{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1815 Esas<br>KARAR NO:2025/626 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/119 Esas - 2022/493 Karar <br>TARİH:22/06/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının 01.01.2019 tarihli Personel Taşıma Servis Sözleşmesi gereğince davalının çalışanlarını işyerine gidiş dönüşünün sağlanmasında yönelik personel taşıma işini üstlendiğini, sözleşme gereğince davalının aylık kesilecek faturaların karşılığını 15 gün içinde davacının hesabına yatıracağını, sözleşmenin davalı tarafın fesih ihtarı ile sona erdiğini, ancak toplam 228.617,92 TL hizmet bedeli ödenmediğini, tarafların toplam 228.617,92 TL üzerinden mutabık olduklarını, buna rağmen davalı taraf sözleşme bedelini davacının hesabına yatırmaması nedeniyle ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalı tarafın... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takipteki asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin 11.04.2019 tarihinde davacıya keşide etmiş olduğu ihtarla aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, sözleme feshedilirken davacının hak etmiş olduğu tüm hak ve alacaklar davacı tarafa ödendiğini, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığını, bunların yanı sıra davacının sözleşmeye uygun olarak hizmet de vermediğini, davacı taşıyıcı firma personelinin taşıma sözleşmesinin ifası esnasında davalı şirket personeline karşı nezaket ve görgü kurallarına uygun olarak davranmakla yükümlü olmasına rağmen davalı şirket personelleri tarafından çok seferler servis araçlarının içerisinde sigara içildiği ve taşıyıcı firma personelinin taşınan davalı şirket personelleriyle iletişiminde ahlak ve nezaket kurallarına uygun davranmadığına yönelik şikayetler aktarıldığını, davacının sözleşmeyle taahhüt ettiği standart ve nitelikteki servis araçlarıyla hizmet vermesi gerekirken eski model bakımsız ve hijyenik olmayan servis araçlarıyla hizmet verdiğini beyanla; yetkisizlik nedeniyle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/06/2022 tarih ve 2020/119 Esas - 2022/493 Karar sayılı kararında; \"Dava; Personel Taşıma Servis Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 Esas, 2019/1275 Karar sayılı ve 20/12/2019 tarihli YETKİSİZLİK kararı ile Mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. ... sayılı dosyasının tetkikinden; Alacaklı (davacı) ... Şti. vekili tarafından 20.05.2019 tarihinde borçlu (davalı) ... A.Ş. Aleyhine 228.617,93 TL fatura alacağının takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %19,5 avans faizi ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 27/05/2019 tarihli dilekçesi ile  “..Müvekkil şirketten talep edilen alacak gerçek ve mevcut bir alacak olmadığından ve Müvekkil şirkete herhangi bir borç bildiriminde bulunulmadığından müvekkilden talep edilen esas alacak, faiz, her türlü ferileri sairlerine itiraz ettiklerini...” beyanla takibe itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.Taraflar arasında 01 Ocak 2019 tarihinde akdedilen Personel Taşıma Servis Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri incelendiğinde;2. Sözleşmenin Konusu Taşıyıcı tarafından işverenin belirleyeceği saat ve güzergahlarda, iş bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan ekli listede belirlenmiş olan araç ve fiyatlarla işverenin personellerinin ikametgahlarından işyerine gidiş ve dönüşünün sağlanmasına yönelik personel taşıma işinin şekil ve şartları ile taraflar bu işe ilişkin hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir. 3.Sözleşme Süresi İşveren sözleşme süresince herhangi bir gerekçe göstermeksizin tek taraflı olarak 15 gün önceden bildirmek kaydı ile işbu sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda taşıyıcı firma işverenden her ne nam altında olursa olsun hiçbir talep bulunamayacağını kabul beyan ve taahhüt eder.4. Sözleşme Bedeli ve Ödeme Koşulları İşveren taşıyıcı firmaya günlük gidiş geliş mesai ile vardiya olmak üzere ek-1 de belirtilen güzergâh ve karşılarındaki fiyat toplamını KDV dahil aylık olarak ödenecektir.Taşıyıcı firmanın ek-1'de belirtilen ücretleri havi faturayı düzenleyerek işverene tebliğ etmesini müteakip 15 gün içerisinde işverence taşıyıcı firmanın banka hesabına havale yapılacaktır.5.Taşıyıcı Firmanın Hak Ve Yükümlülükleri Taşıyıcı firma tarafından tüm masrafları karşılanacak olan servis araçlarının iç ve dış temizliği her zaman tam olmalıdır.Taşıyıcı firma servis araçlarını, güzergah başlangıç noktalarına, hareket saatinden 10 dakika önce, mesai bitiminden 10 dakika kala bulundurmaya mecburdur...” denmektedir.Davalı yan tarafından davacı taraf muhatap alınarak keşide edilen Eyüpsultan ... Noterliği 11.04.2019 tarihli ... sayılı fesih ihtarnamesinde özetle;“..01.01.2019 tarihli sözleşme ile ayrılmaz parçası olan eklerinin sözleşmenin 3.2 maddesi uyarınca feshedilmesine karar verilmiş olup anılan madde uyarınca işbu bildirimin tarafınıza tebliğinden itibaren sözleşme ve eklerinin 15 gün sonra feshedilmiş olacağı, fesih tarihi itibariyle sözleşme kapsamında