{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/09/2022 tarih ve 2022/130 Esas - 2022/719 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 3.944,00 Euro bedelle sattığı ürünleri, Fransa'daki alıcısına  davalı aracılığıyla gönderdiğini, davalı tarafından teslim edilen malların  kırık, dağılmış ve kullanılamaz durumda olduğunun, dava dışı alıcı tarafından müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin dava dışı alıcıya aynı malları yeniden göndermek zorunda kaldığını ileri sürerek, 3.944,00 Euro'nun filli ödeme günündeki TL karşılığının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı  vekili,  müvekkil İdare tarafından ürünlerin sorunsuz bir şekilde sevkinin sağlandığı ve Fransa posta idaresince tam ve sağlam olarak alıcısına teslim edildiğini, dava konusu fatura konusu ürünlerin içeriğinin net olarak bilmediklerini, davacının dava tarihi itibariyle doğmuş zararının bulunmadığını, dava konusu olay ile ilgili, gerekli dikkat ve özen gösterildiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının iddia ettiği zarar ile müvekkili tarafından gerçekleştirilen taşıma arasında nedensellik bağı da bulunmadığını, dava konusu 10 adet gönderiye ilişkin kayıtlar incelendiğinde, gönderilerin farklı tarihlerde, alıcı tarafından itirazsız olarak kabul edilerek teslim alındığını, somut olaya uygulanması gereken ... Kararları uyarınca müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluklarının sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  uyuşmazlık konusu gönderilerin, davalı tarafından teslim alınması sonrasında varış ülkesine taşımalarını anlaşma yapmış olduğu alt taşıyıcısı olan ... yaptırmış olması ve varış ülkesinde teslimat ile ilgili hizmetlerinin de davalının adına varış ülke operatörü tarafından üstlenilmesi nedeni ile yapılan bu taşımada davalı tarafın asıl taşıyıcı konumunda olduğu, bu nedenle , alt taşıyıcıların hatalarından ve gönderilerin hasarlanması veya kaybından da asıl taşıyıcı olan davalının sorumlu olacağı, dava konusu gönderilerin davalı taşıyıcıya davacı gönderici tarafından alıcısına gönderilmek üzere tesliminden sonra taşıma sırasında hasarlandığının  sabit olduğu, davalı tarafın sağlam olarak teslim almış olduğu gönderileri, kendisi ve alt taşıyıcıları ve adına hizmet sunan kuruluşların gerekli özeni göstermemiş olması nedeni ile oluşan hasarlardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının 2.089,00 Euro olduğu  gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile  2.089,00 Euro alacağının 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili,  somut olaya uygulanması gereken ... Kararlarının \"üye ülkelerin ve belirlenmiş işletmecilerin sorumlu olmaması\" başlıklı  maddesinin 2.7 bendinde gönderinin postaya verildiği günün ertesi gününden itibaren 6 ay içerisinde gönderici tarafından haber isteme talebinde bulunulmadığında üye Ülkelerin ve belirlenmiş İşletmecilerin sorumlu olmadığının düzenlendiği, bu süre içinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini,  dava konusu 10 adet gönderiye ilişkin kayıtlar incelendiğinde, gönderilerin farklı tarihlerde, alıcı tarafından itirazsız olarak kabul edilerek teslim alındığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, iddia edilen hasarın taşıma sorasında meydana geldiğinin  ispatlanamadığını, dava konusu gönderilerin değeri konulmamış sigortasız gönderiler olduğunu, ayrıca müvekkilinin  sorumluluğunun sınırlı olduğunu,  diğer taraftan mahkemece talep aşılarak karar verildiğini, hükmedilen faiz türünün, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t:Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davacı vekili, müvekkili tarafından satılan malların Fransa'da bulunan alıcısına teslim edilmek üzere davalı tarafından taşındığı ancak malların alıcısına hasarlı teslim edildiğini, müvekkilinin hasarlı malların yerine yenilerini dava dışı alıcıya göndermek zorunda kaldığını ileri sürerek, işbu davayı açmıştır.<br>Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından gönderilen 10 ayrı gönderinin davalı tarafından hava yolu ile Fransa'ya taşındığı, Fransa'daki posta idaresi tarafından da alıcıya teslim edildiği anlaşılmakta olup, esasen bu hususlar davalının da kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından taşınan emtianın alıcısına hasarlı olarak teslim edilip edilmediği, hasar miktarı ve bu hasar miktarından davalının sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.