{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/1855 Esas<br>KARAR NO:2025/628 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/468 Esas -  2021/748 Karar <br>TARİH:13/10/2021<br>DAVA:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalıya 31.03.2020 tarihinde boyanmış ve işlem görmüş 2 top (300 mt) kumaşın gönderilmesini talep ettiği, kumaş işlenmesi ve boyanması sonrası 274,33 metre işlem görmüş ve boyanmış kumaşın fabrikaları ... tarafından 31.03.2020 tarihinde sevkinin yapıldığını, Daha sonra davalı tarafından 16.04.2020 tarihinde davalı yetkilisi ... tarafından email ile yapılan yazışma ile 130 metre kumaşın aynı şekilde işlenmesi ve boyanarak kendi adlarına “ ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti.” ne gönderilmesini istediğinden 17.04.2020 tarihinde işlenmiş ve boyanmış 119,02 metre kumaşın ... şirketine...Kargo vasıtasıyla sevkiyatının gerçekleştiğini, Gerçekleşen sevkiyatlar sonucunda toplam 400 metre kumaşın gönderiminin yapıldığı ve kumaşm2 birim fiyatının 3,50 Euro olduğunu davalının 1.400 Euro borcunu ödemediğinden aleyhine ... sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun süresinde borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu ifade ederek,İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında takibe konu alacağa dayanak teşkil edecek herhangi bir sözleşmenin olmadığını, davacı tarafından bir bedelin önerilmediği ve bu bedelin kabul edildiği yönünde müvekkilinin bir beyanının olmadığı gibi satış bedeli içeren hiçbir fatura veya yazışmaya yer verilmediği dosya kapsamında sunulan yegane delil olan sevk irsaliyeleri üzerinde ise büyük harflerle ve altı çizili olarak bedelsiz olacak beyanına yer verilmiş olduğunu,Müvekkilinin satışını kabul etmediği ne olduğunu bilmediği ve hakkında bedel belirtilmemiş olan ürünlere istinaden 11.200 TL borcunun olduğunun ileri sürülmesinin abesle iştigal olacağını, Davacı tarafından müvekkiline ürün teslim edilmediğini ,müvekkiline ürünlerin uzun süreli ticaret ilişkisi olan dava dışı olan... tarafından ürün sağlandığı, Bu bağlamda müvekkili nezdinde her hangi bir borç doğmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere borç ilişkisinin mevcut olduğu düşünülecek olursa dahi bunun sadece ... tarafından öne sürüleceği, davacı tarafından ...devredilen ve bu şirket tarafından müvekkiline ücretsiz sağlanan ürünlerin davacı tarafından yarı mamul olarak bırakıldığını ve sözleşme olsaydı dahi ürünlerin değerinin iddia edilenden farklı olacağının aşikar olduğu, Davacı tarafından kullanılması imkansız yarı mamuller olarak bırakılan ürünlerin ... tarafından bitirildiği göz önünde bulundurulduğunda dava kapsamında davacı tarafından talep edilen kumaşın metresinin 3.5 Euro fiyatında olduğu iddia edilmişmişse de piyasa şartlarında ürünlerin mükemmel şekilde tamamlanmış halinin rayiç fiyatının 2.2 Euro olduğunu ifade ederek, Taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmadığı, davaya konu ürünleri sağlayanın davacı olmadığı, ürünlerin müvekkiline teslimatına dair delil bulunmadığı, iddia edilen ücret üzerinde anlaşılmadığı, ilgili ücretin rayiç fiyatlarının kat kat üzerinde olduğu,davaya konu irsaliyelerden birinin müvekkili ile ilişkisinin bulunmadığının davacı tarafından ikrar edilmiş olması gerekçeleriyle davacının iddialarının mesnetsiz olduğu beyanıyla, davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/10/2021 tarih ve 2020/468 Esas -2021/748 Karar sayılı kararında;\"Dava;  taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Celp edilen... sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 11.200,00 TL fatura alacağı üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan tebligatın 05/08/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından borca itiraz edildiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görüldü.İcra takibine konu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle fatura alacağından kaynaklanmakta olup taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir.Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi kök ve ek raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet olduğu, işbu davanın taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının davalıya vermiş olduğu mal ve hizmetlere ilişkin tanzim ettiği faturalardan kaynaklanan alacağın ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olup, davacı şirketin incelenen davaya konu defterlerinde takip tarihi itibariyle  12.243,59  TL davalıdan alacağının işli olduğu, davalı şirketin incelenen davaya konu defterlerinde dava konusu ettiği 3 adet fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından 3 adet fatura bedelini kapsar bir şekilde davacıya E-Arşiv senaryosu ile iade faturası kesilerek borcunu sıfırlandığı, tarafların ticari defter  ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve bu itibarla lehlerine delil vasfı taşıdığı, davaya konu 3 adet fatura her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının akabinde davacıya tebliğ edildiği kanıtlanmayan iade faturası ile borcu sıfırlamışsa da; davaya konu faturaların davalı tarafından önce deftere işlendiği daha sonra iade faturası düzenlendiği ,ancak davalı tarafından  davaya konu faturalara yönelik süresinde yapılmış herhangi bir itiraz bulunmadığı ve davalı tarafından iade faturalarının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin de dosyaya başkaca bilgi ve belge sunmadığı, bu haliyle davaya konu mal/hizmetin davalı tarafından alındığının kabulü gerektiği ve buna göre davalının takibe ve borca itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmakla; hüküm kurmaya elverişli 01/09/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlılık ilkesi gereği talebe bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak likit olup asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması,taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır.Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.  (...)\" \" ve (14). Fıkrası: \" Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 02/10/2020  tarihli ... sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davalı tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile,'' DAVANIN KABULÜ ile,1-Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Asıl alacak likit olup asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında icra takibine konu alacağa dayanak teşkil edecek herhangi bir sözleşme mevcut olmadığını,Somut olayda meşru bir icra takibinin başlatıldığının öne sürülebilmesi için ilk olarak geçerli bir sözleşme olması, bu kapsamda bir alacak hakkı doğması, borcun vadesinin gelmesine rağmen ifa edilmemiş olması gerektiğini; somut olayda ise taraflar arasında karşılıklı irade beyanlarına dayanan herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup, bu durum bilirkişi raporunda da açıkça ortaya konulduğunu, Bu durumun ...Tekstil tarafından dosya kapsamında sunulan e-postalara dahi yansıdığını; maillerde ...Tekstil tarafından ürün sevkinden bahsedildiğinin müvekkiline bildirilmesi üzerine müvekkilinin bu konuya ilişkin yegane beyanının \"Merhaba ...Hanım, Lütfen ne sevk ettiğinize dair detaylı bilgi veriniz. ... ne bilgisi verecek?” şeklinde olduğunu; söz konusu yazışmalarda satış bedeline istinaden de hiçbir beyana yer verilmediğini; müvekkili dışında ve dava bakımından üçüncü kişi sıfatındaki kişilerin beyanları ile müvekkili nezdinde bir borç doğmasının mümkün olmadığını, satışa konu  malın ve satış bedelinin ne olduğu konusunda karşılıklı ve uyumlu irade beyanlarına ilişkin hiçbir  delil sunulmadığı gibi ...Tekstil tarafından sunulan delillerde de taraf iradelerinin uyuşmadığının görülmekte olduğunu,...Tekstil tarafından dosya kapsamına sunulan belgeler incelendiğinde, satış sözleşmesinin diğer esaslı noktası olan “satış bedeli” bakımından da uyumlu ve karşılıklı hiçbir irade beyanı olmadığının görülmekte olduğunu; ... Tekstil tarafından herhangi bir sözleşme dosya kapsamına sunulmadığı gibi, dava kapsamına sunulan yazışmalarda “satış bedeline” istinaden hiçbir beyana yer verilmediğini; ... Tekstil tarafından bir bedel