{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1953 <br>KARAR NO: 2025/2734<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/02/2024<br>NUMARASI: 2021/702 Esas - 2024/153 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2013 tarihinde müvekkilin iş yerine davalı tarafın alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından ihtiyaten hacze gelindiğini, icra dosyasının borçlusunun dava dışı ...'nın adresi olduğu iddiasıyla müvekkili şirketin iş yerine hacze gelindiğini, istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak davalının, İİK.nun 96.maddesine ve yazılı belgelere rağmen müvekkile ait menkullerin haczedilmesi ve muhafaza altına alınması talebinde bulunduğunu, neticede icra baskısı ile müvekkile ait kilolarca bobin teli, makine vb menkullerin haczedilip muhafaza altına alınarak adli yeddiemine götürüldüğünü, yapılan haczin haksız olması sebebiyle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, maddi tazminat yönünden şimdilik 1.000,00.-TL'nin haksız haciz tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, manevi zarar talebi yönünden 5.000,00 TL'nin haksız haciz tarihlerinden itibaren  işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Hukuka aykırı ve haksız bir eylem bulunmadığını, yasal hakların kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"Maddi tazminat talebi yönünden; 3.930,86 TL faiz zararı olarak maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 250,00 TL'sine 20.07.2015, kalan 3.680,86 TL'sine dava tarihi olan 25.10.2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat talebi yönünden; Haksız haciz tarihi olan 20.07.2015 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Taleplerin zamanaşımına uğradığını, tazminat koşullarının bulunmadığını, hukuka aykırı eylem bulunmadığını ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Maddi tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesine göre;İlk derece mahkemesince maddi tazminat davası için 3.930,86.TL  yönünden davanın kabulüne karar vermiş bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. 25.10.2021 olan dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davalının istinaf talebine konu olan ve kabule ilişkin bulunan, 3.930,86 TL miktar itibariyle kesin olup, yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın  kesin nitelikte olduğu,  dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesine göre;Haksız haciz sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasında  Alacaklı ... A.Ş. vekilince borçlu ... ve ... hakkında 30/07/2013 vade tarihli 9.000,00 TL bedelli bir adet çek hakkında alacağın tahsili istemi ile 05/08/2012 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı, haciz adresinin, 1978 yılından beri  davacı 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresi olduğu, haciz sırasında borçlunun  hazır olmadığı,  borçluya ait bulunan vergi levhasının borçlunun şirketteki hissesini devrettiği 13.09.2011 tarihinden  öncesine ait olduğu, borcun doğumundan önceki tarihlerde takip borçlusunun davacı şirketten ayrılmasının sabit olduğu dikkate alındığında davalının hacizde  kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ve bu anlamda manevi zarardan da sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminata  yönelik yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/702 Esas 2024/153 Karar sayılı 26/02/2024 günlü kararının manevi tazminata yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,8‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  4- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f6eb778be564178a","SID":"4d975c9b8767fd11"}}