{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1701 Esas<br>KARAR NO:2025/823 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/09/2023<br>NUMARASI:2022/264 E.  -  2023/206 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ:18/06/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde, ..., ..., ... ve ... sayılar ile tescilli \"...\" ibareli  markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin, tekstil-giyim sektöründe 13 yıl gibi uzun bir süredir faaliyet göstermekte olup, \"...\" esas unsurlu markaları, gerek tekstil giyim ürünlerinde ve gerekse mağaza tabelalarında aktif şekilde kullandığını, ancak hal böyle iken davalı şirket yetkililerinden ... tarafından ...numaralı \"...,...\", ... numaralı \"...\" ve...numaralı \"...\"isimli marka başvurularının yapıldığını, davalı tarafın, ürünlerinde, etiketlerinde, mağaza tabelasında, poşetlerinde vs. sarf malzemelerinde, müvekkili adına tescilli \"...\" markasını kullandığını ve ürünleri satışa sunduğunu, dava tarihi itibariyle satışa devam ettiğini, davalının müvekkili ile aynı/benzer ürünleri satışa sunmasının müvekkilinin markadan doğan haklarının bilinçli şekilde ihlali anlamına geldiğini iddia ederek,  davalı eylemlerinin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardan beri faaliyet gösteren ve çevresinde bilinen bir firma olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların tümünün yersiz olduğunu, markalar arasında belirtilen hiçbir hususta benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin kullanmış olduğu amblem, poşet ve sarf malzemelerinin davacı şirketten farklı olduğunu, müvekkilinin yıllardır aynı marka adı altında satış yaptığını, davacı tarafından açılan bu davanın haksız olup, müvekkilinin satışlarına engel olduğunu, davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarihli 2022/264E. - 2023/206K.  sayılı kararıyla; \"...Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu ile ek raporu birlikte değerlendirildiğinde;  davalı tarafından ...ve ... üzerinden “... AVM” isimli mağazalar ile ... markasını taşıyan giyim eşyalarının  tanıtım ve satışının yapıldığı, her iki platformdaki “... AVM” adlı online mağazaların davalı ... Avm ....şti. tarafından işletildiği, tespit edilen bu online satış adreslerindeki “...” ibareli ceket, kemer, suspender, pantolon ve palaska emtialarının davacının tescilli ... ve ... nolu \"...\" ibareli markalarının  ve... tescil nolu \"...\" yegane unsurlu markasının tescilli olduğu 25. sınıf kapsamına doğrudan girdiği, davalının   \"...\" ibareli kullanımının ilgili ürünlerin olağan alıcıları nezdinde davacı markaları ile karıştırılmaya neden olabilecek nitelikte olduğu, davacının önceki tarihli markaları karşısında SMK 155 maddesine göre davalının sonraki tescile dayanamayacağı gibi, fiili kullanımının da tescilli markasından farklı olduğu, keza davalının ibraz ettiği deliller ve faturalar kapsamına göre, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı....\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini,Müvekkilinin marka tescil başvurularına herhangi bir tescil engeliyle karşılaşmadığını,Müvekkilinin markasının \"...\" şeklinde olup, \"...\" ibaresinin markayı farklılaştırdığını, müvekkilinin herhangi bir markaya benzemeye ihtiyacı bulunmadığını, Müvekkilinin imajını \"... ...\" ve \"...\" olarak kurduğunu, Müvekkilinin markasının özel üretim asker-polis malzemeleri ile savunma alanında üretilen özel üretim kıyafetleri ile tanındığını, bu nedenle davacının \"... Şekil\" yahut ... Şekil\" markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını,Markaların karıştırılması için markaların aynı mal ve hizmetlerde kullanılması gerektiğini, Mahkemece yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken, dosyadaki yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle: istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulü ile yerel mahkemenin hatalı değerlendirme ile tesis ettiği kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilmesi halinde istinafa konu kararın kaldırılarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Dosyaya getirtilen TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı \"...+Şekil\" markasının ve ... numaralı \"...+Şekil\" markasının  25. sınıfta \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Baş giysileri.