{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1703 Esas<br>KARAR NO:2025/856<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:06/06/2023<br>NUMARASI:2019/541 Esas, 2023/417 Karar<br>DAVANIN KONUSU:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ve davalı arasındaki, 14.05.2018 tarihli, ... numaralı finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, sözleşme ekindeki makinelerin davalı tarafça satın alınması ve davacıya finansal olarak kiralanması kararlaştırıldığını, davacı tarafından sözleşmeden doğan tüm yükümlülükler eksiksiz ve süresinde yerine getirdiğini, sözleşme eki proforma gereğince, davalı tarafça satıcı firmaya yapılacak ödemelerin yarısı üretimden önce kalan yarısı ise 60 gün sonra yapılacağını fakat davalı tarafın sözleşme eki proforma gereğince ... Ltd. Firmasına yapılması gereken ödemelerin süresinde yapılmaması nedeniyle davacıdan kur farkı adı altında bedeller tahsil edildiğini,davalı tarafça 15/08/2018 tarihinde yapılması gereken 55.000,00 USD tutarlı ödemenin yaklaşık bir ay sonra (12/09/2018) tarihinde yapıldığını, bu gecikmenin davacıya gerek kur farkı gerekse üçüncü şahıslara olan taahhütlerinde gecikme ve zarar olarak yansıdığını,davalının makinelerin bedelini ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmediğini bu sebeple makinelerin teslimi geciktiğini, davacının üretim kaybı yaşadığını, üçüncü şahıs firmalara olana taahhütlerini yerine getirebilmek için ve gecikmenin de daha fazla uzamaması için makineleri uçak kargo ile getirtmek zorunda kaldıklarını, davacının, davalı tarafça sözleşmeye uygun davranılması halinde deniz yolu ile getirebileceği makine ve ekipmanları, uçak kargo ile getirmek zorunda kaldığını,kısmi davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davacınını haksız surette tahsil edilen kur farkı alacağına mahsuben 1.000,00TL nin ihtarname tarihi olan 22/11/2018 tarihinden itibaren, davacının ödemek zorunda kaldığı uçak kargo ücretine mahsuben 1.000,00USD  nin ihtarname tarihi olan 22.11.2018 tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili tahsil tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH:Davacı vekili31/10/2022 Tarihli dilekçesi ile; kur farkı alacağına mahsuben 105.376,65TL'nin ihtraname tarihinden, uçak kargo ücretine mahsuben ise 1000USD'nin ihtarname tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirket ve davacı şirket arasında imzalanan finansal kiralama, faktöring ve finansman şirketleri kanununu çerçevesinde 14.05.2018 tarihli ... sayılı finansal kiralama sözleşmesi imzalanarak, sözleşme konusu makinelerin finansal kiralamasının kabul edilmiş sayıldığını, finansal kiralama sözleşmesi 04.06.2018 tarihinde finansal kiralama 1 nolu tadil sözleşmesi ile tadil edilerek proforma fatura değişikliğine gidildiğini, işbu tadil sözleşmesi de 05.06.2018 tarihinde ... tescil numarası ile finansal kurumlar birliğine tescil edildiğini, davacı şirketin başvurusu üzerine oluşturduğu kredi kararında ve sözleşmeye ekli ödeme planında belirtilen net fonlanan bedel üzerinden sözleşme sözleşme konusu makinenin finansal kiralama yoluyla finansmanın sağlaması için taahhütte bulunduğunu, sözleşmeye konu makinenin satıcısı Çin'de bulunduğunu, makinenin  satış bedeli Amerikan Doları, finansal kira taksitleri ise TL olarak belirlendiğini, finansal kiralama sözleşmesine ekli... sayılı ödeme planında sözleşmenin imza tarihi itibarıyla kiralara baz maliyet 208.351,34TL, net fonlanan bedel ise 6.022,77TL olarak belirlendiğini, davalı şirket, finansal kiralama sözleşmesine konu