{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2022/247 Esas<br>KARAR NO\t:2025/440<br><br><br>BİRLEŞEN DAVA : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI <br><br>ASIL DAVA\t: Kooperatif (Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması İstemli)<br>ASIL DAVA TARİHİ:10/04/2022<br>BİRLEŞEN DAVA:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:07/08/2022<br>KARAR TARİHİ:30/05/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif (Genel Kurulun Olağanüstü Toplantıya Çağrılması İstemli), Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların eski ve yeni yönetim kurulu üyesi olduğu \" ...\".nin üyesi iken , haksız bir şekilde ihraç edildiğini ,ihraçların iptaline ilişkin dava açıldığını ve devam etmekte iken Kooperatifler yasasına aykırı olarak ,Kooperatif ortaklık kayıt defterinden kayıtları silinerek Kooperatifler kanunu madde 16 fıkra 5. bendine göre ise \"çıkarma kararları kesinleşmeyen ortak yerine yeni ortak alınamaz\" hükmüne aykırı ortak alındığını,  .... Asliye hukuk mahkemesinin ...  E sayılı dosyası ile birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında üyelikten çıkarma kararlarının iptalinin talep edildiğini ve kararın kesinleştiğini,  dava derdest iken ihraç kararı kesinleşmeden,Kooperatif Kan.16.md ye aykırı ,çıkarılan üyeler yerine yolsuz olarak yeni üye kaydı yapıldığını,  bu defa ortaklık kayıtları silinen, görevin kötüye kullanılması sureti ile hiçbir genel kurula çağrılmayan kooperatifin tüm işlemleri  bu şekilde kendilerinden kaçırılan ortakların bu defa  ... icra Müd. ... (dahil)-... (dahil) arası tüm esas dosyaları ile yasaya aykırı silinen kayıtların tesisi için icra emri gönderildiğini, davacı üyelerin kayıtları haksız silindiğinden uzun bir süre aidat ödemesi gerçekleştirmediklerini, kaydı olmayan üyeden aidat alınamayacağını, kusurun yasaya aykırı davranan kooperatif yönetiminde olduğunu, icra emri üzerinde kayıt tesis edilmiş ise de hiçbir şekilde banka bilgilerinin bildirilmediğini, kooperatif tarafından icra emirleri üzerine üyelik kayıtları yapıldıktan sonra ödemeleri içeren miktarların ödenmesi ve ihraç ihtarı istemi ile üyelere noterlikten ihtar gönderildiğini, yönetimin görevlerini kötüye kullandıklarını, müvekkillerine gönderilen ihtara taraflarınca itiraz edildiğini,  Koop.Kan. Md. 44 gereği  tebliğden itibaren 1 ay içinde genel kurulun toplantıya çağrılması , çağrılmaz ise aynı yasanın 44/3 bendince mahkeme marifeti ile talepte bulunulacağı talep ve ihtar edildiğini,  verilen 1 ay sürede genel kurul çağrısı yapılmadığı gibi ,kanun tanımaz yönetimin yine iptal edilen önceki ihraç kararı gibi yeni bir ihraç girişimine başladığını ,genel kurul tarafından hiçbir şekilde karara bağlanmamış olan  kaynağı belirsiz taleplerle ödeme yapılmayarak yolsuz istemlerle ihraca gerekçe tesis etmek istediklerini beyanla genel kurul çağrı davetlerini sonuçlandırmak yerine   , üyeliklerini düşürerek yasaya aykırı talebi bertaraf etmeye çalışan yönetim tarafından keşide edilen ödeme ve ödeme olmadığında ihraç istemlerinin genel kurul sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına  yasa gereği ihraç kararları iptal edilmekle ,ihraç kesinleşmeden yerlerine üye kaydı yapıldığından evvelen bu üyelerin yolsuz kaydının terkinine,Kooperatif üyelerinin tespitine, böylece gerçek üyelerin tespitinden sonra ,iadeli taahhütlü talepleri ile  yapılmayan genel kurul çağrısı yönünden, Kooperatifler Kanunu Md.44/3 üzere davacılara Genel Kurulu (Mahkemece üye tespitleri yapıldıktan sonra belirlenecek tüm üyeler yönünden) bizzat toplantıya çağırma müsaadesi verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ASIL DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin  üyelerine konut sağlamak amacıyla kurulduğunu, davacıların da  müvekkili kooperatifin üyesi oldukları 2001 yılında,  ... Belediyesi ( eski adıyla ... Belediyesi ) ile bir arsa tahsis sözleşmesi yapıldığını, söz konusu  sözleşmeye göre;  ilgili belediye tarafından 20000 metrekarelik bir taşınmaz müvekkili kooperatife devredilecek ve bu alanda kooperatif üyeleri için konut yapılacağını, müvekkilinin, işbu sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirip de sözleşme konusu taşınmazların tapuda kendisine devredilmesini beklerken 2004 yılında  ... Belediyesi tarafından bahsi geçen tahsis sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedildiğini öğrendiğini, huzurdaki davanın davacısı olan şahısların, müvekkili kooperatife yapılmış olan arsa tahsisin hukuksuz ve haksız bir şekilde feshedilmesi için  muhatap ... belediyesine dilekçeler verdiklerini, davacıların kooperatif ve üyelerinin menfaatlerine aykırı hareket ederek kendilerine yapılmış olan arsa tahsisini feshettirmeleri karşılığında haricen ve elden ekonomik menfaatler elde ettiklerine dair tanıkları mevcut olduklarını, tüm bu sebeplerle müvekkili kooperatifin devamlılığını sürdürmek ve üyelerinin haklı menfaatlerini korumak adına  açmış olduğu davaların takip masrafları ve harçlarını karşılayabilmek amacıyla yüklü miktarlarla borçlanmak durumunda kaldığını, yine aynı şekilde davacıların sebep oldukları tüm bu davaların birden fazla sayıda avukatla çalışılmıştır ki sadece bu avukatlara ödenmesi gereken vekalet ücretleri milyonlarca TL'ye tekabül ettiğini, kooperatifin borçlarını ödeyebilmesinin tek yolunun da üyelerinin yaptığı ve yapacağı ödemelerle mümkün olabileceğini, hem Kooperatif Kanunu ve Anasözleşme hem  Yargıtay kararları uyarınca; davacılar tarafından yapılan genel kurul toplantı çağrısının noter aracılığıyla yapılması gerektiğini, ancak davacılardan ... dışındaki diğer tüm üyeler toplantı çağrısını PTT aracılığıyla gönderdikleri mektupla yaptıklarını,  ... dışındaki davacıların hiçbiri toplantı çağrısını kendileri yapmadıklarını, davacı ...'