{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/586 <br>KARAR NO:2025/973<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/12/2024<br>NUMARASI:2024/218  E.  - 2024/529  K.<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ...AŞ'ne ait emtiaların Belçika'dan Türkiye'ye taşınması için ... gemisine ahşap kasalar ile hasarsız bir şekilde yüklendiğini, ... Uluslararası Limanı'nda gerçekleştirilen tahliye esnasında vinç halatlarının kopması sebebiyle ... numaralı kasanın geminin ambar zeminine düşerek hasarlandığını, 1 ve 2 nolu davalıların akdî ve fiilî taşıyan sıfatına haiz olduklarını, müvekkilinin 32.382,44 USD hasar tazminatı ödemesi yaparak sigortalısının zararını tazmin ettiğini ve sigortalısının haklarına halef olduğunu iddia ederek, 32.382,44 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankaların USD cinsi dövize uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılarından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davanın süresinde açılmadığını, davaya konu uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin yetki alanında olmadığını, yetkili mahkemelerin Almanya Haren Mahkemeleri olması gerektiğini, müvekkilinin akdî veya fiilî taşıyan olmadığını, dava konusu hasarın boşaltma limanı işçilerinin kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin taşıyan olduğu düşünüldüğünde dahi gözetim ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının söylenemeyeceğini savunarak, öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanıp Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentoda taşıyan sıfatıyla davalı ... adının bulunduğu, konşimentonun taşıyan adına acente sıfatı ile dava dışı ... (...) ... tarafından Antwrep 'te imzalandığı, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından ve davacı vekilinin 10/12/2024 tarihli beyan dilekçesi gereği dava dışı sigortalı adına Türk bir firma tarfından düzenlenmiş bir navlun faturası da dosyaya ibraz edilmediğinden TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği, mahkememizce benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda verilen hükümlere dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin 2021/2335 Esas 2022/486 Karar ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinin 2022/527 Esas 2022/544 Karar sayılı ilamlarının bu doğrultuda olduğu, TTK'nun 1237.maddesinde taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı, sigortalının yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentonun ön ve arka yüzündeki yetki şartının  sigortalı gönderilen ve buna göre davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmekle, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Almanya  Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, bu doğrultuda davalı vekili tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair...\" gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından hatalı değerlendirme ve yorum yapıldığını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verildiğini, kararın kaldırılması gerektiğini, yetki şartının geçerli olduğu düşünülse dahi TBK'nın 20 - 25 maddeleri gereğince genel işlem şartı olduğundan iddianın kabulünün mümkün olamayacağını, MÖHUK 6.maddeye göre yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk Hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır denildiğini, sözü geçen madde uyarınca uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince konşimento kaydının geçerli olmadığına hükmedilerek yetki itirazının reddedilmesi gerektiğini, emsal kararlarda da bu hususların yer aldığını, diğer taraftan konşimentoda yer alan yetki şartına ilişkin madde ve içeriği uyarınca usule uygun bir yetki şartının varlığının dahi kabul edilemeyeceğini, yetki maddesinin gönderileni bağlayıcı niteliği ve usulüne uygun olmaması nedeniyle reddi gerektiğini, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olmasının TBK 14.maddeye aykırı olduğunu, HMK 17-18 maddeleri uyarınca geçersiz olduğunu, HMK 17.maddesi kapsamında yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarına bağlı olduğunu iddia ederek ,Türk vatandaşlarının Türk Mahkemeleri nezdinde yasa ve usule uygun olarak hak aramasını önlemeye matuf bu derece vahim sonuçlar doğurabilecek yasa ve usule aykırı yetkisizlik kararının kaldırılarak dosyanın esası yönünden incelemeye geçilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... San. AŞ  arasında nakliyat blok sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu, sigorta poliçesinde vasıta türünün gemi-kamyon-tır-uçak, sevkiyat kapsamının ithalat-ihracat-yurtiçi olarak belirtilmiş olduğu, alıcının sigortalı, yükletenin dava dışı İspanya/Madrid'de mukim ... olan taşıma aracının gemi, yükleme limanının Antwerp, tahliye limanın ..., taşıyanın ..., gemi adının ..., taşınan eşyanın 51 paket olduğu, 07.10.2022 tarihli konşimentonun yükleme limanında düzenlenmiş olduğu, konşimentonun ekinin 4.maddesinde; hukuk ve yargı yetkisi başlığı ile; bu konşimentodan kaynaklanan veya bu konşimento ile ortaya çıkan anlaşmazlıkların burada aksi belirtilmediği sürece münhasıran sayfa 1'de belirtilen taşıyanın esas iş yerinin bulunduğu yer mahkemeleri tarafından ve bu yer yasalarına uygun olarak karara bağlanacağının düzenlendiği, 18.10.2023 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalı ... AŞ firması tarafından İspanya'da yerleşik firmadan 06.10.2022 tarihli fatura muhteviyatı PTA üretim tesisi tüm aksam ve parçaları ile emtianın ... olarak satın alındığı, satıcının aynı zamanda müşterek sigortalı firma tarafından emtianın Almanya'dan yerleşik firmadan temin edildiği, emtianın