{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/895 - Karar No:2025/759<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/895 <br>KARAR NO\t: 2025/759<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/157 E-2024/435 K<br><br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  26/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  26/06/2025<br>\t Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; müvekkilinin 09.07.2020 tarihli 259.659 TL tutarlı e-faturayı keserek davalıya teslim ettiğini, davalının 74.000 TL ödeme yaptığını, BA ve BS formları vs incelendiğinde faturayı defterine kaydettiğinin anlaşılacağı, 30 günlük süre içerisinde ödeme yapmadığını, TTK 1530. madde gereğince temerrüde düştüğünü, icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen faturayı davacının düzenlemediğini, faturanın .... Şirketi tarafından düzenlendiğini, davayı açan .... Şirketinin taraf sıfatının bulunmadığını, arabuluculuk taraf sıfatının sağlanamadığını, icra takibinin de .... Şirketi tarafından başlatıldığını, ticari unvanı değişen şirketin eski ticaret unvanı ile işlem yapamayacağını, eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirilmediğini, işin teslim edilmediğini, iş bedeline hak kazanılmadığını, müvekkili ile ... Şirketiyle 16.03.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, KDV hariç 150.000 TL bedelle işyeri dekorasyonunun yapılmasının, sözleşme tarihinden itibaren 60 gün içerisinde kabule hazır hale getirilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeden itibaren 1.5 yıl geçmesine rağmen edimlerin ifa edilmediğini, müvekkilinin oyalandığını, 10.05.2021 tarihli ihtarname ile işin sözleşmeye uygun olarak ikmalinin istendiğini, sonuç alınamadığını, şirket faaliyetlerini yürütebilmek için eksik ve ayıplı olarak yapılan işlerin üçüncü kişilere yaptırıldığını, bedelinin ödendiğini, sözleşmenin 9. maddesinde  50.000 TL peşinat verileceğinin ve kalan ödemelerin her imalattan sonra hakedişle yapılacağının düzenlendiğini, davacının işi yapmadığını, kararlaştırılandan farklı tadilatlar yaptığını, yapılan imalatın eksik ve ayıplı olduğunu, işin kesin kabulünün yapılmadığını, iş bedeli KDV hariç 150.000 TL olduğu halde müvekkilinin toplam 183.268 TL ödeme yaptığını, ödemelerin taraflarca 28.08.2020 tarihinde tutanağa bağlandığını, faturanın kabul edilmediğini, müvekkili tarafından 79.650 TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, davacının iade faturasına itiraz etmediğini, sözleşmenin asıl olduğunu, faturaya itibar edilemeyeceğini, fatura ile sözleşme ilişkinin değiştirilemeyeceğini, sözleşmenin 14.3 maddesinde bölümlerin iş verenin onayından sonra işin yapımına başlanmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin onayının bulunmadığını, somut olayda iş bitirilerek teslim edilmediği halde davacının iş bedelinin 2 katı tutarda fatura düzenlediğini, faturanın işin teslim edildiğini göstermeyeceğini, e-faturanın kapalı fatura olarak düzenlendiğini, ödeme yapılmadığını davacının ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 20/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; kronolojik sırayla yapılan açıklamalar dikkate alınarak, davalı ... firmasının itirazlarının hukuki durumunun mahkeme tarafından belirlenmesi gcrektiği ve herhangi bir tespit girişiminde bulunulacak ise, konusunda uzman kişiler marifetiyle işlem yapılmasının uygun olacağı, ticari defterler kayıtlarına göre, davacı firmanın icra takip tarihi itibariyle davalıdan 185.659,00 TL alacaklı bulunduğu, icra takibinden sonra davalı tarafından yapılan ödeme sonrası ise alacak tutarının 175.659,00 TL olduğu, davalı firmanın kayıtlarına göre ise, icra takip tarihi itibariyle davacıya 155.350,00 TL borçlu bulunduğu, icra takibinden sonra yaptığı ödeme ile borç miktarının 145.350,00 TL olarak görüldüğü, ancak, davalı ... firmasının kayıtları sağlıklı olmadığından, değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin İncelenmesi sonucu belirlenen hususlar ve Mahkemece yapılacak olan değerlendirme sonrası, davacı tarafından düzenlenen faturanın kabul görmesi halinde davacı alacağının icra takip tarihi itibariyle 185.659,00 TL, icra