ın  diğer davacılar adına vekaleten toplantı çağrısında bulunduğunu iddia etmişse de buna ilişkin herhangi bir vekaletname sunulmadığını,  noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamede Genel Kurulun toplantıya çağrılmasının sebebi ve değerlendirilmesi istenen \"gündem\" ile huzurdaki davanın dava dilekçesinde belirtilen sebep ve gündem farklı olup söz konusu işlem bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olup davanın reddi gerektiğini, son olarak genel kurulu toplantıya çağırmak, ortaklara da tanınmış bir hak  olmakla birlikte  gerektirici herhangi bir sebep olmamasına rağmen bu hakkın keyfi bir şekilde kullanılmasının mümkün olmadığını,1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 44. Maddesinde ve Anasözleşmede düzenlenen, kooperatiflerde ortakların genel kurulu toplantıya çağırabilme koşulları ve çağırma usulüne tamamen aykırı bir şekilde ve eksik işlemler yapılarak açıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davacı Kooperatif yönetimi tarafından Genel kurul kararlarında hiçbir şekilde yer almayan ödemeleri içeren  miktraların ödenmesi ve ihraç ihtarı  istemi ile davalı üyelere , ....Noterliğinden 1/3/2022 tarih ...arası tüm yevmiye numaraları ile  ihtarlar ile 1. İhtarlar gönderildiğini, davacılara gönderilen ilk ihtara itiraz edildiğini, sonuç başlıklı kısımda  koop.kan. md. 44 gereği  tebliğden itibaren 1 ay içinde genel kurulun toplantıya çağrılması , çağrılmaz ise aynı yasanın 44/3 bendince mahkeme marifeti ile talepte bulunulacağı talep ve ihtar edildiğini, bu iadeli taahhütlü taleplerinin 9.3.2022 tarihinde kooperatife teslim edildiğini, açıkça ihtarı keşide eden yöneticiler, hiçbir üyenin bu meblağlarda para ödemediğini ,böyle bir borcun olmadığını ellerinde bulunan genel kurul karar defteri ,bilanço ve sair defterler ile net bir şekilde bildiklerini, kooperatif yöneticileri salt müvekkilleri ve şahsını ihraç edebilmek için bu bedelleri talep ettiğini, Çevre şehircilik Bakanlığı kooperatif bilgilendirme sayfasında da yeraldığı üzere Konut Yapı Koop. Örnek anasözleşmesinin 23. maddesi ile “genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu kararı ile ortaklardan herhangi bir ödeme istenmesi mümkün bulunmamaktadır”  arzedildiği üzere tüm genel kurul tutanakları incelendiğinde bu yönde  alınmış tek bir karar dahi olmadığını, ancak tebliğ tarihi olan 9.3.2022 tarihli genel kurul talepleri üzere verilen 1 ay sürede genel kurul çağrısı yapılmadığı gibi kanun tanımaz yönetim yeni bir ihraç girişimine başladığını, borç ihtarı içeriğine yaptıkları cevap ve itirazlara rağmen  .... Noterliğinin 29 Mart 2022 Tarih ... Y.nolu 2.Borç  ihtarlarının keşide edildiğini, kooperatifin haksız talep edilen bedel dışındaki gerçek genel kurul kararlarında belirli aidatların ödenmemesinin nedeni de bizatihi davalı olup ,müvekkillerin aidat ödenmemesinde hiçbir kusuru olmadığını, zira davalı ,yine benzer metodla haksız olarak müvekkilleri 2004 yılında ihraç ettiğini, davalı ise ihraç kararına itiraz ve kararlar kesinleşmemiş olmasına ve hatta dava süresinde açılmış olmasına rağmen ,yolsuz olarak kanun tanımaz şekilde üye kayıtları silmiş ,yerlerine üye aldığını, bu şekilde müvekkiller genel kurul tolantılarına çağrılmadığı gibi üye kayıtlarıda silindiğinden aidat ödemeleri mümkün olmadığını, zira kaydı olmayan üyenin aidat ödemesi kabul edilmediğini, üye kaydı olmayan ortağın aidat ödemeside düşünülemeyeceğini, müvekkiller açılan ihraç iptaline dair .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile dava açılmış ,işbu dava... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... e sayılı dosyası ile birleşmiş ve bu dosyadan da ... k sayısı ile \"ihraç kararlarının  iptaline\" hükmün 2. fıkrası ile karar verildiğini, bu karar Yargıtay aşamalarından geçerek kesinleştiğini, bu karara rağmen dahi üye kaydını tesis etmeyen  yöneticiler suç işleme iradesinden vazgeçmediğinden bu defa kararın icrası için ... İcra Müdürlüğünden ... E sayılı dosyaları ile icra takibi başlatılınca kooperatif yönetimi üye kaydı ile bu defa şimdiki dava konusu ihtarları keşide ettiğini, gerçek borç içeriğini yansıtmayan bu nedenle usule aykırı ihtarnamelere  taraflarınca daha ilk ihtarda itiraz edildiğini, bedele itiraz edildiği gibi ayrıca İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinde ...E sayılı dosyası ile tedbir talepli ,hakim müdahalesi ,genel kurul çağrısı ,borç tespitinin istendiğini, borca itiraz ve açılı dava var iken çıkarma yapılamayacak iken bu defa kötüniyetli kanun tanımaz yöneticiler müvekkillere ....Noterliğinden ... Y.nolu ihtarlar ile yönetim kurulunun 24/05/2022 tarih 3 nolu kararı ile  üyelikten çıkarma ihtarını gönderdiklerini, müvekkiller  ve tarafınca ihtarname içeriğinde istenen bedellerin niteliğinin belirsiz olduğu ,istenilen miktarların dayanağının ve hesap yönteminin gösterilmediği ,kayıtlarının haksız silindiği süre boyunca aidat miktarının bilinmediği ,gerçek  aidat borcunun hesabının bu hali ile yargılamayı gerektirdiği ,gerçek bedel belirlendiğinde ödeneceği ifade edildiğini, açılan dava ilede bu yönde genel kurul özellikle istendiğini,  izah edildiği üzere ilk çıkarma kararına karşı dava açmış iken  ,ihraç kararı kesinleşmeden davalı kooperatif yönetimi üye kayıtlarını sildiklerini ,hiçbir genel kurula çağırmadıklarını ve aidat kabul etmediklerini, oysa Kooperatif üyelik haklarının yasal olarak devam ettiği halde  kayıtlarının silinerek taraflarına genel kurul ve diğer tebliğleri yapmayan Kooperatifin tebliğ yapmaksızın gıyaplarında aldığı hiçbir karar da davacıları bağlamayacağını, bununla birlikte davalı Kooperatif genel kurul kararı ile karara bağlanmamış hiçbir alacak talebinde bulunamayacağını, üyeler arasında gelirde adaletsizlik yapıp diğer üyelerden almadığını davacılardan isteyemeyeceğini, kaldı ki yönetim kurulunun yetkisini aşan borçlanması şahsi kusur olup ,tüm bu hususlar ihraç iptalinden sonra yönetim kurulunun zarar verici eylemleri olarak dava konusu edileceğini, genel kurul kararları tek tek incelendiğinde 2005 yılından  2016 yılı dahil 2017'ye kadar aidatların 150-TL olduğu 2017 den sonra 300-TL ye çıkarıldığı  ,üyelerden aidat dışında bir ödeme tahsili yönünde hiçbir karar bulunmadığı, 2009,2010,2011,2012 de aidatların durdurularak alınmadığının görüleceğini, bu bedeller nazara alındığında  talep edilen bedelin haksız ,fahiş ve üyeyi haksız çıkarmaya matuf görevin kötüye kullanımının sonucu olduğunun görüleceğini, ihraç kesinleşmemekle koop.kan. 15-16. md ile genel kurula katılma ve üyelik haklarının devam ettiğinden , üyelik kaydının silinmemesi ve yeni üye alınmaması , taraflarına genel kurula üye olarak