{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/997 <br>KARAR NO: 2025/1088<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09.04.2025 tarihli Ek Karar <br>NUMARASI: 2025/52  D.İş. - 2025/79  K.<br>TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirket ile karşı taraf/borçlu arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkili şirket tarafından karşı taraf/borçluya 536.070 kg ürün -ham reçine- satışı ve teslimatı gerçekleştirilmiş olduğunu, borçlu şirketin bu ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirkete ödenmeyen (vade farkı hariç) 10.523.490,00-TL borcu bulunduğunu, borç ödenmediği için Beyoğlu ... Noterliği'nin 16.01.2025 Tarih ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, karşı taraf/borçluya 21.01.2025 tarihinde tebliğ edilen  işbu ihtarname ile borcun ödenmesi için karşı taraf/borçluya 2 gün süre verildiğini, ancak karşı taraf/borçlunun müvekkiline ödeme yapmayarak temerrüte düştüğünü ve alacağın teminat altına alınmadığını belirterek, ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.523.490,00TL alacak için borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 12.02.2025 tarihli Değişik İş kararıyla; \"...Talebin dayanağı olan belgelerin incelenmesi sonucunda; taraflar arasında cari hesap bakiyesi olduğuna dair kabuller ve bakiye olduğu, davacının talebi ve kabulü olmadığı halde davalının davacıya çek göndermesinin borcu sona erdirmediği, çeklerin ileri tarihli olup tahsil edilmediği, dolayısıyla borcun varlığı ve muacceliyeti konusunda yaklaşık ıspat şartının sağlandığı, borcun rehinle temin edilmediği ve ödenmediği hususları tespit edildiğinden talebin kabulüne\" gerekçesiyle,  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.Borçlu vekili, öncelikle, İİK'nın 266. maddesi uyarınca ihtiyati haczin teminat üzerine aktarılmasına dair karar almış, ardından, İİK'nın 265.maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.Borçlu vekili, 28/02/2025 tarihli itiraz dilekçesi ile; lehine ihtiyati haciz verilen şirketin gizli ayıplı mal gönderdiği hususu ve buna Denizli ... Noterliği ... yevmiye numaralı 27/02/2025 tarihli ihtarname ile müvekkili şirketçe sözleşmeden ödemesi yapılan 6.307.405,20 TL, 194.673 kg mal da dâhil olmak üzere dönme hakkının kullanıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının da borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu değerlendirildiğinde açıklamalarla beraber dosyada ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yarar bulunmadığını beyanla, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU EK KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği 09.04.2025 tarihli ek kararıyla; \"... itiraz edilen hususların yargılamayı gerektirdiği, mal teslimi yapıldığı ve paranın ödenmediğine dair yaklaşık ıspatın sağlandığı, bu durumda itirazın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış....\" gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine  karar  verilmiştir.Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece  ihtiyati haciz kararı verildiğini, taraflarınca borca yeter miktarda kesin ev süresiz teminat mektubu sunulması üzerine müvekkili şirketin mal varlıkları üzerinde konulan haczin kaldırılarak teminat mektubu üzerindeki haczin devamına karar verildiğini, 09.04.2025 tarihli mürafa duruşmasında yapmış oldukları itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, teminat mektubu üzerine konulan ihtiyati haczin devamına istinaf kanun yolu başvurusu açık olmak üzere verildiğini, ihtiyati haciz talep eden tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine geçtiğini, borca ve ferilere itiraz edildiğini, İİK 264.maddesi gereği 7 günlük süre içerisinde itirazın kaldırılması ya da iptal davası gerekir iken bu süreye uyulmadığını, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/203 Esas sayılı dosyasında 18.03.2025 tarihinde itirazın iptali davası açıldığını, talep edenin borca itirazı öğrendikten yaklaşık bir ay sonra davayı açtığını, İİK 264/2 maddedeki 7 günlük hak düşürücü süreye riayet edilmediğini bu sebebin dahi usulen teminat mektubu üzerinde devam etmesine karar verilen haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini gösterdiğini, müvekkili şirketin 08.10.2024 tarihli sözleşme gereği ham reçine gönderilmesi yönünde anlaştığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olduğunu, ham reçine alım satımının yapıldığını, ticari güven ilişkisi ile alışverişlerin tesis edildiğini, 8 adet çek ile ödeme yapıldığını, talep eden vekilince müvekkili şirketin antetli kağıdına basılı olarak kendilerine gönderdiği 10.01.2025 tarihli yazı ile yapılan hesap mutabakatı ile şirketin 10.523,490,00 TL borcunun olduğunu ancak peşin olarak ödenemediğini ileri vadeli 8 adet çekle ödeme teklifinde bulunulduğunu, bunun dışında ödeme imkanının olmadığını teklif ederek anılan borcu kabul ve ikrar etmiş şeklinde açıklamalarda bulunulduğunu, sözleşmede ödeme yönteminin belirlenmediğini, ödemenin nakit olarak yapılacağı