edilen makinenin iktisap edilmesi ve davacıya kiralanmasına geçecek süre içinde ekipmanın satın alma bedelinde oluşabilecek artışlarda veya dövizdeki kur artışı nedeniyle satın alma bedeli ve ithalat işlemlerin TL karşılığında meydana gelen bir artış veya kur farkı nedeniyle ilave bir sorumluluk üstlenmesinin söz konusu olmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde ödemenin 15.08.2018 tarihinde yapılması gerektiğini ama bu hususun doğru olmadığını, davalı şirket finansal kiralama sözleşmesine konu makinenin ithalatını yapacak olması nedeniyle yükleme öncesi satıcı firmadan ithalat konu makinenin ithalatını yapacak olması nedeniyle yükleme öncesi satıcı firmadan ithalat prosedürü gereği malın faturası, menşei belgesi, ...uygunluk belgesi, test raporu belgesini istemesinin doğal olduğunu, ödeme planında davalı şirket tarafından satıcı firmaya yapılacak ödemenin döviz olduğunu, finansal kira taksitleri TL olarak belirlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra döviz kurlarında meydana gelen artıştan dolayı davalı şirketin bir kusur veya sorumluluğunun olmadığını bu nedenlerden dolayı haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; Dosya eki ... sertifikası incelendiğinde belgenin 22.08.2018 tarihli olduğu ve tarihe kadar davalının ödemede geciktiğinden söz edilemeyeceğini, davacının sözleşmenin 6/c ve d hükümlerine göre ... uygunluk belgesi eksikliği sebebiyle yaşanılan gecikmeye dayalı olarak davalıdan talepte bulunamayacağı, davalının ödeme yapabileceği en erken tarihin kurban bayramı tatili bitiminde 27.08.2018 günü olduğu, ancak davalının parayı 11.09.2018 tarihinde transfer ederek 15 gün geç ödeme yapmış olduğu, ...'nin 1. Partiden kaynaklı talep edebileceği kur farkının 1.133,00TL olduğu, 2. Partiden kaynaklı olarak talep edebileceği kur farkının ise 1.490,50TL olduğu, bu durumda davacıdan toplam 2.623,35 TL kur farkı talep edebilecekken 108.000TL kur farkı tahsil ettiği dikkate alındığından, 105.376,65TL kur farkının fazladan tahsil edilmiş olduğu, davalı ...'nin taşınan ilk parti eşyayı deniz yolu ile taşıttığı ve 5.295,33TL ödediği, ikinci partinin ise havayolu ile davacı tarafından taşıtıldığı ve davacının 101.066,89TL ödediği, havayolu taşıma işi hakkında davalı ... nin muvafakatine ilişkin herhangi bir belge ifade bulunmadığı, dolayısıyla havayolu taşıma işinin davacı yanın tek taraflı seçimlik ifası olduğu ve davacı tarafça ödenen navlun bedeline karşı davalı ... nin sorumlu olmaması gerektiği, ancak eşyanın sevki davalı ...ye ait olduğundan ilk deniz yolu taşıması referans alınarak davalı ...nin bu taşımada ödediği navlun bedelinin 850 USD  olduğu, ikinci makine ithal tarihi gözetilerek kur ile navlun bedelinin 5.304,00TL kısmından davalı ... nin sorumlu olması gerektiği belirtilmiştir.Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıdan 105.376,65TL kur farkının fazladan tahsil edilmiş olduğu ve eşyanın sevki davalıya ait olduğundan ilk deniz yolu taşımasında davalının ödediği bedel dikkate alınarak ikinci makine ithal tarihi gözetilerek kur ile navlun bedelinin 5.304,00TL olarak kabulüne karar verilerek, navlun bedeli yönünüden 25/09/2018 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kurları da dikkate alınarak;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-105.376,65TL'nin 05/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili tahsil tarihindeki kur üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-863,25USD'nin 05/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davalının, finansal