katılması için tedbir kararı verilmesini, akabinde davalı kooperatifin 24/05/2022 Tarih 3 Nolu ve devamı yönetim kurulu  kararlarının ve Üyelikten çıkarma kararlarının iptaline ,üyelerin borç yükümlülükleri , yasa ,yönetmelik ve  Konut Yapı Koop. Örnek anasözleşmesinin 23. maddesi ile ancak ve ancak Genel Kurul kararı ile artırılabileceğinden, genel kurul kararları ve ödemeler nazara alınarak gerçek üye borçlarının ilk borç  ihtarnameleri tarihi itibari ile tespitine, kooperatifler kanunu Md.16 gereği ihraç kesinleşmeden üye kaydı silinemeyeceği ve yerine yeni üye alınamayacağından ,davalı kooperatifçe yasaya aykırı olarak üye kaydının silinmiş olması veya silinmesi halinde kaydın tesisi ile ticaret bakanlığına bildirilmesini, ihraç kesinleşmeden ihraç edilen üyeler yerine yeni üye kaydının alınması halinde yeni üye kayıtlarının terkinine karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı. <br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkil kooperatif, üyelerine konut sağlamak amacıyla kurulduğunu, davacılarında müvekkil kooperatifin üyesi oldukları 2001 yılında ... Belediyesi ile bir arsa tahsis sözleşmesi yaptıklarını, söz konusu sözleşmeye göre ilgili belediye tarafından 20000 m2 bir taşınmaz müvekkil kooperatife devredilecek ve bu alanda kooperatif üyeleri için konut yapılacağını, müvekkil kooperatif işbu sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerin getiripte sözleşme konusu taşınmazların tapuda kendisine devredilmesini beklerken 2004 yılında ... Belediyesi tarafından bahsi geçen tahsis sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedildiğini öğrendiklerini, davacılar müvekkil kooperatife yapılmış olan arsa tahsisin hukuksuz ve haksız bir şekilde feshedilmesi için  muhatap ... belediyesine dilekçeler verdiklerini, davacılar,  üyesi oldukları kooperatifin ve diğer hak sahibi olan üyelerin yasal haklarını hiçe sayarak müvekkil kooperatifin varlık amacını ve devamlılığını ortadan kaldırmak amacıyla açıkça kötü niyetli davranmış ve söz konusu arsa tahsisini feshettirdiklerini, davacılar bunu yaparken de sırf muhatap belediye ve yetkililerine yaranmak için kooperatifin diğer üyeleri ve yöneticileri hakkında gerçek dışı beyanlarda bulunarak açıkça iftira suçu da işlediklerini,  bunun üzerine müvekkil kooperatif tarafından davacılara karşı davalar açıldığını, müvekkil kooperatif, belediyenin yapmış olduğu bu haksız feshe karşı dava açtığını ve kazandığını, ancak belediye yetkilileri ve işbirlikçileri tarafından bu taşınmazlar,  ... Kooperatifi isimli başka bir kooperatife 2006 yılında  satıldığını ve tapu devirlerini yaptıklarını, müvekkil kooperatif bu kez de kesinleşmiş yargı kararlarına göre de kendi hakkı olan taşınmazları geri almak adına muhatap belediye ve taşınmazları kötü niyetli olarak devralan ... Kooperatifi'ne karşı 2006 yılında tapu iptal ve tescil davası açtığını, söz konusu dava şu an itibariyle de yargıtay aşamasında olduğunu, yine aynı kişiler ( davacılar ) bu sefer de müvekkil kooperatife olan aidat ödeme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için müvekkil kooperatiften haklı olarak ihraç edildiklerini, davacıların bu şekilde hareket etmesinin tek gerekçesi de  ekonomik olarak da müvekkili zor durumda bırakıp müvekkil tarafından muhatap belediye ve işbirlikçilerine karşı açılacak davaların da önüne geçtiğini, davacıların sebep oldukları tüm bu davalar birden fazla sayıda avukatla çalışıldığını, ki sadece bu avukatlara ödenmesi gereken vekalet ücretleri milyonlarca TL'ye tekabül ettiğini, kooperatifin borçlarını ödeyebilmesinin tek yolu da üyelerinin yaptığı ve yapacağı ödemelerle mümkün olacağını, davacıların, ihraç kararının iptali talepli  açmış olduğu davaya bakan yerel mahkeme ise  hukuka aykırı olarak davacıların üyelikten ihraç kararını iptal ettiğini, söz konusu iptal kararı esasa ilişkin olmayıp  usulü birkaç eksiğe dayandırıldığını, mezkur karar hukuka aykırı olmasına rağmen müvekkil kooperatifin elinde olmayan nedenlerle özellikle kendisini temsil eden vekillerin ağır kusur ve ihmalleri sebebiyle Yargıtay denetiminden geçmeksizin  kesinleştiğini, aradan geçen 10 yıllık süre boyunca davacılarca herhangi bir işlem yapılmamış, söz konusu karar icraya dahi konulmadığını, davacılar, müvekkil kooperatifin verdiği hukuk mücadelesinin boşa gideceğini düşünerek ve hatta umarak tüm bu süre boyunca sessizce müvekkil kooperatifin verdiği çabayı izlediklerini, tüm bu davalar için harcanan yüklü harçların, masrafların, vekalet ücretlerinin ve sair  ödemelerin hiçbirine ortak olmayarak müvekkil kooperatifin tüm bu davaları kaybederek varlığının sonlanmasını, yine bu davalar ve giderler için borçlanmasını dışarıdan  izlemekle yetindiklerini, tesadüftür ki tam da söz konusu tapu iptal ve tescil davasını kısmen de olsa kazandıkları yılın  ayında davacılar kendilerinin de kooperatif üyesi olduklarını hatırlamış ve ellerindeki ilamı icraya koyduklarını, açıkça gördüğü üzere huzurdaki davacıların hak ve hukuk tanımazlığının bir sınırı olmadığını, davacılar  ilk olarak müvekkil kooperatifin hakkı olan taşınmazların müvekkilden alınarak başkalarına peşkeş çekilmesine sebep olduklarını, daha sonra bu haksızlığa karşı açılacak davaların önüne geçmek adına müvekkil kooperatife olan aidat borçlarını ödememiş ve müvekkilin çaresiz kalarak tasfiye edilmesini umduklarını, ancak gelinen aşamada umdukları hiçbir şeyin gerçekleşmediğini, müvekkilin 17 süren hukuk mücadelesi neticesinde kısmen de olsa bazı davalarını kazandığını gördüklerinde birden ortaya çıkıp hak iddia etmeye başladıklarını, bunun üzerine de müvekkil kooperatife ödemekle yükümlü oldukları birikmiş aidat borçlarını ve sair ana giderlerin ödenmesi için kendilerine gönderilen haklı ihtarnamelere rağmen halen bir ödeme yapmadıklarını, kaldı ki bu aşamada davacılardan talep edilen aidat ve ödemeler, bahsi geçen davaların takibi için  müvekkil kooperatifin şimdiye kadar ödediği ve daha da ödeyeceği  her türlü  masrafın sadece bir kısmını oluşturduğunu, davacılar, ödemekle yükümlü oldukları aidat borçlarını ve bizzat sebep oldukları kooperatif giderleri ve zararlarını ödememekte ısrarcı davranmış kendilerine yapılan noter ihtarnamelerini hiçe saymış ve devamında da huzurdaki haksız hukuksuz davayı açtıklarını, açıklanan işbu sebeplerle öncelikle huzurdaki davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler aşılarak ve sair usulü şartlar gözetilmeden açıldığından  usulden reddine, Kooperatif Kanunu 27. ve devamı maddeleri ile yasanın ilgili hükümlerinde belirtilen yasal ve usulü şartlara aykırı olarak açılan huzurdaki davanın dava şartlarının yokluğu ve sair eksiklikleri nedeniyle davacıların tüm talepleri yönünden ve esastan  reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı. <br>DELİLLER : <br>Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. <br>.... İcra Dairesi ... Esas, ... 