{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11.04.2023<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26.06.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.02.2016 tarihinde, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın (300,00 TL sürekli, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere) başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.06.2020 tarihli duruşmada tedavi giderlerine yönelik talebinden feragat ettiğini beyan etmiş; 10.02.2020 tarihli ıslah dilekçesinde talebini geçici iş göremezlik tazminatı için 11.708,91 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminatı için 226.658,29 TL’ye yükselmiştir.\t<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete yasaya uygun başvuruda bulunmadığını, kazada hatır taşıması olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, ... .... Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %25 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacının olmadığının belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınarak davanın kabulüne, 226.658,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 238.367,20 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 24.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının tedavi giderine ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/1361 Esas 2022/2209 Karar sayılı kararı ile, hesaplamada işleyecek (bilinmeyen) dönem zararının hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve tam anüite nazara alınarak \"Devre Başı Ödemeli Rant Formülü\" kullanılmıştır. Rapor içeriğinde yanıltıcı olarak kısmi anüite (muhtemel yaşam süresi kadar) hesaplama yapıldığı ve \"devrebaşı ödemeli belirli süreli rant formülü\" uygulandığı belirtilmiş ise de,özellikle pasif dönem için yapılan tazminat hesabında tam anüiteye göre hesaplamanın 99 yaşına kadar yapıldığı gerekçesi ile  kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alındığı, davacı lehine 317.084,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı,  kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğu, ilk karara karşı sadece davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurduğundan lehine usuli kazanılmış hak olduğu, bu nedenle ilk kararda hükmedilenden fazlasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile davacının geçici ve sürekli iş göremezlik talebinin kabulüne, 226.658,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 238.367,20 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 24.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının tedavi giderine ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, karşı aracın yol üzerinde duraklama yapması nedeniyle kazanın oluştuğunu, davacının maluliyet oranının fazla belirlendiğini, bu hususta adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini,  geçici işgöremezlik zararından SGK’nın sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.<br>\t1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden konusunda Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı; raporda, davalı şirkete sigortalı çekicinin sürücüsü... yönetimindeki araç ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermediği, önündeki araçla arasına güvenli takip mesafesi koymadığı, sağ şeridi takiben geldiği olay yerinde ön ilerisinde yavaş biçimde seyir halinde olan davacının yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarpmasıyla meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, belirlenen kusur oranının, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden ... ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin evrakların ve raporların incelendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının ve tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında .... sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde  usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.282,86 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.070,73 TL harcın mahsubu ile kalan 12.212,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8aecfdb660e231bf","SID":"84b1ea8f2f217c69"}}