarihinde “Mersin Sulama Kooparatif Birliği Mut İlçesi Yukarı Köseler Köyü Sulama Hattı Projesinde Bulunan Hilal Peyzaj ve Mersa İnşaat Ortaklığında alınan projenin Mersa İnşaata ait hisse dağılımına ithafen ortaklarıyla olan sermaye teminat ve kar dağılımı'' konulu sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilin davalı şirkete 9/01/2020 tarihli sözleşme kapsamında toplamda 408.500 TL çek ödemesi gerçekleştirdiğini, taraflar arasında işbu sözleşme akdedilmişse de sözleşme konusu işin yapımının gerçekleşmediğini, hatta projenin davalı tarafa yapılmak üzere ihale edilmediğini veyahut proje bazında yer teslim edilmediğini, davalı tarafın olmayan bir projenin ortaklık sözleşmesini yaptığını ve müvekkili ile davalı tarafça imza altına alınan adi ortaklığın kurulamadığını, ortada kurulamamış bir adi ortaklık ve geçersiz bir sözleşme bulunduğunu, davalının 408.500 TL'lik yi müvekkiline iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini beyanla davalıya ödenen 408.500,00 TL denkleştirici adalet ilkesi kapsamında güncel değerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili; müvekkilinin davacı ve beraberindekilerle 9/01/2020 tarihli sözleşme yaptıktan sonra ilgili sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının dava dışı Hilal Çevre Düzenleme Ltd şti ile oluşturdukları adi ortaklık kapsamında iş sahibi olan dava dışı S.S. Mersin Bölge Sulama Kooperatifler Birliği ile Mut İlçesi Yukarı Köseler Mahallesindeki tarım arazilerinin sulanması için borulama sisteminin yapım işine ilişkin sözleşme düzenleyerek sözleşme konusu borulama sisteminin yapım işini üstlendikleri, sonrasında davalı ile davacı ve dava dışı ..., ..., ... aralarında 9/01/2020 tarihli “sözleşme” başlıklı sözleşme düzenlenerek ilgili sözleşme ile davalı ve dava dışı Hilal Çevre Düzenleme Ltd şti nin S.S. Mersin Bölge Sulama Kooperatifler Birliğinden aldıkları borulama sisteminin yapım işinin davalı şirkete ait hissenin 9/01/2020 tarihli sözleşme tarafları arasında dağılımının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 3. Maddesi ile “Mersa İnşaat Firması 640.000,00 TL ... ve ... adına, 160.000,00 TL'yi ... ve ... adına işin iptali ve yapılmaması halinde mülk olarak iade edecektir.'' Şeklinde kararlaştırma uyarınca davacının davalıya dava konusu çek ödemelerini yaptığı ve fakat davalının 9/01/2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından, .../Kent Yapı ile Hilal Çevre Düzenleme Ltd şti arasında yeni bir adi ortaklık sözleşmesi kurulup bu kişilerin yüklenici olarak dava dışı S.S. Mersin Bölge Sulama Kooperatifler Birliği ile Mut İlçesi Yukarı Köseler Mahallesindeki tarım arazilerinin sulanması için borulama sisteminin yapım işine ilişkin sözleşme düzenledikleri, duruşmada dinlenen ...’ın yeminli beyanından anlaşıldığı üzere Hilal Çevre Düzenleme Ltd şti ile yüklendikleri işin davalı yüklenici payının ...’a devredildiği, devralan ...’ın ise ..., ... ve davacı ile birlikte hareket ettikleri ve oluşumda davacının da ortaklığının bulunduğu, davacının .../Kent Yapı ile Hilal Çevre Düzenleme Ltd şti ortaklığı ile dava dışı S.S. Mersin Bölge Sulama Kooperatifler Birliğinin borulama sisteminin yapım işini yapmaya başladığı, iş sahibi birlik tarafından hakediş düzenlendiği ve bir miktar ödeme alındığı, dolayısıyla davalı tarafça 9/01/2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı edimlerinin ifa edildiği anlaşıldığından davacının davalıdan alacağı bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen karar sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.  <br>Açıklanan nedenlerle; mahkemece verilen karar sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/07/2025<br><br>\t\t         *                                        \t                       <br>...<br> Başkan<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Üye<br> ...<br>  ¸e-imzalı<br>...<br> Katip <br>...<br>  ¸e-imzalı<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cc858ac2f96f877","SID":"cbee7227fb209195"}}