3 Asliye Hukuk Mahkemesi 2005/... E. ,   ... 1 Asliye Hukuk Mahkemesi  2012/... E. ,  ... 2  Asliye Hukuk Mahkemesi   2009/... E., ... Ağır Ceza Mahkemesi 2011/...-Ceza Dava Dosyası , .. İcra Dairesi 2015/... Esas , ...  İCRA DAİRESİ 2022/... Esas , 2022/... Esas, .... İCRA DAİRESİ 2015/... talimat, ... Ağır Ceza Mahkemesi 'nin 2011/... Esas, ... İcra Müdürlüğü 2022/..., 2022/.., 2022/... , 2022/... , 2022/...,  2022/... , 2022/..., 2022/252,  2022/253 Esas sayılı dosyaların UYAP suretleri dosyamız arasına alınmıştır. <br>... icra Hukuk Mahkemesi  2016/... Esas  sayılı dosyası, .. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... 3 SHM 2023/... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosyamız arasına alınmıştır.<br>Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü müzekkere cevabı ile kooperatif defteri suretinin CD ortamında gönderilmiş, dosyamıza alınmıştır. <br>... ... Müdürlüğü'nden gönderilen teslim belgesi dosyamız arasına alınmıştır. <br>Bilirkişiler Kooperatif Uzmanı ..., Kooperatif Uzmanı ... ve Mali Müşavir ...tarafından hazırlanan rapor dosyamız arasına alınmıştır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Mahkememizde açılan asıl dava; hakimin müdahalesi ,mahkeme eli ile genel kurul çağrısı, ihraca yönelik ihtarnameler yönünden ihraç isteminin tedbiren durdurulması,usulsüz kaydı yapılan üyelerin  kayıtlarının silinmesi istemine ilişkindir. <br> ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  ... Esas ... Karar sayılı 15/12/2022 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştiği , birleşen davanın;  davacıların kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin kararın iptali, ihraç kesinleşmeden yapılan üye kayıtlarının silinmesi  istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. <br>Yargılama sırasında hakimin reddini talep eden davacılar vekili 08/12/2022 tarihli dilekçesi ile;  reddi hakim talebinde bulunduğu, İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi  2023/513 Esas 2023/629 Karar sayılı ilamı ile; \" ... reddi talep edilen hakimin davalı kooperatifin bulunduğu sitede, eşinin de site sakini olduğundan ötürü site sorunları ile ilgili davacı ile ilgili görüştüğünü ikrar etmiştir. Ancak reddi talep edilen hakimin iddia ettiği gibi site sorunları çözümü için davacı ile değil site yönetimi ile görüşmesi gerektiği, görülmekte olan bir yargılama sırasında hakimin taraflardan biri ile harici yapmış olduğu ve içeriği tespit edilemeyen telefon görüşmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 36. Maddesinde zikredilen hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektirecek bir hal olarak kabulü gerektiği, HMK'nın 42. maddesinde, ret sebebi sabit olmasa bile, merci bunu muhtemel görürse, ret talebini kabul edilebileceği düzenlenmiş olmakla davacının reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;  mahkemece, HMK 36 vd. maddeleri uyarınca davacılar vekilinin reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddi ile davacıların HMK'nın 42. maddesi gereğince takdiren 1.500-TL disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesi hatalı olduğundan talep eden vekilinin istinaf isteminin bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararı kaldırılarak 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.  \" şeklinde karar verildiği görülmüştür. <br>Davacı vekili 15/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı Kooperatifin 24/05/2022 Tarih 3 Nolu ve devamı yönetim kurulu kararlarının ve üyelikten çıkarma kararlarının iptaline ,  (kısmına ek olarak)tüm davacıların silinen üyelik kayıtlarının kayden tesisine \" üyelerin borç yükümlülükleri , yasa ,yönetmelik veKonut Yapı Koop. Örnek anasözleşmesinin 23. maddesi ile ancak ve ancak Genel Kurul kararı ile artırılabileceğinden,genel kurul kararları ve ödemeler nazara alınarak gerçek üye borçlarının ilk borçihtarnameleri tarihi itibari ile TESPİTİNE , Kooperatifler kanunu Md.16 gereği ihraç kesinleşmeden üye kaydı silinemeyeceği ve yerine yeni üye alınamayacağından ,davalı kooperatifçe yasaya aykırı olarak üye kaydının silinmiş olması veya silinmesi halinde kaydın tesisi ile ticaret bakanlığına bildirilmesine  ,  İhraç kesinleşmeden ihraç edilen üyeler yerine yeni üye kaydının alınması halinde yeni üye kayıtlarının TERKİNİNE,  Şeklinde ıslah ettiklerine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce \"davacılar tarafından birleşen .... ATM ... esas sayılı dosyasında talep edilen davalı Sınırlı Sorumlu ...Kooperatifi 24/05/2022 tarihli üyelikten çıkarma kararı ve alınan kararların iptali istemi bakımından, çekilen ihtarnameler ve alınan kararlar kapsamında davacı her bir üye bakımından ayrı ayrı üye borçlarının bulunup bulunmadığı, buluyorsa miktarı,aidat ödemelerine ilişkin davalıların yükümlülüğü bulunuyorsa bu yükümlülük miktarının tespit edilmesi, üyelikten çıkarma kararının TTK, Kooperatifler Kanunu, ana sözleşme hükümlerine uygun alınıp alınmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği, asıl davada kooperatif kanunu 44/3. Maddesine göre talep edilen genel kurul toplantıya çağrı isteminin yasanın aradığı şartlara uygun yapılıp yapılmadığı, kooperatif yasasında belirtilen hukuki prosedür ve ana sözleşme ile alınan yönetim kurulu kararları kapsamında usule uygun olup olmadığı ve davacılarının üyelikten ihraç kararının haklı ve geçerli hukuki sebebe dayanıp dayanmadığının belirlenmesi ve uyuşmazlık kapsamında yer alan tüm talepler ve cevapların irdelenmesi bakımından davalı kooperatif defterleri ve banka kayıtları üzerinde \" inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişi heyetine gönderilmiş olup;<br>Bilirkişiler Kooperatif Uzmanı ..., Kooperatif Uzmanı ... ve Mali Müşavir ...tarafından hazırlanan raporda özetle; <br>\"Asıl davada kooperatif kanunu 44/3. Maddesine göre talep edilen genel kurul toplantıya çağrı isteminin NOTER ELİYLE, sadece davacı ... tarafından ... 