\" için, ... numaralı \"...\" markasının 25 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, ...\" markasının 13. sınıfta \"Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler.Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.\" için dava dışı ... adına, ... numaralı \"...\" markasının 25. sınıfta \"koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri; şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.\" ve bu sınıfı kapsar eşkilde 35. sınıfta mağazacılık hizmetleri için davalı ... AVM ... Şirketi adına tescilli oldukları, 09/11/2021 başvuru, 08/06/2023 tescil tarihli, ... numaralı  \"... ...\" markasının 13, 18, 35. sınıflarda dava dışı...adına tescilli olduğu, davacı tarafça bu marka başvurusuna itiraz edildiği, 25. sınıftaki emtianın çıkartıldığı ve ... başvuru numaralı \"...\" markasının dava dışı ... adına tescili için başvuru yapıldığı, başvurunun geçersiz hale geldiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince  davacı vekilinin tespit talebi üzerine marka vekili ... ve bilgisayar mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait olarak belirtilen ..., ... internet adreslerinde \"...\" ibareli giyim ürünlerinin tanıtım ve satışının yapıldığı, söz konusu ürünlerin ... ve ... üzerinde \"... AVM\" isimli mağazalar tarafından satışa sunulduğu, her iki platformdaki \"... AVM\" adlı online mağazaların davalı ... Avm ... Şti. tarafından işletildiği, tespit edilen bu online satış adreslerindeki \"...\" ibareli ceket, kemer, suspender, pantolon ve palaska emtialarının davacının tescilli ... ve ... nolu \"...\" ibareli markalarının ve ... tescil nolu \"...\" yegane unsurlu markasının tescilli olduğu 25. sınıf kapsamına doğrudan girdiği, aleyhinde tespit talep edilenin \"...\" ibareli kullanımının ilgili ürünlerin olağan alıcıları nezdinde davacı markaları ile karıştırılmaya neden olabilecek nitelikte olduğu, belirtilmiştir.İtiraz üzerine aynı bilirkişi heyetinden alınan 23/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;daha önceki raporda bildirdikleri, davalı kullanımının davacının 2009 ve 2011 tarihli markaları ile olağan alıcılar nezdinde karıştırılma ihtimaline sebep olabilecek nitelikte olduğu yönündeki görüşlerini muhafaza ettiklerini, davalının sunduğu e-arşiv faturalarında yer alan \"...\" ibareli markasal kullanımın da davacı markaları ile iltibas tehlikesi doğuracak nitelikte olduğu, SMK m.155 gereği, davalı tarafın, sonraki tarihli marka tescillerine dayanarak, kullanımının davacı marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini bir def’i olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davalı uzun yıllardır \"...\" markasını kullandığını belirtmişse de, sunduğu faturalardan hareketle davacının -resen dikkate alınan bir ilke olan- uzun süre sessiz kalma suretiyle dava hakkını kaybettiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığına dair görüş belirtilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davalı şirketin e-ticaret sitelerinde ve faturalarında, davacının markalarının tescilli olduğu 25. sınıf kapsamındaki giysi emtiası için \"...\" markasını ve \"...\" markasını kullandığının tespit edildiği, davacının tescilli markalarından ... numaralı ve ... numaralı markalarının \"...\" kelimesini şekil unsuru ile birlikte içerdiği, ...  numaralı markasının ise \"...\" kelimesinden oluştuğu, markaların ortalama tüketiciye hitap etmeleri nedeniyle akıllarda kelime unsurunun kalacağı, davacıya ait ... numaralı \"...+Şekil\" markasında yer alan diğer kelimeler tali nitelikte olduklarından esas unsurun \"...\" kelimesi olduğu, ortalama tüketici tarafından davalının marka kullanımları ile davacının markalarının karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalının ... tescil numaralı markasının 25. sınıfta tescilli olmadığı, davalı şirket yetkilisinin davacının markalarından sonra 25. sınıfta tescil ettirilen ... numaralı \"...\" markasının SMK’nın 155/1. maddesi uyarınca savunma gerekçesi olamayacağı, kaldı ki marka kullanımının da tescilli markasından farklı olduğu, davalının en eski kullanım tarihinin 2018 olarak tespit edildiği, bu nedenle sessiz kalma nedeniyle hak kaybının da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"364633688cde53fd","SID":"188cec5ede88a4dd"}}