takibinden sonra yapılan ödeme sonrası 175.659,00 TL olduğu, ancak, Mahkemece ... temin edilecek olan 31.08.2020 tarih ... no.lu 25,000,00 TL'lik çekin ön ve arka yüzlerinin görüntülerinin incelenmesi sonrasında, çekin cirantaları arasında davacı ... firması bulunması halinde, belirlenen alacak miktarından bu tutarın düşülmesi gerektiği, ayrıca, 28.08.2020 tarihli “Tutanak”ın geçerliliği Mahkemece değerlendirilmesi sonucu alacak-borç ilişkisinin netleştirilebileceği tespit edilmiştir. Davacı tarafça davalı tarafça sunulan belgenin sahteliği hususunda yapılan suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/27689 Soruşturma sayısında yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar arasında 16.02.2020 tarihinde dekorasyon sözleşmesi yapılmış olup, sözleşme bedeli 150.000,00 TL + Kdv olarak belirlenmiştir. Davalı taraf sözleşme kapsamında yaptığı ana ve ek  işleri tevsik eder şekilde 09.07.2020 tarihinde 259.659,00 TL lik faturayı düzenleyip davalı tarafa tebliğ etmiştir. Davalı taraf ise faturayı defterine işlemiş , fakat fatura tebliğ tarihinden çok sonra 18.05.2021 tarihinde ihtarname ile faturayı davacıya iade edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, fatura ve davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura bedelini sözleşmeyi aşar şekilde kısmı olarak ödemesi ,yine davalının  süresinde ayıp ihbarı yapmaması nazara  alındığında davacının fatura konusu işleri sözleşme kapsamında asıl ve ek iş olarak ifa ettiği sonucuna ulaşılmaktadır ve  Mahkememiz kabulü de bu yöndedir. Bu kapsamda davacının  259.659,00 TL lik asıl ve ek işleri yapmış olduğu kabul edilmekle birlikte taraflar arasında düzenlenen  ve imzanın aidiyete husunda isticvap davetiyesine icabet edilmediğinden imzası kabul edilmiş sayılan  28.08.2020 tarihli tutanağa göre davalı tarafından davacıya 153.268,00 TL ödeme yapılmıştır. Bu kapsamda yapılan ödemlerin büyük çoğunluğu belgeli olup , dosyada mübrez olan ödeme belgeleri tutanakla da uyuşmaktadır. Bu itibarla bu tutanakdaki ödemeler ve davalı tarafından eft yapılmak suretiyle 16.10.2020 tarihinde ödenen ve davacı defterinde de kayıtlı olan 20.000,00 TL'nin(4.659,00 TL'nin lik ödemenin belgesiz olması ve davacı defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle bu ödemeye dikkate alınmamamıştır.) toplamı olan 173.268,00 TL 'nin davacı alacağından düşülmesi suretiyle davacı alacağı 86.391,00 TL olmaktadır. Davalı tarafından takipten sonra yapılan ve davacı tarafça da kabul edilen 10.000,00 TL lik ödemenin takipten sonra yapılması nedeniyle  İcra Müdürlüğünce dosyanın infazı aşamasında dikkate alınması gerekmektedir. Açıklanan bu nedenlerle davacının davalıdan 86.391,00-TL alacağının bulunduğu, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir bilginin bulunmadığı bu nedenle işlemiş faiz talebinin yerinde olmayacağı, hükmedilen alacağın varlığı, miktarı, fatura ile sabit olması ve kabul edilen miktar da nazara alınarak kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatı, davalının ödemelerinin tutanakla ve belgelerle sabit olmasına rağmen davacı tarafından bu ödemeler düşülmeden kötüniyetli olarak takibe girişildiği anlaşılmakla reddedilen miktar üzerinden davalı yararına kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı borçlunun Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5450 esas sayılı dosyasında 86.391,00-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazla istemin reddine karar\" vermek gerektiği gerekçesiyle \"Davacının davasının Kısmen Kabulü ile; davalı borçlunun Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/5450 esas sayılı dosyasında 86.391,00-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, Fazla istemin reddine, Hükmedilen alacağın varlığı, miktarı, fatura ile sabit olması ve kabul edilen miktar da nazara alınarak %20 oranında hesaplanan 17.278,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından 04/05/2021 tarihinde yapılan 10.000,00-TL ödemenin İcra Müdürlüğünce dosyanın infazı aşamasında dikkate alınmasına, Davalının ödemelerinin tutanakla ve belgelerle sabit olmasına rağmen davacı tarafından bu ödemeler düşülmeden kötüniyetli olarak takibe