1 Noterliği 07.03.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarnameyle yapıldığının tespit edilmesi karşısında genel kurul toplantı çağrısının 1163 sayılı yasa ve ana sözleşmenin aradığı şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığının değerlendirildiği,<br>Davalı kooperatifin 15.05.2000 tarihinde yapılan 1999 hesap yılı genel kurulunda kayıtlı ortak sayısı 10 olup, davacılar ...,....,...,, ..., ...,...'in ise bu dönemde kooperatif üyesi OLMADIKLARI,<br>15.06.2001 tarihinde yapılan 2000 hesap yılı genel kurulunda toplam ortak sayısı 13 olup bu dönemde davacılardan sadece ...'ın kooperatif üyesi olduğu,<br>Davalı kooperatifin 22.06.2002 tarihinde yapılan 2001 hesap yılı, 31.05.2003 tarihinde yapılan 2002 hesap yılı ve 15.02.2004 tarihinde yapılan 2003 hesap yılı genel kurullarında kooperatife kayıtlı ortak sayısı artarak 37 kişiye yükseldiği , bu dönemdeki genel kurul hazirun cetvellerinde davacıların tümü olan ...'in bu dönemde davalı kooperatif ortağı olarak kayıtlı bulundukları,<br>Davalı kooperatifin 2002-2003 ve 2004 yıllarında toplam 37 olan ortak sayısının 25.06.2005 tarihinden itibaren 15 ve 16 ya düştüğü, diğer bir ifade ile ortak sayısında azalma olduğu, bu dönemde ihraç edilen davacılar veya ayrılan ortak yerine yeni ortak alınmadığının değerlendirildiği,<br>25.06.2005 tarihinde yapılan 2004 hesap yılı genel kurulu ile 27.05.2012 tarihinde yapılan 2011 hesap yılı arasında bu yıllar dahil olmak üzere davacılardan sadece ... ve...'ın kooperatif ortağı olduğu, diğer davacıların ise bu tarihten sonra davalı kooperatifte ortak olarak kaydedilmedikleri,<br>30.06.2013 tarihinde yapılan 2012 hesap yılı genel kurulu ile 26.06.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı arasında (bu yıllar dahil olmak üzere ) sadece...'ın davalı kooperatif ortağı bulunduğu, neticeden davacılardan dava tarihi itibariyle sadece...'ın hala davalı kooperatif ortağı olduğunun gelen kayıtlardan tespit edildiği,<br>Genel kurullarda üyelerden yıllara göre farklı miktarlarda aidat toplanmasına karar verildiği, 26.06.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı genel kurulunun 12 nolu kararıyla hukuki giderler ve dava takipleri için dışarıdan alınan borçların ödenmesi için AİDAT HARİCİNDE ARA ÖDEME ALINARAK BORCUN ödenmesine karar verilmiş ise de aidat haricinde üyelerden TAHSİL EDİLECEK ARA ÖDEME MİKTARININ TUTANAKTA AÇIKÇA BELİRTİLMEDİĞİ , yönetim kuruluna da borçlanma yetkisinin verilmediğinin tespit edildiği,<br>Davalı kooperatif tarafından keşide edilen ihtarname içeriklerinde ihraca dayanak tutulan “2004 tarihinden 01.02.2022 tarihi arasındaki ödenmeyen borçlar “ olarak belirtilmiş ise de borç başlangıcının 2004 yılının hangi ayından başladığı, borca esas yıl, ay ve ödeme miktarının açık ve anlaşılır şekilde ihtarnamede belirtilmediği ihtarname ekine açıklayıcı yıllara sari cari borç hesap özetlerinin konulmadığı,<br>Davacıların ortak olarak kayıtlı olduğu dönemde davalı kooperatifin 2002-2003 ve 2004 yıllarında toplam ortak sayısı 37 iken davalı kooperatifin 25.06.2005 tarihinden itibaren yapmış olduğu tüm genel kurullarında kayıtlı ortak sayısının 15 ve 16 ya düştüğü, davacıların 2004 yılında yapılan genel kuruldan sonra ihraç ihtarına konu borç dönemine havi 2005-2021 arasındaki genel kurullara çağrılmadığı, taraflar arasında bu dönemde eski ihraç kararlarının iptali davalarının yürütülmekte olduğu ve davacıların da genel kurullara çağrılmadığı dikkate alındığında, keşide edilen ihtarnamelerde davacıların 2004 yılından sonra genel kurullarda alınan aidat miktarı ve vadesini bilebilme durumunda olmadıklarının değerlendirildiği,<br>Davalı kooperatifin 2004 ile ihtarın keşide edildiği 01.03.2022 tarihi arasındaki yapılan 2007 tarihinden başlayarak bir kısım genel kurullarda (yukarıda incelenen genel kurul kararlarında tespit edilmiştir.) “aidat miktarlarının değişmemesi mevcut aidatların önümüzdeki genel kurula kadar dondurulmasına” veya “ aidatların üyelerden tahsil edilmemesine “ yönelik kararların alındığı,<br>Ortaklardan tahsil edilecek ödeme miktarının tespiti ile ödemelerin gecikmesi halinde işletilecek faiz ve oranının 1163 sayılı kanunun 42. Maddesi gereği genel kurula ait olduğu, bu yetkinin yönetim kuruluna devir ve terk edilemeyeceği ilkesi gereği, ihtarnamede aidat ödemesi dışında yer alan “ORTAK “ açıklamasıyla her bir davacıdan 161.110.TL asıl alacağın tahsili talep edilmiş ise de bu alacağın ortaklardan tahsiline dair alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı/ rastlanamadığı,<br>Davalı kooperatifin 26.06.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı genel kurulunun 12 nolu kararıyla hukuki giderler ve dava takipleri için dışarıdan alınan borçların ödenmesi için AİDAT HARİCİNDE ARA ÖDEME ALINARAK BORCUN ödenmesine karar verilmiş ise de aidat haricinde üyelerden TAHSİL EDİLECEK ARA ÖDEME MİKTARI TUTANAKTA AÇIKÇA BELİRTİLMEDİĞİ gibi keşide edilen 1. İhtarnamelerin ise 01.03.2022 tarihinde keşide edildiği dikkate alındığında , ihtarın keşide edildiği tarihten 3 ay sonra yapılan bu genel kurulda ortaklardan aidat dışında ayrıca ara ödeme alınacağı kabul edilse bile, ödemesi 30 gün gecikmeyen ve ihtar tarihinden 3 ay sonra yapılan genel kurul kararına konu ara ödeme alacağının ortaklardan 3 ay önceden tahsilinin istenemeyeceği yönlerinden, davacılara keşide edilen İhtarda belirtilen borç tutarının gerçek borcu yansıtmadığı, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş farkın bulunduğu ve borç döneminin açık ve anlaşılır şekilde belirtilmediği, genel kurulca ödeme kararı alınmadan davacılardan “ortak “ açıklaması adıyla ödeme talep edilmesi nedeniyle keşide edilen ihtarların bu yönler itibariyle kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğu ,<br>Davalı kooperatifin 2004-2021 yılları arası üyelerin ödemesi gereken toplam aidat tutarı genel kurul tutanaklarından tespit edilerek 40.200,00 TL olabileceği hesaplanmış olup, 2011 yılı öncesi yılların cari hesapları sunulmadığından davacıların 2011 yılı öncesi aidatların ödeme bilgileri tespit edilememiş ve 2011-2021 tarihleri arası davacıların ödemesi gereken aidatlar tutarı 28.800,00 TL olabileceği hesap edildiği,<br>Kooperatif ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacılardan...'