kiralamaya konu makine bedelini ödemesi gereken tarihin 15.08.2018 olduğunu, ilk derece mahkemesince kabul edilen 22.8.2018 tarihin hatalı olduğunu, ... belgesinin tarihi baz alınarak yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu,  ...belgesi, bir model ürün için bir defa alınmakta olduğunu, Aynı ... belgesi için, modelde değişiklik olmadığı sürece binlerce ürün ithal edilebileceğini,Finansal Kiralama Sözleşmesinin ekindeki proforma faturada ödeme şekli, yarısı peşin, yarısı teslimden önce olarak belirlendiğini, davalının, satıcıya yapacağı ödeme ile ...belgesinin bir ilgisi bulunmadığını, davalı tarafın, ödeme şartlarının değiştiğini, ödemenin gümrüğe vardığında yapılacağını müvekkiline 27.8.2018 tarihinde bildirdiğini, Müvekkilinin bu hususa 27.8.2018 tarihli e-maili ile karşı çıktığını, anlaşmanın böyle olmadığını, konunun satıcı ile görüşülmesi gerektiğini belirttiğini, ödemenin  davalı tarafça, ...belgesi ile ilgili olarak değil) keyfi olarak geciktirilmesi üzerine, satıcı firmanın, davalıya gönderdiği 5.9.2018 tarihli e-mail ile, ödemenin çok geciktiğini, ödemenin 6.9.2018 itibariyle yapılmasını, aksi halde makinenin başka bir müşteriye satılacağını, bu durumda yeni makine teslim süresinin 90 gün olacağını bildirmesi üzerine,  davalı tarafça 11.9.2018 tarihinde ödeme yapıldığını, gecikmenin ithalat prosesleri (...belgesi) ile ilgisi olmadığını, Mahkemenin 15 günlük geç ödeme yapıldığına ilişkin tespitinin hatalı olduğunu,Müvekkili tarafından ödenen uçak kargo bedelinin davalı finans kuruluşu tarafından karşılanması gerektiğini, mahkemenin ilk deniz yolu taşıma referans alınarak davalı ...’nin 850 USD ile sorumlu olacağı şeklinde değerlendirmesi hatalı olduğunu,  davalının temerrüdü nedeniyle deniz kargo yerine uçak kargo kullandığını belirterek itirazlar doğrultusunda kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Davacı iddiasının aksine ortada kur farkı zararı olmadığını, raporun hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, uyuşmazlık konusu edilen satıcı ödemesinin finansal kira konusu malın Çin'den yüklenmesi ile birlikte yapılması gereken 2. Taksit 27.500.USD'lık ödemeye ilişkin olduğunu, Malın proforma faturasında da bu ödemenin yükleme ile yapılacağı belirtildiğini, Bu nedenle davacının iddia ettiği gibi  finansal kiralama sözleşmesi gereği satıcı firmaya 15.08.2018 tarihinde ödenmesi gereken miktar 55.000.USD olmayıp 27.500.USD olduğunu, 55.000.USD’ın ilk kısmı yanı 27.500.USD 13.06.2018 tarihinde, bakiye 27.500.USD ise 11.09.2018 tarihinde ödendiğini, Mahkeme kararında hüküm altına alınan 105.376,65.TL alacağın kur farkı zararı olmadığını, Davacı dava dilekçesinde ikinci kısım yapılacak 27.500.USD'lık ödemenin geç ödenmesi nedeniyle kur farkı zararının ortaya çıktığını iddia ettiğini, Bilirkişi heyetinin kur farkı hesaplamasında, ilk ödeme öncesinde yapılan  16.000.TL. ve ikinci taksit öncesinde yapılan 92.000.TL.'lik ödemenin ne olduğunu anlamadığını, yapılan tüm ödemenin kur farkı olduğu gibi yanlış bir değerlendirme yapıldığını,Halbuki bu ödemelerin davacı finansal kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu mal bedeli ödemesi dışındaki,  ithalat, navlun, KDV, sigorta, finansal kira taksit ödemesi, banka, noter gibi satın alma bedeli dışındaki giderlere ilişkin olduğunu, bu bedel içinde  5.295,33.TL.’lik navlun, 5.753,63.TL. ithalat masrafı,, gümrük müşavir ücreti, nakliye sigortası, KDV, Birlik tescil masrafı, Banka masrafı, ödeme planı giderleri, noter giderleri gibi bir çok kalemden oluşan giderler