{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1209 Esas<br>KARAR NO: 2025/1158 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/85 Esas - 2024/410 Karar<br>TARİHİ: 29/05/2024<br>DAVA: Şirketin İhyası\t<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile ... Tic. ve Pazarlama A.Ş. arasında görülen davalar sonucunda verilen ilamların Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı , Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı,  Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarından takibe konulduğunu, ancak şirketin tasfiyeye girdiği ve akabinde terkin edilmiş olması nedeniyle icra takip işlemleri  sonuçsuz kaldığından bahisle icra takip işlemlerine devam edebilmek için sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Pazarlama A.Ş.'nin ihyasını talep ve dava etmiştir.Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü Vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili müdürlüğün tescil taleplerini ilgili Yasa'nın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, bu hususun T.T.K.'nun 32. maddesinde ifade edildiğini,<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/05/2024 tarih ve  2024/85 Esas - 2024/410 Karar sayılı kararında; \"Dava; hukuki niteliği itibari ile ticaret sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Pazarlama A.Ş.'nin yeniden tüzel kişilik kazandırılmak suretiyle sicile ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.TTK'nun 547 madde hükmü gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek  tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemi yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Tasfiye Halinde ... Pazarlama A.Ş.'nin sicil dosyası celp edilmiş, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 10/03/2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dava konusu edilen Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı,  Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı,  Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları celp edilmiş, ayrıca yine dava konusu edilen Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının tarafların mahkememiz dosyası ile uyuşmadığı, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada sehven dava dilekçesinde dosya numarasının ... yazıldığı, doğru icra dosya numarasının ... E. Olduğu anlaşıldığı ve mahkememiz dosyası ile tarafların uyuştuğu, icra takiplerinin derdest olduğu davayı açmakta hukuki yararının olduğu anlaşılmakla; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Pazarlama A.Ş'nin Ankara  ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ihyasına, Davalı Tasfiye Memuru ...'ın görevine devam etmesine,  ihya  hususunun Ticaret Siciline tescil ve ilanına, davacıya bu işlemleri yapmak üzere yetki ve mehil verilmesine karar verilmesi gerektiği, Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yerine kısa kararda sehven ... Esas sayılı dosya numarası yazıldığı görülmekle bu maddi hatanın düzeltilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KABULÜ ile ; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil nolu Tasfiye Halinde ... Pazarlama A.Ş'nin; -Ankara  ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı , -Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Tasfiye memuru ...'ın görevine devam etmesine, Kararın tescil ve ilanı için davacıya yetki verilmesine, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın dava açılışı sırasında peşin olarak yatırıldığından başkaca harç tahsiline yer olmadığına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla,  davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 916,00 TL harcın davanın açılmasında davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 497,00 TL posta ücretinin davanın açılmasında davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru ekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,İlk derece mahkemesinde görülen davaya ilişkin olarak sorumlu ve görevli, aynı zamanda da somut davada davalı sıfatında bulunan tasfiye memuru müvekkile hiçbir tebligat gönderilmediğini, davaya ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, HMK.27. maddesinde düzenlenmiş olan hukuki dinlenilmesi hakkına açıkça aykırı olduğunu, müvekkile işbu somut davadan ilamın kendisine tebliğ edilmesi üzerine haberdar olabildiğini, yerel mahkeme tarafından müvekkilin savunma hakkının kısıtlandığını ve davaya cevap verme imkanının olmadığını, İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında; -Ankara  ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı, -Ankara ... Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarının sonuçlandırılması gerekçesiyle ihya kararı verildiği belirtilmiş ise bu dosyalar ile ilgili olarak da müvekkile tebliğ edilmiş ödeme/icra emri bulunmadığını, bu dosyalara ilişkin ihyaya konu şirketin kesinleşmiş bir borcunun söz konusu olmadığını, tasfiye memuru sıfatıyla müvekkilin bu dosyalarla ilgili somut bir bilgisinin bulunmadığını, müvekkilin tasfiye memuru olduğu şirkete yönelik gıyabında yapılan işlemler baz alınmak suretiyle ihya kararı verildiğini ve kararın bu yönden de isabetsiz olduğunu, İlk derece mahkemesi ilamında şirketin ihya gerekçesi olarak bildirilen icra takip dosyalarında alacaklı konumunda bulunan taraflarca tasfiyeye ilişkin yasal sürelerde yapılmış bir itirazın söz konusu olmadığını, usul ve yasa hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilmiş tasfiye işleminin kesinleşmesinin ardından ihya talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, zira şirketin tasfiyesi işlemi esnasında Ticaret Sicil Memurluğu tarafından tasfiye işlemlerine dair ayrıntılı ilanlar yapıldığını, ilanlarda belirtilen yasal sürelerde