önerilmediğini, bu bedelin kabul edildiği yönünde müvekkilin hiçbir beyanı olmadığını; satış bedeli içeren hiçbir fatura veya yazışmaya da yer verilmediğini, dosya kapsamında sunulan yegane delil olan “sevk irsaliyeleri” üzerinde ise büyük harflerle ve altı çizili olarak “bedelsiz olacak” beyanına yer verildiğini, müvekkilinin satışını kabul etmediği, ne olduğunu bilmediği ve hakkında bedel belirlenmemiş olan ürünlere istinaden 11.200,00-TL tutarında borcu olduğu yönünde verilen ilk derece mahkemesi kararının ise hukuken hatalı olduğunu,...Tekstil tarafından satıldığı iddia edilen ürünlere ilişkin araştırma yürütüldüğünde ürünlerin hiçbir noktada ... tarafından müvekkiline teslim edilmediğinin, sipariş edilen ürünün son hale getirilip teslim edilmesinin mümkün olmayacağından bahisle ürünlerin yarı mamul olarak bırakıldığının görüldüğünü; bu noktada ise müvekkilinin uzun süreli ve değer verdiği bir ticari ilişkisi olan ...isimli şirket tarafından bu yarı mamul ürünlerin devralındığını, ürünü ortaya çıkarmak için gerekli işlemlerin ... tarafından yapıldığını ve müvekkiline uzun süreli iyi ilişkileri kapsamında iyi niyetli olarak ücretsiz sunulduğunu, olayla ilişkili olduğu düşünülebilecek yegâne ürünlerin ise müvekkiline uzun süreli ticaret ilişkileri kapsamında dava dışı ... isimli şirket tarafından sağlandığını; bu bağlamda müvekkili nezdinde herhangi bir borç doğmadığı gibi, bir anlığına ortada bir borç ilişkisinin vücut bulduğu düşünülecek olursa dahi bunun sadece ...tarafından öne sürülebileceğinin aşikar olduğunu,...Tekstil tarafından davaya konu kumaşın metresinin 3.5 Euro fiyatında olduğu iddia edilmişse de bu iddianın sektör rayiçleriyle tamamen uyumsuz olduğunu; mevzubahis ürünlerin mükemmel şekilde tamamlanmış halinin rayiç fiyatı 21.93 TL (~1.20 Euro) olup, ... Tekstil tarafından ortaya çıkarılan ve kullanıma elverişsiz olan yarı mamul ürünün 3.5 Euro değerinde olduğunun iddia edilmesinin ve bilirkişi raporunda da müvekkilinin borcunun 11.200,00-TL olduğuna kanaat getirilmesinin son derece isabetsiz olduğunu,  kabul anlamına gelmemekle birlikte ticari defter kayıtları bakımından yapılan sınırlı inceleme dikkate alınarak ...Tekstil ile Müvekkili arasında bir borç ilişkisinin varlığına hükmedilmesi halinde dahi, ...Tekstil tarafından öne sürülen fahiş fiyatın dikkate alınmaması ve yarı mamul ürünler için İlk Derece Mahkemesince rayiç fiyat değerlendirmesi yapılması gerekmekte iken sektör rayicinin son derece üstünde bir rakam üzerinden hüküm kurulmasının hukuken hatalı olduğunu, ... Tekstil tarafından bir sözleşmenin akdedildiği ve ürün satışının sağlandığı farzında dahi bu sözleşmenin tarafının müvekkili olmadığını, 17.04.2020 tarihli irsaliyeyle ilişkili olarak herhangi bir borç ilişkisinin bulunduğu bir anlığına düşünülse dahi bu ilişkide herhangi sözleşmeye taraf olmayan müvekkilinin bulunmayacağını, alacak hakkının yöneltilebileceği yegâne kişinin ise kendisine ürün teslim edildiği iddia edilen ... Şti. olacağını,Teslim edildiği iddia edilen ürünlere ilişkin olarak müvekkili tarafından 31.05.2020 tarihinde iade faturası düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme akdetme iradesi veya müvekkili bakımından bağlayıcı bir sözleşme akdedildiğini gösterir hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığını; bu sebeple de 31.05.2020 tarihinde müvekkili tarafından bir iade faturası düzenlenmiş olup, bu faturanın ilk derece mahkemesi nezdinde görülen dosya kapsamında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkiline ait ticari defter kayıtlarına işlendiğini; bu hususların her birinin ... Tekstil tarafından ispatlanması davanın kabulü bakımından zaruri olup, bu konuda hiçbir delil öne sürülmediğini,Her ne kadar, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda, Müvekkili tarafından düzenlenen iade faturasının ... Tekstil’e ait ticari defter kayıtlarında yer almadığı, faturanın ... Tektsil’e tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı ve bu nedenle borcun sıfırlandığının kabul edilemeyeceğine karar