girişildiği anlaşılmakla reddedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 19.853,60-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine\" karar verilmiştir. \t <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  cevap dilekçesindeki vakıa ve savunmaları tekrarla, davacının kötü niyetli olduğu, yargılama boyunca bir kez dahi tutanağın sahteliği konusunda itiraz etmemişken ilk karar üzerine şikayette bulunduğu, Cumhuriyet Savcılığının yaptığı soruşturmada davacı kaşesi üzerindeki imzanın ... eli ürünü olduğu ile kaşenin bire bir aynı olduğu hususlarının tespit edildiği, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının bu karara itiraz etmediği, belgeyi imzalamadığını söyleyerek mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı, istinaf incelemesinde tutanağın sıhhatinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı üzerine isticvap davetiyesi tebliğine rağmen mazeret de bildirmeksizin duruşmaya katılmadıkları, imzalanan belgenin inkar edilmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiği, sözleşmenin 150.000 TL + KDV götürü bedelli olduğu, keşide edilen ihtarnameler ve Whatsapp yazışmalarına rağmen davacı tarafın bugün, yarın diyerek müvekkilini oyaladığı, ısrarla yerinde inceleme yapılarak davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespitinin talep edilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmadan fatura konusu işlerin sözleşme kapsamında asıl ve ek iş olarak ifa edildiği sonucuna ulaşıldığına dair gerekçenin hatalı olduğu, işin teslim edildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, davacının teslimi kanıtlayamadığı, müvekkilinin süresinde eksik ve ayıp bildiriminde bulunduğu, faturanın fahiş miktarlı olduğu, götürü bedelden 90.000 TL fazla miktar için düzenlendiği, götürü bedelli sözleşmeye aykırı faturadaki fazla miktarın nereden kaynaklandığının kanıtlanamadığı, nitekim muhtelif elektrik işlerinin 22.700 TL olarak yazıldığı, ne iş yapıldığının anlaşılamadığı, davacının TTK'deki adi karineden yararlanarak fatura gönderip haksız kazanç elde etmeyi amaçladığı, 8 gün içerisinde itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmeyeceği, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun düzenlenmesi gerektiği, TTK 21/2 maddedeki 8 günlük sürenin hak düşürücü veya zamanaşımı süresi olmadığı, düzenleyici bir süre olduğu, \t183.268 TL ödeme yapıldığı, gerekçede hatalı olarak 173.268 TL yazıldığı, hüküm kısmında ise 10.000 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verildiği, oysa ödeme sabit olmakla hüküm kurulurken dikkate alınması gerektiği,\tdavacı, davasının büyük bir kısmında haksız çıktığı halde harçların tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğu, \t05.10.2021 tarihli dilekçe ile ve 09.12.2021 tarihli duruşmada sözlü olarak bilirkişi raporuna itiraz edildiği halde bu konuda bir karar verilmediği, itirazlarını karşılar rapor alınmadığı, taraf iddia ve itirazlarının müzekkere cevabı geldiğinde değerlendirilmesine karar verildiği, ancak talepleri hakkında karar verilmediği, Yargıtay kararları gereğince uzman görüşünün dikkate alınması ve değerlendirilmesinin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkıyla ilişkili olduğu, 06.09.2021 tarihinde ekleri ile birlikte 72 sayfadan oluşan uzman görüşü sunulduğu, ancak mahkemece yargılama aşamasında ve karar gerekçesinde uzman görüşünün değerlendirilmediği, faturanın davacı tarafça düzenlenmediği, davayı açan ... Şirketinin taraf sıfatının bulunmadığı nedenleriyle kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı gereğince taraflar arasında düzenlenen 28.08.2007 tarihli belgenin sıhhati araştırılarak karar verildiğinin anlaşılmış bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.901,37 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.475,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.426,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı  ile yaptığı istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t<br><br>Başkan ...<br><br>Üye ...<br><br>Üye ...<br><br>Katip ... <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cd16fdfc932de2f","SID":"2dca6bc7d0a6b33d"}}