tasfiyeye ilişkin yukarıda belirtilen icra takip dosyalarının alacaklıları tarafından herhangi bir müdehale talebi veya itiraz sunulmadığını, 24.06.2020 tarihli, 10104 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile de müvekkilin şirket için tasfiye memuru olarak atandığının ilan edildiğini, 26.06.2020 tarihli 10106 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde Tasfiyeden dolayı alacaklılara çağrı yapıldığını, 06.07.2020 tarihli 10112 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tasfiyeden dolayı alacaklılara ikinci çağrı yapıldığını ve yine 14.07.2020 tarihli 10118 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de Tasfiyeden Dolayı Alacaklılara üçüncü çağrının yapıldığını, 10.03.2021 tarihli 10284 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tasfiyeye konu şirkete ait terkin işlemi ilan edildiğini ve tasfiye sürecinin yasal olarak tamamlandığını, bu suretle tamamlanan yasal sürecin sonunda da tasfiyeye karar verildiğini, işbu şekilde gerçekleşen tasfiyeye ilişkin yasal ilan sürecinde müdehale talebinde veya itirazda bulunmayan davacı tarafın işbu dava ile ihya talebinde bulunmasının süre yönünden esnetsiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre  ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece,  davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava dilekçesinde davalı olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü gösterilmiş, ve davaya  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü Vekili tarafından cevap dilekçesi ibraz edildiği halde mahkemece gerekçeli karar başlığında davalı olarak İSTANBUL TİCARET ODASI 'nın gösterilmesi yerinde görülmemiş ise de bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı ve mahallinde yerel mahkemece düzeltilebileceğinden dairemizce sonuca etkili görülmemiştir.Mahkemece yapılan  05/02/2024 tarihli tensip tutanağının ara kararı uyarınca davalı tasfiye memuru ... adına dava dilekçesi,tensip zaptı ekli, duruşma gün ve saatini bildirir meşruatlı davetiye çıkartıldığı, davetiyenin 16/02/2024 tarihinde  tebliğ edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin müvekkiline dava dilekçesi tebliğ edilmeden, savunma hakkı tanınmadan karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 10/03/2024 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.Davacı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ticaret sicilden terkin edilen ihyası istenilen şirket hakkında terkin tarihinden önce; 1)- Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/453 Esas- 2010/415 Karar sayılı 30.12.2010 tarihli İdare ... lehine verilen ilam 01.12.2015 tarihinde Ankara (Eski) ... İcra Müdürlüğünün ... (Eski) Esas sayılı, Ankara (Yeni) ... Genel İcra Müdürlüğünün ... (Yeni) Esaslı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine, 2)- Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/603 Esas - 2011/163 Karar sayılı 06.04.2014 tarihli İdare ... lehine verilen (Asıl Alacak) ilam 24.01.2013 tarihinde Ankara (Eski) ... İcra Müdürlüğünün ... (Eski) Esas sayılı, Ankara (Yeni) ... Genel İcra Müdürlüğünün ... (Yeni) Esaslı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine,  3)- Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/603 Esas-2011/163 Karar sayılı 06.04.2014 tarihli İdare ... lehine verilen  ilam 24.01.2013 tarihinde Ankara (Eski) ... İcra Müdürlüğünün ... (Eski) Esas sayılı, Ankara (Yeni) ... Genel İcra Müdürlüğünün ... (Yeni) Esaslı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine,  4)- Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/588 Esas, 2011/190 Karar sayılı 03.05.2011 tarihli İdare ... lehine verilen ilam 12.03.2013 tarihinde Ankara (Eski) ... İcra Müdürlüğünün 2022/100 (Eski) Esas sayılı, Ankara (Yeni) ... Genel İcra Müdürlüğünün ...(Yeni) Esaslı dosyası üzerinden ilamlı icra takibine,5)- Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/935 Esas, 2010/390 Karar sayılı 21.12.2010 tarihli İdare ... lehine verilen ilam 28.08.2012 tarihinde Ankara (Eski) ... İcra Müdürlüğünün ... (Eski) Esas sayılı, Ankara (Yeni) ... Genel İcra Müdürlüğünün ... (Yeni) Esaslı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığı, iş bu dosyalarda  taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ihyası istenilen şirketin tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edilmeden önce hakkında açılan dava ve icra takibi olduğu halde, ticaret sicilden kaydı silinen şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden, davalı tasfiye memuru eldeki davanın açılmasına sebep olmuştur. İlanlar sırasında alacaklı tarafın başvuruda bulunmaması ihya talebine engel teşkil etmediği, bu durumda tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olmakta ve kaydı silinen şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması bakımından ihyası gerekmektedir. Mahkemece ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve  toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddesindeki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği gözetilerek, ihya karar verilmesi ve şirketin son tasfiye memuru olan  ...'ın da tasfiye memuru olarak atanması TTK. 547/2 madde uyarınca yerindedir. TTK.547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olduğu ve davalı ticaret sicil memurluğunun yasal hasım olup tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı, 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmesine göre, tasfiye memuru aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekmesi, hükmedilecek bu giderlerin tasfiye ek gideri olarak tasfiye edilen şirketten alınabilecek olması karşısında, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8256b977379b5d00","SID":"fb8fc6bc214a54d9"}}