yönünde kararlaştırma yapılmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ... imzası ile ödemenin bilgileri verilen çeklerle yapılacağı hususunun bildirildiğini, bu bildirim üzerine ihtiyati haciz talep eden vekilleri tarafından şirket muhasebesi görevli ile yapılan telefon görüşmeleri ile bedelin anılı çekler ile ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını, talep eden tarafla çek ile ödeme noktasında anlaşılmış olmasına rağmen kötü niyetli olarak ödemeyi kabul etmediği ihtarında bulunduğu gibi verilen çekleri müvekkili şirkete iade etmediğini, davacının hem çekler ile yapılan ödemeyi kabul etmemesi hem de çeklerin müvekkili şirkete iade etmeyerek kendi tasarrufunda bulundurduğunda kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, 1.250.000,00 TL bedelli çekin dekonttan görüleceği üzere 3.kişilerce tahsil edilmesi ile açıkça kötü niyetli davrandığını, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/203 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptaline yönelik dava açıldığını, 8 adet çekinde elinde bulunması nedeniyle çeklerden ilkinin 3.kişilerce tahsil edildiğini, tahsil edilmesi ile alacak bedelinin düşüldüğünü, ihtiyati haciz talebinde bulunmasının sebebinin satılan malların gizli ayıplı olduğunun tespitinin yapılmadan haksız alacağın ivedilikle tahsilinin sağlanmaya çalışılması olduğunu, nakliye ve teslimat bedelinin müvekkili şirket tarafından tahsili için dava açıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını iddia ederek, ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak itirazın kabulüne ve neticede ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen ek kararın istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati hacze itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden tarafça, karşı taraf adına düzenlenen e-fatura ve e-irsaliye örnekleri ve ayrıca ihtarname  örneği dosyaya ibraz edilmiştir. İhtarnamenin talep eden tarafça 16.01.2025 tarihinde karşı taraf adına düzenlendiği, ihtarnamede şirket ile imzalanan 08.10.2024 tarihli mal alımı sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından karşı tarafa 536.070 kg ürün (ham reçine) satışı ve teslimatının gerçekleştirildiği belirtilerek ödenmeyen vade farkı hariç 10.523.490,00 TL borcun bulunduğu, söz konusu borcun halen ödenmediğinin 10.01.2025 tarihli mutabakat mektubu ile kabul edildiği belirtilerek borcun iki gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği görülmüştür. Mahkemece, 12.02.2025 tarihli D,iş sayılı karar ile talebin kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Karşı tarafın teminat mektubu ibrazı üzerine 19.02.2025 tarihli ek karar ile karşı yanın talebinin İİK 266 maddesi dikkate alınarak kabulü ile ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, depo edilen 10.550.000,00 TL teminat mektubuna ihtiyati hacizlerin yansıtılmasına karar verilmiştir. Alacaklı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz kararına istinaden 18.02.2025 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 10.901.942,50 TL alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatılmıştır. Karşı tarafın ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine mahkemece istinaf konusu edilen ek karar ile itirazın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. İstinaf dilekçesinde, alacaklı tarafça başlatılan icra  takibine karşı  itiraz üzerine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/203 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Somut olayda, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen fatura ve sevk irsaliyeleri ile mutabakat metni karşısında verilen ihtiyati haciz kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Karşı taraf itiraz sebepleri olarak ,alacağa karşılık çekler verildiğini, çeklerin 3.kişiler tarafından kısmen tahsil edildiğini belirtmiştir. Yasada belirtildiği üzere ihtiyati hacze itiraz sebeplerine yer verilmiştir. Emsal Yargıtay 11.HD'nin 06.07.2006 tarihli, 2006/6982 Esas, 2016/8051 Karar sayılı, Yargıtay 11.HD'nin 31.03.2008 tarihli 2008/3612 Esas, 2008/4190 Karar sayılı vb. İlamlarda da belirtildiği üzere borcun bulunmadığına dair itirazlar İİK'nın 265.maddesi kapsamında incelenemez. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ileri sürülen bu  yöndeki  itirazın reddi isabetli görülmüştür.Diğer taraftan,  alacaklı tarafça İİK'nın 264. maddesi gereğince esas hakkındaki takibe itiraz üzerine yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı itirazında bulunulmuştur. Alacaklı vekili, istinafa cevap dilekçesinde, sürenin başlaması için itirazın kendilerine tebliğ edilmediğini beyan etmiştir.  İtirazın tebliğ edildiğine ve süresinde dava açılmadığına dair belge sunulmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden  borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1  ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.06.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dd3c7f16a84687f","SID":"a0617ef26c35cf3d"}}