{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/823 - 2025/945<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/823 <br>KARAR NO\t: 2025/945<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 21.04.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/312 Esas <br><br>DAVANIN KONUSU\t:  İhtiyati Haciz/İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 07.07.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07.07.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 02.01.2025 tarihinde davalı ...Şti'ne ait, davalı sigorta şirketine  zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacının idaresinde bulunan ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuruya ilişkin herhangi bir cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, davacının kazadan sonra çalıştığı işyerinden ayrıldığını, herhangi bir işi olmadığını, adli yardım taleplerinin kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan tahsiline, davalılardan ...Şirketi ile ... adına kayıtlı gayrimenküller, araçlar ve banka hesapları olması halinde UYAP üzerinden öncelikle ihtiyati haciz, bunun mümkün olmaması halinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 21.04.2024 tarihli ara karar ile, tarafların kusur durumlarının ne olduğunun, davacının maddi ve manevi zararının veya maluliyetinin bulunup bulunmadığının, varsa maluliyet derecesinin belli olmadığı görülmekle, davacı vekilinin talebindeki haklılığı ancak yargılama sırasında veya sonucunda anlaşılabileceği, bu durumda davacının talebini yaklaşık ispat derecesinde ispat edemediği, dosyada bulunan delillerin ihtiyati haciz kararı için yeterli olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının yaralandığını, kazanın 02.01.2025 tarihinde gerçekleştiğini, ... plakalı aracın ise muvazaalı bir şekilde 06.01.2025 tarihinde devredildiğini, davalı araç sürücüsü ...'un ticaret sicil kayıtlarına göre aynı zamanda davalı şirketin temsilcisi olduğu, davalıların mal kaçırma ihtimaline karşın, davacının alacağının sürüncemede kalmaması ve işbu davanın sonuçsuz kalmaması açısından davalının maliki olduğu araç, davalıların menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları, üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan, ihtiyati haciz, aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek  şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi haricindeki davalılardan tahsiline ve davalılar ...Şirketi ile ... adına kayıtlı gayrimenküller, araçlar ve banka hesapları olması halinde UYAP üzerinden öncelikle ihtiyati haciz, bunun mümkün olmaması halinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece koşulları oluşmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\t İİK’nın 257.maddesi hükmüne göre :\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya\t veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.<br>İİK'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. <br>(Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.<br> 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.<br>Davacı vekili davalılardan ...Şirketi ile ... adına kayıtlı gayrimenküller, araçlar ve banka hesapları olması halinde UYAP üzerinden öncelikle ihtiyati haciz, bunun mümkün olmaması halinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş olup ihtiyati haciz kararının verilmesi ve icrasına ilişkin İİK'nın 261. Maddesinde belirtildiği şekilde  ihtiyati haciz kararlarının icrasının on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazının isteneceği belirtilmiş olup davalıya ait malvarlığı üzerine Uyap üzerinden ihtiyati haciz uygulanamayacağı gibi, dosya kapsamına göre davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, kaza tespit tutanağında belirtilen kusur oranı, talep edilen maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerekmesi, olayda davacı vekilinin talep ettiği maddi tazminat miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, manevi tazminatın miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olarak belirlenen bir tazminat türü olması, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı ve oranı, niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi benzeri pek çok subjektif etkene göre belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmaması bu nedenlerle alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerekmesi, bu aşamada manevi tazminat alacağının miktarının toplanacak delillere göre belirlenmesinin gerekmesi, koşullar değiştiğinde her aşamada yeniden ihtiyati haczin talep edilebilmesinin mümkün olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin 21.04.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br><br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1eceda2ada91174","SID":"10dc159afd87d3b1"}}