ın genel kurul toplantılara katıldığı ve imzasının bulunduğu ve cari hesaplarda kayıtlarının mevcut olduğu, 2015-2022 yılları arası yukarıda listelenen genel kurul kararları ile belirlenmiş olan aidatları ödediği, diğer davacı 8 ortakla ilgili herhangi bir cari hesap kaydı ve ödeme bulunmadığı,<br>Davalı kooperatif ticari defterlerinde dava dışındaki diğer ortakların cari hesapları incelendiğinde, bu üyelerden  aidatlar haricinde herhangi bir ödemenin  tahsil edilmediğinin tespit edildiği,<br>Davalı kooperatifin davacılara gönderdiği ....Noterliğinden 01.03.2022 tarih ...arası yevmiye numaralı ihtarnameler ile aidatlar haricinde ortak açıklaması ile ihtarnameye konu edilen (161.140,00 TL ortak*8.057,00 gecikme farkı ) 169.197,00 TL ile ilgili herhangi bir yönetim kurulu ve genel kurul kararına rastlanmadığı,<br>Birleşen .... ATM ... esas sayılı dosyasında talep edilen davalı ... 24/05/2022 tarihli üyelikten çıkarma kararı ve alınan kararların iptali istemi bakımından, çekilen ihtarnamelerin 1163 sayılı kooperatifler kanunu ve ana sözleşmeye aykırı olduğu , usule uygun olmayan ihtarnamelere dayanılarak ihraç kararı alınamayacağından , davacılar aleyhine alınan ihraç kararının iptal edilmesi gerekeceği yönünde sonuç ve kanaate varılmış ise de nihai takdirin sayın mahkemeye ait olacağı, \" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.<br>Mahkememizce; bilirkişi raporuna karşı tarafların beyan ve itirazlarında üyelik kaydı bulunduğu ifade edilen ...  ve ... isimli kişilerin rapor hazırlanırken birbirine karıştırıldığı ve yine davacı ... ile aynı isme sahip ve halen yönetim kurulu üyesi olarak bulunan ...'ın isim benzerliği sebebiyle karıştırıldığı iddialarının kimlik kayıtlarının da incelenerek itirazların raporda değerlendirilmesi, Davalı kooperatifin birleşen dosya kapsamında davacılarda 2004-2022 yılları arasında aidat ve ödeme talebinde bulunduğu ve ihraç kararı gerekçesinin aidat bedellerinin ödenmemesi olduğu göz önünde bulundurularak, her bir davacı bakımından ayrı ayrı kooperatif kayıtları incelenerek ve diğer üyelerin ödemeleri ve ana sözleşme nazara alınarak, davalı kooperatifin davacıların üyelikten çıkarılma kararlarının iptali işlemi ile açmış oldukları.... ATM ... sayılı dosyasında verilen karar da dikkate alınarak, davacıların ihraç kararlarının verildiği 29/07/2004 ve 03/08/2004 tarihlerinden, davalı kooperatifin ödeme talep ettiği 01/03/2022 tarihine kadar talep edebileceği ödemelerin (aidat ve harici ödeme) belirlenmesi istenilerek, tarafların beyan ve itirazları ile ıslah harcı yatırıldığı takdirde ıslah taleplerine yönelik istemleri de ayrı ayrı raporda karşılanması için dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği,<br>Bilirkişiler tarafından hazırlanan ek raporda özetle; <br>\"EK MALİ İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:<br>1-) Sayın Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda yapılan ek incelemede davalı kooperatif tarafından yukarıda belirtilen 4 adet belge sunulmuş ise de anılan bu belgelerin davalı kooperatifin 2011 yılı öncesine ait geçmiş dönem cari hesapları olmadığı, sadece 2 adet yevmiye defterine ait tasdik sayfası ile tek sayfa dan ibaret yevmiye kaydı sunulmuş kooperatifin ... ile yapmış olduğu sözleşme örneği ibraz edilmiştir.<br>Sunulan bu kayıtlardan davacıların 2011 yılı öncesine ait aidatların tahakkuk ve ödeme bilgileri tespit edilememiş başkaca da ilave bir belge sunulmamış olup KÖK Raporumuzda da belirtildiği üzere;<br>Davalı kooperatif merkezinde sunulan 2019-2022 yılları arası defterleri, 2018 yılı öncesi hesap dökümleri, karar defterleri, ortaklık pay defteri üzerinde ve dosya muhteviyatında mevcut belgeler üzerinde yapılan yerinde inceleme esnasında sunulan defterlerden ortaklık pay defterinin 05.09.2023 tarihinde tasdik ettirildiği görülmüş, önceki tarihlerde tasdik edilmiş pay defteri bulunmadığı beyan edilmiş ve sunulan 05.09.2023 tasdik tarihli ortaklık pay defterinin boş olduğu herhangi bir ortak kaydı olmadığı tespit edilmiştir.<br>Davalı kooperatif tarafından yerinde inceleme esnasında sunulan sadece bilgi amaçlı kaydedildi eyan edilen tasdiki olmayan üyelik defterinde davacıların üyeliğe giriş ve çıkış tarihleri kaydedilmiş olduğu ve giriş tarihinin de ihraç tarihinin de 2022 yılı olarak yazıldığı görülmüştür.24.05.2022 tarih 2022-3 sayılı kararla davacıların üyelikten ihraç kararları alınmış olduğu tespit edilmiştir.<br>Kooperatifin 2011 yılı öncesi ticari defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine ibraz edilmediğinden 2004-2021 yılları arası üyelerin ödemesi gereken toplam aidat tutarı genel kurul tutanaklarından tespit edilerek 40.200,00 TL olabileceği hesaplanmıştır. (tablo yukarıda sunulmuştur)<br>2011 yılı öncesi yılların cari hesapları sunulmadığından davacıların 2011 yılı öncesi aidatların ödeme bilgileri tespit edilememiş ve 2011-2021 tarihleri arası davacıların ödemesi gereken aidatlar tutarı 28.800,00 TL olabileceği hesap edilmiştir.<br>Davalı kooperatif defterleri üzerinde yapılan incelemede;<br>2015-2022 yılları arası yukarıda listelenen genel kurul kararları ile belirlenmiş olan aidatların kooperatif ticari defter ve kayıtlarında 8 ortakla ilgili herhangi bir cari hesap kaydı ve ödeme bulunmadığı tespit edilmiştir.<br>Ayrıca 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince Davalı kooperatif defterlerinde dava dışı diğer kooperatif ortaklarının cari hesapları incelenmiş, genel kurulda kararlaştırılan aidatlar haricinde “ ortaklar” açıklamsıyla herhangi bir ödeme tahsil etmediği tespit edilmiş;<br>Davalı kooperatifin davacılara gönderdiği ....Noterliğinden 01.03.2022 tarih ...arası yevmiye numaralı ihtarnameler ile<br>40.200,00 TL aidat+ 2.210,00 gecikme farkı = 42.210,00 TL AİDAT<br>161.140,00 TL ORTAK + 8.057,00 gecikme farkı =169.197,00TL<br>201.340,00 TL aidat ve ortak + 10.067 TL gecikme= 211.407,00 TL Talep ettiği görülmüş;<br>Ancak yerinde incelemede aidatlar haricinde “ortak” açıklaması ile ihtarnameye konu edilen (161.140,00 TL ortak+8.057,00 gecikme farkı ) =169.197,00 TL ile ilgili herhangi bir yönetim kurulu ve genel kurul kararı sunulmamıştır.