verilmiş olsa da, müvekkil tarafından 31.05.2020 tarihinde düzenlenen iade faturasının, E-Arşiv Portal üzerinden kayıtlara işlendiğini ve sistem üzerinden otomatik olarak Davacı’ya iletildiğini, nitekim e-arşiv faturanın sistem üzerinde oluşturulduğu anda karşı tarafa iletilmekte olduğunu,E-Arşiv Uygulamaları İptal, İhtar/İtiraz Bildirim Kılavuzu’nda da düzenlendiği üzere, ... portal yöntemini kullanan e-Arşiv Fatura veya e-SMM kayıtlı kullanıcısı olan mükelleflerin mali mühür/elektronik imzaları ile GİB Portal Uygulamasına giriş yaparak, kendilerine düzenlenen e- Belgeler için itiraz talebi oluşturulmasının mümkün olduğunu, ancak ...Tekstil tarafından söz konusu iade faturasına karşı herhangi bir iptal veya itiraz işleminin de gerçekleştirilmediğini, Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayda esaslı noktaları bakımından mutabakata varılmış olunan geçerli bir sözleşme bulunmadığı, davaya konu ürünleri sağlayan tarafın ... Tekstil olmadığı,ürünlerin müvekkiline teslimatına dair delil bulunmadığı, iddia edilen ücret üzerine anlaşılmadığı, ilgili  ücretin rayiç fiyatların kat kat üzerinde olduğu, davaya konu irsaliyelerden birinin müvekkili ile ilişkisi bulunmadığının ... Tekstil tarafından ikrar edilmiş olduğu ve müvekkili tarafından düzenlenen 31.05.2020 tarihli iade faturası ile borcun sıfırlandığı hususları göz önünde bulundurularak, yalnızca tarafların ticari defterlerine ilişkin gerçekleştirilen sınırlı inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak verilen ilk derece mahkemesi kararının hukuken isabetsiz olduğunun açıkça  ortada olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen sebepler çerçevesinde;tehiri icra talebinin kabulüne, istinaf başvurularının kabulüne ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen  kararın kaldırılarak, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı’ya yükletilmesine,  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; kumaş satış ilişkisinden doğduğu iddia olunan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalıya 30/03/2020 tarihli siparişine istinaden 31/03/2020 tarihli irsaliye ile davacının fabrikası olan ... tarafından 274,33 metre işlem görmüş ve boyanmış kumaşın satılıp teslim edildiğini, akabinde yine davalı yetkilisi ...'in   16/04/2020 tarihli maili ile talep etmesi üzerine, mail de bildirilen ...Tekstil firmasının adresine 17/04/2020 tarihli sevk irsaliyesi ile 119,02 metre kumaşın ... aracılığı ile sevk ve teslim ediliğini, birim fiyatı 3,5-Euro olan kumaşlar davalıya teslim edilmesine rağmen, 1.400,00-Euro olan borcun ödenmediğini, takip tarihindeki kur üzerinden alacağın TL'ye çevrildiğini ve 11.200,00-TL alacak için takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi ekinde mail yazışmaları, irsaliye örnekleri sunulmuştur.Davalı yan; taraflar arasında dava konusu edilen kumaşların iddia olunan birim fiyatlar üzerinden satışına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, davacının davalıya kumaş teslim etmediğini, davalının davacı ile değil dava dışı ... Tesktil firması ile ticari ilişkisi bulunduğunu,...Tekstil tarafından da, davacıdan alınan yarı mamul ürünün işlenerek kendilerine ücretsiz kumaş teslimi yapıldığını, 31/03/2020 tarihli irsaliyede bedelsiz kaydı bulunduğunu, 17/04/2020 tarihli irsaliyede ise malı teslim alanın ... Tekstil olduğunu, her iki irsaliyenin de taraflar arasında satış ilişkisi, bulunduğunu ispatlamadığını, bir an için aksi düşünülecek olsa dahi 3,5-Euro birim fiyatın fahiş olup, rayiç değerin tespiti gerektiğini savunmuştur.Mahkemece icra dosyası celbedilmiş, 17/04/2020 tarihli irsaliye konu ürünlerin davalı isteği üzerine dava dışı ... Tekstil'e teslim edildiği iddiasına ilişkin olarak ... Kargo'ya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmış, davalı vekili tarafından 15/12/2020 tarihli dilekçe ile davacının davalıya kestiği üç adet satış faturası ile davalının davacıya kestiği iade faturası örnekleri ve muavin defter görüntüsü dosyaya sunulmuş, akabinde mahkemenin 22/01/2021 tarihli celse ara