{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                         K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/03/2022<br>NUMARASI\t\t...<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/03/2022 tarih ve 2018/402 E. - 2022/55 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2006/43844 ve 2006/43845 sayılı markaları ile dava konusu 2017/47167 sayılı başvurunun aynı mal ve hizmetleri kapsadığını, taraf markaları arasında çağrışım kurulacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her iki taraf markası arasında iltibas ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin “... ...” markasının sahibiyken dava konusu “...”  markasının kök kelimesinde hiçbir değişiklik yapılmadığını, markaların telaffuz açısından aynı olduklarını, bu durumun müşteri çevresine yanılgı yaratabileceğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ..... sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili taraf teşkilini sağlamak üzere Ankara 5. FSHHM'nde  ... aleyhine dava ikame etmiş, mahkemenin 03/10/2019 tarih  2019/123 E. 2019/7 K. Sayılı ilamı ile dava birleştirilmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili tarafından verilen kararının yerinde olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ..., ön inceleme duruşması öncesinde 26.11.2020 tarihli dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilmemesi kaydıyla davayı kabul ettiğini bildirmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasının İ-... şeklinde olduğu, markanın bütün olarak bir anlamının mevcut olmadığı, “...” ibaresinin dilimizde de “grup” şeklinde geçen sözcüğün İngilizce yazımı olduğu, “ortak özellikleri olan varlıklar, görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip” gibi anlamlara gelen bu ibarenin ticaret hayatında genel olarak bünyesinde birden fazla şirkete sahip olan veyahut birden fazla şirket arasında bağlantı bulunduğunu gösterir yaygın bir kullanımı bulunduğu, tüketicinin genel olarak anılan ibareye bu doğrultuda bir anlam yükleyeceği, dolayısıyla ibarenin yaygın kullanımı bulunan ve tek bir kimsenin üzerinde inhisari hak iddia etmesi mümkün olmayan bir işaret olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun bir bütün olarak “...-...” ibaresinin tamamı üzerinde olduğu, ... ...şeklindeki ibarenin ise “....” fiilinin mastarsız hali veya “...” kelime anlamını taşıyan “...” ibaresini üstte, “...” ibaresini altta içerecek şekilde, görsel anlamda stilize edilmiş bir marka olduğu, davacı markası ile redde mesnet markaların “aynı” olmadığı, herhangi bir görsel, işitsel ve kavramsal ortak unsurun bulunmadığı, bu anlamda taraf markalarının doğrudan ve hiç tereddütsüz farklılaştıkları, aralarında herhangi bir işaretsel ve işletmesel bağlantıya yol açacak benzerlik taşımadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin büyük ölçekte işler yaptığını, müvekkilinin markasına önemli yatırımlar yaptığını, dünyaca ünlü markaların satışını gerçekleştirdiğini, yerelliği aşan kullanımlarının olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin markaları karıştırmasının kaçınılmaz olduğunu, YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin \"İ ...\" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"... ...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmaması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde öne çıkan unsurların \"..... olduğu, bu ibarelerin de birbirinden farklı olduğu, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşamayacağı, YİDK kararının yerinde bulunduğu, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/07/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4d20177925cd893","SID":"caf835c4e7118a35"}}