<br>Yine kök raporda genel kurul kararları üzerinde yapılan detaylı incelemede ihtarnameye konu edilen “161.140,00.TL Ortak + 8.057,00.TL” olmak üzere toplam 169.197,00.TL lik ödemenin ortaklardan tahsil edilmesine ve her ortaktan tahsil edilecek tutar ile ödeme vadesinin genel kurulca kararlaştırılmadığı görülmekle, genel kurulda kararlaştırlmayan bu ödemenin davacılardan tahsil edilemeyeceği yönündeki kök rapordaki bilirkişi görüşünün korunduğu,<br>Ayrıca 1163 sayılı kanunun 23 maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği “161.140,00.TL Ortak + 8.057,00.TL” olmak üzere toplam 169.197,00.TL lik ödemenin kooperatifin diğer ortaklarından tahsil edilmediği ve kooperatifin davacı dışındaki diğer ortaklarının cari hesabında borç kaydedilmediği görülmekle eşitlik ilkesine aykırı olarak  davacılardan ihraca konu ihtarnamelerde 169.197,00.TL nin tahsiline ilişkin talebin 1163 sayılı kanunun 23 maddesine ve ana sözleşme hükümlerine aykırı bulunduğu , bu nedenle kök raporda yapmış olduğumuz mali değerlendirme ve buna bağlı 1163 sayılı kanun yönünden görüşümüzde değişiklik olmamıştır.<br>2-... VE ... İSİMLİ KİŞİLERİN RAPOR HAZIRLANIRKEN BİRBİRİNE KARIŞTIRILDIĞI VE YİNE DAVACI... İLE AYNI İSME SAHİP VE HALEN YÖNETİM KURULU ÜYESİ OLARAK BULUNAN...'IN BENZERLİĞİ SEBEBİYLE KARIŞTIRILDIĞI İDDİALARININ KİMLİK KAYITLARININ DA İNCELENEREK İTİRAZLARIN RAPORDA DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Bilirkişi kurulumuzca dosyaya ibrazı sağlanan genel kurul kararları ve hazirun cetvelleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tespit ve değerlendirme yapılmıştır. Bu bağlamda tarafların kimlik kontrollerinin yapılması, kooperatifte aynı isim ve soy isime ait...'ın olduğunu bilebilmemiz mümkün değildir.<br>Kooperatif kayıtlarında hem ... isimlerine rastlanmış olup ihraca konu yönetim kurul kararında bu isimlerin varlığı net şekilde tespit edilmektedir. Kooperatif kayıtları ve yönetim kurul kararında tespit edilen yıllar itibariyle bu hususlar rapora aktarılmış olup ,bu kişiler arasında (...'ın karıştırıldığı iddiası) bir karışıklık söz konusu olmamıştır.<br>Davacı... ile kooperatif kayıtlarında adı geçen...'ın aynı kişi olup olmadığı dosyaya sunulacak nüfus kayıtlarıyla tespit edilebileceği, kimlik ve kişi tespitinde uzmanlığımız bulunmadığından bu yön itibariyle yargılama makamının görevine giren konuda görüş bildirmemiz mümkün değildir.<br>SAYIN MAHKEMECE; davacı... ile kooperatif kayıtlarındaki...'ın aynı kişiler olmadığının tespit edilmesi halinde; Kök rapordaki davacı olarak ismi zikredilen... yönünden yapmış olduğumuz “davacılardan dava tarihi itibariyle sadece...'ın hala davalı kooperatif ortağı olduğu “ yönündeki değişeceğini saygı ile arz ederiz.<br>3-)26.06.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı genel kurulunda her bir ortaktan 161.140,00 TL nin tahsil edilmesi yönünde karar alınıp alınmadığı, genel kurulca yönetim kuruluna kooperatif adına borçlandırıcı işlem yapması borç alması konusunda yetki verilip verilmediği yönünden inceleme; <br>26.06.2022 tarihinde yapılan 2021 hesap yılı genel kurulunun 12 nolu kararıyla hukuki giderler ve dava takipleri için dışarıdan alınan borçların ödenmesi için AİDAT HARİCİNDE ARA ÖDEME ALINARAK BORCUN ödenmesine karar verilmiş ise de aidat haricinde üyelerden TAHSİL EDİLECEK ARA ÖDEME MİKTARININ TUTANAKTA AÇIKÇA BELİRTİLMEDİĞİ , diğer bir ifade ile her bir ortaktan 161.140,00.TL nin tahsil edilmesine karar verilmediği, ayrıca yönetim kuruluna kooperatif adına borçlandırıcı işlem yapması ve 3. Kişilerden borç alması konusunda borçlanma yetkisi verilmemiştir Bu yön itibariyle bi kök raporundaki bilirkişi görüş ve kanaatinde bir değişiklik olmadığı kök rapordaki görüşümüz aynen korunmuştur.<br>Ayrıca davalı kooperatifin incelenen ticari defter ve kayıtlarında eşitlik prensibi dahilinde davacılar dışındaki diğer üyelerinin cari hesaplarına 161.140,00.TL yi borç kaydederek bu tutarları tahsil etmediğinin tespiti karşısında eşitlik prensibi dahilinde bu tutarın davacılardan da tahsilinin istenemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu yön itibariyle bilirkişi kök raporundaki bilirkişi görüş ve kanaatinde bir değişiklik olmadığı kök rapordaki görüşümüz aynen korunmuştur.\" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. <br>Huzurdaki davada davacılar tarafından asıl dava ile, davacıların ihraç kararı kesinleşmeden yerlerine üye kaydı yapıldığından yolsuz kaydının terkinine, Kooperatif üyelerinin ve kendi üyeliklerinin tespiti istemi ve Genel Kurulu bizzat toplantıya çağırmaya izin verilmesi isteminin isteminde bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... (eski) esas ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyalarında üyelikten çıkarma kararlarının iptal edildiği ve bu kararların kesinleştiği görülmekle asıl davaya konu dilekçe ile davacıların kendi üyeliklerinin tespitine yönelik isteminin  ifade edilen mahkemelerin ilamlarıyla kesinleşmiş olduğu, mahkemenin verdiği kesinleşen kararın yeniden yargılamaya konu edilmesine yönelik talebin mükerrer nitelikte olduğu, dava dilekçesinde üye kayıtlarının tespitine yönelik istemin mahkeme ilamlarına dayandırıldığı ve başkaca bir yolsuz tescil iddiası ileri sürülmediği, kesinleşen mahkeme ilamında üye kayıtlarının tesciline yönelik hüküm tesis edilmiş olduğundan kooperatif üye kayıtlarının oluşturulması ve diğer üye kayıtlarına yönelik işlemlerin anılan.... ATM ... Sayılı kararının infazına yönelik olan kayıtların terkini isteminin yargılama neticesi ile talep edilemeyeceği kanaati heyetimizde hasıl olduğundan iş bu talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.  