haketmiş olduğunuz tüm hak ve alacaklar tarafınıza ödendiğinden ve sağlandığından anılan bu süre sonuna kadar tarafınızca hizmet vermeye devam olunması gerektiği, daha sonra muaccel olacak hak ve alacaklarınızın tarafına ödeneceği...” denmektedir.Taraflar arasında karşılılı olarak imzalanmış ve kaşelenmiş olan 08.05.2019 tarihli Mutabak Formuna göre tarafların 08.05.2019 tarihi itibariyle 228.617,92 TL alacak yönünden mutabık oldukları anlaşılmakta olup tarafların incelenen ticari defterleri ile de işbu husus bilirkişilerce doğrulanmıştır.Alacak, taraflar arasındaki Persone Taşıma Servis Sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaya alacağından kaynaklanmakta olup taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirdiğinde; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen Personel Taşıma Servis Sözleşmesi kapsamında davacı yan tarafından tanzim edilen 30.04.2019 tarihli 112.914,20 TL bedelli ve 31.03.2019 tarihli 115.703,72 TL bedelli faturaların davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olup, mahkememizce tarafların davaya konu ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, bu itibarla lehlerine delil vasfı taşıdığı, tarafların davaya konu ticari defterlerinin birebir uyuştuğu, davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalı yandan takip tarihi (20.05.2019) itibariyle 228.617,92 TL alacaklı olduğu, davalı yanın takip tarihi (20.05.2019) itibariyle davacı yana 228.617,92 TL borçlu olduğu, Davacı ... Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu 2 adet faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturaların davacı ve davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, bu haliyle hizmetin eksiksiz alındığının kabulü gerekeceği ayrıca takibe konu faturaların taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında servis bedeli olarak düzenlendiği, taraflar arasında mali yönden bir çekişmenin bulunmadığı, takip konusu yapılan dayanak fatura muhtevalarının incelenmesi sonucu, detaylı güzergah ve personel adedi bildirilmemiş olsa da davacı tarafından sözleşmenin fesih tarih olarak bildirilen tarihe kadar fatura konusu hizmetin ifa edildiği, böylelikle davacının vermiş olduğu hizmet karşılığı düzenlemiş olduğu fatura karşılığı  alacağı hakkettiği, faturanın sözleşme şartlarına uygun olarak düzenlendiği, ayrıca davalı tarafından eksik hizmet ifası ayıplı hizmet iddiasına yönelik olarak herhangi bir iade faturası, sözleşmede cezai kesinti gibi bir şartın ve buna dayanılarak davalı tarafından bir tenkısatın mevcut olmadığı gibi salt tanık beyanları ile ayıplı hizmet iddiasının ispatı mümkün olmadığından bilimsel denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kabulü ile davalının  ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak likit olup asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde,iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır.Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.  (...)\" \" ve (14). Fıkrası: \" Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 02/08/2019 tarih ve 34 sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,'' DAVANIN KABULÜ  ile, 1-Davalının  ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının kopyalanması suretiyle tesis edilmiş yerel mahkeme kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu; yetersiz gerekçe ile tesis edilen yerel mahkeme kararının istinaf incelmesi neticesinde kaldırılması gerektiğini,Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarının tamamen hatalı tespit ve değerlendirmelerden ibaret olup  işbu raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, iş bu nedenle dahi usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasın gerektiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında \"davacının müvekkili şirkete ayıplı hizmet verdiği hususunu açıkça ispat eden tanık beyanları\"nın hiçbir şekilde değerlendirilmediğini; eksik inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporlarına karşı itirazları giderilmeksizin yeni bilirkişi raporu almaktan imtina edilmek suretiyle eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,Davacı müvekkili şirkete vermiş olduğu personel taşımacılık hizmetini ayıplı ifa ettiğini, sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini; bu hususun dosya kapsamındaki delilleri ile sübuta ettiğini; yerel mahkeme tarafından \"ayıplı hizmet hususu\" değerlendirilmeksizin salt davacı tarafın ticari kayıtları uyarınca hüküm tesis edilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,Davacının sözleşme kapsamında sağladığı servis araçlarında sigara içildiği ve davacının servis şoförlerinin müvekkili şirket çalışanları ile ahlak ve nezaket kurallarına aykırı şekilde davrandığı yönü-nde çok sayıda şikayet geldiğini; davacının servis şoförlerinin kılık kıyafetlerinin de yapılan işin niteliğine uygun bsulunmadığını; şoförlerin son derece özensiz ve kirli kıyafetler ile görevlerini ifa ettiklerinin tespit edildiğini,Davacının sağladığı servis araçlarının son derece kirli olup araçların