olduğunu, sözleşme ödeme planı, imzalandığı tarihteki fonlama yapılan TL bedeller üzerinden taksitlendirilmiş olup, zaman içinde oluşan maliyet ve kur farkları davacı şirketten peşin olarak talep ve tahsil edilmiş olduğunu, Bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında  “davalının kur farkı olarak 105.376,65.TL. fazladan tahsil ettiğine” dair değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu,Davacının dava dilekçesindeki talebinin de  “Satıcıya yapılan ödemenin geç yapılması nedeniyle haksız olarak tahsil edilen kur farkının ve  satıcıya geç ödeme yapması nedeniyle ödemek zorunda kalınan uçak kargo bedeli\" ne ilişkin olup davacının dahi bu nitelikte bir kur farkı iddiası ve  talebi olmadığını, Sözleşmeye konu malın Çin'den Türkiye'ye gemi ile transferine ilişkin masrafları kimin ne şekilde ödediği, ithalat masraflarının, gümrük masraflarının, ithalat beyannamesinde ki mal bedeli KDV'sinin  kim tarafından ne kadar ödendiği hiç dikkate alınmadığını, Dava konusu uyuşmazlığın ikinci taksit 27.500.USD'dan kaynaklanan ödemenin gecikmeli olup olmadığı, bu nedenle kur farkı zararının doğup doğmadığına ilişkin olduğunu, Mahkeme kararında belirtilen şekilde 27.500.USD'lık bir ödeme için kararda belirtilen şekilde bir kur farkı zararının çıkmasının  mümkün olmadığını, eğer davacıdan fazla tahsilat yapıldığı  iddia ediliyorsa açılması gereken dava kur farkı zararına ilişkin olmayıp, haksız şekilde tahsil edilen bedelin iadesine ve sebepsiz zenginleşmeye yönelik olması gerektiğini,Hangi kur dikkate alınırsa alınsın Mahkeme kararında belirtilen şekilde 105.376.TL'lik bir kur farkı zararının ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, Kur farkı zararı var ise bu zarar 27.500.USD'ın 15.08.2018 ile 11.09.2018 tarihleri arasındaki kur farkından doğabileceğini, Ödemenin yapıldığı 12.09.2018 tarihinde kurun 6.40 seviyesinde olduğunu, davacının iddia ettiği  ödeme  tarihi olan 15.08.2018 tarihi ile gecikmeli olarak ödeme yapıldığı iddia edilen  12.09.2018 tarihi arasında bir kur farkı zararı olmadığını, bunun raporda da yer aldığını,  ödeme yapılan 12.09.2018 tarihinde kurların 15.08.2018 tarihindeki kurlardan daha düşük olduğunu, İlk derece mahkemesi 06.07.2021 tarihli ara kararında \"...özellikle davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik beyanlarını içerir 13.11.2020 tarihli beyan dilekçesinin 3. Maddesinde belirttiği gibi davacının ödediği miktarın nelerden ibaret olduğunun kalem kalem tespitine ve sözleşmenin kurulduğu tarih ile 27.08.2018 tarihleri arasında kur farkının hesaplanmasının istendiği\" belirtilmesine rağmen davacı tarafından yapılan ödemelerin hangi kalemlere ilişkin bir inceleme yapılmamış ek raporda buna hiç değinilmemiş olduğunu, Finansal kiralama sözleşmesine konu malların sevkiyatının ne şekilde yapılacağı müvekkili şirket dışında, davacı ile satıcı şirket arasında belirlendiğini, Proforma faturada bu durum ... olarak belirtildiğini, diğer bir ifade ile sözleşme konusu mal gemi bordasında teslim edileceğini,   ... (...) terimi, satıcının malı  nakliye yapılacağı geminin güvertesine taşıyana kadar olan sorumluluğunu içerdiğini, Nakliye, navlun ve sigorta sorumluluğu alıcıya ait olduğunu,bilirkişinin ithalat masraflarını, kur farkı olarak değerlendirdiğini, davacıdan müvekkili şirket tarafından yapılan giderlerin kur farkı olarak adlandırılmasının hatalı değerlendirmeden kaynaklandığını, itirazların dikkate alınmadığını, Mahkeme gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 3. Numaralı bendinde \"863,25.USD'ın 