{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                               ...<br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...              ...<br>KATİP\t\t: ...                     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/04/2021<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/04/2021 tarih ve 2020/282 E. - 2021/171 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin... ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"....ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2018/44569 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddine karar verildiğini, oysa davalının başvurusunun müvekkilinin her iki markasını da ihtiva ettiğini, \"........\" ibarelerinin zayıf ayırt edici ibareler olmadıklarını, bu hususta verilmiş çok sayıda Yüksek Mahkeme kararının bulunduğunu, davalı şahsın müvekkili markalarının imajından yararlanma amacı taşıdığını, dava konusu markanın müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, anılan markanın 05.02 sınıfta yer alan malları ve 35. sınıfta da anılan malların satışına özgülendiğini, dolayısıyla taraf markalarının ayniyet derecesinde mal ve hizmetleri kapsadıklarını, dava konusu markada \".......\" ibarelerinin bağımsız ayırt edici karakterlerini koruduklarını, dava konusu markanın bu haliyle müvekkilinin seri markalarının arasına sızabileceğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın .... sayılı kararının iptali ile dava konusu 2018/44569 sayılı markanın 05.02. sınıf mallar ile 35. sınıftaki 05.02.sınıf malların satışı hizmetlerine yönelik mal ve hizmetler yönünden tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının 05. sınıfta yer alan \"tıbbi içerikli zayıflama ve diyet gıda ve müstahzarları\" üst başlığında yer alan mallar bakımından aynı ya da aynı tür malları kapsamakta olup bu malların satışına yönelik satış hizmetleri ise ilgili mallar ile benzerlik ilişkisinde olduğu; başvuru konusu edilen görselde bütün olarak ön plana çıkan ve tüketicinin markasal olarak algısında ilk yer edinecek unsurun \"...\" ve \"...\" ibareleri olacağı, \"...\" ibaresinin ise nispeten tali konumda olduğu; bu ibarelerin yaygın kullanımı nedeniyle tüketicinin ambalajında \"...\" ya da \"...\" yazan bir ürün satın alındığında, bu ürünün diyet içerikli/temalı bir ürün olduğu algısıyla hareket etmesinin mümkün olduğu; bu kapsamda bu kelimelerin ayırt edicilik vasfının güçlü olmadığının düşünülebileceği; ancak bu yöndeki bir yorum dahi, her koşulda, \"...\" ya da \"...\" ibarelerinin bir marka içerisinde, herkes tarafından, markadaki ön plana çıkan unsur/unsurlardan biri olarak kullanılabilir olduğu sonucunu kendiliğinden doğurmayacağı; \"...\" ya da \"...\" kelimelerinin, sonraki marka içerisindeki esas unsurlar/unsurlardan biri olarak kullanıldığı ve bu kullanımı esnasında da bağımsız ayırt edici karakterini korumaya devam ettiği, tüketicinin anılan ibareyi gördüğünde ürünün “düşük kalorili, diyet içerikli” olduğu yönünde bir algı edinmesini sağlayan bir işaret olarak değil de ürünün kaynağını gösteren bir işaret olarak ilgili kelimeler ile karşılaştığında vurgulu, baskın ve ön plana çıkan nitelikteki bu kullanımları, daha evvelden aynı mal veya hizmetlerde davacı yanın \"...\" ve \"...\" markalarındaki deneyimleri ve zihninde kılan izler ile ilişkilendirilebilir sonuçlar ortaya çıkabileceği, nitekim Yargıtay’ın dosya kapsamına sunulan güncel kararlarında bu hususların vurgulanması suretiyle bir ayrıma gidildiği; \"...\" ya da \"...\" ibarelerinin, 05. sınıftaki mallar ve bu malların satışına özgülenen 35. sınıf hizmetler açısından doğrudan tanımlayıcı ve her koşulda sektör kullanımına açık bir ibare olarak yorumlanamayacağı, uyuşmazlık konusu marka incelendiğinde de marka görselinde bütünsel algıda ön planda olan unsurun \"...\" ibaresi olduğu, sair unsurların anılan ibarenin bu baskın pozisyonu ve algısını tam olarak geri plana atmadığı gibi yine davacı adına tescilli bir başka ibare olan \"...\" kelimesinin de markada kullanıldığı görülmekte olduğundan, ilgili tüketicinin de dava konusu marka ile davacı markalarını, emsal mahiyetteki yargı kararlarında yer verilen tespitler de gözetildiğinde, birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin mevcut olabileceği, dava konusu markanın, davacı markalarının yeni bir ambalaj üzerinde konumlandırılmış hali gibi algılanabileceği, zira anılan markada özellikle \"...\" ibaresinin baskın bir unsur olarak ve başkaca herhangi bir kurumsal kimliğe büründürülmeyecek şekilde kullanıldığının görüldüğü; emsal olarak dosyaya sunulduğu görülen çok sayıda Yüksek Yargı kararında da anılan ibarelerin bağımsız ayırt edici karakterlerini koruyacak şekilde sonraki başvurulardaki kullanımların, ilgili tüketiciler nezdinde dahi davacı markaları ile ilişkilendirilebilecek sonuçlar meydana getirebileceği yönünde hükümler kurulduğu, somut uyuşmazlıktaki gibi bir başvurunun da, emsal yargı kararları gözetildiğinde, davacı markaları ile ilişkilendirilebilecek düzeyde benzer oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2020-M-4930 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 5. sınıf \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.\" ile 35. sınıf \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.  mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" emtialar yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği ve dava konusu edilen emtianın davacının markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olduğu, davacının bir kısım mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin aynen dava konusu başvuruda da müstakil biçimde asli unsur olarak yer aldığı, her ne kadar tarafların markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük olsa da, dava konusu başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin de ayırt ediciliği sağlamadığı, bunun yanında, davacının diğer mesnet markalarının asıl unsuru \"...\" ibaresinin de başvuru markasında yer aldığı, bu durum karşısında iltibas ihtimalinin arttığı, davaya konu mal ve hizmetler bakımından emtia benzerliğinin de gerekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı   uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/07/2025\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05e756f2f6c3e118","SID":"e7475d3b19f61514"}}