{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/998 <br>KARAR NO: 2025/1089<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18.02.2025 Tarihli ara karar<br>NUMARASI: 2025/142 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Banka kredi sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka müşterisi davalı ... Ltd Şirketi ile bankacılık hizmetleri ve ürün kullanım sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'nun borçlu şirketin imzaladığı sözleşmelerde müteselsil kefil olduğunu ve birlikte sorumlu olduğunu, kullanılan bankacılık ürünlerinin vadesinin gelmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, ihtar ve ihbarnameler gönderildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığını ve takibe karşı haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ederek, öncelikle İİK 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesini ve icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak ve ferilerin tahsiline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 18.02.2025 tarihli ara kararıyla; \"...Davacı vekili ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiş olup, ihtiyati haczin şartları 2004 sayılı İİK'nun 257 vd.maddelerinde öngörülmüştür. Anılan kanunun 257.maddesi \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" hükmünü amirdir. Aynı kanunun 258/1-2.cümlesi \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur\". Davacı, ihtiyati haciz talebi kapsamında, sözleşmelerin asıllarını dosyaya sunmamış olmakla, bu haliyle yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından...\" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince, İİK'nın 258/3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalı müşterinin kullandığı ürünü kredi kartı ve tek hesaplı olduğunu, mevzuat ve davalının müvekkili ile akdetmiş olduğu sözleşme uyarınca kredi kartının üst üste iki ayının borcunun asgari tutarının ödenmemesi halinde alacağın muaccel olacağını yani hesabın kat edilmesi ile birlikte borcun muaccel olmuş halde olduğunu, müvekkili banka tarafından müşteri ve kefilin adreslerine ihtarname gönderilerek şartın sağlandığını, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, müvekkili şirketin kredi kartı ve tek hesap dökümlerinden kaynaklanan alacağının evraklarla ispatlanmış olduğunu, ihtiyati haciz talebinin ret kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi, ihtarname ve ihbarnameler ve kredi hesap özeti vb delilleri göstermiş ve celbini talep etmiştir. Dava dilekçesine ekli olarak, 18.01.2023 tarihli kredili ticari mevduat hesabı sözleşme örneğini ibraz etmiştir. Sözleşmede müşteri davalı şirket olup kefil ise davalı gerçek kişidir. Kefalete ilişkin sözleşmede 50.000,00 TL azami tutara kadar kefil olduğunun belirtildiği, 25.01.2023 tarihli şirket kredi kartı üyelik sözleşmesinde de davalı şirketin müşteri olarak yer aldığı, davalı gerçek kişinin ise sözleşme çerçevesinde 50.000,00 TL azami miktar kadar müteselsil kefil olarak kefaleti kabul etmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalılara takip öncesinde gönderilen 29.05.2024 tarihli ve 26.05.2024 tarihli temerrüt ve muacceliyet ihbarı adı altında şirkete gönderilen ihbarnameler ile gerçek kişiye gönderilen 03.10.2023 tarihli temerrüt ve muacceliyet ihbarname örnekleri dosya içerisinde mevcut olmakla birlikte, söz konusu ihbar ve ihtarnamelerin tebliğ edilip edilemediği  anlaşılamamaktadır. İhtiyati haciz talep eden talebi ile birlikte  ihtiyati haciz talebine konu olan iddiası ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgeleri ibraz etmek mecburiyetindedir. Çünkü İİK'nın 258. maddesinin ilk fıkrasında; ihtiyati  haciz talep eden alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir. Düzenleme emredici niteliktedir. Talep konusu alacağın özelliği ve uygulanması gereken yasal düzenlemeler kapsamında talep tarihi itibariyle mahkemece verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3  maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bb6e8d0e2f170f9","SID":"1cc03e108844d1ab"}}