<br>Eldeki davaya konu taşıma, güzergahı itibariyle uluslararası bir taşıma olup, somut olaya  uygunlaması gereken 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanun'un 30. Maddesinde uluslararası anlaşmalarda aksine bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun hükümlerinin uluslararası posta işlerinde de uygulanacağı düzenlenmiştir. Dava konusu taşıma ülkemizden Frnasa'ya hava yolu ile gerçekleştirilmişse de uluslararası hava taşımalarına ilişkin hükümleri düzelenyen Montreal Konvansiyonu'nun 2. maddesinin 3 bendinde posta gönderileri hakkında anılan Konvansiyon hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlendiğinden, anılan Konvansiyo'nun somut olaya uygunlanması yeri bulunmaktadır. Bu duruma göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ülkemizin ve varış ülkesinin  de taraf olduğu ... (UPU) Kararlarının, dava konusu gönderiler ağırılıkları itibariyle posta kolisi niteliğinde olduğundan, Posta Kolileri Tüzüğü'ne göre incelenip sonuçlandırılması gerekmektedir. <br>Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, dava konusu gönderilerin davalı tarafça taşınması sırasında hasarlandığı kabulüyle yazılı şekilde karar verilmişse de, davalı vekili cevap ve yargılama sırasında,  yukarıda bahsi geçen ...gönderinin postaya verildiği günün ertesi gününden itibaren 6 ay içerisinde gönderici tarafından haber isteme talebinde bulunulmadığında üye ülkelerin ve belirlenmiş işletmecilerin sorumlu olmadığının hüküm altına alındığını, davacı gönderen tarafından dava konusu hasarla ile ilgili olarak 6 aylık sürede dava açılmadığını ileri sürmesine rağmen, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamıştır.<br>Gerçekten de, yukarıda açıklanan gerekçelerle somut olaya uygunlanması gereken ... Kararlarının Posta Kolileri Tüzüğü'nün \"Üye Ülkelerin veya Belirlenmiş İşletmecilerin Sorumluluğu\" başlıklı K Bölümü'nde yer alan \"Üye Ülkelerin ve Belirlenmiş İşletmecilerin Sorumlu Olmaması\" başlıklı 22. Maddesinin 2.7 bendinde gönderinin postaya verildiği günün ertesi gününden itibaren 6 ay içerisinde gönderici tarafından haber isteme talebinde bulunulmadığında üye ülkelerin ve belirlenmiş işletmecilerin gönderiden sorumlu olmadıkları açıkça düzenlenmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki anılan Tüzüğün 1.8 maddesinde yapılan tanımlama uyarınca davalı PTT, yukarıda anılan 22. maddesinin 2.7 bendinde geçen belirlenmiş işletmecidir. Anılan Tüzük'de  22. maddenin 2.7 bendinde yer alan düzenlemenin istisnasına dair herhangi bir düzenlemeye de rastlanılmamış olup, yukarıda bahsi geçen Tüzük maddeleri birlikte değerlendirildiğinde,  gönderinin postaya verildiği ertesi gününden itibaren 6 ay içinde gönderi ile ilgi olarak herhangi bir başvuru veya talepte bulunmayan göndercinin, gönderi ile ilgi olarak belirlenmiş işletmeci ve üye ülkeden talep hakkının bulunmadığının kabulü gerekir.<br>Somut olayda da dava konusu 10 ayrı posta kolisi niteliğinde olan  gönderileri,n 04.05.2021 tarihinde davalıya teslim edildiği, gönderilerden 1 tanesinin 12.05.2021, 6 tanesinin 15.05.2021, 2 tanesinin 17.05.2021 ve 1 tanesinin de 22.05.2021 tarihinde dava dışı alıcısına teslim edildiği dosya kapsamı ile sabitti. Davacı tarafça davadan önce dava konusu hasar nedeniyle davalıya veya malların teslim yerindeki posta idaresine başvurulduğu da iddia ve ispat edilmemiş olup, davanın da, gerek davacı göndericinin dava konusu gönderileri davalıya teslim ettiği tarihin ertesi günü olan 05.05.2021 tarihine, gerekse de alıcıya teslim tarihlerine göre, yukarıda bahsi geçen düzenlemede yer alan 6 aylık süre geçirildikten sonra açıldığı gözetiliğinde, davalının dava konusu hasardan sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.<br>Davalı vekilinin diğer istinaf itirazları ise  Dairemizce, davalının yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu hasardan sorumlu tutulamayacağı kabul edildiğinden, sonuca etkili görülmemiş ve bu itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.<br><br>Bu itibarla ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle davanı reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın reddine dair  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.    <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/09/2022 gün ve 2022/130 Esas - 2022/719 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 1.040,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 425,48‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap olunan takdiren 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,00-TL posta masrafı ve 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamından oluşan 318,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00-TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 551,32-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>11-İK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalıdan alınan 68.072,42-TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2025            \t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef0b7855c518ba9f","SID":"3dff2a422ab01822"}}