{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1008 <br>KARAR NO: 2025/1090<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17.04.2025 Tarihli ara karar <br>NUMARASI: 2024/438 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davası içinde, öncelikle telafisi imkânsız sonuçların doğmasını, davanın sonuçsuz kalmasını önlemek adına alacaklarının tahsilini teminen ve tensiben borçlunun menkul, gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının üzerine teminatsız olarak ya da mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin mevcut olduğunu, davalıya muaccel ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, sözleşme gereğince acentenin düzenlenmiş olduğu faturaları kendisine tebliğden itibaren 90 gün ödeme süresinin  bulunduğunu, bunun oldukça açık ve tartışılacak nitelikte olmadığını, fatura tarihinin 31.03.2024, takip tarihinin ise 15.04.2024 olduğunu, müvekkilinin muaccel bir borcu bulunmadığnı, takibin haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 17.04.2025 tarihli ara kararıyla; \"...Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen  belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Para alacağı bulunması alacağın muaccel olması ve ödemeden kaçınılmış olması yönünde  İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği yaklaşık ispat bu aşamada oluşmadığından davalının mal kaçırmaya yönelik eylemlerine ilişkin dosyaya belge sunulmadığından... \" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin bu aşamada  reddine,  karar  verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Öncelikle müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması için teminatsız olarak aksi takdirde teminatın yatırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından talebin reddine karar verildiğini, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirketin Ege Bölgesi Dağıtım ve Nakliyecilik iş ve işlemlerinin yapıldığını, bu işlerden kaynaklı alacaklara ilişkin olarak Mart ayı hakedişlerine dair 31.03.2024 tarihli fatura düzenlendiğini, müvekkilinin fatura konusu işleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen ödeme yapılmadığını, icra takibi başlatıldığını, kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, mahkemenin ara kararının aksine dosyaya sunulan belgelerin, davalı borçlunun borçlu olduğunu ve borçların muaccel olmasına rağmen ödenmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde gösterdiğini, alacağın yaklaşık değil tam olarak ispatlandığını, davalı şirket çalışanı tarafından gönderilen mail ile acente hesap kesimi adlı evraktaki alacak miktarının müvekkilinin Aralık 2023- Mart 2024 aylarındaki fatura alacağı olduğunun teyit edildiğini, şirket yetkilisi tarafından iletilen mailde de ödemelerin yapılamadığının belirtildiğini, müvekkilinin alacağı olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasındaki ... isimli ortak sistemi hakediş listesi adı altında giriş yapıldığını, davalının müvekkiline borçlu olmasına rağmen borcunu ödemeyerek müvekkilinin mahfına neden olmakla birlikte itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dosyadaki acentelik sözleşmesindeki imzaların müvekkiline ait olup olmadığına dair imza incelemesinin yaptırıldığını, sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, davalıya ait cari hesap dökümü ile faturadan çok daha yüksek miktarda müvekkilinin alacaklı olduğunu, alacağın teminatının bulunmadığını, alınan duyuma göre şirketin iflasını açıklamaya ya da şirketi boşaltmaya ve tahsili yok etmeye şeklinde devre hazırlandığını iddia ederek, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliye ve hizmet bedeline dair faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak; davalı şirket adına düzenlenen 31.03.2024 tarihli nakliye ve hizmet bedeli adı altında düzenlenen toplam 155.691,14 TL tutarlı e-fatura örneğini, acente hesap kesimi adı altında isim ve imzanın bulunmadığı bilgisayar çıktı belgesini, maktu şekilde düzenlenmiş olan acentelik sözleşme örneğini, dava dışı kişiler tarafından davacıya hitaben düzenlenmiş olduğu anlaşılan mail örneklerini ve ayrıca davacı tarafça dava dışı kişilere yönelik olarak düzenlenen mail örneklerini delil olarak ibraz etmiştir. Dava dilekçesi ekinde mevcut olan ve ulaşılabilen mail örneklerinde karşı tarafın kabulüne dair veya mutabakatına ilişkin bir açıklamaya rastlanılmamıştır. Davacı tarafça fatura konusu alacağı ile birlikte işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.921,48 TL alacağın tahsili amacı ile davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış ve davalı şirket tarafından takibe ve borca itiraz üzerine iş bu davanın açılarak dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebine ilişkin verilen ret kararı daha önceden mahkeme tarafından reddedilmiş ve Dairemizin istinaf incelemesi neticesinde davacının istinaf talebi de reddedilmiştir. Yargılamanın istinaf konusu ara karar tarihindeki aşaması itibari ile İİK'nın 258.maddesinde düzenlenen biçimde davacı tarafça ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektirir şekilde kanaat getirecek deliller dosyaya sunulmamıştır. Veya dosya içerisinde davacı alacağını varlığını ispatlayan herhangi bir bilirkişi raporu vb  mevcut değildir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporu imza incelenmesine ilişkindir. Açıklanan bu gerekçelerle,  HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.06.2025<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf84f572ae0cae8d","SID":"2fd674e0754ec298"}}