günlük temizliklerinin yapılmamış ve araçlarda ağır bir koku oluştuğunu; araçlarda yaşanan bu durumun ise müvekkili şirket çalışanlarını rahatsız ettiğini ve çalışanların bu durumu müvekkile şikayet olarak bildirdiğini; davacı tarafın sözleşmede taahhüt ettiğinin aksine \"eski model,bakımsız ve hijyenik olmayan\" servis araçlarıyla hizmet verdiğini; klimaları dahi düzgün çalışmayan servis araçlarında müvekkili şirket çalışanlarının oldukça zor günler geçirdiğini ve servis araçlarını kullanmak istemediklerini müvekkili şirkete bildirdiklerini; müvekkili şirketin ise tamamen iyi niyetli olarak yaşanan bu aksaklıkları davacı tarafa bildirdiklerini, aksaklıkları düzeltmesini ve sözleşmede yer alan taahhütlerine uygun olarak hizmet vermesini talep ettiğini ancak müvekkili şirketin iyi niyetli yaklaşımının hiçbir şekilde sonuç vermediğini, davacı tarafa hizmeti yanı şekilde ayıplı ifa etmeye devam ettiğini,Tanıkların davacı tarafından sağlanan servis araçlarının kirli, bakımsız ve eski olduğunu, servislerin çalışanları belirlenen saatlerde almadığını, bu nedenle çalışanların mesailerine geç kaldıklarını, davacı tarafa uyarılar yapılmasına rağmen uyarıların dikkate alınmadığını açık bir şekilde beyan ettiklerini,Davacının uyarılara rağmen herhangi bir iyileşme göstermemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından sözleşmenin sürdürülmesinin çekilmez hale gelmiş olup sözleşmenin feshedildiğini,Uyuşmazlıkta ispat yükünün davacıya ait olduğunun yargılama boyunca ısrarla göz ardı edildiğini, bu bağlamda davacının alacak iddiasını somut bir şekilde ortaya koyamamasına ve ispat edememesine rağmen hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarına dayanılarak itirazın iptaline karar verilmesini kabul edilemez olduğunu,Yerel mahkeme tarafından müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,İleri sürerek yukarıda arz ve izah olunan ve resen takdir edilecek sebeplerle, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2022 tarihli 2020/119 Esas ve 2022/493 Karar sayılı kararının öncelikle usulden, her halükarda esastan kaldırılmasına, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki servis ile yolcu taşımacılığı sözleşmesinden doğan bakiye fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı yan; taraflar arasındaki servis taşımacılığı sözleşmesinin davalı tarafından 11/04/2019 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, fesih sonrası davacının davalıdan  228.617,92-TL alacaklı olduğu hususunda tarafların mutabakat imzaladıklarını, borcun ödenmesi ihtarının sonuçsuz kaldığını, başlatılan takibe de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüştür. Davalı yan; sözleşmenin fesih tarihi itibariyle borçlarının bulunmadığının davacı yana feshi ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacıya ödenmemiş herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacının ayıplı hizmet verdiğini, görgü, nezaket ve hijyen kurallarına uymadığını, sözleşmede kararlaştırılan nitelikte servis aracı kullanmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiş, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek rapor alınarak tahkikat bitirilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; yalnızca defter kayıtları üzerinden inceleme yapılarak düzenlenen hatalı bilirkişi raporlarına dayalı hüküm kurulamayacağı, tanıkla ayıplı hizmet iddiaları ispat olunmuş olmasına rağmen, bu savunmaları hakkında değerlendirme yapılmadığı, davanın reddi gerektiği yönündedir.Dosya içeriği delillere göre; taraflar arasındaki 01/01/2019 tarihli servis taşımacılığı sözleşmesinin, sözleşmenin 3.2 maddesine  dayalı olarak olağan fesih yolu ile davacıya ihbar öneli tanınarak, başkaca herhangi bir haklı sebep iddiası ileri sürülmeksizin feshedilmiş olduğu, feshi ihtarından sonra düzenlenen, davalının kaşe ve imzasının bulunduğu, inkar edilmeyen  08/05/2019 tarihli mutabakat kapsamından; davacının 30/04/2019 tarihi itibariyle davalıdan 228.617,92-TL alacaklı olduğu hususunun davalı tarafından da kabul edildiğinin tespit olunduğu, nitekim taraf defterleri arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, davacının tanzim ettiği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve her iki taraf defterine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 228.617,92-TL alacaklı göründüğü, ispat yükü üzerinde olan davacının takip tutarında alacaklı olduğunu ispatladığı, yukarıda açıklandığı üzere davalı savunmasının aksine feshin sözleşmenin 3.3 maddesine ve haklı nedene dayalı olmadığı, davalının takibe itiraz dilekçesinde herhangi bir ayıp savunmasında bulunmadığı gibi, dava tarihinden önce davalıya bu yönde bir ihbarda veya ihtarda da bulunmamış olduğu, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşılmış olup,davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.616,89-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 3.904,22‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.712,67‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d58396d190bb04e4","SID":"46d1690e67ced81d"}}