kararı ile tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalının rapora itirazları üzerine ek rapor alınarak tahkikat bitirilmiş ve  davacının düzenlendiği satış faturalarının davalı defterlerine kaydedildiği, her ne kadar davacıya iade faturası kesildiği savunulmuş ise de bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacıya tebliğ olunduğunun ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, cevap dilekçesindeki savunmaları tekrarla, ayrıca yalnızca mali incelemeye göre hüküm kurulamayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan mail yazışmalarında davalı gerçek kişi tacirin davacıdan mal sipariş ettiğine dair hiçbir beyanının olmadığı, iade faturası e-arşiv fatura olup davacıya otomatik olarak tebliğ edildiği, faturaya yasal sürede itiraz edilmediği, davacının faturayı defterlerine kaydetmemiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği yönündedir.Davalı tarafından 16/04/2020 tarihli, 38 metre ve 3,5-Euro birim fiyat üzerinden düzenlenen mamul kumaş faturasını, aynı tarihli 274 metre ve 3,5-Euro birim fiyat üzerinden düzenlenen mamul kumaş faturasını son olarak 22/04/2020 tarihli  274 metre ve 3,5-Euro birim fiyat üzerinden düzenlenen mamul kumaş faturasını 10/05/2020 tarihinde ticari defterlerine kaydettiği anlaşılmıştır.Tek başına fatura düzenlenmesi her ne kadar sözleşme ilişkisinin varlığını ispata yetmese de, TTK'nun 21/2 fıkrası uyarınca tacir olan davalı, satış faturalarını aldıktan sonra sekiz gün içerisinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığından, faturaların içerini kabul etmiş sayılacaktır. Anılan faturaları defterine işleyen davalı yönünden faturaların muhtevasını teslim aldığına dair fiili karine de mevcuttur.Mahkemece gerekçesinde belirtildiği üzere sekiz günlük yasal itiraz süresi geçtikten ve faturalar deftere kaydedildikten sonra 31/05/2020 tarihinde her üç faturayı kapsayacak şekilde iade faturası düzenlenmiş olması, davacı lehine oluşan karineyi ortadan kaldırmaz.Taraflar arasında bir satış ilişkisi bulunmadığını ve faturalara konu ürünlerin teslim alınmadığını, alınmış olsa bile iade faturası ile birlikte faturalara konu kumaşların da davacıya iade edildiğini ispat yükü davalıya geçmiştir.Dava dilekçesine ekli iki adet irsaliye davacı tarafından davalı adına düzenlenmemiş, dava dışı ...Tekstil tarafından davacı adına düzenlenmiş, ancak teslim edilecek kişi olarak 31/03/2020 tarihli irsaliyede davalı, 17/04/2020 tarihli irsaliyede ise dava dışı ... Tekstil gösterilmiştir. Davacı tarafından da kumaşların ... Tekstil üzerinden davalıya sevk edildiği dava  dilekçesinde belirtilmiştir. Dolayısıyla ... Tekstil'in, davacının gösterdiği yere sevk edilmek üzere davacı adına düzenlediği irsaliyelerde yer alan bedelsiz kaydı, irsaliyeler kendisine düzenlemeyen davalı ile dava dışı ... arasında bedelsiz kumaş teslimine ilişkin anlaşma bulunduğuna, davacı ile davalı arasında bir satış ilişkisi bulunmadığına dair davalı savunmasını ispata yeterli değildir.Yine dava dilekçesine ekli  e-mail yazışmalarından, 16/04/2020 tarihli davalı gerçek kişi işletmesine ait mail adresinden gönderilen e-mailde kumaşın doğrudan ...Tekstil'e gönderilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. ... Tekstil tarafından, davalıya gönderilmek üzere davacı adına düzenlenen irsalieyelere konu kumaşların teslimattan sonra davacının davalı adına düzenlediği satış faturalarındaki tür ve metredeki kumaşlar olduğu, buna göre davalının davacı ile aralarında kumaş satışı ilişkisi bulunmadığına, kumaşların teslim alınmadığına yönelik savunmasını ispatlayamadığı gibi, yasal itiraz süresinden sonra düzenlenen iade faturasına konu kumaşların davacıya fiilen iade edildiğinin de ispat olunamadığı tespit edilmiştir. Yapılan bu saptama karşısında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 765,07-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 200,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 565,07‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e36deecde3c5e89","SID":"df4c072647ede2e8"}}