{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2023<br>NUMARASI\t\t:.....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri  ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/02/2023 tarih ve 2022/208 E. - 2023/55 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkili şirket tarafından yaratılan “...” markasının 9,11,14,18,2021,25,35.sınıflarda tescil işlemleri için  davalı Kurum nezdinde gerçekleştirilen 2020/154767 sayılı başvurunun, davalı Şirket adına tescilli 2017/111455 numaralı .....markası gerekçe gösterilerek dava konusu YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini, müvekkilinin söz konusu markayı yaratan , tanınır hale getiren sıfatıyla markanın gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca markalar arasında görsel ve işitsel hiçbir benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, dava konusu Kurum kararında, karşılaştırılan markaların bütüncül yaklaşım yerine ögelerine ayrılarak değerlendirildiğini ileri sürerek,  müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen 2020/154767 “...” markasına ilişkin ... YİDK tarafından verilen 08.04.2022 tarihli ve 2022-M-4783 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, önceye dayalı hak sahipliği ve tanınmışlık gerekçeli <br>itiraz ve iddiaların, yapılan marka başvurularına karşı üçüncü kişilerce ileri sürülebilecek nispi ret <br>gerekçeleri olduğunu, SMK m.6/1 kapsamında benzerlik <br>değerlendirmesinin tescile konu işaretler üzerinden yapıldığını,  karşılaştırılan <br>markaların ticari hayatta ne şekilde kullanıldığının anılan hükmün dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... ... ....davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan 14,18,25 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin, redde mesnet marka kapsamında yer alan 14, 18, 25 ve 35.sınıftaki hizmetler ile aynı, aynı tür ve benzer olduğu,  dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, redde mesnet markada bulunan \"..... ibaresinin ticari köken fonksiyonunun bulunduğu, \".....\" ad ve soyadına referansta bulunduğu, redde mesnet markanın genel görünümü içinde markasal ayırt edicilik sağlayan unsurun \"......\" ibareleri arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin söz konusu olduğu, davacının gerçek hak sahipliği veya markasının tanınmışlığından bahisle dava konusu marka başvurusu bakımından, SMK m.6/1 hükmünde düzenlenen nisbi tescil engelinin aşılacağından söz edilemeyeceği  gerekçesiyle, davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren işbu davada bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkiline ait “...” markası ile davalı tarafa ait “... ........” markasının görsel ve işitsel olarak farklı markalar olduğunu, her iki markanın farklı tasarım ve yazım şekliyle oluşturulduğunu, tarafların fiili kullanım biçimleri arasında da benzerliğin söz konusu olmadığını, Kurum kararında karşılaştırılan markaların bütüncül yaklaşım yerine ögelerine ayrılarak değerlendirildiğini, müvekkilinin \"...\" markasının tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, başvuru markasının müvekkili ile özdeşleştiğini ve tanınmaya başlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:  Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu  2020/154767 sayılı \"...\" ibareli başvuru ile redde mesnet 2017/111455 numaralı \"... ... ...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da vurguyu değiştirmeyen son harf farkıyla asli unsur olarak kullanıldığı, başkaca asli ya da tali unsura yer verilmeyen dava konusu başvuruda davalı markasına nazaran yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, gerçek hak sahipliği iddiasının marka tescil başvurusuna ve tescile itiraz hakkı verdiği, başvurunun tesciline imkan sağlamadığı, davanın mahiyeti gereği davacı markasının tanınmışlığının ve tarafların fiili kullanım biçimlerinin tartışılmasının sonuca etkili olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, davacı Şirketin bilirkişi raporu alınmadığı yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"191075bb8af623ec","SID":"40fcc8695c7af8b5"}}