Belçika'daki limana kadar olan deniz yolu nakliyesinin gerçekleştirilmesi için ... AŞ firmasının görevlendirildiği, fiili taşıma işi için ... deniz hat firmanın tayin edildiği, nakliye planı kapsamında gümrük çıkış işlemleri sonrasında emtianın Antwerp Limanında ... isimli gemiye yüklendiği, 07.10.2022 tarihinde geminin ... Limanına hareket ettiği, 25.10.2022 tarihinde ... Limanı açıklarına geldiğini, gümrük işlemleri sonrasında geminin 28.10.2022 tarihinde ... Limanı rıhtımına yanaştırıldığı, gözetim firması nezaretinde tahliye işlemlerinin başlandığı, tahliye sırasında vinç sapanlarından kayan ahşap kasanın gemi ambar zeminine düştüğü ve düşme sırasında başka bir kasaya çarptığı, ahşap kasanın parçalandığı ve içerideki ekipmanların ağır şekilde hasarlandığı, diğer kasanın ise kenar kısmını fiziksel olarak hasarlandığı, gemi kaptanlığına protesto mektubunun iletildiği, ekspertiz çalışması neticesinde sigortalı firmaya ait emtianın ... Limanı işletmeciliğine ait vinç ile tahliye edilmesi sırasında ahşap kasanın vinç sapanlarının çok yakın takılması ve vinç operatörünün yanlış manevrası, dikkatsizliği nedeniyle sapanlardan kurtulan ahşap kasanın havada iki takla atarak yaklaşık 3,5 metre yükseklikten gemi ambarına düşmesi neticesinde emtianın ağır şekilde hasarlandığı, tam zayi olduğu, hasardan ... İşletmeciliğinin sorumluğu olduğu ve limana rücu edilebileceğinin belirtildiği, hasar miktarının toplam 64.759,77 USD olduğu, davacı sigorta şirketinin %50 oranındaki sorumluluk miktarının belirlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından %50 hissesine isabet eden 32.382,44 USD tutarındaki hasar bedelinin dava dışı sigortalısına ödendiği buna ilişkin olarak tazminat makbuzu ve ibraname düzenlendiği, ödeme sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından davalı ile birlikte tefrik kararı verilen ... AŞ ile... Liman ... AŞ aleyhine TTK 1472 ve TBK 183.maddesi gereğince rücuen tahsil istemli olarak iş bu davayı açmış olduğu, mahkeme tarafından asıl ve birleşen davada davalı ... aleyhine açılan davaların tefriki ile ayrı ayrı esasa kaydedilmesine dair 07.05.2024 tarihli ara kararı oluşturulduğu, asıl davada davacının ... AŞ, davalının... AŞ, bileşen davada ise davalıların... AŞ ve ...... AŞ şirketi olduğu, tefrik sonucunda iş bu dava dosyasındaki esasa kaydedilen davalı şirketin yetki itirazı  olması nedeniyle mahkeme tarafından davalı yönünden açılan davanın yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle  davanın usulden reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.MÖHUK'un 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür.Taşıyan ile gönderilen(konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK'nın1237/2 hükmünde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı olacağı öngörülmüş olmakla birlikte, navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hâllerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1). Sigortalı taşıtan ile davalı taşıyan arasında imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi dosyaya sunulmamıştır.Buna göre dosyaya sunulan konişmentoya göre taraflar arasındaki hukuki ilişki belirlenecektir. Konişmento, TTK'nın 1228. maddesinde düzenlenmiş olup, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK' nun 1229. maddesine göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. 1230. vd  maddelerde konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Konişmento kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır. Kaldı ki söz konusu konişmentoda alıcı imzası bulunmaması hâlinde de konşimento geçerli olacağından, davacı vekilinin konişmentoda yazılı yetki sözleşmesinin geçerli olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Davalının yabancı bir şirket olup uyruğunda olmadığı bir devletin mahkemesinde yargılanmamak üzere sözleşme serbestisi dâhilinde  tacirler ile  yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı TBK'nın 25. madde anlamında dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirilemez. Konşimentodaki yazıların belirli bir puntoda yazılmamasının, sözleşmenin geçerliliğine etkili olmadığı kabul edilmelidir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını  bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Taşıma sözleşmesi, konşimentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edilmiş olup, konşimentodaki tüm şartların halefiyet yoluyla davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir. Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşmaları mümkündür.Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Konişmentonun koşullarıyla, dava dışı alıcı  ve onun halefi olan davacı sigorta şirketi bağlıdır. Yetkili kılınan mahkemenin belirli olduğu, yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden TBK'nın 20.vd. maddelerinin haksız işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında tacirin özenli davranma borcunun da gözetilmesi gerektiği, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşımakta olduğu, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, somut uyuşmazlıktaki gibi Türk mahkemelerinde dava açılamayacağı açıktır.Davalı yönünden taraflar arasındaki yetki şartının HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1.maddesine göre geçerli olduğu, yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, yetki şartında öngörülebilirlik koşulunun gerçekleştiği, konişmentodaki yetki şartı yazılı, açık ve belirli olması nedeniyle geçerli olup, davanın yetki sözleşmesi gereği Almanya Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd04a072b57842fb","SID":"f64c5ee3bf6d4914"}}