Davacıların kendi üyeliklerinin tespitiyle ve sonrasında  Genel Kurulu bizzat toplantıya çağırmaya izin verilmesi istemi bakımından ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 44. Maddesinde '' Dört ortaktan az olmamak kaydıyle ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine Genel Kurul toplantıya çağrılır. Yönetim Kurulu bu isteği en az on gün içinde yerine getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine veya doğrudan doğruya Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan Bakanlığı tarafından Genel Kurul toplantıya çağrılabilir. Çağrılmadığı takdirde istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak Genel Kurulu bizzat toplantıya çağırma müsaadesini alabilirler.'' düzenlemesi mevcuttur. Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 27. Maddesinde de 4 ortaktan az olmamak kaydıyla toplam üye sayısının 1/10'unun isteği halinde 10 gün içerisinde genel kurulun yönetim kurulu tarafında toplantıya çağıralacağı, yapılacak bu tebligatın müştereken ve noter aracılığıyla yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Yapılan incelemede ise toplantıya çağrı isteminin ... 1 Noterliği 07.03.2022 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile yalnızca davacı ... tarafından yapıldığı, genel kurulun iptalini gerektirecek sebeplere dayalı olarak iptal davası açılmasının gerektiren sebebe dayalı olarak çağrı yapılmasına müsaade istenilmesinin gerek genel kurul toplantı çağrısının 1163 sayılı yasa gerekse ana sözleşmenin aradığı şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığı yine Ticaret Bakanlığı'na müracaat edildiğine dair bir belge sunulmadığı anlaşılmakla bu talebin de reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Birleşen davaya konu talepler bakımından yapılan değerlendirmede ise; davacıların üyelikten çıkarılmalarına yönelik 24/05/2022 tarihli... karar sıra nolu yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarma kararların iptali istemi bakımından; davacıların üyelikten çıkarılmalarına konu 169.167,00-TL ödemenin ortaklardan tahsil edilmesine yönelik alınan herhangi bir karar bulunmadığı, genel kurulda kararlaştırılmayan ödemenin davacılardan talep edilemeyeceği ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddesi gereğince ortakların eşit hak ve yükümlülüklere tabi olduğu, diğer ortaklardan talep edilen ödemenin tahsil edildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı görülmekle davacıların üyelikten ihraç kararının 1163 sayılı yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğu kanaatine varılmakla 24/05/2022 tarihli... karar sıra nolu yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarma kararların iptali gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacıların genel kurul kararları ve ödemeler nazara alınarak gerçek üye borçlarının ilk borç ihtarnamelerinin tarihi itibari ile tespiti isteminin mahkememizin Genel Kurul yerine geçerek üyelerin sorumlu oldukları ödemeleri tespiti mümkün olmadığı, bu yönde bir tespitin Genel Kurul yerine geçilerek karar alınması anlamına geleceği, yine davacılar vekilinin 04.05.2023 tarihli celsede taraflar arasında görülen itirazın iptali davalarında tam borç miktarının belirleneceğini, mahkememiz dosyasında borcun varlığına ilişkin tespite gerek olmadığını beyan ettiği, bu durumda her bir üye yönünden ödenmesi gereken borcun miktarının tam olarak belirlenmesinin talep de edilmediği anlaşılmakla bu yöndeki istemin reddine ve son olarak davacıların yeni oluşturulan ve yolsuz olduğu iddia edilen üyelik kayıtlarının silinmesine yönelik talebi bakımından, davacıların 24/01/2025 tarihli celsede HMK'nın m.123 gereğince davasını geri alma beyanında bulunduğu, davalı tarafın da kabul ettiği anlaşılmakla yeni üyelik kayıtlarının silinmesine yönelik talep bakımından HMK'nın m.123 gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla izah olunan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilerek karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Mahkememizin 2022/247 Esas sayılı asıl dava dosyası bakımından;<br>A-Davacıların talep ettiği ihraç kesinleşmeden yerlerine üye kaydı yapıldığından yolsuz kaydının terkinine, Kooperatif üyelerinin ve kendi üyeliklerinin tespiti isteminin REDDİNE,<br>B-Genel Kurulu bizzat toplantıya çağırmaya izin verilmesi isteminin isteminin 1163 sayılı yasanın 44/3.maddesi ve ana sözleşme gereğince şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla REDDİNE,<br>C-Asıl davada; alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak  yatırılan 80,70 TL harcın düşümü sonucu kalan 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası bakımından;<br>A-Davacıların üyelikten çıkarılmalarına yönelik 24/05/2022 tarihli... karar sıra nolu yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarma kararlarının İPTALİNE, infaza yönelik tescil talebinin REDDİNE,<br>B-Davacıların genel kurul kararları ve ödemeler nazara alınarak gerçek üye borçlarının ilk borç ihtarnamelerinin tarihi itibari ile tespiti isteminin REDDİNE,<br>C-Davacıların yeni üyelik kayıtlarının silinmesine yönelik talebi bakımından davacıların 24/01/2025 tarihli celsede HMK'nın m.123 gereğince davasını geri alma beyanında bulunduğu davalı tarafın da kabul ettiği anlaşılmakla yeni üyelik kayıtlarının silinmesine yönelik talebi bakımından HMK'nın m.123 gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, <br>D-Birleşen davada;  alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından alınan  ve ıslah ile tamamlatılan 615,40 TL harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, bakiye 80,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara -tahsilde tekerrür etmemek üzere- iadesine, <br>E-Birleşen davada ; davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACI TARAFA ÖDENMESİNE,<br>F-Birleşen davada; davacı tarafça yatırılan 615,40 TL ıslah harcının davalıdan alınarak DAVACI TARAFA ÖDENMESİNE, <br>3-Asıl ve birleşen dava yargılama gideri yönünden birlikte değerlendirildiğinde; davacılar tarafından yapılan 64.836,31 TL yargılama giderinin kabul / red oranına göre yapılan hesaplama sonucunda hesaplanan 10.806,05 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına, <br>Dair; davacılar vekilinin ve davalı kooperatif temsilcileri Hüseyin Dundar ve Suna Ak'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/05/2025<br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"199d2b7f4a1a112e","SID":"c67a107d8a336d1b"}}