{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br><br>ESAS NO:2014/348 Esas<br>KARAR NO:2025/492<br><br>DAVA:Tazminat<br>DAVA TARİHİ:30/12/2008<br>KARAR TARİHİ:13/06/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;06/02/2008 tarihinde yükü ile birlikte ... Limanına varmadan yanan ... ... adlı gemide ... A.Ş. Tarafından taşınan yükün zayi olduğunu, göndericisi ... ... San Tic Ltd Şti alıcısı müvekkili şirket olan 01/02/2008 tarih ... nolu fatura içeriği 12.644,08  Euro tutarındaki yükün ... A.Ş. Tarafından ... plaka sayılı araç ile müvekkiline teslim edilmek üzere göndericisinden teslim alındığını, bu yük için navlun ve gümrük masrafları olmak üzere 3.850,07 Euro masraf yapıldığını, yine göndericisi ... Kalıp Dök San ve Tic Ltd Şti olan 01/02/2008 tarih ... nolu fatura içeriği 12.121,34 Euro olan yükün aynı plaka sayılı araca yüklendiğini ancak yükün 06/02/2008 tarihinde ... ... isimli gemide zayi olduğunu belirterek toplam 28.754,99 Euro zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.  <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Yetki ve görev itirazında bulunduklarını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının halefiyet koşullarının yerine getirmediğini, davacı ile müvekkili arasında ilişkinin sigortalı emtiaların CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde taşınmasına ilişkin olduğunu, dolayısı ile CMR 17/2 hükmünün uygulanması gerektiğini, gemide meydana gelen yangında müvekkilin önleyebileceği bir durum olmadığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu hasara diğer davalı neden olduğundan , mevzuat gereği müvekkilin diğer davalı ile müşterek - müteselsil sorumluluğu bulunmadığından müvekkili aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ... isimli ...-... gemisinin Pendik/İstanbul- Trieste/İTALYA seferini gerçekleştirmek üzere 03/02/2008 tarihinde Pendik Limanından hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma yerine  3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangı 10-15 dakikalık süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, çıkan yangından taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıyanın zarar sebebiyet vermeyen başlangıçtaki bir elverişsizlikten sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için zarar ile başlangıçtaki  elverişsizlik arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu,  yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını,  söz konusu yangının  ... ... gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan ... ... gemisinin hurda olarak Trieste'de yapılan açık arttırmada 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, tseferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, buna göre müvekkil şirketin ... ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310 Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını,  taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kara ve deniz taşıyıcıları ile müvekkili şirkete karşı açılmış olduğunu, hasara konu olan ... plakalı dorse ve ... plakalı çekici ilgili poliçe ile teminat altına alınmadığını, davacının talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Dava; ... ... isimli ...-... gemisinin 202 adet tır ve römork yüklü olarak Pendik/İstanbul Limanından İtalya/Triesta Limanına gitmek üzere sefer yaptığı sırada Hırvatistan açıklarında gemide çıkan yangında davacı şirkete   ait emtiaların yanarak zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zararın  rücuan tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde müvekilinin  ... ... San Tic Ltd Şti alıcısı müvekkili şirket olan 01/02/2008 tarih ... nolu fatura içeriği 12.644,08  Euro tutarındaki yükün ... A.Ş. Tarafından ... plaka sayılı araç ile müvekkiline teslim edilmek üzere göndericisinden teslim alındığını, bu yük için navlun ve gümrük masrafları olmak üzere 3.850,07 Euro masraf yapıldığını, yine göndericisi ... Kalıp Dök San ve Tic Ltd Şti olan 01/02/2008 tarih ... nolu fatura içeriği 12.121,34 Euro olan yükün aynı plaka sayılı araca yüklendiğini, bu aracın da içinde bulunduğu davalılardan ... ... ... AŞ'ne ait ... ... gemisi ile yola çıktığını, gemi de Hırvatistan açıklarında iken 06/02/2008 tarihinde davalıların kusuru ile çıkan yangın sonucu tırların ve müvekkili şirket ait tüm malların tamamen yanarak zayi olması nedeniyle  müvekkili şirketin uğradığını belirterek meydana gelen zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekili beyan dilekçesi ile  kara taşımacılığı hizmet iş kolu ve iştirak hisselerinin,  kısmi bölünme suretiyle ... Taşımacılık Anonim Şirketi (yeni unvan ... AŞ) 'ne ayni sermaye olarak devredildiğini, ... LTD ŞTİ'nin  ise; ekli 06/01/2023 tarihli TTSG'ne göre tek pay sahibi ... AŞ olup yine ekli 13/12/2024 tarihli TTSG ne göre bu şirketin tek sahibinin de ... olduğunu, böylelikle dava dışı  ... Ltd Şti TTK m.198 gereği şirketler topluluğu vasfında iken ,   müvekkili şirketin kara taşımacılığı hizmet iş kolu ve iştirak hisselerinin TTK m.198 hükmü gereğince ...'ye ait hale geldiğini, hem müvekkili davalı, hem diğer davalı aynı şirkete ait ve/veya şirketler topluluğu ise davalı sıfatları değişebileceğini beyan etmiş ise de dosyaya sunulan  ticaret sicil kayıtları ve dilekçe içeriğinden, davalının  tüzel kişiliğinin devam ettiği anlaşıldığından, taraf değişikliğini gerektirecek bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. <br>... ... isimli ...-... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı mahkememizde çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /... Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/... Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir.<br>Bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk Esas numarası 2008/... olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna yaptığı itirazların karşılanması konusunda yeniden rapor alınması gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuş, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) ... Ticaret Mahkemesinin ... Esasını alan dosyada yapılan yargılama sonucunda 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından ... Esas üzerinden Direnme kararı verilerek dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2018 tarihli, 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı oy çokluğu kararı ile;\"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir.\" gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece bu aşamadan sonra ... Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; \"... ... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince  sorumlu olduğu, kar kaybı zararının ispatlanamadığı\" gerekçesi ile davanın Kısmen Kabulüne karar verilmiştir.<br> İş bu karar davalı vekili vekili tarafından temyiz edildiğinden dosya yeniden Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile; \"... iddia, savunma, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca  dava konusu geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının  denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü,  taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın tamamen reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı da  değerlendirildiğinde bir bütün olarak davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar vermek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği\" gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulmuştur.  Dosya Yargıtay'dan döndükten sonra Mahkememizin  2024/...  Esas, 2024/...  Karar sayılı ilamı ile  Yargıtay Bozma İlamına uyularak, Bozma ilamında açıklanan gerekçelerle sonuç olarak davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre bekletici mesele yapılan dosyada  Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamı ile  ... ... gemisinde çıkan yangın olayında gemi donatanının sorumlu olmadığına karar verilmiş olduğu, dava konusu yangın olayının meydana gelmesinde kara taşımacısının kusurunun bulunduğunun davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı, bu durumda sorumluluğunun  CMR Konvansiyonunun 2. Maddesine göre taşıyan bakımından uygulanan hükümlere göre tespit edileceği, dosya kapsamı ve anılan Yargıtay ilamına göre davalı donatanın sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 834,70 TL den karar harcı olan 615,40 TL nin mahsubu ile fazla alınan 219,3‬0 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep  halinde davacıya iadesine, <br>3-Davalı ...'in yargı gider toplamı olan   8,00 TL'nin   davacıdan alınıp işbu davalıya ödenmesine, bakiye giderin işbu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalılar vekilleri için takdir edilen  30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2025   <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6cb280d69f2e28e1","SID":"89d525054b58339a"}}