05.12.2018 tarihinden işleyecek dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar vermiştir. Kararın gerekçesinde ise \"...ancak eşyanın sevki davalı ...'nin bu taşımada ödediği navlun bedelinin 850.USD olduğu, ikinci makine ithal tarihi gözetilerek kur ile navlun bedelinin 5.304.TL kısmından davalı ...'nin sorumlu olması gerektiği\" belirtilmişse de bu değerlendirmenin de tamamen hatalı olduğunu, Mal bedeli dışındaki diğer tüm giderlerin, navlun ve ithalat masrafları davacı şirket tarafından peşin olarak karşılanmak zorunda olunduğunu, Finansal kiralama kanunu gereği kiralanan malın mülkiyet hakkı müvekkil şirkete ait olduğu için kiralanan ekipmanın ithalatı da müvekkil şirket tarafından yapılmış, bu çerçevede yapılan giderler ise davacı şirkete rücu edilmiş, davacı şirket tarafından da bu ödemeler yapılmış olduğunu,Uçak kargo giderine ilişkin davacı talebi tamamen reddinin yerinde olduğunu,Eksik incelemeye dayanan bilirkişi rapora hükme esas alınamayacağını, mahkemenin itirazları değerlendirmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, finansal kiralama sözleşmesine konu mal bedelinin dava dışı satıcıya geç ödendiği iddiası ile tahsil olunduğu iddia olunan kur farkı bedeli ile gecikme nedeni ile eşyanın havayolu ile taşınmasından kaynaklanan bedelin davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalı vekili aşamalardaki itirazlarında raporda kur farkı olduğu belirtilen 105.376,65.TL'lik tutarın kur farkı niteliğinde olmadığını davacı yanca ödenen tutarlar içinde \"5.295,33.TL.’lik navlun, 5.753,63.TL. ithalat masrafı,, gümrük müşavir ücreti, nakliye sigortası, KDV, Birlik tescil masrafı, Banka masrafı, ödeme planı giderleri, noter giderleri gibi bir gider kalemleri olduğunu\" ileri sürmüşse de gerek kök raporda gerek ek raporlarda toplam kur farkı olarak tahsil edildiği belirtilen 108.000TL'lik tutar içinde bu giderlerin olup olmadığı denetime elverişli şekilde açıklanmamış, raporlarda bu  yönden istinaf denetimine elverişli bir döküm de yapılmamıştır.Bu durumda davalı vekilinin raporlara esaslı itirazları üzerinde durularak, davalının belirttiği masrafların toplam 108.000TL'lik ödemenin içinde olup olmadığının net olarak açıklanması, davalı şirketin bu husustaki kayıtlarına raporda denetime elverişli şekilde raporda yer verilmesi, davalı vekiline de bu husustaki harcamaların, belirtilen ödemeden mahsup edildiğine ilişkin dayanak belge ve faturaları sunması için süre verilerek kur farkı olarak tahsil edildiği iddia edilen tutarın net olarak ortaya konulmak sureti ile itirazların giderilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf istemleri ile davacı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,  2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2023 gün ve 2019/541 Esas, 2023/417 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, -Yargılamaya devam olunmak üzere, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,- Kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf istemleri ile davacı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,- İstinaf istemi bu aşamada esas yönünden incelenmeyen davacı yanın istinaf harçlarının istek halinde davacıya iadesine,4-İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan yargılama gideri olan 738TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 55TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 793TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 19/06/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f9401ee9c3db45f","SID":"21d8a25124614523"}}